bir tek, [Allah’ın, hakkında:] ‘Biz geride kalanların arasında olmasını öngördük!’ [dediği, Lût’un] karısı bunun dışında”. ⁴²
42 Bkz. 7:83 ve ilgili 66. not; ayrıca 11:81 ve 66:10. “Allah’ın, hakkında ... dediği” yolundaki ilavemiz kaddernâ fiilinin üstü örtülü olarak işaret ettiği anlamdan ötürüdür; çünkü “karar verdik”, “öngördük” ya da “takdir ettik” anlamıyla bu fiil Kur’an’da kaçınılmaz olarak münhasıran Allah’a izafe edilen bir eylemi işaret eder. Notlarımızda tekrar tekrar belirttiğimiz gibi, Allah’ın bir günahkarın günah işlemesini ya da hakkın sesine sağır kalmasını “takdir etmesi” yahut “öngörmesi”, O’nun koyduğu tabii yasaların, psiko-sosyal ilkelerin ifadesi için başvurulan temsîlî bir üslubun, bir anlatım tarzının ürünüdür. Bu husus 2. surede 7. notta açıklanmıştır. “Allah’ın takdir etmesi” sözü, ayrıca, daha yaygın bir ifadeyle, Allah’ın, kullarının belirli koşullarda nasıl davranacağını mutlak manada önceden bilmesi anlamına da gelmektedir (Zemahşerî). Ayrıca bkz. 11:34 hk. 56. not; 14:4 hk. 4. not.