Eğer mü'minlerden iki topluluk birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer onlardan biri, hâlâ (Allah'ın hükmüne boyun eğmeyip) diğerine saldırmaya devam ederse, Allah'ın buyruğuna uyuncaya (ve savaştan vazgeçinceye) kadar, haksızlık yapan taraf ile savaşın. (Yaptıklarından) vazgeçerlerse adil bir şekilde aralarını bulun ve (her ikisine de) adil davranın çünkü Allah, adil davrananları sever.
Bu âyet, savaşın illa da Müslümanlarla inkârcılar arasında cereyan eden bir eylem olmadığını, hangi dinden ve toplumdan olursa olsun saldıran, fesat çıkaran ve huzuru bozan tarafa karşı birlikte savaşılması gerektiğini anlatmaktadır. İki Müslüman grup ya da ülke birbirleriyle herhangi bir sebep yüzünden çatışmaya girmişse ve böylece, birisinin diğerine karşı haddi aşmış olması ya da her iki tarafın birbirlerine hadsizlik yapmış olması ihtimaline karşın her iki taraf da savaşa devam ediyorsa, bu durumda her ikisine de ateşkes çağrısında bulunulur. Buna rağmen iki taraftan birisi işi azıtır ve doğruya dönmeyi kabul etmezse, o zaman mü’minlere düşen, saldırgan tarafla savaşmaktır. Saldırgan taraf savaşmaktan vazgeçerse o takdirde, mü’minlere yakışan her iki tarafa da âdil davranmaktır.