close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 84. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Femâ aġnâ ‘anhum mâ kânû yeksibûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kazandıkları mal ve servet, azabı defedemedi onlardan.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Buna rağmen kazandıkları şeyler, (ve barındıkları kaya oyması evler uğrayacakları acı sondan kurtulmak için) onlara yetmemiş (ve belayı defedememiş)ti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kazandıkları mal ve servet, başlarına gelen azaptan onları kurtaramadı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kayalardan oyarak elde ettikleri evler, dağlardaki kaleler, kazanmaya devam ettikleri servetler, itibarları, onların başına gelenleri engelleyemedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kazandıkları kendilerinden bir şeyi savamadı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Buna rağmen kazandıkları şeyler, (uğrayacakları sondan kurtulmak için) onlara yetmedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Böylece elde ettikleri muhkem evlerin, mal ve evlâdların kendilerine hiç faydası olmadı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kazandıkları şeyler, onlara hiçbir fayda vermedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kazandıkları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı.
Besim Atalay
swap_vert close
Yaptıkları hiçbir fayda vermedi !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yaptıkları şeylerin (oydukları köşklerin) onlara hiçbir faydası olmadı.
Cemil Said
swap_vert close
Yapdıkları inşâat hiç bir işe yaramadı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yaptıkları kendilerine bir fayda sağlamadı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Aldıkları tedbirin kendilerine hiçbir faydası olmadı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kazanmakta oldukları şeyler onlardan hiçbir zararı savmadı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kazandıklarının hiç biri onları kurtaramadı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De o kesb ede geldikleri şeylerin kendilerine hiç faidesi olmadı
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Dağlardan sağlam evler yapmak ve çokça mal yığmak gibi) kazanmakta oldukları şeyler kendilerinden hiçbir zararı (azabı) savamadı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sahip oldukları şeylerin, kendilerine hiçbir yararı olmadı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Binâen'aleyh kazanageldikleri (irtikâb etdikleri) o şeyler kendilerinden (hiç bir azabı) defi edemedi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Artık kazanmakta oldukları şeylerin, onlara hiçbir faydası olmadı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Böylece elde ettikleri (muhkem evlerin, mal ve evlatların) kendilerine hiç faydası olmadı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ama yaptıkları o güvenli evlerin onlara hiçbir faydası olmadı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Böylece bütün o elde ettikleri nesneler kendilerini kurtaramadı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kazandıkları evler, mallar kendilerini kurtaramadı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kazandıkları, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı.
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylece kazandıkları şeyler, onları (Allah'tan) müstağni kılmadı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve âhireti kaybetme uğruna kazandıkları ne varsa, hiçbiri onları Allah’ın azâbından kurtaramadı. Çünkü zâlimler, —zaman zaman geçici bir üstünlük elde etmiş görünseler de— eninde sonunda yok olmaya mahkûmdurlar. Öyle ya:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kazanıyor oldukları şeyler onlara yarar sağlamadı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yaptıkları sağlam yapıları da kâr etmedi...
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşledikleri günahlardan dolayı cezalandırıldılar. Kazandıkları mallar, mülkler, mevkiler, makamlar, çocuklar, ordular onları cezamızdan kurtaramadı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kazandıkları şeyler onlardan hiçbir şeyi savmamıştı.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Buna rağmen) kazandıkları şeyler, onlara hiçbir fayda vermedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
ellerine geçirdikleri [güç] kendilerine bir yarar sağlamadı.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yaptıkları sağlam evler onlara bir fayda sağlamadı. 91/11...15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve elde ettiklerinden hiçbir şey onların başından belâyı savamadı.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kazandıkları şeyler (güvenli sandıkları kayalarda oydukları mağaralar) de, kendilerine bir yarar sağlamadı. (Onları helakten kurtaramadı)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve o kazanmakta oldukları şeyler de kendilerine bir fayda vermedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık o kazanageldikleri şeyleri kendilerini kurtaramadı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kazanıp ele geçirdikleri mal ve imkânlar hiçbir fayda vermedi kendilerine.
Bu âyet Hz. Peygamberi ve müminleri teselli etmektedir. Hakikatin mutlaka zuhur edeceğini, batılın savletinin devamlı olmadığını bildirmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kazandıkları, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Malları kendilerini 'azâbdan kurtaramadı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kazandıkları şeyler hiçbir işlerine yaramamıştı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kazandıkları onlara bir fayda sağlamadı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kazandıkları şeylerin onlara hiçbir yararı olmadı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kazanıp durdukları şeylerin kendilerine hiçbir yararı olmadı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes aśśı eylemedi anlara ol kim oldılar ķazanurlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes aṣṣı itmedi anlara ḳazduḳları evler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Gördükləri tədbirlər (möhkəm evlər, qalalar tikmək; var-dövlət yığmaq) onlara heç bir fayda vermədi (Allahın əzabını onlardan dəf edə bilmədi).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And that which they were wont to count as gain availed them not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And of no avail to them was all that they did (with such art and care)!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَمَٓا اَغْنٰى
artık fayda sağlamadı
عَنْهُمْ
onlara
مَا
o şey-ler ki
كَانُوا
idiler
يَكْسِبُونَۜ
kazanıyorlar
Kazanmakta oldukları şeyler (ve dağlarda yonttukları evler) de onlara hiçbir fayda sağlamadı.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَغْنَى
Fiil-IV
غ ن ي
Fayda sağladı, müstağni kıldı, zengin etti, kazandırdı, savdı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
كَسَبَ
Fiil-I
ك س ب
Kazandı