close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 60. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İllâ-mraetehu kaddernâ(ﻻ) innehâ lemine-lġâbirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yalnız karısını kurtarmayacağız, onun, helak olanlarla beraber şehirde kalmasını takdir ettik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Fakat (Hz. Lut’un) karısı hariçtir. (Onu kurtaracaklarımızın dışında bırakıvereceğiz. Çünkü) O geride kalan (ve fasıklarla işbirliği yapan) birisidir. (Bu nedenle azaba uğramasını) takdir ettik!"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yalnız karısını kurtarmayacağız. O'nun helak olacak olanlarla birlikte şehirde kalmasını öngördük.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Karısı müstesna. Biz, karısının geride kalanlardan, helâk edilenlerden olmasına hükmettik.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yalnız karısı hariç. Onu, muhakkak azapta kalacaklar arasında olmasını uygun gördük."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Ama karısını (kurtaracaklarımız) dışında tuttuk, o, geride kalanlardandır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yalnız Lût'un karısını, gerçekten azab içinde kalanlardan takdîr ettik.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yalnız hanımı müstesna. Onun azap içinde kalacak olanlarla beraber olacağını biliyoruz.” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Lût'un karısı müstesna; biz onun geri kalanlardan olmasını takdir ettik.”[260]
[260] Hz. Lût’un kıssası hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, X, 380-398.  
Besim Atalay
swap_vert close
Yalnız Lût'un karısı, yazdık onun, kalanlardan olmasını»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ama karısını değil. Zira eşinin (yaptıkları yüzünden) suçlularla beraber kalmasını gerekli gördük” dediler.
Hz. Lût’un karısının suçlularla beraber kalması tamamen yaptıkları yüzündendir. Tahrim 66/10. ayetinde “Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki sâlih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı” buyrularak Hz. Lût’un karısının suçlularla beraber neden kalması gerektiğini anlatmaktadır.   
Cemil Said
swap_vert close
58, 59, 60. Melekler: "Biz mücrim bir kavmi mahv itmek içün o kavim nezdine gönderildik. Lût ’âilesini kurtaracağız yalnız karısı arkada kalmağa mahkûmdur" didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
58,59,60. Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
59,60. Lût’un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lût’un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Fakat karısı hariç! Biz onun da geride kalanlardan olmasını takdir ettik.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«(Fakat Lût'un) karısı müstesna; biz onun geri kalanlardan olmasını takdir ettik.»
Edip Yüksel
swap_vert close
"Yalnız karısı hariç; onun geride kalanlardan olmasını kararlaştırdık," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yalnız Lût'un karısı müstesnâ, çünkü onun helak edilenlerle birlikte yok edilmesini takdir ettik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak karısını takdir ettik o muhakkak kalacaklardandır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Fakat (Lût’un ailesi içerisinden, îmân ehli olmayan) karısı hariç. Biz, onun geride kalanlardan, (helâk edilenlerden) olmasına hükmettik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onun hanımı hariç. Onun, mutlaka geride kalanlardan olmasını takdir ettik.¹
1- Kendi tercihleri nedeniyle. Lut'a karşı çıkanlarla birlikte olduğu için.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Karısı başka. Biz onun mutlakaa geride kalan kimselerden olması (lüzum) unu takdîr etdik»,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Ancak karısı hâriç; şübhesiz ki onun (isyankârlığı yüzünden) geride kalanlardan olmasını takdîr ettik.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ancak karısı hariç. Şüphesiz ki o, (onlar gibi suçlu olduğundan Allah’ın emri ile) geride kalanlardan olmasını takdir ettik.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ancak karısı hariç, biz onun boğulanlardan olmasını planladık (takdir ettik)” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak, karısını değil. Çünkü onun geride kalanlarla birlikte kalması gerekmektedir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
zevcesi başka. Onu kalanlar arasında Allah/ın fiili ile helak için takdir ettik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Karısı¹⁵ hariç. Biz onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.”¹⁶
15 Kur’an semantiği açısından “eşi” tabiri ile “karısı” tabiri anlam bakımından birbirinden farklıdır. Kur’an konusunda orijinal araştırmalarıyla tanınan Dücane Cündioğlu’nun bir çalışmasını önemine binaen buraya alıyorum: “Kur’an, a) ihanet, b) inanç farklılığı, c) dulluk, d) kısırlık gibi unsurların bulunduğu yerlerde ‘zevc” (eş) sözcüğünü kullanmaz. “Aziz’in eşi” demez; zira kadın kocasına ihanet etmiştir. “Firavun’un eşi”, “Lut’un eşi”, Nuh’un eşi” demez; zira bu kadınlar kocalarının dininden değildir. (Firavun’un karısı mü’mine, diğer ikisi kâfirdir). “İmrân’ın eşi” demez; zira Hz. Meryem’in annesi duldur. Kezâ “İbrahim’in eşi”, Zekeriya’nın eşi” demez; zira her iki kadın da kısırdır. (Hz. Zekeriya evlat sahibi olmakla müjdelenince, Kur’an hemen onun hakkında ‘zevc’ (eş) sözcüğünü kullanacaktır.”) (Bkz. Kur’an Çevirilerinin Dünyası, s. 108-109, Kitabevi Yay. İstanbul, 1999) 16 Takdir etmenin meleklere izafe edilmesinin sebebi onların Allah adına iş görmeleridir. Biz bu takdiri sana bildiriyoruz demektir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ama karısını şüphesiz geride kalacak olanlardan kıldık.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ancak Lût’un kâfir karısı hariç; çünkü biz, onun geride kalan ve helâk edilen inkârcılardan olmasına karar verdik.” Bu konuşmanın ardından melekler, şehri helâk etmek üzere Sodom’a geldiler:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Ancak Geride Kalacaklar’dan / Geberecekler’den olmasını takdir ettiğimiz karısı hariç!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ama Lût'un karısının da işini bitireceğiz. Çünkü o da pisliğin teki. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Yalnız karısı hariç. O cezalandırılacaklar arasında kalacak!" Dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hanımı hariç; onun geride (azaba uğrayanların içinde) kalmasını uygun görmüştük. [*]
Benzer mesajlar: A‘râf 7:83; Hicr 15:60; Neml 27:57; ‘Ankebût 29:32; Sâffât 37:135.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ama karısı (bunun) dışındadır. Çünkü: onun helâk edilenlerle birlikte (yok edilmesini), uygun gördük.
Muhammed Esed
swap_vert close
bir tek, [Allah’ın, hakkında:] ‘Biz geride kalanların arasında olmasını öngördük!’ [dediği, Lût’un] karısı bunun dışında”. ⁴²
42 Bkz. 7:83 ve ilgili 66. not; ayrıca 11:81 ve 66:10. “Allah’ın, hakkında ... dediği” yolundaki ilavemiz kaddernâ fiilinin üstü örtülü olarak işaret ettiği anlamdan ötürüdür; çünkü “karar verdik”, “öngördük” ya da “takdir ettik” anlamıyla bu fiil Kur’an’da kaçınılmaz olarak münhasıran Allah’a izafe edilen bir eylemi işaret eder. Notlarımızda tekrar tekrar belirttiğimiz gibi, Allah’ın bir günahkarın günah işlemesini ya da hakkın sesine sağır kalmasını “takdir etmesi” yahut “öngörmesi”, O’nun koyduğu tabii yasaların, psiko-sosyal ilkelerin ifadesi için başvurulan temsîlî bir üslubun, bir anlatım tarzının ürünüdür. Bu husus 2. surede 7. notta açıklanmıştır. “Allah’ın takdir etmesi” sözü, ayrıca, daha yaygın bir ifadeyle, Allah’ın, kullarının belirli koşullarda nasıl davranacağını mutlak manada önceden bilmesi anlamına da gelmektedir (Zemahşerî). Ayrıca bkz. 11:34 hk. 56. not; 14:4 hk. 4. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Onların içinden de Lut’un hanımı hariç, onun geride kalıp helak olmasını takdir ettik.” 15/59
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
onun karısı hariç! Biz (tercihine bakarak) bunu takdir ettik; çünkü o dökülenlerden biri olmayı seçti.”[²⁰⁶¹]
[2061] Allah’ın takdirinin kulun tercihi üzerine bina edildiği hakikatinin en açık örneklerinden biri.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Karısı ise kurtulanlardan olmayacak. Çünkü (işlediği suçtan ötürü) onun geride kalanlar arasında bulunması takdir olundu" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak onun (Lut’un) karısı hâriç, muhakkak onun gebermesini takdir ettik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Zevcesi başka, takdir ettik ki, muhakkak o, elbette (azapta) kalacaklardandır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
58, 59, 60. “Haberin olsun! ” dediler, “Biz, Lut'un ailesi dışında suçlu bir topluluğu cezalandırmak için gönderildik; onun karısı hariç tüm ailesini kurtaracağız. Zira eşinin suçlularla beraber kalmasını gerekli gördük. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ancak karısı hariç. Onun da (suçlularla beraber) kalanlardan olmasını uygun gördük.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Yalnız zevcesini, helâke mahkûm olanlardan oldığı cihetle, ihlâkini takdîr itdik" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ama karısını değil. Onun davranışlarını ölçtük, küller altında kalacaklardan olduğu ortaya çıktı.”
Şaban Piriş
swap_vert close
59,60. -Lût ailesini, geride kalanlardan olması kesinleşen karısı dışında- hepsini kurtaracağız.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Ancak karısını geride kalacaklar arasında bıraktık.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Lût'un karısı hariç. O günahkârlarla geriye kalacaktır. Öyle takdir ettik."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
58-60. eyittiler “bayıķ biz viribinildük bir ķavma yazuķlular illā lūŧ ķavumları bayıķ biz ķurtarıcıvaz anları dükelicükleri illā 'avratını taķdir eyledük bayıķ ol girü ķalıcılardandur.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Līkin ‘avratını taḳdīr itdük ki evvel helāk olanlardan ola.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ancaq (Lutun) zövcəsi istisna olmaqla! (Allahın əmri ilə) qət etdik ki, o, (küfr etdiyinə görə) əzaba uğrayanlardan (əzab içində qalanlardan) olacaqdır!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Except his wife, of whom We had decreed that she should be of those who stay behind.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Except his wife, who, We have ascertained, will be among those who will lag behind."(1987)
1987 See 11:81, and n. 1577.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّا
dışın-da
امْرَاَتَهُ
karısı
قَدَّرْنَٓاۙ
takdir ettik
اِنَّهَا
şüphe- siz o
لَمِنَ الْغَابِر۪ينَ۟
elbette geride kalanlardandır
"Yalnız (Lût'un) karısı müstesna, Biz onun geride (azaba uğrayacaklarla beraber) kalanlardan olmasını takdir ettik."
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اِمْرَاَت
İsim
م ر ا
Kadın, hanım, eş
قَدَّرَ
Fiil-II
ق د ر
Takdir etti, ölçtü biçti, tayin etti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
غَابِر۪ين
Etken fiil
غ ب ر
Geride kalanlar