close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 52. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İż deḣalû ‘aleyhi fekâlû selâmen kâle innâ minkum vecilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani, huzuruna girmişler de esenlik sana demişlerdi; o da, biz gerçekten de sizden korkuyoruz demişti.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Onun) Yanına girdiklerinde "Selam" demişlerdi. O da: "Biz sizin (garip halinizden çekinip) ürküntü duymaktayız" demişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hani onlar, İbrahim'in yanına geldiklerinde ona: “Sana selâm olsun!” demişler. O da onlara: “Biz, sizden gerçekten korkuyoruz!” diye cevap vermişti.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Misafirler, İbrâhim'le karşılaştıkları zaman: “Selâm sana, selâmette ol, sen selâmete erenlerdensin” dediler. İbrâhim: “Biz sizden korkuyoruz.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar yanına girdiklerinde: "Selam" demişlerdi. O da: "Biz sizden korkuyoruz" demişti.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yanına girdiklerinde 'Selam' demişlerdi. O da: 'Biz sizden korkuyoruz' demişti.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hani melekler, İbrahîm'in yanına varıp “selam” demişlerdi (İbrahîm misafir melekler için hazırladığı yemeği, misafirlerin yemediğini görünce) dedi ki: “- Biz, sizden cidden korkuyoruz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onun yanına girdiklerinde selam verdiler. İbrahim: “Biz, sizden korkuyoruz” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onun yanına girdikleri zaman, “Selâm” dediler. İbrâhim, “Biz sizden çekiniyoruz” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Hani onlar girip: «Selâm !» dediler; İbrahim de: «Ben sizlerden korkuyorum!» demişti
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hani, onun yanına geldiklerinde: “Sana selam olsun!” dediler de o da onlara: “Biz sizden korkuyoruz!” diye cevap verdi.
Cemil Said
swap_vert close
51, 52. Ânlara İbrâhîm’in misafirlerinin hikâyesini anlat: Ânlar İbrâhîm’in yanına girüb selâm virdikleri vakit "Bizi korkutdınız" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
52,53. İbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani misafirler İbrahim’in yanına girmiş ve “Selâm” demişlerdi. O da, “Gerçekten biz sizden korkuyoruz” demişti.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onun yanına girip selâm vermişler, o da, “Doğrusu biz sizden korkuyoruz” demişti.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onun yanına girdikleri zaman, «selam» dediler. (İbrahim:) Biz sizden çekiniyoruz, dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onun yanına varıp, "Selam!," demişlerdi. O da, "Biz sizden korkuyoruz," demişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hani melekler, İbrahim'in yanına girdikleri zaman, "selam" demişler, İbrahim de onlara: "Biz sizden korkuyoruz" demişti.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O vakıt ki yanına girdiler de, selâm dediler, biz dedi: sizden cidden korkuyoruz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar (İbrâhîm’in) yanına girdiklerinde, “Selâm” demişlerdi. O da, (gelen misafirlerin melek olduğunu bilmediği için hemen onlara yemek hazırlamıştı. İbrâhîm, gelen misafirlerin kendilerine ikram edilenleri yemediklerini görünce,) “Gerçekten biz sizden (hâlinizden,) endişeye kapılıyoruz” demişti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İbrahim'in yanına girdiklerinde, “Selam.” dediler. İbrahim: “Doğrusu, sizden korkuyoruz.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hani bunlar onun karşısına girib «Selâm» demişlerdi. O da: «Biz, demişdi, sizden endîşe edicileriz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hani onun yanına girmişler de, “Selâm (senin üzerine olsun!)” demişlerdi. (O da onlara yemek ikrâm etmesine rağmen, yemediklerini görünce): “Doğrusu biz, sizden endişe eden kimseleriz!” demişti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hani bir zaman (beşer suretinde) onun yanına girmişler de, ’Selâm (senin üzerine olsun!)’ demişlerdi. (O da onlara yemek ikram etmesine rağmen, yemediklerini görünce): ’Doğrusu biz, sizden endişe ediyoruz!’ demişti.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Misafirler İbrahim’in yanına girdiklerinde ona “Selam” dediler. İbrahim “Biz sizin durumunuzdan dolayı heyecanlandık, ürperdik” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün bu konuklar İbrahim’in yanına varmışlardı: "esenlik size" demişlerdi. İbrahim ise: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani onlar İbrahim/in yanma girip selâm vermişlerdi. İbrahim ise "- Biz sizden telâş ediyoruz" demişti.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani onun yanına girdiklerinde, “Selâm!” demişlerdi. O da “Muhakkak biz sizden tedirginiz” demişti.¹³
13 Krş. Hûd, 11/69-70  
Kadri Çelik
swap_vert close
Yanına girdiklerinde, “Selam” demişlerdi. O da, “Biz sizden korkmaktayız” demişti.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani insan sûretindeki bu melekler onun yanına geldiklerinde, “Selâm sana ey İbrahim!” demişlerdi. İbrahim, ikram ettiği yemeği geri çevirdiklerini görünce, “Doğrusu, şu tavrınızla bizi korkutuyorsunuz!” diye karşılık vermişti.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onun üzerine girdiklerinde “selâm!” dediler. “Biz, sizden endişe etmekteyiz” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Misafirler İbrahim’in evine baskın yapar gibi girdiler: " selâm " İbrahim: " bizi korkuttunuz. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani konukları İbrahim’in yanına gelip "Selam!" demişlerdi. İbrahim konuklarına; "Biz sizden korkuyoruz!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani onun yanına girdikleri zaman “Selam!” demişler, (İbrahim de onlara:) “Şüphesiz ki biz sizden korkuyoruz.” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
(O misafir melekler İbrahim’in) yanına girince: “Allah’ın selâmı üzerine olsun.” ¹dediler. O da: “Biz, sizden gerçekten korkuyoruz.” dedi.
1 Buradaki (سَلاَماً), fiili mahzuf, mutlak mef’ul olduğu için bu şekilde, tercüme edilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Hani, o’nun yanına geldiklerinde o’na: “Sana selâm olsun!” demişler; o da onlara: “Biz sizden korkuyoruz!” diye cevap vermişti. ³⁸
38 Hz. İbrahim ile karısı Sâre’nin korkularının sebebi konusunda bkz. 11:70.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hani onun yanına girdikleri zaman: “Selam” demişlerdi. O da; “Doğrusu biz, sizden korkuyoruz” demişti. 11/69-70, 51/25
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hani, onun huzuruna girmişler ve “Selam!”[²⁰⁵⁹] demişlerdi. (İbrahim) ise “Doğrusu biz sizden çekiniyoruz” diye mukabele etmişti.
[2059] Selam, selam veren kimsenin muhatabına verdiği bir barış ve güvenlik garantisidir. Burada, özel konukların verdikleri selam, “size zarar vermek üzere gelmedik” vurgusunu taşır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bir vakit melekler, İbrahim'in yanma girdiler ve "Selam" dediler. O da: Biz sizden (sizin ansızın gelmenizden) endişe ediyoruz" dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Hani misafirler İbrahim’in yanına girip: "Selâm" demişler. O da, "Gerçekten biz sizden ürperdik" demiş.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O vakit ki, O'nun huzuruna girmişler de selâm vermişlerdi. O da, «Biz sizden hakikaten korkuyoruz,» demişti.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onun yanına girdiklerinde “Selam! ” dediler. İbrâhim: “Biz sizden korkuyoruz. ” dedi.
Misafirlere ikram ettiği yiyecekleri yemediklerini görünce böyle dedi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onun yanına girmişler: "Selam" demişlerdi. O da: "Biz sizden korkuyoruz." dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar (misâfirler) İbrâhîm'in yanına girdiklerinde "Selâm" didiler. İbrâhîm de "Biz sizden korkuyoruz" didi. [¹]
[1] İbrâhîm 'aleyhisselâmın 'âdeti vechile getirdiği ta'âmdan yimedikleri cihetle Cenâb-ı Halîlullah: "Biz sizden korkuyoruz" didi. Çünki yemek yimeyen misâfirin sû-i maksadı oldığına hükm idilirdi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir gün İbrahim’in yanına girmişler ve “Selâm(esenlik ve güvenlik dileriz)” demişlerdi. İbrahim: “Biz sizden kuşku duyuyoruz” dedi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onun yanına girdikleri zaman: “Selam! “ demişlerdi. O da: “Biz, sizden endişe ediyoruz” demişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yanına girdiklerinde “Selâm olsun” dediler. İbrahim “Biz sizden korkuyoruz” dedi.(6)
(6) Hz. İbrahim’in onlara ikram ettiği yemeğe onlar ellerini uzatmamışlardı. 11:70’e bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hani onun yanına girmişlerdi de "Selam!" demişlerdi. O da "Biz sizden korkuyoruz." diye konuşmuştu.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol vaķt kim girdiler anuñ üzere eyittiler “selām olsun!” eyitti “bayıķ biz sizden ķorķıcılaruz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳt ki girdiler İbrāhīm ḳatına, pes selām virdiler. İbrāhīm eyitdi: Bizsizden ḳorḳduḳ, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O zaman ki, onlar onun hüzuruna daxil olub: “Salam!” – dedilər. (İbrahim də qonaqların yeməyə əl uzatmadıqlarını görüb: ) “Biz, həqiqətən, sizdən qorxuruq!” – dedi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(How) when they came in unto him, and said: Peace. He said: Lo! we are afraid of you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When they entered his presence and said, "Peace!" He said, "We feel afraid of you!"(1981)
1981 For a full understanding of this reference to the angels who were Abraham's guests and came to announce the birth of a son to him in his old age, read 11:69- 73 and notes. The appearance of two strangers of uncommon appearance, who refused to partake of the host's sumptuous hospitality, made Abraham at first suspicious and afraid.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذْ
hani
دَخَلُوا
girmişlerdi
عَلَيْهِ
onun yanına
فَقَالُوا
ve demiş- lerdi
سَلَاماًۜ
selam
قَالَ
de- mişti
اِنَّا
gerçek-ten biz
مِنْكُمْ
sizden
وَجِلُونَ
çekinenleriz
Hani onun yanına girdikleri zaman, "selam (senin üzerine olsun)" demişlerdi. (O da onlara hemen kızartılmış bir buzağı getirip ikram etti; ama onların yemediklerini görünce) "Gerçekten biz sizden çekiniyoruz" dedi.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
سَلَام
İsim
س ل م
Selâm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Selamet veren ve insanları selamet yurdu olan cennete davet eden demektir), selam, selâmet
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
وَجِلُون
İsim
و ج ل
Çekinenler