close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 22. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veerselnâ-rriyâha levâkiha feenzelnâ mine-ssemâ-i mâen feeskaynâkumûhu vemâ entum lehu biḣâzinîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yüklü rüzgarlar gönderdik de gökten yağmur yağdırdık, suya kandırdık sizi ve onu koruyup saklayan siz değilsiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve (meyve oluşması için ağaçlardaki dişi ve erkek çiçek tozlarını) aşılayıcılar olarak rüzgârları gönderdik, böylece gökten su indirdik de sizleri sulayıverdik. Oysa siz (tatlı su kaynaklarının yer altındaki tutucuları ve) onun hazine koruyucuları da değilsiniz. (Suları ve yağmurları hem yağdırmaya hem de dağlarda ve yer altı katmanlarında depolamaya güç yetiremezsiniz.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Aşılayıcı, bereket verici rüzgarları gönderiyor ve ayrıca susuzluğunuzu gidermek için gökten su indiriyoruz; yoksa onun kaynağını elinde tutan siz değilsiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz rüzgarları tozlaşma yapması için aşılayıcı ve bulutları yoğunlaştırıcı olarak görevlendirdik. Gökten su indirerek depoladık. Bu su ile sizin su ihtiyacınızı karşıladık. Siz, yeterli suyu depolayamıyorsunuz.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 16/10; 39/21; 56/68-74; 67/30.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik. Böylece gökten su indirerek onunla sizi suladık. Onun depolayıcıları siz değilsiniz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve aşılayıcılar olarak rüzgarları gönderdik, böylece gökten su indirdik de sizleri suladık. Oysa siz onun hazine-koruyucuları değilsiniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz (bitki ve bulutlar için) aşılayıcı rüzgârlar gönderdik de gökten bir su indirip sizi onunla suvardık. O suyu hazinelerde tutan da siz değilsiniz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Rüzgârları da aşılayıcılar olarak salıverdik de, onunla gökten bir su indirdik. Ve onu size içirdik. Onun stokcusu siz değilsiniz.(*)
(*) Suyun yer küresi ve atmosferde muhafaza edilmesi, devridaim sayesinde bayatlamaktan, kirlenmekten korunması, ölçülü ve ihtiyaca göre indirilmesi, büyük ilahî bir nimettir. İnsanın, dünya büyüklüğünde böyle bir işi üstlenmesi mümkün değildir.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz, rüzgârları dölleyici olarak gönderdik ve böylece gökten su indirdik de sizi onunla suladık. Yoksa, siz o suyu depolayamazdınız.[254]
[254] Rüzgarların aşılayıcılığı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, X, 323-325.  
Besim Atalay
swap_vert close
Göndererek can verici yelleri, gökten yağmur indirdik, sizi onunla suvardık; onun toplayıcısı değilsiniz siz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz (bitki ve bulutlar için) rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik, gökten su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.
“Rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik” ifadesi, rüzgârın bitkiler üzerinde hem tozlaşmada büyük rol oynadığını hem de onların erkek tohumlarını dişi tohumlarının üzerine kondurmak suretiyle aşılanmasında büyük etken olduğunu ortaya koymaktadır. Ayetin son cümlesinde kaynak sularını oluşturan ilahi kanuna işaret ediliyor. Yağmurla inen suyun yüzeye yakın havuzlarda depolandığı, asitli ve zararlı maddelerden arıtılarak canlıların istifadesine sunulduğu anlatılıyor.   
Cemil Said
swap_vert close
İlkâh idici rüzgârları gönderiyoruz. Sulamak içün de su indiriyoruz. Siz o suları iddihâr itmiyorsunuz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik; yukarıdan su indirdik de sizi onunla suladık. Yoksa siz onu toplayamazdınız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.[297]
Bu âyet-i kerimede, rüzgârların hem bitkilerin tozlaşmasındaki oynadığı role hem de bulutları sürükleyerek meydana getirdiği aşılamaya işaret edilmektedir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz, rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik, gökten su indirip onunla sizin su ihtiyacınızı karşıladık. Onu depolayan siz değildiniz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz, rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirdik de onunla su ihtiyacınızı karşıladık. (Biz bunları yapmasaydık) siz onu (yeterli) suyu depolayamazdınız.  
 Âyette rüzgârın bir aşılayıcı olarak gönderildiği ifade edilmektedir ki, bugün ilim, yağmurun yağmasında rüzgârın büyük rol oynadığını; aynı zamanda bitkiler üzerinden eserken, onların erkek tohumlarını dişi tohumlarının üzerine kondurmak suretiyle onları aşıladığını isbat etmektedir. Bu âyette ayrıca, gökten inen suların yer katmanlarında stok edildiği ve buralardan insanlığın ihtiyacı karşılandığı ifade edilmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Rüzgarı aşılayıcı olarak gönderdik; gökten bir su indirip sizi onunla suladık. Oysa siz onu depo edemezdiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirip sizi onunla suladık. O suyu hazinelerde tutan da siz değilsiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de aşılayıcı rüzgârlar gönderdik de Semâdan bir kadrile bir su indirip sizi onunla suvardık, onu hazînelerde tutan siz değilsiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz, (yağmur yüklü bulutlar oluşturmak üzere) rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten (bulutlar vasıtasıyla) bir su indirdik de onunla su ihtiyacınızı karşıladık. Onu (yağmur suyunu) toplayıp (bulutlarda) depolayan siz değilsiniz. (O suyu kudretimizle, bulutlarda depolayıp, dilediğimiz yere dilediğimiz miktarda yağdıran biziz.)
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz, rüzgarları aşılayıcı¹ olarak gönderdik de böylece gökten su indirdik ve sizi onunla suya kavuşturduk. Onun hazinelerini² oluşturan siz değilsiniz.
1- Bulutları. 2- Yer üstü ve yer altı su kaynaklarını.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz aşılayıcı rüzgârlar gönderdik. Gökden de su indirib onunla sizleri sıvardık. Bunların hazinedarları da siz değilsiniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Rüzgârları ise aşılayıcılar olarak gönderdik de gökten bir su indirip böylece onunla sizi suladık.(3) Hem onu (o suları), mahzenler(in)de tutanlar siz değilsiniz.
(3)“Rüzgârlara bak ki: Sâir hakîmâne (hikmetli), kerîmâne (ikrâm edici) fâidelerinin ve vazîfelerinin şehâdetiyle gāyet mühim ve kesretli (pek çok) vazîfelere koşuyorlar. Demek o dalgalanmak bir Sâni‘-i Hakîm(herşeyi san‘at ve hikmetle yaratan Allah) tarafından bir tavziftir (vazîfelendirmektir), bir tasriftir, bir kullanmaktır. Dalgalanmaları ise, emr-i Rabbânînin çabuk yerine getirilmesine sür‘atle çalışmaktır. (...) Şimdi bulutlara bak! Yağmurun şıpıltıları, ma‘nâsız bir ses olmadığına ve şimşek ile gök gürlemesi, boş bir gürültü olmadığına kat‘î delil ise, hâlî bir boşlukta o acâibi îcâd etmek ve onlardan âb-ı hayat (hayat suyu)hükmündeki damlaları sağmak ve zemin yüzündeki muhtaç ve müştak zîhayatlara (canlılara) emzirmek, gösteriyor ki: O şırıltı, o gürültü gāyet ma‘nîdar ve hikmetdardır ki, bir Rabb-i Kerîm’in emriyle, müştaklara o yağmur bağırıyor ki, ‘Sizlere müjde, geliyoruz!’ ma‘nâsını ifâde ederler.” (Mektûbât, 33. Mektûb, 326-327)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Biz (bitkiler ve bulutlar için) rüzgârları aşılayıcı (ve aynı zamanda su buharı olan bulutları yoğunlaştırıcı) olarak gönderdik, ardından da gökten (bulutlardan) su indirerek sizi onunla suladık. Oysa o suyu (deniz, nehir ve göller hâlinde yerde) depolayan da siz değilsiniz.*
(*) Rüzgârlar bitkilerin üremesinde, bitki tozlarını taşıyarak rol oynamaktadır. Aynı zamanda rüzgârlar, yağmur yağabilmesi için yağmur bulutlarını da aşılamaktadır. Rüzgârın Faydaları Nelerdir? Rüzgâr dünyanın var olmasını sağlayan en önemli olaydan biridir. Rüzgâr ağaç ve bitki çiçeklerinde bulunan sporları (yani Bitkilerde büyüme ve üremeyi sağlayan hücreleri) taşıyarak diğer çiçeklerin döllenmesi yani üreyebilmesi için tohum üretebilmelerini sağlar. Ayrıca üretilen tohumların etrafa saçılarak ağaç ve bitki örtüsünün yayılmasını sağlar. İşte bitkilerin polen yapıları (çiçek tozları) içindeki erkek ve dişi hücrelerin; rüzgârlarla veya böceklerin taşımasıyla döllenip meyveye durduklarını, Kur’an-ı Kerim modern bilimin keşfinden 1200 sene önce haber vermektedir. Rüzgâr aşınmaya neden olarak toprak oluşumuna neden olur. Şehir üzerinde yoğunlaşan kirli havayı uzaklaştırır, orman üzerlerindeki temiz havayı dünyaya yayar. Deniz ve göllerde dalgalanmaya sebep olarak deniz canlılarının yaşaması için gerekli olan oksijeni suya karıştırır. Rüzgârlar bitki tozlarını bir yerden başka bir yere taşıyarak bitkilerin üremesinde önemli rol oynarlar. Buna ek olarak rüzgârlar, yağmur yağabilmesi için yağmur bulutlarını da aşılamaktadırlar. Böylece rüzgârlar aşılayıcı fonksiyonlarıyla Dünya’daki yaşam için olmazsa olmazlar listesindedir. Diğer olmazsa olmazlar gibi rüzgârların da olmaması, bizim de, Dünya’daki tüm canlılığın da olamaması anlamına gelmektedir. RÜZGARLARIN HARİKA SİSTEMİ. Yaşamımız için gerekli olan rüzgârlara Kur’an’da dikkat çekilmiş ve rüzgârların aşılayıcı özelliği vurgulanmıştır. Bulutların oluşması, rüzgârların havada serbest şekilde bulunan su buharını, taşıdıkları parçacıklarla aşılamaları ile olmaktadır. Rüzgârlar bu görevlerini yerine getirmeseydi, yağmur yağdıran bulutlar oluşmayacaktı. Dolayısıyla yağmur, yağmur olmayınca ise yaşam mümkün olmayacaktı. Rüzgârın görevi burada da bitmez. Atmosferde tonlarca ağırlığa sahip bulutların sürüklenmesi, hava ile sürtünen bulutlarda negatif ve pozitif elektrik yükleriyle aşılamanın olması da rüzgârlar sayesindedir. Rüzgârlar olmasaydı bulutlar oluşmazdı; fakat oluştuklarını kabul etsek bile, rüzgâr bulutları yer değiştirmedikleri için bulutlar buharlaştıkları okyanusların, denizlerin üstüne yağacaklar ve yeryüzündeki bitkilerin, hayvanların, dolayısıyla insanın var olması mümkün olmayacaktı. Rüzgârlar bulutların oluşumundan, yağmurların boşalmasından, yağmurun karalara yağmasına kadar birçok ayrı fonksiyonu yerine getirmektedir. Rüzgârların bu fonksiyonlarının her biri yaşamın devamı için kesinlikle gereklidir. Yaratıcımız her şeyi olduğu gibi bunu da mükemmel bir şekilde planlamıştır (Aşılayıcı Rüzgârlar ve Kuran)-www.canertaslaman.com. www.emredorman.com). Özetle, Rüzgârın gerek bitki tozlaşmasındaki, gerekse bulutların teşekkülünde yoğunlaşma çekirdekleri olarak rol alacak toz zerrelerinin, yukarı atmosfer tabakalarına taşınmasındaki görevine işaret vardır...İşte 1400 sene önce Hz. Muhammed’in böyle bir bilgiye sahip olması mümkün değildir. Ama Kur’an bu bilimsel olaya vurgu yapmıştır, demek ki Kur’an’ı Kerim 1400 sene önce yaşamış olan bir beşer sözü olamaz. Rüzgârın aşılayıcı özelliğiyle ilgili tefsirlere de bkz: يقال: لقحت الناقة والشجرة فهي لاقحة إذا حملت، والرياح تلقح الشجر والسحاب، (تفسير ابن عطية أي إن من قدرة الله سبحانه، ومن حكمته، أن أرسل هذه الرياح، فجعلها لواقح يكون من نتائجها هذا المطر الذي ينزل من الماء.. فالريح هى التي تحمل بخار الماء، فتنقله إلى أجواء باردة فى آفاق السماء، حيث يصير سحابا ثم تدفع هذا السحاب، فيصطدم بعضه ببعض، ويتولد من هذا الصدام (التفسير القرآني للقرآن ) الثاني: لواقح للشجر حتى يثمر ، قاله ابن عباس . وقال أبو عبيدة: لواقح بمعنى ملاقح. وقال عبيد بن عمير: يرسل الله تعالى المبشرة فتقم الأرض قما، ثم يرسل المثيرة فتثير السحاب ، ثم يرسل المؤلفة فتؤلفه، ثم يرسل اللواقح فتلقح الشجرالخ. (تفسير الماوردي) وقد كان معنى آخر لكملة لواقح فقالوا: إن الرياح تحمل اللقاح من شجرةٍ الى شجرة، ومن نبته الى أختها، وهذا ايضا لم يكن معروفا في الازمان السابقة، فيكون هذا ايضا من معجزات القرآن الكريم.( تيسير التفسير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bitkilere aşılayıcı rüzgârları gönderip, gökten su indirerek sizi ve onları biz sularız. Bu kaynakların koruyucusu da siz değilsiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz aşılayıcı yeller gönderdik. Gökten indirdiğimiz su ile de sizi suvardık. Bu suyu toplamak sizin elinizde değildir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz, rüzgârları bulutlarla yüklü gönderdik, gökten su indirdik de sizi suladık. Siz onu toplayamazsınız [³].
[3] Yağmurlar elinizde değildir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Rüzgârları da aşılayıcı/dölleyici olarak gönderdik. Gökten su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp (yer altında) depolayan [hâzinîn] da siz değilsiniz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Aşılayıcılar olarak rüzgârları gönderdik. Böylece gökten su indirdik de sizleri suladık. Oysa onu haznelerde (yeryüzünün derinliklerinde) koruyanlar siz değilsiniz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerek çiçek tozlarını taşıyıp bitkilerdeki erkek ve dişi unsurlar arasında döllenmeyi sağlamak, gerekse su buharlarını sürükleyerek yağmur yüklü bulutlar oluşturmak üzere, rüzgârları aşılayıcı olarak gönderiyoruz; böylece gökten sağanak sağanak su indiriyor ve bu sayede sizin su ihtiyacınızı karşılıyoruz. Yoksa siz onu böyle dağlarda, pınarlarda, bulutlarda, yeraltında depolayamazdınız.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yüklü Rüzgârlar’ı da gönderdik. Gök’ten su indirdik; onunla sizi suladık. Onu hazneleyenler / depolayanlar siz değilsiniz!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Önce aşılayıcı rüzgâr salıyor, ardından gökten su indiriyoruz. Sizleri bu suyla kana kana suluyoruz. Yoksa bu kadar suyu bir yerde tutamazdınız.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik. Gökten su indirdik. Böylece sizi suladık. Bu düzeni kurmasaydık ihtiyaçlarınız olan suları depolayamazdınız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz, rüzgârları aşılayıcılar olarak gönderdik [*] ve gökten su indirdik de onunla su ihtiyacınızı karşıladık. Siz onu depolayamazdınız.
Burada rüzgârların bitkilerin aşılanmasındaki rolüne dikkat çekilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve rüzgârları aşılayıcı olarak gönderip, (bulutları aşılayarak) gökten su indirdik¹ ve sizleri onunla suladık. (Böyle yapmasaydık) siz o (suyu) koruyamazdınız.²
1 Levakıh: “likah” kökünden lâkıha’nın çoğuludur. Likah, aşı demektir. Lâkıha da, “aşılı” veya “aşıcı” manalarına gelir. İbnu Abbas’tan bunun tefsirinde: “rüzgârlar ağaç ve bulutların aşılayıcısıdır” diye rivayet vardır. (Razî) Gerçi ağaç aşılamak eskiden beri bilinen bir şey ise de bununla rüzgârın bir münasebeti yoktu. Bitkilerde rüzgârın yapabileceği aşılama yakın zamanlara kadar bilinmiyordu. Hâlbuki bu ayette; “her meyvenin çiçeğinde bulunan hayvanların erkek ve dişisi durumunda bir çift eşin olduğu, o meyvenin bunların çiftleşmesinden meydana geldiği anlatılmaktadır. Bk. (Ra’d: 3) Allah rüzgârlara bulutları da aşılatarak Gökyüzünden bizlere yağmur yağdırmaktadır. İşte bütün bunar Rabbimizin sünnetine uygun birer lütfudur.2 Yani o sular akar gider bir daha size dönmezdi. Veya sadece yağmur yağdığı zaman faydalanabilirdiniz. Hâlbuki Biz, onu bulutlar halinde size tekrar tekrar geri getiriyoruz veya onu kar şeklinde indirip dağların tepelerinde, pınarlarda, kuyularda, göllerde, havuzlarda, mahzenlerde, küplerde, testilerde baraj gibi tutup her daim size hizmet ettiriyoruz.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Bitkileri] döllendirmek, bereketlendirmek için ²¹ rüzgarları gönderiyor; ve ayrıca, susuzluğunuzu gidermek için gökten su indiriyoruz; yoksa onun kaynağını elinde tutan siz değilsiniz.
21 Yani, hem tozlaşmada oynadıkları rol için, hem de yağmur yüklü bulutları sürüklemeleri için.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz, bulutları aşılayıp yağmurla yüklemek üzere rüzgârları göndeririz. Bu şekilde gökten yağmuru yağdırır ve onunla sizin su ihtiyacını karşılarız. Yoksa bu rahmetin kaynağının sahibi siz değilsiniz. 7/57, 25/48, 30/48, 35/9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine, aşılayıcı rüzgârları[²⁰⁴⁰] Biz sevk etmişiz; bunun sonucunda gökten suyu indirmiş ve onunla sizi suya kandırmışız; yoksa onun kaynağına hükmeden siz değilsiniz.
[2040] Hem bulutları sürükleyerek yağmurun yağmasında rol üstlenmelerine, hem de bitkilerin döllenmesine hayatî katkıda bulunmalarına bir atıf. İbn Abbas bu âyeti daha o zamandan böyle tefsir etmiştir. Yakın zamanlarda yapılan botanik bir keşif olan bitkilerin erkek ve dişi tohumlardan oluştuğu gerçeği için bkz: 13:3.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Biz rüzgarları aşılayıcı olarak göndeririz (Polen taneleri uçuşarak yerlerini bulur, erkek dişi çiftleşerek meyveler verir) Gökten su indiririz de, sizin (ve tarlalarınızın) su ihtiyacını karşılarız. Suyu (toprağın altında biriktirip) depolayan da siz değilsiniz!
Osman Fırat
swap_vert close
Ve rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderdik, gökten su/yağmur indirerek sizi onunla suladık. ve onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve rüzgârları da aşılayıcılar olarak gönderdik. Sonra gökten su indirdik de onunla sizleri suvardık ve siz onun için hazinedar değilsiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Aşılayıcı Rüzgârlar gönderdik. Derken gökten yağmur indirip onunla sizi suladık. Halbuki o suyu hazinelerde depolayan da sizler değilsiniz. [39, 21; 56, 68-74; 16, 10; 67, 30]
Rüzgarların bitkilerdeki erkek ve dişi unsurlar arasında döllenmeyi sağladıklarına işaret ediliyor. Âyetin son kısmı ise kaynak sularını oluşturan ilahî kanuna işaret ediyor. Yağmurla inen su yerde kaybolmaz. Yüzeye yakın taş havuzlarda depolanır. Tuzlardan ve kirlerden arıtılmış olarak tatlı bir hayat kaynağı halinde mahlûklara ikram edilir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rüzgarları, aşılayıcı olarak gönderdik de gökten su indirdik, böylece sizi suladık. Onu depolayan siz değilsiniz.
Rüzgârlar, su buharından oluşan bulutları birbirine çarpıştırır. Bu çarpışmadan bulutlar arasında elektron alışverişi olur; şimşek meydana gelir. Rüzgârlar bulutlara elektriği; bulutları sıkıştırmak suretiyle de yere yağmuru aşılar. Aynı zamanda rüzgârlar bitkiler üzerinde eserken, bitkilerin erkek tohumlarını, dişi çiçeklerin üzerine kondurmak suretiyle bitkiler arasında tozlandırma görevi yapar, bitkilerin döllenmesine yardım eder. İşte Kur'ân, onbeş asır önce bu doğa yasasına işâret etmiştir. Yine bu âyet, gökten inen yağmur sularının, yerin dibine depo edildiğini, oradan çeşmelerden ve kuyulardan çıkarılarak canlıların sulandığını anlatmaktadır ki bu da Kur'ân'ın ayrı bir mu'cizesidir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rüzgârları yükli olarak göndeririz. Gökden su indirerek sizi onunla suvarırız. Onı siz iddihâr ider değilsiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Rüzgârları aşı yapma göreviyle göndeririz. Gökten su indirir, onunla su ihtiyacınızı karşılarız. Onun kaynağı sizin elinizde değildir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sert rüzgarlar gönderdik, onunla sizi suladığımız suyu gökten indirdik. Siz onun sahibi değilsiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz aşılayıcı rüzgârlar gönderdik,(3) gökten bir su indirip sizi suladık. O suyu hazinelerde saklayan siz değilsiniz.(4)
(3) Rüzgârın gerek bitki tozlaşmasındaki, gerekse bulutların teşekkülünde yoğunlaşma çekirdekleri olarak rol alacak toz zerrelerinin, yukarı atmosfer tabakalarına taşınmasındaki görevine işaret vardır.(4) 39:21’in açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rüzgârları dölleyiciler olarak gönderdik; gökten bir su indirdik de onunla sizi suvardık. Onun depolayıcıları siz değilsiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı viribidük yilleri aġaç yarıcı yillerken. pes indürdük gökden śū pes śuvarduķ sizi anuñ-ile. daħı degülsiz anı śaķlayıcılar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı gönderdük yilleri, ulu bulıtları getürüp. Pes indürdük gökden ṣular,pes içürdük anları size. Daḫı siz anı ṣaḳlayamazsız
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz (buludla) yüklənmiş (bitkilərə, ağaclara həyat verən, onları tozlandıran) külək göndərdik, göydən yağmur endirib sizə su verdik (içirtdik). Yoxsa onu yığıb saxlayan (bir yerə toplayan) siz deyilsiniz! (Allah yağış suyunu saxlayıb istədiyi vaxt, istədiyi yerə yağdırar).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We send the winds fertilizing, and cause water to descend from the sky, and give it you to drink. It is not ye who are the holders of the store thereof.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We send the fecundating(1960) winds, then cause the rain to descend from the sky, therewith providing you with water (in abundance), though ye are not the guardians(1961) of its stores.(1962)
1960 Lawaqih, plural of l aqih, from laqaha, to impregnate or fecundate the female date palm by putting the pollen of the male tree on to the ovaries of the female tree. The date palm is unisexual. The wind performs this office for many flowers. Here, by a bold metaphor, its fecundating quality is transferred to the clouds, which by means of rain produce all kinds of fruit, grain, and vegetation. The clouds as vapour are manipulated by the winds, which set up atmospheric currents resulting in condensation and the descent of rain. Note the appropriateness of the little particle "then", showing the connection of winds with rain. 1961 Cf. the previous verse, and n. 1958. Man may store water in cisterns, tanks, lakes, and headwaters of canals. But he has no control over its original sources, which are the clouds, which by the help of the winds, act as grand distributors of water over wide spaces of the world's surface. 1962 This verse must be understood as furnishing an example of illustration of what is said in the last verse.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَرْسَلْنَا
ve gönderdik
الرِّيَاحَ
rüzgârları
لَوَاقِـحَ
aşılayıcı- lar olarak
فَاَنْزَلْنَا
ve indirdik
مِنَ السَّمَٓاءِ
gökten
مَٓاءً
bir su
فَاَسْقَيْنَاكُمُوهُۚ
böylece onunla sizi suladık
وَمَٓا اَنْتُمْ
yoksa siz değilsiniz
لَهُ
onun
بِخَازِن۪ينَ
hazinelerini tutanlar
Biz, rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirdik de onunla sizi suladık. Yoksa o hazinelerin sahibi de siz değilsiniz.
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
رِيح
İsim
ر و ح
Rüzgâr, kasırga
لَوَاقِـح
İsim
ل ق ح
Aşılayıcılar
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
مَٓاء
İsim
م و ه
Su
اَسْقَى
Fiil-IV
س ق ي
Suladı, içirdi, sunuldu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
خَازِن۪ينَ
Etken fiil
خ ز ن
Hazinelerini tutanlar, hazinelerin sahibi