close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hucurât Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ yesḣar kavmun min kavmin ‘asâ en yekûnû ḣayran minhum velâ nisâun min nisâ-in ‘asâ en yekunne ḣayran minhun(ne)(s) velâ telmizû enfusekum velâ tenâbezû bil-elkâb(i)(s) bi/se-l-ismu-lfusûku ba’de-l-îmân(i)(c) vemen lem yetub feulâ-ike humu-zzâlimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, içinizden bir topluluk, başka bir toplulukla alay etmesin, olabilir ki alay edilenler, öbürlerinden daha hayırlıdır ve kadınların bir kısmı da başka kadınlarla alay etmesin, olabilir ki alay edilen kadınlar, öbürlerinden daha hayırlıdır ve birbirinizi kınamayın ve kötü lakaplarla çağırmayın; inançtan sonra buyruktan çıkmışlara ait adlar, ne de kötüdür ve kim tövbe etmezse artık onlar, zulmedenlerin ta kendileridir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin, belki (onlar) kendilerinden daha hayırlı kimselerdir; kadınlar da diğer kadınlarla (alay etmesin), belki (onlar) kendilerinden daha hayırlı kimselerdir. Kendi nefislerinizi (kendi kendinizi) de yadırgayıp-küçük düşürmeyin ve birbirinizi ’olmadık-kötü lakaplarla’ çağırıp (rencide etmeyin). İmandan sonra (böylesi) fasıklık (cahiliye tavrı ve bayağılık) ne kötü bir (sıfat ve) isimdir. (Başkalarını düşük ve küçük görmek ne çirkin bir haslettir.) Kim (bunlardan) tevbe etmezse, işte onlar, zalim olanların ta kendileridir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Siz ey iman edenler! Hiçbir insan başka insanları alaya alıp küçümsemesin, belki o alaya alıp küçümsedikleri, kendilerinden daha hayırlı olabilirler ve hiçbir kadın da, başka kadınları küçümseyip alaya almasın, belki de onlar kendilerinden daha hayırlı olabilirler. Ve hiç biriniz başka birinde ayıplar arayıp karalamasın, kınamasın. Kötü lakaplarla sataşıp, atışıp birbirinizi aşağılamayın. İman ettikten sonra, kötü bir ad sahibi olmak ne çirkin şeydir. Artık her kim bu şekilde Allah'ın yasak ettiği şeylerden tevbe edip dönmezse, işte onlar yaratılış gayesine aykırı yaşayanlardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman nimetine kavuşanlar, bir kavim, diğer bir kavimden bazılarını küçümseyerek alay etmesin. Belki de onlar, kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da, kadınlardan bazılarını küçümseyerek alaya almasınlar, hakarette bulunmasınlar, ayıpları, kusurları rencide ederek, işaret ederek söylemesinler. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi dilinize dolayarak, işaretleşerek yaralamayın. Birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın, kötü lakaplarla anmayın. İman dairesine girdikten sonra âsi, mantıksız fâsık adını almak ne kötü bir damgadır. Tevbe etmeyenler, günah işlemekten vazgeçmeyip Allah'a itaate yönelmeyenler, işte on-lar isyanda, günahta ısrar eden zâlimlerin ta kendileridir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha hayırlı olurlar. Kadınlar da kadınları (alaya almasınlar). Belki onlar kendilerinden daha hayırlı olurlar. Birbirinizi ayıplamayın ve birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü addır! Kim tevbe etmezse işte onlar zalimlerin kendileridir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar; kadınlar da kadınlarla (alay etmesin), belki kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendi nefislerinizi (kendi kendinizi) yadırgayıp-küçük düşürmeyin ve birbirinizi 'olmadık-kötü lakablarla' çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir. Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalim olanların ta kendileridir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey iman edenler! Bir kavim, diğer bir kavimle alay etmesin; olur ki, alay edilenler kendilerinden daha hayırlı bulunurlar. Bir takım kadınlar da diğer kadınlarla eğlenmesin; olur ki eğlenceye alınanlar kendilerinden daha hayırlı olurlar. Hem birbirinizi ayıblamayın ve kötü lâkablarla atışmayın. İmandan sonra fasıklıkla adlanmak ne kötü isimdir!... Kim de tevbe etmezse, işte onlar kendilerine zulmedenlerdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey iman edenler! Hiçbir toplum, başka bir toplumu küçük görmesin (alay konusu etmesin.) Belki onlar, kendilerinden daha hayırlıdır. Hiçbir kadın grubu da başka kadınları küçük görmesin. Belki onlar, kendilerinden daha hayırlıdır. Birbirinizi ayıplamayın. Kötü isimlerle birbirinizi çağırmayın. İnandıktan sonra (birbirinizi kendisiyle) anacağınız en kötü şey, fasıklıktır. Artık kim tevbe etmezse (yaptıklarından vazgeçmezse,) işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey iman edenler! Hiçbir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin. Olur ki alay edilenler, onlardan daha iyi olabilirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Alay edilen kadınlar, kendilerinden daha iyi olabilirler. Birbirinizi ayıplamayınız. Birbirinize kötü lakaplar takmayınız. İmandan sonra, fâsık diye anılmak ne kötüdür! Kim tövbe etmezse işte onlar zâlimlerdir.[574]
[574] Alay, ayıplama, zan ve gıybet hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 176-181.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Kimse kimseyle alay etmesin; onlar, kendilerinden hayırlı olabilir, kadınlar da, başka kadınlarla alay etmeye, onlar dahi, bunlardan hayırlı olabilir, kendinizi kınamayın, kötü adlar takınmayın, inan ettikten sonra, ne kötüdür buyrumdan dış olan ad; kim ki tövbe kılmazsa, işte zalim onlardır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler! Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar da kendilerinden daha iyidirler! Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın! İnandıktan sonra (kişinin) adının kötüye çıkması, fasık damgası yemesi ne kötü bir şeydir. (Böyle bir davranışın ardından) kim tevbe edip Allah'a yönelmezse, öyleleri zalimlerin ta kendileridir.
Bkz. 104/1“İnandıktan sonra (kişinin) adının kötüye çıkması, fasık damgası yemesi ne kötü bir şeydir” ifadesi, alay etmek, küçümsemek, çirkin lakaplar kullanmak gibi insanları küçük düşüren, onurunu kıran ve toplumda itibarlarını yaralayan fiilleri gerçekleştirenlerin fasık olacağı anlamındadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler! Biri biriniz ile istihzâ itmeyiniz, istihzâ idilenler belki istihzâ idenlerden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da biri birileriyle istihzâ itmesünler belki istihzâ idilenler istihzâ iyleyenlerden daha hayırlıdırlar. Biri birinize iftirâ itmeyiniz, lakab takmayınız. Îmândan sonra fâsık ismi ne kadar çirkindir, böyle şeylerden tevbe itmeyenler zâlimdirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey inananlar! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın, belki de onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da başka kadınları alaya almasınlar, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın; birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın; inandıktan sonra yoldan çıkmış olmak ne kötü bir addır. Tevbe etmeyenler, işte onlar zalimlerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin; zira onlar kendilerinden daha iyi olabilirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler; çünkü alay edilenler edenlerden daha iyi olabilirler. Biriniz diğerinizi aşağılamayın, birbirinize kötü ad takmayın. İman ettikten sonra fâsıklıkla anılmak ne kötüdür! Günahlarına tövbe etmeyenler yok mu, işte zalimler onlardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fâsıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte onlar zalimlerdir.  
 Erkeklerin ve kadınların birbirleriyle alay etmemeleri, birbirlerini ayıplamamaları ve kötü lakap takmamaları istenmekte, bunları yapmanın yoldan çıkma anlamına gelen fâsıklık olduğu hatırlatılmaktadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey inananlar, bir topluluk diğer bir topluluk ile alay etmesin, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınlarla alay etmesinler, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi ayıplamayın ve birbirinizi, küçük düşürücü kelimelerle çağırmayın. İnançtan sonra yoldan çıkmak ne kötü bir isimdir. Kim tevbe etmezse onlar zalimlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sora fâsıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte bu kimseler zalimlerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! alay etmesin Bir kavm bir kavm ile belki kendilerinden daha hayırlı olurlar, ne de bir takım kadınlar diğer kadınlarla, belki onlardan daha hayırlı olurlar, hem kendilerinizi ayıblamayın ve kötü lâkablarla atışmayın, iymandan sonra fâsıklık ne kötü isimdir, her kim de tevbe etmezse artık onlar kendilerine zulmedenlerdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler! *Hiçbir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin. (Ne biliyorlar) belki onlar (alay edilenler, bizim nezdimizde) kendilerinden (alay edenlerden) daha hayırlı kimselerdir. Ve kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. (Ne biliyorlar) belki alay edilen kadınlar, (bizim nezdimizde) alay edenlerden daha hayırlı kimselerdir. Birbirinizde kusur aramayın. *Birbirinize kötü lakaplar takmayın. *Îmân ettikten sonra fâsıklıkla anılmak ne (kadar da) kötüdür! Kim (işlemiş olduğu bu kötü fiillere) tövbe etmezse, işte onlar zâlim olanların ta kendileridir.
* “Hiçbir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin”; Âyet-i kerîmedeki topluluktan kasıt, erkeklerdir. * “Birbirinize kötü lakaplar takmayın. Îmân ettikten sonra fâsıklıkla anılmak ne (kadar da) kötüdür!”; Müfessirlerimiz bu âyet-i kerîme ile ilgili olarak iki izah yapmışlardır. 1. Bazı insanlar müslüman olduktan sonra da câhiliye döneminde yapmış oldukları küfür ve günah olan işlerle isimlendiriliyorlar, bu lakaplarla anılıyorlardı ki bu durum, îmân ettikten sonra halâ bu çirkin fiiller ile anılan insanların üzülmesine sebep oluyordu. İşte bu âyet-i kerîme ile * “Birbirinize kötü lakaplar takmayın. Îmân ettikten sonra fâsıklıkla (geçmişte yapılan küfür ve günah olan işlerle) anılmak ne (kadar) kötü (ve ne kadar üzücü) dür!”; Buyrularak, insanların geçmişte yapmış oldukları günahları hatırlatan ve böylelikle onların üzülmelerine sebep olan lakapların takılması yasaklanmıştır. 2. İnsanlara, hakaret ve ayıplama ifade eden veya çağrıştıran lakaplar takarak, insanların üzülmesine sebep olan kötü ahlaklı müslümanlar, fâsık olarak nitelendirilerek; “Îmân ettikten sonra fâsıklık (gibi kötü bir sıfat) la anılmak ne (kadar da) kötüdür!” buyrulmuştur. Kur’ân-ı Kerîm’in bazı âyet-i celîlelerinde geçen fâsık kavramı, geçtiği âyet-i celîlelerin bağlamları değişik olduğu için kullanıldığı yerlerde farklı anlamları ifade edebilir: 1. Kâfir. 2. Günahkâr müslüman. “Îmân ettikten sonra fâsıklık (gibi kötü bir sıfat) la anılmak ne (kadar da) kötüdür!” âyet-i kerîmesinde kastedilen; Günahkâr/kötü ahlâklı müslüman, manasındadır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey inananlar! Bir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin. Belki alay edilenler, alay edenlerden daha iyidirler. Aynı şekilde, kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Belki alay edilen kadınlar, alay edenlerden daha iyidirler. Birbirinizde kusur aramayın. Birbirinize kötü lakaplar takmayın. İmandan sonra fâsık olarak nitelendirilmek ne kötüdür. Kim tevbe etmezse¹ işte onlar zalimdirler.
1- Yaptıklarından vazgeçmezse.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler, bir kavm diğer bir kavm ile alay etmesin. Olurki (alay edilenler Allah indinde) kendilerinden (ya'ni alay edenlerden) daha hayırlıdır. Kadınlar da kadınları (eğlenceye almasın). Olurki onlar (eğlenceye alınanlar) kendilerinden daha hayırlıdır. (Kendi) kendinizi ayıblamayın. Birbirinizi kötü lâkablarla çağırmayın. İmandan sonra faasıklık ne kötü addır! Kim (Allahın yasak etdiği şeylerden) tevbe etmezse onlar zaalimlerin ta kendileridir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Bir topluluk, (başka) bir toplulukla alay etmesin; olur ki (onlar), kendilerinden daha hayırlı olabilirler! Birtakım kadınlar da (başka) kadınlarla (alay etmesinler)! Belki (onlar da) kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendinizi (birbirinizi) de ayıplamayın ve birbirinizi (kötü) lâkablar ile çağırmayın! Îmandan sonra fâsıklık ismi (günahla anılmak), ne kötüdür! Artık kim (bu kötü amelinden vazgeçerek) tevbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Hiçbir (kişi veya) toplum, başka bir toplumu (veya kişiyi) alaya alıp hor görmesin (hiçbir toplumun maddi ve manevi değerlerine hakarette bulunmasın); onlar (alay edip hor gördükleri), kendilerinden daha hayırlı (değerli) olabilirler! Yine (bir kısım) kadınlar da diğer kadınları (alaya alıp hor) görmesinler: Onlar (alay ettikleri kadınlar) kendilerinden daha hayırlı (değerli) olabilirler! Nefislerinizi (birbirinizi) ayıplamayın ve birbirinize (kötü) lakaplar takmayın! İmandan sonra fasıklık (sapıklık)la adlanmak ne kötü şeydir! Ve kim (bu tür davranışlardan) pişmanlık duyup vazgeçmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey İman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki o alay ettikleri topluluk, onlardan daha hayırlı olabilir. Kadınlarda, başka kadınlarla alay etmesinler. Belki o alay ettiği kadınlar, alay edenlerden daha hayırlı olabilir. Kendi içinizde kendinizi çekiştirip karalamayın ve birbirinize çirkin lakaplar ile seslenmeyin. İmanınızdan sonra çirkin lakaplarla seslenmek ne kadar kötü, kim bundan sonra tövbe etmez ise, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inanan kimseler! İnanan bir ulus inanan bir ulusu sakın eğlence yerine koymıya kalkışmasın. Olabilir ki eğlence yerine konulan öbüründen daha üstündür. Kadınlar da kadınları eğlence yerine koymasınlar. Olabilir ki eğlence yerine konulanlar öbürlerinden üstündürler. Sakın kendinizi yermeyin. Biribirinize ad da takmayın. Bir kere inandıktan sonra adı karıştırıcıya çıkmak ne kötüdür! Herkim tövbe etmezse işte bu gibiler kıyıcı kimselerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minler! Bir kısmınız diğer bir kısmı eğlenceye almasın, eğlenceye alınan, eğlenceye alandan daha hayırlı olabilir. Kadınlar da diğer kadınları eğlenceye almasınlar, berikiler ötekilerden daha hayırlı olabilir, siz bunu bilmezsiniz. Birbirinizi ayıplamayın. Birbirinizi kötü lâkapla çağırmayın iman getirdikten sonra fısk adını kazanmak [²] ne çirkin olur! Her kim bu kötü işlerden tövbe etmezse işte o gibiler zalim kimselerdir.
[2] Mü'mine çıfıt ve gâvur diyerek fasık olmak, yahut mü'mini çıfıt, gâvur diye çağırmak  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar! Bir topluluk [kavm] diğer bir toplulukla [kavm] alay etmesin! Ola ki onlar kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesin! Ola ki onlar kendilerinden daha hayırlıdırlar. Birbirinizi karalamayınız ve kötü lakaplarla da çağırmayınız. İmandan sonra yoldan çıkmak/günahkâr olmak [fusûk] ne kötü bir addır! Kim tevbe etmezse işte onlar zalimlerin tâ kendileridir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin; belki (alay ettikleri) kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da kadınlarla (alay etmesin); belki kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendi kendinizi ayıplamayın ve birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık pek de kötü bir isimdir. Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalim olanların ta kendileridir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey iman edenler! Hiçbir kişi veya toplum, başka bir toplumu küçümseyip alaya almasın; her zaman şu ihtimali düşünsünler: Belki obeğenmedikleri insanlar, Allah katında kendilerinden daha üstündürler. Aynı şekilde, kadınlar da başka bir topluma mensup olankadınlar hakkında dedikodu yapıp onlarla alay etmesinler; belki o küçümsedikleri kadınlar, kendilerinden daha üstündürler. Meşrû eleştiri sınırlarını aşıp birbirinizi kırıcı sözlerle ayıplamayın, birbiriniziküçük düşürücü lakaplarla çağırmayın! Mümin kardeşini aşağılayan, aslında kendi günahkârlığını ilan etmiş olur. Hâlbuki, imanlaşeref ve üstünlük kazandıktan sonra ‘günahkâr’ ismi ile anılmak ne kötüdür! Artık her kim tövbe ederse, günahları bağışlanacaktır; kim de tövbe etmekten kaçınırsa, işte onlar zâlimlerin ta kendisidir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Bir kavim diğer bir kavmi alay konusu etmesin! Belki onlardan daha hayırlı olurlar. Kadınlar da başka kadınları (alay konusu etmesin)! Belki onlardan daha hayırlı olurlar. Birbirinizde ayıplar aramayın! Birbirinizi Lakaplar ile çağırmayın! İman’dan sonra Fısklar / Yoldan Çıkıp Sapmalar ne kötü İsim! Kim tevbe etmediyse, işte Zâlimler onlardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili müminler! Sakın ola birbirinizle alay etmeyin, bakarsın, alay edilenler daha hayırlı olabilir. Kadınlar da kadınlarla alay etmesin, bakarsın alay edilen alay edenden daha hayırlıdır. Birbirinizi el yüz hareketleriyle de kınamayın, birbirinize lakap da takmayın. İmandan sonra adı kötüye çıkmak ne kötü! Kötülülükten pişman olmayan, zalimin tekidir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın! Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın! Alaya aldıkları kadınlar belki kendilerinden daha iyidir. Nereden biliyorlar? Birbirinizi karalamayın! Birbirinizi aşağılayan lakaplarla çağırmayın! Bu tür işler nifak alametidir. İmandan sonra bozgunculuk yapmak ne kötü bir şeydir! Kim yaptıkları hatalar için tövbe etmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin! Belki onlar (alay edilenler), kendilerinden (alay edenlerden) daha hayırlıdır. Kadınlar da kadınlarla alay etmesin! Belki onlar (alay edilenler), kendilerinden (alay edenlerden) daha hayırlıdır. Kendi kendinizi ayıplamayın; [*] birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın! İmandan sonra yoldan çıkmak (anlamındaki kelime) ne kötü bir isimdir! Kim tevbe etmezse işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
Bu ifade müslümanların birbirlerini kendileri gibi görmeleri gerektiğini öğretmektedir. Bu ayetten birini küçük görmenin aslında kendini küçük görmek anlamına geldiği mesajını çıkarmak mümkündür.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! (Sizden) bir erkek topluluğu (bir başka) erkek toplulukla ve kadınlar da kadınlarla alay etmesinler.¹ Zîrâ (alay edilenler, Allah’ın yanında) kendilerinden daha hayırlı olabilirler.² Birbirinizi ayıplamayın³ ve (kötü) lakaplarla⁴ çağırmayın.⁵ Îmandan sonra fasıklık ne kadar kötü bir isimdir. Kim (yaptığına pişman olup) tevbe etmezse işte onlar, zâlimlerin ta kendileridir.⁶
1 Alay etmek: Küçük görmek ve gülünecek şekilde ayıp ve noksanı ile anmaktır. Kişinin bir kısım işini veya sözünü hikâye, işaret, îma ile yahut konuşmasına, işine, her hangi bir kusuruna veya suratına gülmek ile de olur. Diğer bir tarife göre bir şahsı huzurunda gülünecek şekilde sözle veya fiille tahkir etmektir. (Kurtubî)2 Ayetin baş tarafında erkelere söylenenler ile kadınlara söylenenler aynı şeyler olunca ayetin tercümesinde bu tekrara yer verilmemiştir.3 Lemz: Dil ile ayıplamak ve kötülemek demektir. Burada iki mana vardır: 1. Mü’minler hepsi bir nefis gibi olduklarından bir mü’mini ayıplayan kendi nefsini ayıplamış gibi olur. 2. ayıplanacak şey yapan kendi nefsini ayıplamış olur. Birinciye göre mana: Müslümanları ayıplamayın, kötülemeyin ki kendi nefsinizi ayıplamış olursunuz. İkinciye göre mana: bir mü’mini eğlenmek gibi ayıplanacak, kendinize leke olacak şeyler yapmayın ki kendinizi ayıplamış, lekelemiş olmayasınız demektir. Birinci mana, kardeşlik nokta-i nazarından daha samîmî, ikinci mana ızzet-i nefis yönüyle daha nezihtir. (Elmalılı) 4 Lâkab: Bir insanı övmeyi veya kötülemeyi işaret eden isim veya sıfattır. Kötülemeyi işaret eden lakaplar çirkin lakaplardır. Lakaplarla da atışmayın demek; birbirinize hakaret ve ayıplama ifade eden veya çağrıştıran kötü lakap takarak da çağrışmayın demektir. Nebz ise örfte kötü lakap takmak manasına olduğu için burada yasaklanan lakaplar kötü lakaplardır. Yoksa muhatabı; haliyle mütenasip olarak övgü, hürmet ifade eden güzel lakaplarla yadetmek yasak değildir. Hz. Peygamber (s.a.v): “Mü’minin mü’min kardeşi üzerindeki hakkından birisi de onu en sevdiği ismiyle çağırmasıdır.” buyurmuştur. Hz. Ebu Bekir “Atîk ve Sıddîk”, Hz. Ömer “Fâruk”, Hz. Hamza “Esedullah”, Hâlid b. Velîd “Seyfullah” lakaplarıyla meşhurdurlar.5 Bu bölüm, “kendi kendinizi ayıplamayın ve (kötü) lakaplarla çağırmayın” diye de tercüme edilebilir. 6 Bu âyetin nüzulü hakkında bir kaç olay vardır: 1. Beni Temîm kabilesinden bir topluluk, Bilâl-i Habeşî, Habbab, Ammar, Suheyb, Ebu Zerr, Sâlim ve Huzeyfe (r.anhüm) gibi zevat ile alay etmişlerdi. 2. Hz. Aişe (r.a.)’dan: “Zeyneb binti Huzeymet’el-Hilâliyye’yi kısalığından dolayı eğlenmiştim. Hz. Aişe ile Hz. Hafsa, Ümmü Seleme’yi kısa diye konuşmuşlardı. 3. İbnü Abbas’tan: Hz. Safiyye binti Huyey Rasulullah’a gelmiş ve kadınlar bana: “Ey Yahudi kızı Yahudi! Diye söz atıyorlar” demişti. Rasulullah da ona: “Sen, babam Harun, amcam Musa, kocam da Muhammed diye, niye demedin?” buyurmuştu. 4. Sâbit b. Kays’ın kulağı biraz az duyardı. Rasulullah’ın meclisine geldiği vakit sahabe, işitsin diye ona yer açarlardı. Bir gün mescide gelmiş ve: “açılın” diyerek Rasulullah’ın yanına kadar varmıştı. Bir zata: “çekil” dedi, o da aldırmayınca: “bu kim?” dedi. O zat da: “Ben filânım” deyince Sâbit: “Hayır sen filân kadının oğlusun” diye Cahiliyye’de ayıplanan bir kadının adını söyledi. Adamcağız çok mahcup oldu. Bu âyet nâzil olunca Sâbit: “bundan sonra kimseye karşı soy-sop ile iftihar etmem” dedi. 5. Ebu Cehil’in oğlu İkrime Müslüman olmuştu. Bazı kimseler ona: “Bu, bu ümmetin Firavunu’nun oğlu” demişlerdi. Bu da onun gücüne gitmiş ve Rasulullah’a şikâyet etmişti.  
Muhammed Esed
swap_vert close
SİZ EY imana ermiş olanlar! Hiçbir insan [başka] insanları alaya alıp küçümsemesin: belki o [alay edip küçümsedik]leri kendilerinden daha hayırlı olabilirler; ve hiçbir kadın [başka] kadınları [küçümseyip alaya almasın]: onlar kendilerinden daha hayırlı olabilirler. ¹² Ve hiçbiriniz başka birini karalamasın, birbirinizi [yaralayıcı, incitici] lakaplar ile aşağılamayın: [kişi] iman ettikten sonra ona hiçbir şekilde günah isnad etmeyin; ¹³ ve [bu suçu işleyen, ama sonra] pişmanlık duymayanlar -işte gerçek zalimler onlardır!
12 Bunun anlamı şudur: Müminler, ister kadın ister erkek olsun, birbirlerini asla alaya almamalı, küçümsememelidirler (Zemahşerî, Beydâvî).13 Bu aşağılanandan çok aşağılayanın imanı için geçerlidir (Râzî): karş. 6:82 -“zulüm işleyerek inançlarını karartmayanlar.”  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey iman edenler! İçinizdeki erkekler başka erkeklerle alay etmesin. Ne malum alay edilenler alay edenlerden belki daha değerli olabilir. Aynı şekilde kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler zira alay edilenler de alay edenlerden daha değerli olabilir. Birbirinizi ayıplayıp aşağılamayın. Birbirinize hoş olmayan lakaplar takmayın. İmana erdikten sonra fasıklık/yoldan çıkmak damgası yemek ne berbat bir şeydir. Artık kim bu davranışlardan vazgeçmezse işte onlar zalimlerin yanlışta ısrar edenlerin ta kendileridir. 32/18.20, 49/12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SİZ ey iman edenler! Hiçbir kişi ve zümre bir diğer kişi ve zümreyi hor görerek alaya almasın: belki diğerleri berikilerden daha değerli olabilirler. Yine bir kısım kadınlar da diğerlerini (böyle) görmesinler: ötekiler onlardan daha değerli olabilir. Asla birbirinizi[⁴⁶⁴³] itibardan düşürmek için karalamayın ve (kötü) lakaplar takarak yaralamayın: iman ettikten sonra fâsıklıkla anmak-anılmak ne berbat bir şey![⁴⁶⁴⁴] Ve kim (bu tür davranışlardan) pişmanlık duyup vazgeçmezse, işte zalim olanlar onlardır.
[4643] Lafzen: “kendinizi”. Bu, hem “mü’minler bir bedenin organları gibidir, bedene ait bir organı karalayan kendisini karalamış olur” anlamına hem de “birini karalamak gibi kötü bir şey yapan, aslında kendini karalamış olur” anlamına gelir. [4644] Zımnen: “iman sâbıka bırakmaz” anlamına gelir. “İslâm kendisinden öncesini kesip atar” hadisi bu ilâhî tavsiye ışığında söylenmiştir. Hem birini imanından sonra önceki hayatında yaptığı kötülükle anmayı hem de âyetin kınadığı şeyleri yapanların kötü anılacaklarını ifade eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler, bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin belki de onlar (Rableri indinde) kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar, belki de onlar (Rableri indinde) kendilerinden daha hayırlıdırlar. Birbirinizi ayıplamayın ve birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fâsıklık, ne kötü bir addır. Kim (Allah'ın yasak ettiği şeylerden) tevbe edip vazgeçmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey imân etmiş olanlar! Bir kavim diğer bir kavim ile alay etmesin. Olabilir ki, onlar (o alay edilenler) ötekilerden daha hayırlı olurlar ve kadınlar da kadınlardan (bir kimseyi eğlenceye almasın). Olabilir ki onlar, ötekilerden daha hayırlı bulunurlar. Ve kendi nefislerinizi de ayıplamayınız ve kötü lakablar ile atışmayınız. İmândan sonra fâsıklık ne kötü addır ve her kim tevbe etmezse işte zalimler olanlar onlardır, onlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden hiçbir topluluk bir başka toplulukla alay etmesin. Ne mâlum? Belki alay edilenler edenlerden daha hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Belki de alay edilenler edenlerden daha hayırlıdır. Birbirinizi, (daha doğrusu kendilerinizi) karalamayın. Birbirinize kötü lakaplar takmayın. İman ettikten sonra insanın adının kötüye çıkması, fâsık damgası yemesi ne fena bir şeydir! Kim tövbe etmezse işte onlar tam zalim kimselerdir. [104, 1; 68, 11; 4, 29] {KM, Efeslilere 5, 3}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, bir topluluk, başka bir toplulukla alay etmesin. Belki (alay ettikleri kimseler), kendilerinden iyidirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Belki onlar, kendilerinden iyidirler. Birbirinizde kusur aramayın; birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İnandıktan sonra fısk adı, ne kötü bir şeydir! Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalimdirler.
İnanana "fâsık!" demek.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey mü'minler bir kavim bir kavmi masharaya almasun, mümkündür ki masharaya aldıkları onlardan hayırlıdır. Kadınlar da diğer kadınları masharaya almasunlar. Mümkündür ki masharaya aldıkları kadınlar onlardan hayırlıdır. Nefislerinize 'ayıb isnâd itmeyin. Ve çirkin lakırdılarla çağırmayın. Îmândan sonra fâsık ismi ne çirkin isimdir. Bu nehy olunan şeylerden tevbe itmeyenler ne zâlimlerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey inanıp güvenenler! Bir topluluk diğer topluluğu hafife almasın; hafife alınanlar daha iyi olabilirler. Kadınlar da başka kadınları hafife almasınlar; onlar daha iyi olabilirler. Birbirinizin kusurunu aramayın. Birbirinize kötü lakap takmayın. İnanmış bir kişiyi sapıklıkla nitelemek ne kötüdür! Dönüş yapmayanlar (tevbe etmeyenler) yanlış yapmış olurlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey iman edenler! Bir topluluk, diğer bir toplulukla alay etmesin. Alay edilenlerin, alay edenlerden daha hayırlı olması mümkündür. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesin. Belki de onlar, bunlardan daha hayırlıdır. Birbirinizde ayıplar aramayın. Birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İman ettikten sonra fasık adını almak ne kötüdür. Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalimler onlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Bir topluluk başka bir topluluğu alaya almasın; belki de onlar kendilerinden daha hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınları alaya almasın; belki de onlar kendilerinden daha hayırlıdır. Birbirinizi ayıplamayın; birbirinize kötü lâkaplar takmayın. İmandan sonra fasıklıkla anılmak ne kötü isimdir! Bu davranışlardan kim tevbe etmezse, işte onlar zalimlerin tâ kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey inananlar! Bir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin! Olabilir ki, alay ettikleri topluluk kendilerinden hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Alay ettikleri, kendilerinden hayırlı olabilir. Öz benliklerinizi ayıplamayın/kendi nefislerinizde ayıplar aramayın; birbirinize lakaplar yakıştırmayın. İmandan sonra sapıklıkla adlanmak ne kötü şeydir! Kim ki tövbe etmez, işte böyleleri zalimlerdir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy anlar kim įmān getürdiler! yañśulamasuñ erenler erenleri ol kim olalar yigrek anlardan ne daħı 'avratlar 'avratlardan ola kim olalar yigrek anlardan. daħı 'ayıblamañ gendüzilerüñüzi daħı laķab eyidişmeñ laķablar-ıla. yavuzdur ad kim fısķdur įmān dan śoñra! daħı her kim tevbe eylemez ise şunlardur [275b] žālimler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy mü’minler, masḫaralıġa almasun bir ḳavm bir ḳavmi. Ola kim anlar özlerinden yaḫşı olalar. ‘Avratlar daḫı biri birin masḫaralıġa almasun. Ola kimanlar özlerinden yigrek ola. Daḫı kendülerüñüzi ‘ayblamañuz. Daḫı biri bi‐rüñüze yamanlıġ‐ıla çaġırmañuz. Ne yaman addur fısḳ, īmāndan ṣoñra.Kim ki tevbe eylemese, pes anlar ẓālimlerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! Bir qövm digərini lağa qoymasın. Ola bilsin ki, onlar (lağa qoyulanlar) o birilərindən (lağa qoyanlardan Allah yanında) daha yaxşı olsunlar. Qadınlar da bir-birinə (rişxənd eləməsinlər). Bəlkə, onlar (rişxənd olunanlar) o birilərindən (rişxənd edənlərdən) daha yaxşıdırlar. Bir-birinizə tə’nə etməyin (ayıb tutmayın) və bir-birinizi pis ləqəblərlə (ey kafir, ey fasiq, ey münafiq və i. a.) çağırmayın. İman gətirdikdən sonra fasiq adını qazanmaq necə də pisdir. Məhz tövbə etməyənlər zalımlardır! (Özlərinə zülm edənlərdir!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! Let not a folk deride a folk who may be better than they (are), nor let women (deride) women who may be better than they are; neither defame one another, nor insult one another by nicknames. Bad is the name of lewdness after faith. And whoso turneth not in repentance, such are evil doers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe! Let not some men among you laugh at others:(4929) It may be that the (latter) are better than the (former): Nor let some women laugh at others: It may be that the (latter are better than the (former): Nor defame nor be(4930) sarcastic to each other, nor call each other by (offensive) nicknames: Ill-seeming is a name connoting wickedness, (to be used of one) after he has believed: And those who do not desist are (indeed) doing wrong.
4929 Mutual ridicule ceases to be fun when there is arrogance or selfishness or malice behind it. We may laugh with people, to share in the happiness of life: we must never laugh at people in contempt or ridicule. In many things the may be better than ourselves! 4930 Defamation may consist in speaking ill of others by the spoken or written word, or in acting in such a way as to suggest a charge against some person whom we are not in a position to judge. A cutting, biting remark or taunt of sarcasm is included in the word lamaza. An offensive nickname may amount to defamation, but in any case there is no point in using offensive nicknames, or names that suggest some real or fancied defect.They ill accord with the serious purpose which Muslims should have in life. For example, even if a man is lame, it is wrong to address him as "O lame one!" It causes him pain, and it is bad manners. So in the case of the rude remark, "the black man".  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
لَا يَسْخَرْ
alay etmesin
قَوْمٌ
bir topluluk
مِنْ قَوْمٍ
bir
toplulukla
عَسٰٓى
umulur
اَنْ يَكُونُوا
olmaları
خَيْراً
daha hayırlı
مِنْهُمْ
kendile- rinden
وَلَا
ve ne
نِسَٓاءٌ
kadınlar
مِنْ نِسَٓاءٍ
kadınlarla
عَسٰٓى
umulur
اَنْ يَكُنَّ
olmaları
خَيْراً
daha hayırlı
مِنْهُنَّۚ
onlardan
وَلَا تَلْمِزُٓوا
ve kınamayın
اَنْفُسَكُمْ
kendilerinizi
وَلَا تَنَابَزُوا
ve birbirinize la- kap takmayın
بِالْاَلْقَابِۜ
lakaplar ile
بِئْسَ
ne kötü
الِاسْمُ
isimdir
الْفُسُوقُ
fâsıklık
بَعْدَ
sonra
الْا۪يمَانِۚ
imandan
وَمَنْ
artık kim
لَمْ يَتُبْ
tövbe etmezse
فَاُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
هُمُ
onlardır
الظَّالِمُونَ
zalimler
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! (Sizden) Bir topluluk, (başka) bir topluluğu alaya almasın! Belki onlar, kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da (başka) kadınları (alaya almasınlar)! Belki onlar, kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendinizi de (önceden yaptıklarınızdan dolayı) kınamayın ve birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın! İmandan sonra fâsıklık ne kötü bir isimdir! Artık kim (bunlardan vazgeçerek) tövbe etmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir!
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
سَخِرَ
Fiil-I
س خ ر
Alay etti, alaya aldı
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
عَسَى
Fiil-I
ع س ي
Olur ki, umulur ki, ihtimal, belki
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
عَسَى
Fiil-I
ع س ي
Olur ki, umulur ki, ihtimal, belki
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
لَمَزَ
Fiil-I
ل م ز
Kınadı
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
تَنَابَزَ
Fiil-VI
ن ب ز
Birbirine lakap taktı
اَلْقَابٌ
İsim
ل ق ب
Lakaplar
بِئْسَ
Fiil-I
ب ا س
Ne kötü!
اِسْمٌ
İsim
س م و
Ad, isim
فُسُوق
İsim
ف س ق
Günaha sapmak, yoldan çıkmak, fısk, fâsıklık
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
اِيمَان
Fiilimsi-IV
ا م ن
İman
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden