close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 8. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mâ nunezzilu-lmelâ-ikete illâ bilhakki vemâ kânû iżen munzarîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Biz melekleri, ancak hak ve gerçek olarak indiririz, indiririz ama o vakit de mühlet vermeyiz, göz açtırmayız kafirlere.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Oysa) Hakk (ve gerekli) olmaksızın Biz melekleri indirmeyiz. (Göndermemiz gerektiğinde ise) O zaman da onlara göz açtırılmayacak (mühlet verilmeyecek, hemen helak edileceklerdi).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Melekleri ancak, gerçeğe dayalı bir hikmetle indiririz ve o zaman da, inkârcılara mühlet verilmez, göz açtırılmaz. Yani peygamber gönderme çağrı ve hatırlatma için; melek gönderme ise yargı ve cezalandırmak içindir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz melekleri, ancak hakkın icrası göreviyle, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı olarak indiririz. O zaman onlara göz açtırılmaz, mühlet de verilmez.
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hak olmaksızın biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz, o melekleri, ancak hikmet üzere indiririz ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) göz açtırılmaz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(İyi bilsinler ki) Biz, melekleri ancak hak (ve hikmet) ile indiririz… Melekler indiği zaman da, o kâfirlere artık mühlet verilmez.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz melekleri ancak bir amaç için indiririz. O zaman onlara mühlet verilmez.
Besim Atalay
swap_vert close
Bizler ancak, melekleri hakla indirmekteyiz, o zaman, onlar bekletilmezler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Oysa biz melekleri ancak bir hak (ve hikmet gereği) indiririz, o zaman da onlara mühlet verilmez (gerekli azaba çarpılırlar).
Cemil Said
swap_vert close
Melekler ancak ihkâk-ı hak içün ve intizâr olunmadığı bir zamânda gelir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Biz melekleri ancak gerekince indiririz. O takdirde de ceza görecekler asla geri bırakılmazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz, melekleri ancak hak ve hikmete uygun olarak indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz melekleri ancak açık gerçekle indiririz, o zaman da onlara artık süre tanınmaz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman onlara mühlet verilmez.
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz melekleri ancak belli bir amaç için göndeririz, o zaman da kimseye süre tanınmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) hiç mühlet verilmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Biz o Melâikeyi ancak hakkile indiririz ve o vakıt onlara göz açtırılmaz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O haddi aşan kâfirler şunu iyi bilsinler ki) biz, melekleri ancak hak (ve hikmet) ile göndeririz. Ve o zaman da onlara artık mühlet verilmez!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz, melekleri ancak Hakk ile¹ indiririz. O zaman da işleri bitirilmiş olur.
1- Boş yere göndermeyiz.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz o melekleri hak (kın, hikmet ve kaderin bir iktizası) olmadan indirmeyiz. O zaman da kendilerine (ne) mühlet, (ne aman) verilmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Hâlbuki) melekleri (onların üzerine) ancak hak (ettikleri azâb) ile indiririz ve o vakit(o kâfirler kendilerine) mühlet verilmiş kimseler de olmazlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Oysa) biz melekleri, ancak hak ile (hikmet gereğince) indiririz ve o zaman da, artık [hakikatleri açıklayan mesajlarımızı reddetmeleri yüzünden cezayı hak edenler] asla geri bırakılmazlar.*
(*) İşte Melekler, onların zannettikleri gibi getirilmezler ve inkârcılar şöyle dursun beşerden hiçbir kimsenin hükmü altına girmezler. Ancak Allah’ın emri ile indirilirler. O da şunun-bunun arzusu gibi boş yere değil hak bir görev için indirilirler. Binaenaleyh Peygambere vahyi getiren Meleklerin onlara görünmesi mümkün değildir. Ancak insan suretine girseler o zaman görünebilirler, fakat onları insan suretinde gördüklerinde, bu defa bunlar melek değil, bizim gibi insandır diyerek yine inanmayacaklar. İşte o zaman yine azabı hak ederler. Eğer yüce Allah melekleri gönderdiğinde (ki görünebilmeleri için ancak insan suretinde gelirler) iyine inkâr etmeye devam etseler, o zaman onlara hiç mühlet verilmeyeceği anlatılmaktadır… وقيل : المعنى لو تنزلت الملائكة تشهد لك فكفروا بعد ذلك لم ينظروا (القرطبي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz ancak melekleri hak (onları inkârlarından dolayı yok etmek) için indiririz. O zaman onlar bekletilmezler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz melekleri gerekmedikçe göndermeyiz. Gönderdikten sonra da artık hiç göz açtırmayız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz, melekleri ancak hak ile indiririz [⁵]. Artık o zaman onlara mühlet verilmez.
[5] Hikmetimize göre azap veya vahiy için indiririz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Hâlbuki) Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman da onlara/suçlulara mühlet verilmez.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hak olmaksızın biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey kâfirler!Biz melekleri, kâfirlerin anlamsız isteklerini karşılamak için değil, ancak belli bir hikmet ve amaç doğrultusunda, yani hak ile göndeririz ve o zaman, onlara mühlet de verilmez, derhal işleri bitirilir. Çünkü melekler, ancak imtihân bittiğinde gönderilir ki, bu da zâlimlerin sonu demektir. Eğer kâfirler, alay ve iftiralarla elçimizi susturabileceklerini, baskı ve işkencelerle Allah’ın nurunu söndürebileceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Melekler’i ancak Hakk ile indiririz. O zaman göz açtırılmazlardı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Halbuki biz, melekleri olağan üstü durumlar için görevlendiririz. Zaten onlar gelince kimseye göz açtırmaz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yok edecek melekleri süreleri dolunca göndeririz. O gün cezalarını hak etmişlerdir. Artık onlara süre de verilmez. Çünkü verilen süre bitmiştir. Düşünüp öğüt almaları için yeteri kadar süre vermiştik. Düşünmeleri için verdiğimiz süre bitince niçin şaşırıyorlar? Sanki hiç uyarılmamışlar gibi hareket ediyorlar. Süre bittiğinde onların tekrar süre istemeleri de işe yaramaz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz, melekleri ancak ve ancak bir amaç ile indiririz. O zaman da onlara zaman tanınmaz.
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz melekleri, ancak (îman etmeyerek azabı) hak edenler için indiririz. O zaman da onlara asla göz açtırılmaz.¹
1 Yani Melekler, onların zannettikleri gibi getirilmezler ve kâfirler şöyle dursun beşerden hiçbir kimsenin hükmü altına girmezler. Ancak Allah’ın emri ile indirilirler. O da şunun-bunun arzusu gibi boş yere değil hak bir görev veya helak için indirilirler. Binaenaleyh Peygambere vahyi getiren Meleklerin onlara görünmesi mümkün değildir. Kur’an’da kâfirler için indirilen meleklerin onları helak için indirildiği bildirilmektedir ki; Melekler helak için indirilince kâfirlerin işi anında bitirilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
(Oysa,) Biz melekleri ancak hakk[ın iktizası] olarak indiririz; ⁷ ve o zaman da artık [ilahî mesajı reddetmeleri yüzünden cezayı hak edenler] asla geri bırakılmazlar! ⁸
7 Zımnen, “Yoksa peygamberî bir mesajın doğruluğunu kabule yanaşmayan insanların anlamsız, densiz isteklerini karşılamak için değil”. Ayrıca, sonraki cümlecikten de anlaşılacağı gibi, meleklerin sıradan insanlara fiilen gözükmesi, olsa olsa, Hesap Günü’nün vukuuna (78:39’da “Bu, Nihaî Hakikat Günü’dür” sözleriyle ifade edildiği gibi) ve dolayısıyla yukarıda sözü geçen hakkın inkarcılarının mahkumiyetine delalet eder.8 Karş. 6:8 -“Eğer bir melek göndermiş olsaydık, muhakkak ki, her şeyin hükmü verilip bitmiş olurdu”; bir başka deyişle, Hesap Günü gelip çatmış olurdu.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz melekleri, ancak haklı bir sebep için indiririz ve o zaman da onlara göz açtırılmaz. 6/158, 25/21, 51/31...34
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Biz, melekleri ancak ve ancak hakikatin gerçekleşmesi için indiririz; eğer (dedikleri olsaydı), o zaman da onlar için asla erteleme olmazdı.[²⁰²⁷]
[2027] Buradaki el-hakkın açılımı, “hesap günü” (yevmu’l-hakk, 78:39) olabileceği gibi, “kesinleşmiş ceza” (Krş: 6:8) da olabilir. Nitekim, bu âyetin son ibaresi olan mâ kânû munzarîn, Firavun ve ordusunun boğularak cezalandırıldığını haber veren bir pasajda da aynen yer almaktadır: “Ne gök ağladı onlara, ne de yer; ve ne de cezaları ertelendi” (44:29). Bir sonraki âyete bakarak, el-hakkın “vahiy” olduğunu söylemek de mümkündür. O takdirde anlam 4 ve 5. âyetlerin içeriğiyle örtüşür.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Biz melekleri ancak hak (ve bir hikmet üzere, helak hükmü) ile indiririz ki, o zaman kendilerine hiçbir mühlet verilmez.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz, melekleri ancak hak ile (onlara ceza için) indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Biz melekleri ancak hak ile indiririz ve o zaman (münkirlerin) kendilerine bir mühlet verilmiş olmazlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz o melekleri ancak hikmet gereğince göndeririz. Ama o zaman da, kendilerine hiç mühlet verilmez, derhal işleri bitirilir, mahvolup giderler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz, melekleri ancak hak ile (hikmet gereğince) indiririz, o zaman da kendilerine asla göz açtırılmaz, (derhal işleri bitirilir, mahvolup giderler).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz melâikeyi ancak hak ile ('azâbın mukarrer olan vaktinde) ve onların ona hiç muntazır olmadıkları sırada indiririz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Biz melekleri sadece gerçek[*] bir iş sebebiyle göndeririz. Gönderdikten sonra da onlara artık süre tanınmaz.
[*] Örneğin Lut Kavminin yok edilmesi işi için gönderilen melekler. O melekler hem gerçek bir iş sebebiyle geldiler, hem de o iş gerçekleri açıkça ortaya çıkarmış oldu. Arapçada EL HAKKI (الحَقِّ) kelimesinin bu çift anlamlı özelliği ne yazık ki Türkçe bakımından mümkün değildir. Örneğin Kur'an-ı Kerim hem bir gerçektir hem de gerçekleri gösterir. Bu nedenle çeviri genelinde EL HAKKI geçen ayetlere parantez veya dipnot ile açıklama getirme ihtiyacı oluşmuştur.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Melekleri haksız yere indirmeyiz, indirince de onlara süre verilmez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Oysa melekler ancak hak ile inerler; o zaman da kendilerine göz açtırılmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz o melekleri ancak ve ancak hak üzere, hak bir yolla indiririz. Ve o zaman inkârcılara göz açtırılmaz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
indürmezüz firişteleri illā ḥaķk-ıla daħı olmadılar andan mühlet virinilmişler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İnmez feriştehler, illā ḥaḳḳ‐ıla. Daḫı olmadılar ol vaḳt mühlet virinilmişler‐den.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allah onların cavabında buyurdu: ) “Biz mələkləri yalnız haqq olaraq (peyğəmbərlərə vəhy gətirmək, kafirlərə əzab vermək üçün) endiririk. O zaman onlara (kafirlərə) heç bir möhlət verilməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
We send not down the angels save with the Fact, and that case (the disbelievers) would not be tolerated.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We send not the angels down except for just cause:(1942) if they came (to the ungodly), behold! no respite would they have!(1943)
1942 Angels are not sent down to satisfy the whim or curiosity of the unbelievers. They are sent to bring inspiration to Allah's messengers and to execute Allah's decrees. 1943 If the angels were to appear before the ungodly, it would mean that they came to execute just punishment, and then there would be no hope of respite possible for the ungodly.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَا نُنَزِّلُ
indirmeyiz
الْمَلٰٓئِكَةَ
melekleri
اِلَّا
an- cak
بِالْحَقِّ
hak ile
وَمَا كَانُٓوا
ve olmadılar
اِذاً
o za-man
مُنْظَر۪ينَ
mühlet verilenler
Biz melekleri ancak (kâfirlerin) hak (ettikleri azap) ile indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اِذًا
Edat
اِذًا
Bundan dolayı, bundan ötürü, bunun için, o hâlde, o taktirde
مُنْظَرُون
Edilgen fiil-IV
ن ظ ر
Mühlet verilenler