Oysa onların (o sizinle anlaşma yaptıkları hâlde sözleşmelerini bozup müşriklerle birlikte size saldıranların) mallarından, Allah’ın elçisine (musâlaha yoluyla) geri çevirdiği şeyler (fey) için siz ne at ve ne de deve sürdünüz (onlarla çarpışmaya girmediniz); fakat Allah elçilerini, dilediği (saldırgan, hain, zalim ve suçlu) kimselere karşı üstün kılar. Ve Allah, her şeye güç yetirendir. *
(*) Hz. Peygamberi hiç görmemiş, vefatından bir asır sonra dünyaya gelen ve sözde Hz. Peygamberin siyerini yazan İbn-i İshak’ın bazı yalan ve uydurmaları aşağıdadır. Bu sûrenin 7. ayetinde yüce Allah’ın, buradaki fey’în (Nadiroğullarından) savaşız ve musâlaha/anlaşma yoluyla elde edildiğini net bir şekilde açıklamasına rağmen (وَمَا أَفَاءَ اللَّهُ عَلَى رَسُولِهِ مِنْهُمْ فَمَا أَوْجَفْتُمْ عَلَيْهِ مِنْ خَيْلٍ وَلا رِكَابٍ ) İbn İshak hem fey’în anlamını hem de Hz. peygamberin siyerini çarpıtarak savaştan ve savaş sonucunda ele geçirilen sebiy, yani ele geçirilen düşmanın çocuk ve kadınlarının paylaşılmasından söz ediyor. Böylece Müslüman görüntüsünü vererk sinsice hem Kur’an’a hem de bütün insanlığa bir rahmet elçisi olarak gönderilen Hz. peygambere büyük bir iftira yapmış oluyor. Ayrıca Cuveyriye’nin de burada esir/sebiy, yani savaş ganimeti olarak dolaylı olarak Hz. peygamberin eline geçtiğini ve onunla evlendiğini anlatması ve farklı bir şekilde bu rivayeti Hz. Aişe’ye dayandırması da ayrı bir yalanıdır. Çünkü bu ayete göre burada ne savaş yapılmış ne de savaş sonucu ele geçirilen ganimetler söz konusu olmuştur. Burada sadece musâlaha, yani anlaşma yoluyla elde edilen fey’den, yani sadece bazı maddi kazanım ve gelirlerden söz edilmiştir. Bunun ne savaşla ne de esir ve sebiy ile yani savaş sonucu ganimet olarak ele geçirilen çocuk ve kadınlarla hiçbir ilgisi yoktur. İbn-i İshak kimdir? 704 yılında doğduğu kabul edilir. Irak´ta yapılan bir savaşta esir düşen genç İbni İshak Medine´ye getirilir. Müslümanlığı kabul edip özgürlüğüne kavuştuktan sora Medine´de yaşamaya başlar. Delilsiz konuşmalarından dolayı Malik b. Enes ile sık sık tartışır. Ondan işittiği çok ağır sözler üzerine şehri terk edip Mısır´a gider. Bir ara kırbaç cezasına çarptırılır. Daha sonra Abbasi Halifesi Mansur´un himayesine girerek Bağdat´a yerleşir. Halifenin isteği üzerine ünlü siyerini yazar. Hâlbuki İbn İshak Hz. peygamberin vefatından yaklaşık bir asır sonra dünyaya gelmiştir… İbn-i İshak, çağdaşları ve daha sonraki ilim erbabı tarafından çokça eleştirilmiştir. Medine´de iken Haşim b. Urbe tarafından yalancılıkla suçlanmış; Malik b. Enes, Hayber, Kureyza ve Nadir savaşları ile anlattıklarını, sadece sonradan Müslüman olan Yahudilere dayandırmasına karşı çıkmış, iftiracı ve yalancı olduğunu söylemiştir. Daha sonraki hadis âlimlerinin çoğu da kitabındaki rivayetlere pek itibar etmemiş, güvenilir bulmamışlardır. İbn Hacer de onun bu tür hikâyelerini yalanlar ve garip hikâyeler olduklarını söyler. İbn İshak’ın çağdaşı olan hukukçu Malik, İbn İshak’ı yalanlar ve sırf böyle hikâyeler naklettiği için onu bir yalancı ve münafık olmakla suçlar. Kaynak: (`Uyun al-athar, ibid, Siyer, 691-2/II, 242, 244; `Uyun al-athar, II, 74, 75) Ama bütün bunlara rağmen Müslümanlar hâlâ Hz. Peygamberin siyerini böyle bir yalancının yazdığı eserinden okuyup anlamaya çalışıyorlar. İşte bundan dolayı mevcut siyer kaynakları sağlıklı, güvenilir ve sahih değildir.
اكاذب ابن اسحاق // ابن إسحاق أول من إختلق ( غزوة بنى المصطلق ) وزعم فيها نسبة حديث الإفك لعائشة ، والتى نقلها الرواة عنه ومنهم البخارى . وقد فنّدنا هذا الزعم فى كتابنا ( القرآن وكفى ..) . ونستشهد بأكاذيبه ( الجذّابة ) فى هذه الغزوة ــ المُختلقة ــ عن السبى ـ يكتب ابن إسحاق من دماغه : :( قَالَ ابْنُ إسْحَاقَ: فَأَقَامَ رَسُولُ اللّهِ صَلّى اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلّمَ بِالْمَدِينَةِ بَعْضَ جُمَادَى الْآخِرَةِ وَرَجَبًا، ثُمّ غَزَا بَنِي الْمُصْطَلِقِ مِنْ خُزَاعَةَ، فِي شَعْبَانَ سَنَةَ سِتّ ) ويقول عن الهجوم المزعوم للنبى عليهم ( خَرَجَ إلَيْهِمْ حَتّى لَقِيَهُمْ عَلَى مَاءٍ لَهُمْ يُقَالُ لَهُ الْمُرَيْسِيعُ، مِنْ نَاحِيَةِ قَدِيدٍ إلَى السّاحِل ِ فَتَزَاحَفَ النّاسُ وَاقْتَتَلُوا، فَهَزَمَ اللّهُ بَنِي الْمُصْطَلِقِ وَقُتِلَ مَنْ قُتِلَ مِنْهُمْ وَنَفّلَ رَسُولُ اللّهِ صَلّى اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلّمَ أَبْنَاءَهُمْ وَنِسَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ فَأْفَاءَهُمْ عَلَيْهِ الخطأ هنا أن ابن إسحاق يجعل الغنائم والسبى فيئا . و( الفىء ) فى التشريع القرآنى هو المال الذى ( يفىء ) الى بيت المال سلميا بلا حرب ، يقول جل وعلا عن معناه : (وَمَا أَفَاءَ اللَّهُ عَلَى رَسُولِهِ مِنْهُمْ فَمَا أَوْجَفْتُمْ عَلَيْهِ مِنْ خَيْلٍ وَلا رِكَابٍ ) (6) الحشر). ـ ويزعم ابن إسحاق أن من السبى جويرية بنت الحارث (وَكَانَ رَسُولُ اللّهِ صَلّى اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلّمَ قَدْ أَصَابَ مِنْهُمْ سَبْيًا كَثِيرًا، فَشَا قَسْمُهُ فِي الْمُسْلِمِينَ وَكَانَ فِيمَنْ أُصِيبَ يَوْمَئِذٍ مِنْ السّبَايَا جُوَيْرِيَةُ بِنْتُ الْحَارِثِ بْنِ أَبِي ضِرَارٍ، زَوْجُ رَسُولِ اللّهِ صَلّى اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلّمَ) . ويحكى رواية يسندها لعائشة يزعم فيها أن جويرية وقعت من نصيب ثابت بن قيس، وكاتبته أن تشترى حريتها منه ، وجاءت النبى تطلب منه أن يساعدها بالمال، وكانت جميلة فعرض عليها النبى أن يدفع ثمن حريتها لثابت بن قيس مقابل أن يتزوجها . فرضيت ، فتزوجها النبى - ثم رواية أخرى يفترى فيها ابن اسحاق أن النبى أمر بتعذيب زوج صفية السابق ليعترف بكنز أخفاه ، ثم أمر بضرب عنقه . يقول الملعون ابن إسحاق عن خاتم النبيين الذى بعثه الله جل وعلا رحمة للعالمين وليس لتعذيب العالمين : ( وَأُتِيَ رَسُولُ اللّهِ- صَلّى اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلّمَ- بِكِنَانَةَ بْنِ الرّبِيعِ وَكَانَ عِنْدَهُ كَنْزُ بَنِي النّضِيرِ فَسَأَلَهُ عَنْهُ.الخ (ملك اليمين : السبى فى أكاذيب سيرة ابن اسحاق) أخبرنا إبن أزرق قال: أنبأنا عثمان بن احمد قال نبأنا حنبل بن أسحق، قال سمعت أبا عبد الله يقول: إبن إسحق ليس بحجة.... نبأنا أيوب بن اسحاق بن سافري قال: سألت أحمد بن حنبل.فقلت: يا أبا عبد الله أبن اسحق إذا تفرد بحديثه تقبله؟ قال: لا والله، إني رأيته يحدث عن جماعة با لحديث الواحد، ولا يفصل كلام ذا من ذا... قال الميموني: حدَّثنا أبو عبد الله بحديث أستحسنه عن إبن إسحق، فقلت: يا أبا عبد الله! ما أحسن هذه القصص التي يجئ بها ابن اسحق! فتبسَّم إليَّ متعجبا...]، وكان أشدهم قسوة على ابن اسحق هو مالك بن أنس، وهو فقيه مشهور، كان يسميه (دجال الدجاجلة)! كذلك كان موقف المحدث المشهور هشام بن عروة بن الزبير، فقد أدعى ابن اسحق كان يروي عن زوجته، فاسشاط عروة، و راح يكيل السباب والشتائم لإبن اسحق / راجع الذهبي والخطيب، مواقع مختلفة /، وقد أتهمه بالكذب، ولأهل المدينة موقف صارم من محمد بن أ سحق، فهم لا يرتضون حديثه، ولا يسمعون له، وكانوا يردعون من يروي عنه قائلين (نحن أعرف به...) / تاريخ بغداد ص 226، وقد حدث ذلك مع المحدث الكبير (يزيد بن هارون) سنة ثلاث وتسعين ومائة بالمدينة، حيث حاول أن يشيع احاديث إبن اسحق ولكن أهل المدينة رفضوا ذلك رفضا باتا / المصدر ص 226، وكان مالك يقول (نحن نفيناه من المدينة) / المصدر ص 223 / وقد كذبه مرة يحي بن معين، وهو من الرجاليين المعروفين! ونقرا تقييما لإبن النديم، ففيه يقول (صاحب السيرة أبو عبد الله محمد بن أسحق بن بشار، مطعون عليه، غير مرضي الطريقة... يقال كان يُعمل له الأشعار، ويؤتى بها ويُسئل أن يدخلها في كتابه في السيرة فيفعل، فضمن كتابه من الأشعار ما صار به فضيحة عند رواة الشعر... وكان يحمل عن اليهود والنصارى ويسميهم أهل العلم ا لأول. وأصحاب الحديث يضعّفونه ويتهمونه...) / فهرست إبن النديم ص 105. وفي هذا السياق يورد المخالفون له والطاعنون فيه أنه متهم بعقيدته (معركة بدر.... ولكن ماذا عن إبن اسحق نفسه؟)