close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 94. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fasde’ bimâ tu/meru vea’rid ‘ani-lmuşrikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Artık sen emredildiğin şeyi açıkla ve şirk koşanlardan yüz çevir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim ve Onun varisleri!) Sana emrolunan (hüküm ve hakikatleri) açıkça (kâfir ve zalimleri çatlatırcasına) anlat ve müşriklerden yüz çevirip (saldırılarına aldırma ki, onlardan intikamımızı alacağız!)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Artık sen, sana emrolunanı açıktan açığa bildir. Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlardan yüz çevir, onları kendi hallerine bırak.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şimdi sen tebliğ ile emrolunduğun şeyleri, Kur'ân'ı açıkça ilan edip anlatarak inanmayanların cemaatlerini böl, fikirlerini parçala. Grup grup imana kavuşturarak, İslâm toplumuna kat. İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşmakta ısrar eden müşriklerin faaliyetlerine karşı tedbir al.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 54/6;68/10.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sen, emrolunduğun şeyi açıkça bildir ve müşriklere aldırış etme.
Ali Bulaç
swap_vert close
Öyleyse sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şimdi sen, emrolunduğun şeyi, çatlatırcasına bildir ve müşriklerden yüz çevir (sözlerine aldırış etme).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Artık sen, emredildiğini açıkça söyle ve müşriklerden yüz çevir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah'a ortak koşanlardan yüz çevir!”
Besim Atalay
swap_vert close
Buyrulduğun şeyi açıkça söyle, eş koşanlardan yüz çeviresin
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Artık sen, sana emredilen şeyi açıkla ve müşriklerden yüz çevir (onlara itibar etme)!
Cemil Said
swap_vert close
Sana emr olunanı tebliğ it ve müşriklerden tebâ’ud iyle.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Artık buyrulanı açıkça ortaya koy, puta tapanlara aldırış etme.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah’a ortak koşanlara aldırış etme.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sen, sana buyurulanı açıkça duyur, müşriklere aldırış etme!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sana emrolunanı açıkça söyle ve ortak koşanlardan yüz çevir!
 91-94. âyetlerde de görüldüğü gibi Kur’an-ı Kerim’in bir kısmına inanıp, bir kısmına inanmayanlardan Allah «müşrikler» diye söz ediyor. Bakara sûresi 85. âyetinde Kur’an’ın bir kısmına inanıp, bir kısmına inanmayanların cezasının dünyada rüsvaylık, ahirette de en şiddetli azabı çekme olduğu bildiriliyor. Nisâ sûresi 150. ve 151. âyetlerinde ise Allah’la peygamberleri birbirinden ayıran ve «Bir kısmına inanırız, bir kısmına da inanmayız» diyenlerin gerçek anlamda kâfir oldukları vurgulanıyor.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Öyleyse sana emredileni açıkça ortaya koy ve müşriklere de aldırma.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şimdi sen emrolunduğunu açıkça tebliğ et. Müşriklerden yüz çevir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şimdi sen her ne ile emrolunuyorsan kafalarına çatlat ve müşriklere aldırma
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) Sen, emrolunduğun şeyi açıkça bildir ve müşriklerden yüz çevir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırma.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şimdi sen ne ile emrolunuyorsan (kafalarını çatlatırcasına) apaçık bildir. Müşriklere aldırış etme.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Öyle ise emrolunduğun şeyi, çatlatırcasına söyle (açıkça anlat)(1) ve müşriklerden yüz çevir!
(1)“Evet Kur’ân’ın üslûbları (ifâde tarzları) hem garîbdir (alışılandan farklıdır), hem bedî‘dir (eşsizdir), hem acîbdir (hayret vericidir), hem mukni‘dir (iknâ‘ edicidir). Hiçbir şeyi, hiçbir kimseyi taklîd etmemiş, hiç kimse de onu taklîd edemiyor. Nasıl gelmiş, öyle; o üslûblar tarâvetini (tâzeliğini), gençliğini, garâbetini (başkalarına benzememeyi) dâimâ muhâfaza etmiş ve ediyor. (...) (Kur’ân’ın kelimeleri) âdetâ basit, me’lûf (alışılmış) birer kelime iken, latîf (çok güzel) ma‘nâların defînelerine birer anahtar vazîfesini görüyor. İşte ekseriyetle üslûb-ı Kur’ân’ın geçen tarzlarda ulvî (pek yüksek) ve parlak olduğundandır ki, bazen bir bedevî Arab bir tek kelâma meftûn olur (tutulur). Müslüman olmadan secdeye giderdi. Bir bedevî, فاَصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ [Öyle ise emrolunduğun şeyi, çatlatırcasına söyle!] kelâmını işittiği anda secdeye gitti. Ona dediler: ‘Müslüman mı oldun?’ ‘Yok!’ dedi, ‘Ben şu kelâmın belâğatına (hârika ifâdesine) secde ediyorum!’ ” (Zülfikār, 25. Söz, 9-13)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
O hâlde (Resulüm!) Artık, sana (açıklaman) emredilen şeyi (insanlara açıkça) ortaya koy (tebliğ görevini yerine getir) ve putperestlere (Allah’tan başkasına tanrısal nitelikler yakıştıran o kimselerin tepkilerine) de aldırış etme. *
(*) Bu emrin, davetin bireysel merhaleden kitlesel merhaleye geçmesiyle alâkalıdır. Yani Hz. Peygamberden, putperestlerin inkârcı ve kaba davranışlarına aldırmadan hem kendilerine hem de diğer bütün insanlara kendisine bildirilen ilâhî gerçekleri, mesajları çekinmeden duyurması istenmektedir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sen, sana emrolunana yüzünü dön (o Kur’an’ın bütünlüğüne bak) ve ortak koşanlardan yüz çevir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Öyleyse sen de sana ne buyruluyorsa onu onlara apaçık bildir. Eş koşanlardan da yüz çevir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Emrolunduğunu açıktan açığa bildir, müşriklerden de yüz çevir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Artık emrolunduğun şeyleri açıkça söyle ve müşriklerden de yüz çevir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Öyleyse sen emredildiğin şeyi açıkça söyle ve müşriklerden yüz çevir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O hâlde, ey Müslüman! Sen, birilerini ürkütmeme adına veya kitlelerin anlayışına ters düşüyor gerekçesiyle bir kısım inanç ve ilkeleri örtbas etmeden, fakat nezaket ve hikmeti de elden bırakmadan ve bıkıp usanmadan, sana açıklamanemredilen hakîkatleri korkusuzca haykır! Ve başka güçlerin hükmüne boyun eğerek, birtakım düzmece ilâhları Allah’a ortak koşan o müşriklerden ve onların hayat tarzından uzak dur! Sen onları Bize bırak:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Artık emredildiğin üzere işine bak; Müşrikler’den yüz çevir!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm sen, sana emredileni açıkça ortaya dök. Çoktanrıcı müşriklerden uzak dur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen sana emredilen şeyi açıkça söyle! Rabbinin yasalarına uymayanlardan, Allah’tan başka varlıklara yasa koyma hakkı verenlerden yüz çevir. Çünkü onlar; yönetmede, yasa koymada Rabbine ortaklar ediniyorlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sana emrolunanı açıkça söyle ve ortak koşanlardan yüz çevir!
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) öyleyse sen emrolun-duğun şeyi açıkça ilan et ve müşriklerden uzak dur.
Muhammed Esed
swap_vert close
Öyleyse artık, sana [açıklaman] emredilen şeyi açıkça ortaya koy ve Allah’tan başkasına tanrısal nitelikler yakıştıran o kimseleri kendi hallerine bırak:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve sen, emrolunduğun vahyi açıkça ortaya koy ve müşriklere de aldırma! 3/186, 11/12, 46/35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O hâlde, artık sana emredileni açıkça ortaya koy[²⁰⁷⁶] ve şirk koşmayı tabiat hâline getirenlere aldırma![²⁰⁷⁷]
[2076] Bu emrin Muhammedî davetin bireysel merhaleden kitlesel merhaleye geçmesiyle alâkalı olduğuna dair bir açıklama için bkz: 26:214, not 99. Bu âyetin mesajı Fussilet 34 ve Nahl 125 ile birlikte anlaşılmalıdır. [2077] İ‘râd, kötülük işleyenin kendisinden değil işlediği kötülükten yüz çevirmek, onu çamura düşmüş altın gibi görüp onu temizleme çabasından vazgeçmemektir (Tevelli ile farkı için bkz: 53: 29 ve 23:54, ilgili notlar).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sen şimdilik emrolunduğun hak daveti herkese (hiç bir şeyden çekinmeyerek) tebliğ et, müşriklere aldırış etme.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve sen emrolunduğun şeyi açıkça ortaya koy ve ortak koşanlardan yüz çevir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık sen emir olunduğun şeyi izhar et ve müşrik olanlara aldırış etme.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şimdi sen, sana ne emredilmişse onu açıkça onlara söyle. O müşriklere aldırma! [54, 6; 68, 10]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve ortak koşanlara aldırma.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Sana emr olunanı izhâr it ve müşriklerden yüz çevir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Sana ne emredildiyse başlarını çatlatırcasına onlara bildir. Müşriklere de aldırma.
Şaban Piriş
swap_vert close
Emrolunduğun şeyi açıkla ve müşriklerden yüz çevir!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sana emrolunanı açıkla, müşriklere de aldırma.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Emrolunduğun şeyi, kafalarını çatlatırcasına tebliğ et; şirke bulaşmışlara aldırma.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes eşkere eyle anı kim buyrulursız. daħı yüz döndür Tañrı’ya ortaķ eyleyicilerden.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes cehr‐ile ḳatı eyit Tañrı Ta‘ālā saña buyurġanı. Daḫı yüz ḳaytar müşrik‐lerden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Sənə əmr olunanı (Qur’anı) açıq-aşkar təbliğ et və müşriklərdən üz döndər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So proclaim that which thou art commanded, and withdraw from the idolaters.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Therefore expound openly what thou art commanded, and turn away from those who join false gods with Allah.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاصْدَعْ
açıkça söyle
بِمَا
o şe- yi ki
تُؤْمَرُ
emrolunu- yorsun
وَاَعْرِضْ
ve yüz çevir
عَنِ الْمُشْرِك۪ينَ
müşriklerden
(Resulüm!) Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça söyle ve (Allah'a şirk koşan) müşriklerden yüz çevir!
صَدَعَ
Fiil-I
ص د ع
Açıkça söyledi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
اَعْرَضَ
Fiil-IV
ع ر ض
Yüz çevirdi, çekindi, döndü
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
مُشْرِك
Etken fiil-IV
ش ر ك
Müşrik, müşrik erkek, Allah'a şirk koşan