(Ey Resulüm, bazı) Göçebe araplar dedi ki: “Biz inandık.” De ki: “Siz (daha) iman etmiş değilsiniz; fakat (zahiren) teslim olduk (müslüman olduk, boyun eğdik), deyin. Hâlbuki iman henüz gönüllerinize girmiş değildir. Ama eğer (inanarak) Allah’a ve (onun mesajını yaymaya çalışıp tebliğ eden) Resulü’ne (gönülden) itaat ederseniz (vahiy yoluyla elçinin Allah’tan alıp tebliğ ettiği mesaja uyarsanız), O, sizin amellerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Şüphesiz ki Allah (çok) bağışlayan, (çok) merhamet edendir. *
(*) Demek sadece dil ile “iman ettim” demekle insan iman etmiş olmuyor, gönülden iman etmesi gerekiyor. İmanın en büyük göstergesi ise, her konuda yüce Allah’a teslim olmaktır, Allah’ın yolunda canıyla malıyla gayret etmektir. Bunun nasıl gerçekleşeceği bir sonraki ayette anlatılmaktadır… Kur’an da iman ve İslâm ayrı yerlerde kullanıldığı zaman aynı anlamda kullanılır. Beraber kullanıldığında ise İslâm; teslim olmayı, iman ise dil ile ifade edip, gönül ile tasdik ederek inanmayı ifade eder… Ayrıca Burada genel olarak bedevîler kasdedilmeyip sadece, İslâm’ın kazandığı zaferlerden çıkar sağlamak isteyen birkaç bedevî kabile kasdedilmiştir. Peki, Resüle İtaat/uymak ne demektir? Resule uymak, onun yaymaya çalıştığı mesaja, yani Kur’an’a uymaktır. Bu yüzden Allah, Nisa Suresi’nde şöyle demektedir: Elçiye itaat eden Allah’a itaat etmiş olur.” (Nisa Suresi 80). Konu ile ilgili ayetler gösteriyor ki elçiye itaat etmek onun kişisel görüşlerine itaat etmek değildir. Elçiye itaat, ona elçiliğinin gereği olarak indirilen ilahi mesaja itaat etmektir. Bu yüzden Allah ve elçisi iki ayrı kaynak değildir. Allah’a ve elçisine itaat, tek bir kaynağa, yani Allah’ın indirdiği Kitap’a uymakla mümkün olur. Bir düşünelim. Biz Peygamberimiz Hz. Muhammed’e niye uyarız? Çünkü o, Allah’ın elçisidir. Yani Allah’ın mesajını alıp getiren kişidir. Elçinin mesajı, Allah’ın gönderdiği mesajdır. O mesaja uyulunca hem Allah’a hem de o mesajı getiren elçiye uyulmuş olunur. Aynı zamanda mesajın kendisine (Kur’an’a) uyulduğunu söylersek, bu da doğru olur. Hz. Muhammed’e “resul” denmesinin sebebi, kendisine ait olmayan mesajı, yani Allah’ın mesajını taşımasıdır. Çünkü Allah, “resul” (elçi) kelimesiyle; Hz. Muhammed’in, kendisinin olmayan mesajı taşıyan kişi olduğunu vurgulamaktadır. İnsanlara, elçiyi devreden çıkartıp Allah’a varmanız mümkün değildir. Çünkü Allah’ın sözlerini size elçisi tebliğ etmektedir, dersi verilmektedir. İtaat edilmesi emredilen kişi olan elçi, kendisi namına değil, kendisini görevlendiren (Allah) namına konuşmaktadır. Bu yüzden ona (elçiye) itaat, gönderene (Allah’a) itaattir. Allah’ın elçi yollaması, bizle irtibat kurmak için seçtiği yegâne yoldur. Elçi mesajı insanlara ileteceği, O’na davet edeceği için elçiye itaat, onu gönderene (Allah’a) itaat olacaktır.