close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 62. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle innekum kavmun munkerûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O, siz dedi tanınmamış kimselersiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Lut) Dedi ki: "Sizler gerçekten tanınmadık kimselersiniz. (Söyleyin niçin geldiniz?)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Lût onlara: “Doğrusu siz, burada tanınmayan kimselersiniz!” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara: “Siz, kimse tarafından tanınmayan ürküntü veren kimselersiniz” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Lut): "Siz tanınmayan bir topluluksunuz" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Lut) Dedi ki: 'Sizler gerçekten tanınmamış bir topluluksunuz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Lût dedi ki: “- Doğrusu siz ürkülecek bir kavimsiniz
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Sizler, tanımadığımız bir toplumsunuz!” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Lût onlara, “Hakikaten siz tanınmayan kimselersiniz” dedi.[261]
[261] Nekr-münker kelimesinin anlamı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, X, 381-385.  
Besim Atalay
swap_vert close
Lût onlara dedi ki: «Sizler tanınmamış kimselersiniz!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
61-62. Nihâyet elçiler Lût ailesine geldiğinde, (Lût onlara:) “Doğrusu siz (buralarda pek) tanınmamış kimselersiniz.” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
61, 62. Rasûller Lût ’âilesinin nezdine geldikleri vakit Lut ânlara "Ben sizi tanımıyorum." didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
61,62. Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
61,62. Elçiler (melekler) Lût’un ailesine gelince, Lût onlara, “Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
61-62. Elçiler Lût ailesine geldiklerinde Lût onlara, “Bilinmedik tanınmadık kimselersiniz” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
61, 62. Elçiler Lût âilesine gelince, Lût onlara: «Hakikaten siz tanınmayan kimselersiniz» dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
(Lut:) "Siz, bizce tanınmayan bir topluluksunuz," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Lût dedi ki: "Doğrusu siz ürkülecek bir kavimsiniz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Siz, dedi: cidden ürkülecek bir kavmsiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Lût endişeye kapılarak,) “Doğrusu siz, (buralarda) tanınmayan kimselersiniz” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Lut: “Doğrusu çekinilecek kimselersiniz.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Lût) dedi ki: «Herhalde siz tanınmamış bir zümresiniz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
61,62. Nihâyet elçiler Lût âilesine geldiğinde, (Lût onlara:) “Doğrusu siz (buralarda pek) tanınmamış bir topluluksunuz” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Lût onlara): “Doğrusu, siz (bu çevrede) tanınmayan kimselersiniz!” dedi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Lut elçilere “Siz (bu çevrede) bizim tarafımızdan tanınmayan bir gurupsunuz” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Lut dedi: "Sizler tanınmamış kimselersiniz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Lût "- Yabancı kimselersiniz, sizi tanımıyorum" dedi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
O; onlara, “Siz tanınmayan bir topluluksunuz [kavm]” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Lut) Dedi ki: “Sizler gerçekten tanınmamış bir topluluksunuz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Lût onlara,“Doğrusu siz, buralarda tanınmayan kimselersiniz. Yabancı olduğunuz anlaşılıyor, şehir halkına karşı aman dikkatli olun!” dedi. Bu arada, şehre yabancıların geldiğini duyan kâfirler, Lut’un evini basmaya kalktılar. Lut, çaresizlik içinde kıvrandığı bir sırada:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Siz, tanımadık bir kavimsiniz” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Lût: " Herhalde yabancı olmalısınız. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Lut; "Siz cidden tanınmamış korkulur kimselersiniz!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
61,62. (Melek) elçiler Lut’un ailesine gelince (Lut) onlara “Şüphesiz ki siz tanınmayan kişilersiniz!” [*] demişti.
Burada geçen [münkerûn] kelimesi sanıldığı gibi “çirkin, nefret edilen” değil, “tanınmayanlar” demektir. Çünkü bir peygamberle konuşan melekler kesinlikle çirkinlikle, nefretle vs. olumsuz sıfatlarla anılamazlar.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Lût): “Siz gerçekten tanınmayan bir topluluksunuz.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
(Lût onlara): “Doğrusu, siz [burada] tanınmayan kimselersiniz!” ⁴³ dedi.
43 Kendi şehrinin günahkar insanlarının saldırısına uğrayabilecekleri konusundaki kaygılarını îma eden bir ifade (karş. 11:77 ve ilgili 107. not).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Lût, “Siz, hayırlı bir iş için gelmişe benzemiyorsunuz.” 29/32, 51/24…37
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
o dedi ki; “Bakın, siz tanınmayan garip kimselersiniz!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Lut onları (genç delikanlı kılığında) görünce (telaşlandı ve) "Siz kimliği belli olmayan bir topluluksunuz (Buraya ne maksatla geldiniz)" diye sorunca;
Osman Fırat
swap_vert close
(Lut onlara): "Doğrusu, siz (burada) tanınmayan kimselersiniz!" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
(Lut aleyhisselâm) Dedi ki: «Muhakkak siz, meçhul bir tâifesiniz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
61, 62. Elçiler Lut'un evine gelince O: “Doğrusu, siz ürkülecek kimselersiniz. ” dedi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Lut): "Siz hiç tanınmamış kimselersiniz!" dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Lût: "Siz bizim tanımadığımız bir kavimsiniz" didi. [¹]
[1] Lût 'aleyhisselâm onların o civâr halkına benzemedikleri cihetle nereden geliyorsunuz ve kimlersiniz? 'acabâ buraya gelmekden maksadınız bize fenâlık mıdır? didi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Lut dedi ki “Sizler tanınmamış bir topluluksunuz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
- Siz, tanınmayan kimselersiniz, dedi Lût.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Lût “Siz yabancı kimselersiniz” dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Lût: "Siz tanınmayan kimselersiniz." dedi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
61-62. pes ol vaķt kim geldi lūŧ evi ķavumlarına viribinilmişler eyitti ya'nį lūŧ “bayıķ siz bir ķavmsız bilinmezler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Lūṭ peyġamber eyitdi: Siz bir ḳavmsiz ki biz sizi bilmezüz, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Lut) dedi: “Siz yad adamlarsınız (mən sizi tanımıram)!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said: Lo! ye are folk unknown (to me).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He said: "Ye appear to be uncommon folk."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
اِنَّكُمْ
hakika-ten siz
قَوْمٌ
bir toplu- luksunuz
مُنْكَرُونَ
tanınmamışlar
(Lût onlara) "Hakikaten siz (buralarda pek) tanınmayan kimselersiniz" dedi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
مُنْكَر
Edilgen fiil-IV
ن ك ر
Tanınmayan, çirkin iş, hoşnutsuzluk, çok edepsizce şey