Ancak mü’minler, kardeştirler.¹ Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki; merhamet olunasınız.²
1 Bu âyet, “mü’minler kardeşten başka bir şey değildirler” şeklinde de tercüme edilebilir. Yukarıdaki ve bu tercümede “hasr” için kullanılan (اِنَّمَا)’nın anlamı daha doğru anlaşılmaktadır. Hasr’da haberdeki özelliğin sadece mübteda’da olduğunu yani ona has olduğunu ifade etme özelliği vardır. Zira kardeşlik sadece ve sadece mü’minlere hastır ve mü’minliğin dışındaki kardeşliklerin tamamı gerçek kardeşlik değildir. “Mü’minler ancak kardeştirler” şeklindeki tercümelerde hasr anlamı verilmediği gibi bir de mü’minlik kardeşliğe benzetilmektedir ki, bu kötü bir teşbihtir. Çünkü teşbihin ana esası zayıfın kuvvetliye benzetilmesidir. Hâlbuki bu tercümede kuvvetli olan, zayıfa benzetilmektedir. Mü’minlik, kardeşlikten daha kuvvetli bir özelliktir. En doğrusunu Allah bilir.2 Gerek iki fert, gerek iki mü’min cemaat, bozuştuklarında hemen aralarını bulup barıştırın, dinde kardeşliğin icabı budur. Bozuşmaktan sakının. Mü’minlerin kendi aralarında sulh bulunmazsa, kardeşlikleri kuvvetli olmazsa kâfirlere karşı mücahede edemezler, Allah’ın azabından iyi korunamazlar. Onun için Allah’tan korkun bozuşmayın, bozuşursanız da barışmaktan, barıştırmaktan kaçınmayın.