close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 42. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne ‘ibâdî leyse leke ‘aleyhim sultânun illâ meni-ttebe’ake mine-lġâvîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki kullarıma hiçbir suretle gücün yetmez, ancak sana uyan azgınlara yeter senin gücün.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey şeytan!) "Şüphesiz kışkırtılıp-saptırılmışlardan sana uyanlar dışında, senin Benim (sadık) kullarım üzerinde zorlayıcı hiçbir gücün (fitne ve imtihan aracı olman dışında bir hükmün) yoktur."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Aslında zaten, yoldan çıkmış olup da kendi istekleriyle senin peşine takılan azgınların dışında, benim kullarıma hiçbir surette senin gücün yetmez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Sana uyan hain düşünceler taşıyan azgınlardan başka, benim ilâhlığımı tanıyan, candan müslüman olarak bana bağlanan, saygılı kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun, hiçbir yetkin, hiçbir gücün yoktur.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Benim kullarımın üzerinde senin hiçbir gücün olamaz. Ancak azgınlardan sana uyanlar müstesna.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Şüphesiz, kışkırtılıp-saptırılmışlardan sana uyanlar dışında, senin benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiç bir gücün yoktur.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Azgın olanlardan sana uyan müstesna, kullarımın üzerinde asla senin hiç bir hükmün yoktur.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Çünkü sana tabi olan aldananlardan başka, kullarıma karşı senin hiçbir tesirin olamaz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Şüphesiz, senin, kullarım üzerinde bir hakimiyetin yoktur. Ancak, azgınlardan sana uyanlar müstesna.”[257]
[257] Sultân kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, X, 354-357.  
Besim Atalay
swap_vert close
Kullarımdan ayartılıp, sana uyan kimselerden başkasına, senin gücün yetemez
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Bilesin ki) sana uyan azgınlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olmayacaktır.”
Cemil Said
swap_vert close
41, 42. Allâh "İhlâs doğrı yoldur. Senin benüm hâlis ’ibâdım üzerinde hiç bir hükmün yokdur. Meğer ki sana ittibâ’ itsünler ve dalâlete sapsunlar" buyurdı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
41,42. 'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
41,42. Allah, “İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şüphesiz, sapmışlardan sana uyacak isyankârlar dışında kullarım üzerinde senin hâkimiyetin olmayacaktır.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Şüphesiz kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin yoktur. Ancak azgınlardan sana uyanlar müstesna.»
Edip Yüksel
swap_vert close
"Elbette, sadece bana kulluk edenlere karşı bir gücün yoktur. Ancak sana uyan sapıklara gücün yeter."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Sana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hakıkat o kullarım, senin onlar üzerine bir sultan yoktur, ancak azgınlardan sana uyanlar başka
Emrah Demiryent
swap_vert close
Benim kullarımın üzerinde, senin hiçbir hâkimiyetin yoktur. Ancak azgınlardan sana uyanlar müstesnâ.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sana uyan azgınlar hariç, kullarım üzerinde hiçbir yaptırım gücün yoktur.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Benim kullarımın üzerinde senin hiç bir tahakküm (ün) yokdur. Meğer ki azıb sapanlardan sana tâbi' olanlar olsun».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Gerçekten kullarımın (hiçbiri) üzerinde senin bir hâkimiyetin yoktur; ancak azgınlardan sana uyanlar müstesnâ.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
41 - 42. (Allah) buyurdu ki: “İşte bu (ihlas, samimiyet ve teslimiyet) bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Şüphesiz kullarım üzerinde senin bir hâkimiyetin (gücün) yoktur. Ancak azgın (kendi iradesiyle doğru yoldan sapmış) olanlardan sana uyanlar müstesna!’’
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ancak, bana karşı gelip, isyan ederek sana tabi olanlar haricinde, benim kullarım üzerinde senin hiçbir etkin (yaptırım gücün) yok”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Benim kullarım üzerinde senin hiç bir baskın olamaz. Meğer ki azıp da sana uyanlar ola."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Benim kullarımın üzerinde senin tasallûtun olamaz. Meğer ki azgınlardan sana tâbi olanlar bulunsun".
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Allah) buyurdu ki: “Muhakkak ki, azgınlardan [ğâvîn] sana tabi olanlar hariç, Benim kullarım üzerinde senin hiçbir gücün/hâkimiyetin [sultân] yoktur.”¹²
12 Krş. Nahl, 16/99, İsrâ, 17/65  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Şüphesiz kışkırtılıp saptırılmışlardan sana uyanlar dışında, senin benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiç bir gücün yoktur.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Gerçek şu ki, kendi özgür irâdeleriyle senin peşine takılan azgınların dışında, benim kullarım üzerinde senin hiçbir zorlayıcı gücün olmayacaktır.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Benim kullarım üzerinde, senin bir sültanın / etkileme gücün yoktur; ancak Azgınlar’dan sana uymuş kimseler hariç!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Senin, benim kullarıma baskı yapma yetkin yok ama, yine de sana gönlünü kaptıran sapkınlar olacaktır. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Bana inananlara, yasalarıma uyanlara senin tesir etme gücün yoktur. Ancak sen sana uyan azgınları azdırabilirsin!" dedik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki azgınlardan sana uyanlar hariç, [*] kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur.” [*]
Ayette İblis’e uyanlara onun etki edebileceği belirtilmektedir Benzer mesajlar: A‘râf 7:12-18; Nahl 16:99; İsrâ 17:61-63, 65; Sebe’ 34:21; Sâd 38:75-82.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“...(zâten) kesinlikle azgınlardan sana uyanlar dışında senin, Benim has kullarım üzerinde hiç bir hâkimiyetin yoktur...” ¹
1 Allah’ın has kullarının bazen şeytana uymaları şeytanın hâkimiyetinden değil, kendi istekleriyle ona uymalarındandır. Âdem’in şeytana uyması gibi…  
Muhammed Esed
swap_vert close
“aslında, [zaten] yoldan çıkmış olup da [kendi iradeleriyle] senin peşine takılanların dışında, Benim kullarım üzerinde senin bir nüfûzun olmayacaktır. ³²
32 Lafzen, “iğvâ’ya kapılıp da senin peşine düşenler hariç”. (Karş. 14:22’de işaret edilen bu ayete göre, Şeytan eski takipçilerine Ceza Günü’nde şöyle hitab edecek: “Sizin üzerinizde gerçekte bir nüfûzum yoktu: sizi sadece çağırıyordum; siz de bana icabet ediyordunuz”.) Yukarıdaki pasajla 7:11-18. ayetler arasındaki başlıca farklılık bu cümleden ibarettir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zira senin dini bana has kılan kullarım üzerinde hiçbir yaptırım gücün yoktur, sen ancak sana uyan azgınlara söz geçirebilirsin. 15/40, 17/65, 38/83
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şu bir gerçek ki, has kullarım üzerinde senin hiçbir yaptırım gücün olmayacaktır; ne var ki bâtıl inançlı cahil ve bilinçsizlerden sana uyanlar müstesna!”[²⁰⁵⁵]
[2055] el-Ğâvîn, “Bilgisizlikten ya da bilinçsizlikten dolayı bâtıl inanç sahibi olmak” ya da “inancında boşluk bulunmak” anlamına gelen el-ğayyu kökünden türetilmiştir (Râğıb). Şeytan ve görünmeyen kötü güçlerin insan üzerinde gücü olduğu vehmini kökten reddeden bu âyette ğâvîn, 40. âyette dile getirilen muhlasînin tam karşı kutbunda yer alır. Aynı kelime Şu’ara sûresinin 90-91. âyetinde muttakînin zıddı olarak kullanılır. Bu bağlamda “sorumsuz” anlamı kazanır. Aslında kendiliğinden insan üzerinde hiçbir güç ve etkinliği olmayan şeytana, kendi aleyhine kullanması için güç aktaran bir kimlik dile getirilmektedir. Bu bağlamda ğavîn, muhlâsînin tam zıddına, kendi iradesinden cin şeytanları gibi görünmez varlıklara ya da kendi hayalinde ürettiği mevhum varlıklara irade transfer eden ve bu şekilde kendi elleriyle zayıflattığı iradesindeki boşluğu cin şeytanlarının ya da hayalinin ürettiği mevhum varlıkların doldurmasına fırsat verenleri tanımlamaktadır. Onlar transfer ettikleri güçle, kendi kendilerini vuran aymazlardır. Sonunda, sapmalarının faturasını şeytana ya da mevhum varlıklara çıkarmak isteyecekler, fakat bu mazeretleri bizzat suçladıkları şeytan tarafından reddedilecektir (14:22).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kuşkusuz (has) kullarımın üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur, sen ancak sana tabi olan sapıkları azdırabilirsin" buyurdu.
Osman Fırat
swap_vert close
Benim (Muhsin) kullarıma karşı senin bir gücün yoktur. Ancak sana uyan azgınları azdırabilirsin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, benim kullarımın üzerinde senin için bir saltanat yoktur, ancak az- gınlardan sana ittiba etmiş olanlar müstesna.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Şüphesiz Benim o seçkin kullarım üzerinde senin hiçbir nüfûzun yoktur, ancak senin peşine takılmış şaşkın azgınlar başka! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Benim halis kullarıma karşı senin bir gücün yoktur. Ancak sana uyan azgınlar(ı azdırabilirsin).
Bu konuşmaları, kelime kelime, düz mânâsıyle almak doğru değildir; hiçbir yaratığın, Allah'a karşı öyle dik kafalılıkla yanıt vermeğe gücü yetmez. Ancak bu konuşma, şeytân'ın içindeki gizli karakteri ifâde etmektedir; onun düşüncelerinin ifâdesidir. Nitekim başka bir âyette de bunun örneğini görmekteyiz. Yüce Allah, göğü ve yeri yarattıktan sonra: "Duman halinde olan göğe yönel (ip onu yarat)dı, ona ve yere 'İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin' dedi. Onlar da 'İsteyerek geldik' dediler." (Fussilet: 11). Burada yerin ve göğün konuşmasını harf ve sesten oluşan bir konuşma sanmak hatâdır. Bu konuşma, onların hal diliyle, verilen emre hemen itâat ettiklerini anlatmaktadır.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kullarım üzerine senin kudretin ve tasallutun yokdur. Ancak sana aldanub tâbi' olanlara tasallut idersin" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kullarımın üzerinde senin bir üstünlüğün (gücün, yetkin)[*] yoktur. Yanlışa saplanıp sana uyanlar başka.”
[*] Bkz. İbrahim 14/22  
Şaban Piriş
swap_vert close
Senin, kullarım üzerinde hiçbir hakimiyetin yoktur, sana uyan azgınlar dışında.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sana uyan azgınların dışında, Benim kullarıma senin gücün yetmez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Benim kullarım aleyhine senin elinde hiçbir güç/kanıt olmayacak. Azgınların seni izleyenleri müstesna."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“bayıķ ķullarum olmadı saña anlaruñ üzere güç yitmek illā ol kim uydı saña azġunlardan.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Benüm ḳullarum üstine senüñ gücüñ yitişmez azdurmaġa, illā saña uyan‐lara, azmış kişilerden gücüñ yiter.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sənə uyan azğınlar istisna olmaqla, bəndələrim üzərində (onları yoldan çıxarıb günaha vadar etməyə) sənin heç bir hökmün olmaz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! as for My slaves, thou hast no power over any of them save such of the froward as follow thee,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"For over My servants no authority shalt thou have, except such as put themselves in the wrong and follow thee."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
muhak-kak
عِبَاد۪ي
kullarım
لَيْسَ
yoktur
لَكَ
senin için
عَلَيْهِمْ
onlar üzerinde
سُلْطَانٌ
bir hakimiyet
اِلَّا
an- cak
مَنِ
o kim- se ki
اتَّبَعَكَ
sana uydu
مِنَ الْغَاو۪ينَ
azgınlardan
"Muhakkak ki Benim kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur, ancak azgınlardan sana uyanlar müstesna."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
لَكَ
Zamir
لَكَ
Sana, senin
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
سُلْطَان
İsim
س ل ط
Delil, yetki, güç, hakimiyet, kuvvet, hüccet, sultan, saltanat
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
غَاوٍ
Etken fiil
غ و ي
Azgın