close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hicr Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lâ yu/minûne bih(i)(s) vekad ḣalet sunnetu-l-evvelîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gene ona inanmazlar ve gerçekten, eskilerin yoluyoradamı da böylece olup bitmiş, onlar da bu yüzden azaba uğrayıp gitmiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Evvelkilerin (daha önceki sapkın kavimlerin) sünneti (hak ettikleri musibetleri ve ibretlik akıbetleri) geçmişken (ve haberleri kendilerine verilmişken) onlar hâlâ buna (Kur’an’a) iman etmemektedirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Geçmiş toplumların başına gelen felaketler, onlar için ibret olarak durmasına rağmen, gene de O Kur'ân'a iman etmezler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın kitaplarına iman etmeyen önceki kavimlere, yürürlükte olan ceza kanunları uygulandığı halde, Onlar Kur'ân'a iman etmeyecekler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ona iman etmezler. Oysa öncekiler hakkındaki uygulama geçmiştir. [1]
1.Yani öncekilerin inkarcılıkları yüzünden başlarına gelenler bilinmektedir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar ona (indirilen kitaba) inanmazlar, oysaki evvelkilerin sünneti geçmiştir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kur'ân'a iman etmezler, halbuki, evvelki inkârcılar hakkında Allah'ın sünneti (onlara yaptığı azâp hali) geçmiştir. (İbret için önlerinde duruyor).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eski çağların başına gelen (azap) yasalarını gördükleri halde yine inanmazlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Geçmişteki milletlerin durumu ortada iken, yine de ona inanmazlar.
Besim Atalay
swap_vert close
O'na inanmıyorlar, oysaki, göz önünde eskilerin yolları
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Böylece) geçmiş ümmetlerin başlarına gelen felaketler ibret teşkil ettiği halde onlar yine de inanmazlar.
Cemil Said
swap_vert close
Evvelkilerin hâli câlib-i ibret iken yine inanmazlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
12,13. Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Önceki milletlerin (helâkine dair Allah’ın) kanunu geçmiş iken onlar buna (Kur’an’a) inanmazlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
12-13. İşte onu (Kur’an’ı) inkârcıların kalplerine, inanmadıkları halde böyle yerleştiririz. Nitekim daha öncekilere de bu ilâhî kanun uygulanmıştır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Öncekilerin başına gelenlerden ders almaları gerekirken onlar hala buna (Kur'an'a) inanmıyorlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Nitekim, ona inanmazlar. Kendilerinden öncekilerin sünneti (adeti) de böyleydi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kur'âna iman etmezler, halbuki öncekilerin sünneti (inanmadıkları için başlarına gelenler) gelip geçmiştir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ona iyman etmezler, halbuki önlerinde evvelkilerin sünneti geçmiştir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar (kâfirler) kendilerinden önceki (kâfir) lerin başlarına gelenleri bildikleri halde, O’na (Kur’an) ’a inanmazlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kendilerinden öncekilerin sünneti¹ geçtiği halde ona inanmazlar.
1- Önceki toplumların izledikleri yoldan dolayı başlarına gelenler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Kendilerinden) evvelkilerin (İmansızlıkları ve istihzaları yüzünden ma'ruz kaldıkları felâketler ma'lûm iken ve o gibiler hakkında ilâhî bir) sünnet (ve kanun) da geçmişken yine onlar buna (bu Kur'ana, bu peygambere) inanmazlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Artık) ona (Kur'ân'a) îmân etmezler; hâlbuki evvelkilere tatbîk edilen (ibret alınacak) İlâhî kanun (nice cezâlar) geçmiştir. (Onu beklesinler!)
İhsan Aktaş
swap_vert close
Önceki milletlerin (inkâr, zulüm ve azgınlıkları sebebiyle helâkine dair Allah’ın) sünneti (kanunu) geçmiş olmasına rağmen onlar (yine) ona (Kur’an’a) inanmazlar. *
(*) Buradaki sünnet, geçmiş toplumların inkâr, zulüm ve azgınlıkları sebebiyle kendilerine uygulanan ilahi ceza kanunudur. {سُنَّةُ الأوّلِينَ } طريقتهم التي سنها الله في إهلاكهم حين كذبوا برسلهم وبالذكر المنزل عليهم، وهو وعيد لأهل مكة على تكذيبهم (الكشاف)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar asla o elçiye inanmayacaklar. Daha öncekilerin uygulamaları da böyleydi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eskilerin başına gelenler gözönünde durup dururken yine de onlar buna inanmazlar,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Evvel gelenlerin başlarına gelen felâket hususundaki sünnet gelip geçtiği halde yine onlar buna [⁷] inanmazlar.
[7] Kur'ana veya Nebi'ye.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar ona inanmazlar. Zira öncekilerin sünneti de (izledikleri yol) böyle geldi geçti.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar ona (indirilen kitaba) inanmazlar, oysaki evvelkilerin sünneti de böyle olup gitmiştir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öncekilerin başına gelenler ortadayken, yine de bu Kur’ana inanmıyorlar. Ve insanlık tarihinden ders alıp, zulüm ve haksızlıktan vazgeçecekleri yerde, gereksiz mûcizeler peşinde koşuyorlar:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ona inanmazlar. Oysa gerçekten İlk Öncekiler’in sünneti / yasası gelip geçti.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ancak, eskilerin durumu ortada olduğu halde, Mekkeliler yine de ona inanmayacaklar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar geçmiştekilerin başlarına gelenlerden ders almıyorlar mı? Niçin aynı yoldan giderek başlarını belaya sokuyorlar? İnkârları başlarına büyük felaketler getirecek haberleri yok.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Öncekilere (uygulanan) kanun gelip geçmiş olmasına rağmen onlar (hâlâ) buna (Kur’an’a) inanmıyorlar.
Mehmet Türk
swap_vert close
O (kâfirler,) kendilerinden öncekilerin başlarına gelenleri bildikleri halde, (Kur’an)’a inanmazlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
önceki [zalim]lerin izlediği yol (ve bu yolda başlarına gelenler) de nicedir gözlerinin önünde olduğu halde ¹³ buna inanmazlar.
13 Lafzen, “önceki toplumların yaşama tarzı (sünnet) gelip geçtiği halde” -yani, Allah’ın onların başına getirdiği felaketler öteden beri herkesçe bilinen bir mesele olduğu halde (İbni Kesîr).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar ona iman etmezler. Öncekilere de ilahi sünnet/yasa, hep böyle cereyan etmiştir. 7/101, 10/97, 36/46
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
onlar da öncekilerin nasıl bir model ortaya koydukları sergilendiği hâlde, (yine de) bu (vahye) inanmazlar.[²⁰³¹]
[2031] Benzer bir ibare için bkz: 26:200.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar Kur'an'a iman etmezler. Oysa onların önceki ümmetlerin başına gelenlerden ibret almaları gerekmez miydi?
Osman Fırat
swap_vert close
Kendinden öncekilerin başına gelene (alay ve inkâra verilen cezaya) inanmıyorlar
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar buna, (bu Kur'an'a) inanmazlar. Halbuki, evvelkilerin sünneti (başlarına gelen felaketler) gelip geçmiştir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
12, 13. Biz böylece o inkâr ve alayı suçluların kalplerine sokarız. Geçmiş ümmetlerin başlarına gelen felaketler ibret teşkil ettiği halde yine de onlar iman etmezler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kendilerinden öncekilerin sünneti (inkarcıların mahvedileceği yasası) geçtiği halde yine de ona inanmazlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ona (Kur'ân'a) îmân idüb inanmazlar. Halbuki evvelki ümmetlerin sünneti gelüb geçdi (onların başlarına gelen 'azâbı gördiler ve haber aldılar.)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlar ona inanmazlar; hâlbuki öncekilere uygulanan kanun açıktır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar da öncekilerin yaptığı gibi ona inanmazlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar inanmazlar; oysa evvelkilerin başlarına gelenler, onları da kapsamına alacak bir yasa olarak cereyan etmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ona inanmazlar. Oysaki, öncekilerin yol ve yöntemleri gözlerinin önünden geçmiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
inanmazla aña ya'nį ķur’ān’a daħı bayıķ geçdi ilergiler ķaydası.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İnanmazlar aña. Taḥḳīḳ geçdi sünneti helāk olmaḳda evvelki ümmetlerüñ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Özlərindən əvvəlkilərin başlarına gələnlər (müsibətlər) göz qabağında olduğu (olub keçdiyi) halda, onlar (yenə də) ona (Qur’ana) inanmazlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They believe not therein, though the example of the men of old hath gone before.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
That they should not believe in the (Message); but the ways of the ancients have passed away.(1947)
1947 Sects, divisions, and systems invented by men tend to pass away, but Allah's pure Truth of Unity endures forever. This we see in history when we study it on a large scale. Cf. the parable in 14:24-26. Khalat I have translated it here in the same sense as in 13:30, 10:102, and other places. Some Commentators give it a slightly different shade of meaning. The other meaning is seen in 48:23.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَا يُؤْمِنُونَ
iman etmiyorlar
بِه۪
ona
وَقَدْ خَلَتْ
ve gerçekten geçmiştir
سُنَّةُ
kanunu
الْاَوَّل۪ينَ
öncekilerin
Evvelkilerin (helâkına dair Allah'ın) kanunu geçtiği hâlde onlar hâlâ o (resulümüze ve ona indirdiğimiz Kur'ân)a iman etmiyorlar.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
خَلَا
Fiil-I
خ ل و
Baş başa kaldı, gelip geçti
سُنَّة
İsim
س ن ن
Sünnet, yol, kanun
اَوَّل
İsim
ا و ل
İlk, önce, birinci, başta, evvel