close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Haşr Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Huva(A)llâhu-lleżî lâ ilâhe illâ huve-lmeliku-lkuddûsu-sselâmu-lmu/minu-lmuheyminu-l’azîzu-lcebbâru-lmutekebbir(u)(c) subhâna(A)llâhi ‘ammâ yuşrikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O, bir Allah'tır ki yoktur ondan başka tapacak; her şeye sahiptir, ayıplardan ve noksanlardan arıdır, kullarını esenliğe erdirir ve kendi esendir, kullarına zulmetmez ve onları emniyete ulaştırır, her şeyi görüp gözetir, üstündür, saltanatında mutlaktır ve iradesini geçirir de sınıkları onarır ve eksikleri tamamlar, ululuk ıssıdır ve ulu sıfatlara layıktır; münezzehtir, yücedir Allah, şirk koşanların şirk koştukları şeylerden.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O Allah ki, O’ndan başka ilah yoktur. Melik’tir (Gerçek Sultan ve Hükümrandır); Kuddûs’tür (Her türlü kusur ve noksanlıktan uzaktır); Selâm’dır (Kullarını selamet ve esenlikte tutandır); Mü’min’dir (İman ehlini Adalet Düzeniyle huzur ve emniyete ulaştırandır); Müheymin’dir (Himaye edip kollayan, gözetip koruyandır); Azîz’dir (Sonsuz üstünlüğe sahip olandır); Cebbâr’dır (Her istediğini mutlaka ve zorla yaptırandır); Mütekebbir’dir (Büyüklük ve Ululuk O’nun şanıdır). Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah O'dur ki, O'ndan başka ilah yoktur. Mülkün sahibi ve hükümranı O'dur. Her türlü ayıp ve noksanlıklardan uzaktır. Yarattıklarına zulmetmeyen tek güven kaynağıdır. İman bahşeden ve daima emniyette kılandır. Herşeyi görüp gözetendir. Mağlup edilemeyen tek güçlü ve kuvvetli O'dur. Dilediğini engelsiz yapan ve yaptırandır ve gerçekten büyüklüğe layık olandır O. Şanı yüce olan Allah, insanların ilahlık yakıştırdıkları herşeyden de uzak ve yücedir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O, kesinlikle hak ilâh olan Allah'tır. Mülkün sahibi ve tek hâkimidir. Her türlü noksanlıktan, ayıptan münezzeh, en büyük kutsaldır. Âfetten, kederden, dertten, zevalden uzak, bütün varlıkların selâmet kaynağıdır. İman, emniyet ve güven veren, güvenilen bir varlıktır. Görüp gözeten, koruyan, hakkı belirleyen ölçüyü koyan ve murakabe edendir. Kudret sahibi, hükümran ve üstündür. Dilediği icraatı yapan, gücüne karşı konulmayandır. Büyüklük, ululuk ve azamet sahibidir. Allah, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah'a ortak koşan müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 62/1.  
Ahmet Varol
swap_vert close
O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur. Mülkün sahibidir, kutludur, esenlik verendir, güven verendir, gözetip koruyandır, yücedir, her şeye buyruğunu geçirendir, pek uludur. Allah onların ortak koştuklarından münezzehtir.
Ali Bulaç
swap_vert close
O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur. Melik'tir; Kuddûs'tur; Selam'dır; Mü'min'dir; Müheymin'dir; Aziz'dir; Cebbar'dır; Mütekebbir'dir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok yücedir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O, öyle Allah ki, O'ndan başka hiç bir İlâh yok... Melîk'dir= mülk ve saltanatı devamlı olandır, Kuddûs'dür= her türlü noksanlık ve ayıblardan berîdir, Selâm'dır= bütün âfet ve kederlerden salimdir, Mümin'dir= emniyet verendir, Müheymin'dir= her şeyi gözetib koruyandır, Azîz'dir= her şeye gâlibdir, Cebbâr'dır= kulların hallerini ve ihtiyaçlarını düzeltendir, varlığı çok yücedir, Mütekebbir'dir= azamet ve ululuk sahibidir. Allah, (müşriklerin kendisine) koştukları ortaklardan münezzehtir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O, öyle bir Allah ki, Ondan başka tapılacak yoktur. O, her şeyin sahibidir, her kusurdan paktır, her şeyin düzen ve selametini sağlar, onları korur, emniyete alır, izzet ve güç sahibidir. Çok büyük ve her şey üstünde etkindir. O, insanların eş koştuklarından münezzehtir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O Allah, kendisinden başka tanrı olmayandır. O, mülkün sahibi ve hâkimidir. Kutsal kurtuluşun tek kaynağıdır. Güven verendir, iman bağışlayandır. Görüp gözetendir. Güçlüdür, istediğini zorla yaptırandır. Büyüklükte eşi olmayandır. Allah, onların eş koştuklarından uzaktır.
Besim Atalay
swap_vert close
O Allah ki, O'ndan özge Tanrı yok, egemen O, kutsal O, O'dur olgun, O'dur aman verici, O'dur gören, gözeten, O'dur emre, O'dur engelsiz olan, O'dur büyüklüğün sahibi, kutsaldır eş koşmuş olduklarından
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O, öyle bir Allah'tır ki, O'ndan başka hiçbir İlâh yoktur. Melik'tir (mülk ve saltanatı devamlı olandır), Kudüs'tür (her türlü eksiklikten uzaktır), Selâm'dır (barış ve esenliğin kaynağıdır), Mümin'dir (güvenilecek yegâne varlıktır), Mühremindir (her şeyi gözetip koruyandır), Aziz'dir (kudreti her şeye üstündür), Cebbar'dır (iradesine asla karşı çıkılmayan, her dilediğini mutlaka yapandır), Mütekebbir'dir (azamet ve ululuk O'nun hakkıdır). Allah, (müşriklerin kendisine) koştukları ortaklardan uzaktır.
Cemil Said
swap_vert close
Ol Allâh te’âlâ kendinden başka Allâh olmayan Allâh’dır. O bir hükümdâr-ı mübârek, rehâkâr, sâlim, muhâfız, kâdir, ’âlî ve pür-şân ve şerefdir. Şerîki olmakdan münezzehdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
O, kendisinden başka tanrı olmayan, hükümran, çok kutsal; esenlik veren, güvenlik veren, görüp gözeten, güçlü, buyruğunu herşeye geçiren, ulu olan, Allah'tır. Allah onların koştukları eşlerden (ortaklardan) münezzehtir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O, kendisinden başka tanrı olmayan Allah’tır; egemenliğin mutlak sahibidir, her türlü eksiklikten uzaktır, esenlik verendir, güven sağlayan ve kendisine güvenilendir, görüp gözeten ve yönetendir, üstündür, iradesine sınır yoktur, büyüklükte eşi olmayandır. Allah onların yakıştırdıkları ortaklardan tamamıyla münezzehtir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O, öyle Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah, müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir.
Edip Yüksel
swap_vert close
O ALLAH'tır ki O'ndan başka tanrı yoktur. Egemendir, Kutsaldır, Barıştır, Güvenilendir, Koruyandır, Üstündür, Güçlüdür, Uludur. Onların ortak koştuklarından ALLAH çok yücedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O, öyle bir Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mâlik ve sahiptir, münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah puta tapanların ortak koştukları şeylerden münezzehtir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O öyle Allahki ondan başka tapılacak yok, öyle melik (Padişah) ki kuddus, selam, iyman ve emniyyet veren mü'min, gözeten koruyan müheymin, Azîz, Cebbar, mütekebbir, tenzih o Allaha muşriklerin şirkinden
Emrah Demiryent
swap_vert close
O Allah ki, O’ndan başka ilâh yoktur. (O,) bütün mülkün/mevcudatın mutlak sahibi, her türlü noksan sıfatlardan münezzeh, her türlü kusurdan ve afetten sâlim olan, hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf eden kuluna (lütfuyla) îmân nasip eden/îmân ehlini huzur ve emniyete ulaştıran, her şeyi gözetip koruyan, her işinde mutlak galip olan, dilediğini yapan ve yaptıran, hiçbir şeye muhtaç olmayan/ululuk ve azamet sahibidir. Allah, (müşriklerin kendisine) ortak koştukları şeylerden münezzehtir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O Allah ki: O'ndan başka ilah yoktur; Melik'tir¹, Kuddûs'tür², Selâm'dır³, Mü'min'dir⁴, Muheymin'dir5, Aziz'dir6, Cebbar'dır7, Mutekebbir'dir.8 Allah, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir.9
1- Evrenin sahibidir, egemenidir, yöneticisidir. 2- Tertemizdir, her türlü eksiklikten uzaktır, saygındır, kusursuzdur. 3- Esenliktir, barıştır. 4- Güvendir. 5- Koruyucudur, gözeticidir. 6- Mutlak üstün olandır. 7- Bozuk işleri, toplumları düzeltendir, onarandır. 8- Büyüklük ve ululuk yalnızca O'na aittir. 9- Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, öyle Allahdır ki kendisinden başka hiçbir Tanrı yokdur. (O), mülk-ü melekûtun yegâne saahibidir. Noksaanı mucib her şeyden pâk ve münezzehdir. Selâm ve selâmetin ta kendisidir. Emn-ü eman verendir. Her şey'e nigehbandır. Gaalib-i mutlakdır. Halkın haalini kemâl-i salâha götürendir. Büyüklükde eşi olmayandır. Allah (müşriklerin kendisine) katmakda oldukları her ortakdan münezzehdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O öyle Allah'dır ki O'ndan başka ilâh yoktur! (O,) Melik (mülkünde istediği gibi tasarruf eden)dir, Kuddûs (her noksanlıktan münezzeh olan)dır, Selâm (her kusurdan ve âfetten sâlim olan)dır, Mü'min (çokça emniyet veren)dir, Müheymin (her zaman gözetip koruyan)dır, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Cebbâr (dilediğini yaptıran)dır, Mütekebbir (büyüklük ve yücelik kendisine mahsûs olan)dır. Allah, (onların) ortak koşmakta oldukları şeylerden pek münezzehtir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
O Allah’tır ki, ondan başka ilah yoktur. (Her şeye) egemendir, kutsaldır, esenlik verendir, güven verendir, gözetip koruyandır, yücedir, her şeye buyruğunu geçirendir, pek uludur. Allah, onların (o putperestlerin) ortak koştuklarından münezzehtir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O Allah ki, O’ndan başka ilah yok, O her şeyin sahibi, en kutsal, güvenliği sağlayan, kendisi de en güvenli olan, doğru ile yanlışı belirleyen, çok güçlü, dilediğinde zor kullanan ve en büyük olandır. Allah onların koştukları ortaklardan çok uzaktır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O Allah ki kendinden başka tanrı yoktur, kutsal hakan Odur, eksiği olmıyan Odur, esenliğe kavuşturan Odur, güven veren Odur, görüp gözeten Odur, erkli olan Odur, dertlere derman olan Odur, büyüklenen Odur. Allah kendisine eş koşulanlardan uludur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O, öyle bir Tanrı/dır ki kendisinden başka tapacak yoktur; O, her bir şeye mâliktir [¹], Nâlâyık olan her şeyden âridir. Her noksandan sâlimdir; aman veren [²]; her şeyi görüp gözetendir, yegâne galiptir, icbar eden Zat/tır [³], büyüklükte en yüksek derecededir [⁴] Allah müşriklerin şerik koşmalarından tamamıyle münezzehtir.
[1] Veya öyle muazzam bir padişahtır ki mülkü elden gitmek ihtimali yoktur.[2] Veya peygamberlerini tasdik eden.[3] Yâni bir şeyi dileyince karşısına hiçbir engel çıkamaz veya insanların hallerini cebr'eder, yâni ıslah eder.[4] Veya lâyık olmayan her bir şeyden gayet âlidir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O, öyle bir Allah’tır ki, O’ndan başka tanrı yoktur. O, Melik’dir,¹¹ Kuddûs’tur¹², Selâm’dır¹³, Mu’min’dir¹⁴, Muheymin’dir¹⁵, Azîz’dir¹⁶, Cebbâr’dır¹⁷, Mutekebbir’dir¹⁸. Allah, onların koştukları ortaklardan münezzehtir.
11 El-Melik: Sahip, hükümdar. 12 El-Kuddûs: Hatadan, gafletten ve noksanlıktan uzak, temiz. 13 Es-Selâm: Barış ve esenlik veren. 14 El- Mü’min: Emniyet ve güven veren. 15 El-Muheymin: Korkudan emin kılan, gözetip koruyan, koruma altına alan. 16 El-Azîz: Yüce, yenilmeyen, yegâne galip olan. 17 El-Cebbâr: Dilediğini zorla yaptıran, iradesini kesin uygulayan. 18 El-Mutekebbir: Azamet ve yücelik sahibi.  
Kadri Çelik
swap_vert close
O kendisinden başka ilah olmayan, hüküm sahibi, mukaddes, esenlik veren, güvenliğe kavuşturan, gözetip koruyan, güçlü, buyruğunu her şeye geçiren, gerçekten ulu olan Allah'tır. Yüce Allah onların ortak koştuklarından münezzehtir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Allah ki, Kendisinden başka kulluk edilecek bir otorite, bir ilâh yoktur! O, mutlak hükümranlık sahibi, Melik’tir. Her türlü kusurdan, noksanlıktan uzak; Kuddüs’tür. İslâm, kurtuluş ve esenliğin kaynağı; Selâm’dır. İman, güven ve emniyet veren; Mümin’dir. Her an her şeyi gözetip koruyan, her muhtacın ihtiyacını karşılayan; Müheymin’dir. Gerçek anlamda kudret, izzet ve şeref sahibi; Aziz’dir. Dağınıkları toparlayan, yaraları sarıp sarmalayan gücüne karşı konulamayan sonsuz kudret sahibi; Cebbâr’dır. Her konuda yüceliğini gösteren, yüceliğiyle övünmeye hakkı olan; Mütekebbir’dir. Daha büyüğü olmayan en büyüktür. Allah,müşriklerin düşünce ve anlayışlarının bozukluğundan kaynaklanan şirkin her şeklinden ve her türünden münezzehtir; acziyet ve noksanlık anlamına gelebilecek her türlü nitelikten uzaktır; insanların ilâhlık pâyesi vererek O’na ortak koştukları her şeyin üzerinde ve ötesindedir, çok yücedir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O Allah ki O’ndan başka ilah yoktur. Mütekebbir Cebbâr Azîz Müheymin Mümin Selâm Kuddûs Melik’tir. Allah şirk (ortak) koştukları şeylerden uzaktır / sübhandır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kendisinden başka tanrı tanımayan Allah: evrenin tek saygın hakimidir, ayrıca esenli, güvenli, egemen, yenilmez, söz geçiren ve mağrur hakimidir. Allah, müşriklerin aracı tanrılarıyla mukayese edilemeyecek kadar erişilmez yücedir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Mülkün gerçek sahibi Allah’tır. Bütün kutsallıklar Allah’ındır. Allah barışın esenliğin sahibidir. Yarattıklarına güven verir. Gözetir korur. Mutlak güç sahibidir. Yoldan çıkanları ayetleriyle düzeltir, ıslah eder. Eşi benzeri yoktur. İnkâr edenlerin ortak koştuğu ilahlardan uzaktır. Hiçbir varlık, hiçbir insan Allah’ın yetkilerine ortak olamaz. Allah ilah olarak insanların yaşayacağı düzeni emreder. Bunun için yasama, yürütme, yargılama, cezalandırma yetkisini elinde tutar. Hiçbir insana hiçbir topluluğa yasama, yönetme, yargılama, cezalandırma yetkisi vermez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O, kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır. Hükümdardır, kutsallığın kaynağıdır, esenlik kaynağıdır, güven verendir, gözetip koruyandır, güçlüdür, istediğini yaptırabilendir, büyüklüğünü gösterendir. Allah onların ortak koştuklarından yücedir.
Mehmet Türk
swap_vert close
O (Allah) ilâhlık sadece kendisine ait olan, her şeyi hükmü altına alan,¹ mukaddes,² güvenilen,³ (her şeyi) görüp⁴ gözeten,⁵ son derece şerefli,⁶ hükmüne karşı gelinemeyen⁷ ve çok yüce olan, tek Allah’tır. (İşte O) Allah, onların kendisine ortak koştuklarından çok yücedir.
1 El-Melik: Allahu Teâlâ’nın “Hükümdar” ve “kral” anlamındaki güzel isimlerinden birisidir. Malik ve sahip olmak anlamına gelen (مَلَكَ) fiilinden türemiştir. Sahip ve malik anlamında “melik, malik, melîk” kelimeleri kullanılır. Ayrıca bu kelime (مِلْكٌ) mastarından sıfat-ı müşebbehe, olarak (مَالِكٌ) veya (مَلِكٌ) şekillerinde okunabilir. Dini terim olarak, “bütün mevcudata hükmeden, onlar için en doğru kanunları koyan, kuvvet ve kudret sadece kendisinde olan tek sahip yani Allah” demektir ve bu yetkinin tamamı Âlemlerin Rabbi Allah’a aittir. Nitekim Allahu Teâlâ için insanların meliki denirken, O’nun insanlar üzerinde mutlak tasarruf sahibi olduğu ifade edilmiş olur. İnsan yeryüzünde halife olduğu yani “Allah adına yeryüzünde tasarrufta bulunacağı” için, kendisine yeryüzü mülkü üzerinde “izafî bir meliklik yetkisi” tanınmıştır. Bu yetki, hiç bir zaman mutlak anlamda değildir ve insanın keyfine bırakılmamıştır. Yani bu tasarruf, hiç bir zaman mutlak değil, sınırlı ve Allah’ın tanıdığı alanda sadece bir emanettir. Allah, bazen elçilerini hem Rasul, hem de melik kılar. (Hz. Davud, Hz. Süleyman ve Hz. Muhammed (a.s) gibi.) Öte yandan “melik” kelimesinin hükümdar, yani “devlet başkanı” anlamında kullanılması da söz konusudur. İslâm devletlerinin hükümdarları genellikle “melik” unvanını taşımazlar. Melik kelimesi, İslâm tarihinde ilk olarak Emevî devletinin kurucusu Muaviye tarafından kullanılmıştır. Muâviye’nin bu “melik” unvanını alması iyi karşılanmamış ve hatta âlimler tarafından şiddetle kınanmıştır. Osmanlılarda hükümdar için “melik” unvanının kullanıldığını gösteren kayıtlara rastlanmamıştır. Bk. (Fatiha: 4, En’am: 73, İsra: 111, Tâ Hâ: 114, Hac: 56, Mü’minûn: 116, Furkan: 2, Fatır: 13, Zümer: 6, Mü’min: 16, Cuma: 1, Mülk: 1, İnfitar: 19) 2 Kuddûs: Kelime anlamı olarak, gayet mukaddes, her türlü şaibeden münezzeh, temiz, hiç bir lekesi olmayan, bütün eksiklik ve kusurlardan münezzeh olan, herhangi bir eksikliği kabul etmeyen ve güzel sıfatlardan dolayı övülen demektir. Istılahta ise; Kuddûs, Allah’ın güzel isimlerinden birisidir. Bu isme göre O, zatına yakışmayan her şeyden münezzeh, bütün vasıflarda en mükemmel, tasvire sığmayan, övülmeye lâyık kemâl, fazilet ve güzellik sıfatları kendisinde olandır. Kur’ân’da Kuddûs kelimesi, Yüce Allah’ın ismi olarak iki yerde (Haşr: 23, Cum’a: 1) el-Melik ismiyle birlikte geçmektedir Ayrıca (Bakara: 30)’da da “nukaddisu” kalıbıyla zikredilmektedir ki, burada da aynı anlamlar söz konusudur. 3 Selâm: Sözlükte, “bedenî ve ruhî hastalık, eksiklik ve kusurlardan uzak olma” anlamında kullanılır. Allah’a nisbet edildiğinde; “her türlü eksiklik, acizlik ve kusurdan, yaratılmışlara özgü değişikliklerden ve yok oluştan münezzeh olan, selâmetin kaynağı olup esenlik veren” anlamına gelen Allah’ın güzel isimlerinden biridir. Selâm ismi, İbnu Mâce ile Tirmizî’nin esmâ’ül-hüsnâ listesinde bulunmaktadır. Namazdan çıkış selâmının ardından okunan ve; “Allâhümme ent’es-selâm ve mink’es-selâm” diye başlayan tâzim ifadesinde selâm, hem Allah’ın ismi olarak zikredilmekte hem de selâmetin O’ndan geldiği belirtilmektedir. (Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî). Rasûlullah’ın arkasında namaz kılan sahâbîler tahiyyat oturuşunda ilk zamanlar, “Allah’a kullarından selâm olsun…” anlamında ifadeler kullanıyordu. Bundan haberdar olan Hz. Peygamber, “Allah’a selâm olsun demeyin, Allah selâmın kendisidir, fakat siz şöyle söyleyin” buyurmuş ve Tahiyyat duasını öğretmiştir. (Buhârî, Müslim). 4 Mü’min: Allah’ın güzel isimlerinden biridir. Sözlükte “güven içinde bulunmak, korkusuz olmak” anlamındaki (أمن) kökünden türeyen mü’min kelimesi; “inanıp tasdik eden; başkalarının güvenli olmasını sağlayan, va’dine güvenilen” mânalarına gelir. Kelimenin esmâ’ül-hüsnâ’dan biri olarak içerdiği mâna da bu çerçevededir. Âlimler “mü’min” isminin mânasını “emân” köküne veya “îmân” mastarına dayandırmaktadır. Mü’min, birinci anlayışa göre “başkalarını korku ve endişeden emin kılan, onların güvenli olmalarını sağlayan” demektir ve bu, dünya hayatında olduğu gibi âhiret hayatı için de söz konusudur. Mü’min ismi, “Allah dostları” demek olan mü’minlerin (Âlu İmrân: 68) âhiret hayatındaki güvencesinin sağlanması anlamını da içermektedir. Mü’min iman kavramına dayandırıldığı takdirde onaylayan konumunu alır. Buna göre kelime “kullarının imanını ve samimiyetini tasdik eden, onların sıdkını onaylayan, ayrıca mûcize vermek suretiyle peygamberlerin doğruluğunu ispat eden” mânalarına gelir. 5 Müheymin: Allah’ın güzel isimlerinden biridir. Sözlükte “bir şeyi gözetimi altına alıp korumak ve onu yönetmek” mânasındaki “heymene” kökünden türeyen “müheymin”: “kâinatın bütün işlerini idare eden” demektir. Müheyminin “başkalarını korku ve endişeden emin kılmak” anlamındaki îmân masdarından türeyip hemzenin “hâ”ya dönüşmesiyle ortaya çıkmış olması da mümkündür. Bu takdirde “kendisine güvenilen, başkalarını korku ve endişeden koruyup güvenlerini sağlayan” mânasına gelir. Müheymin ismi, İbnu Mâce ve Tirmizî’nin rivayet ettiği “esmâ’ül-hüsnâ” listelerinde yer almıştır. Müheyminin etkisini icra etmesi; ilâhî ilim, kudret ve fiilin kemal mertebesinde bulunması sayesindedir. Bu niteliklerin tamamı ise sadece Allah’ta bulunmaktadır.6 Azîz: Allahu Teâlâ’nın güzel isimlerinden biridir. Allah’ın, “hiçbir yönden mağlup edilemeyen, her işinde mutlak gâlip gelen, son derece izzetli ve yüce olan” manasına gelir. Hiçbir yönden benzeri olmayan dilediğini yapan ve buna güç yetiren, yüce varlığını ve kudretini hiçbir gücün mağlup edemediği tek yaratıcı Allah’tır. Allah’ın emir ve iradesine karşı koyacak yoktur. O, her şeye galip gelir. O’nu mağlûp edecek hiç bir kuvvet yoktur. Allah Azîzdir yani, Onun gücü her şeye yeter, O her şeye galip gelir, fakat hikmeti ile kötülerin cezasını tehir eder demektir. 7 Cebbar: Allahu Teâlâ’nın güzel isimlerinden biridir. a- Eksiklikleri tamamlayan, işleri düzelten, dertlere derman veren, yoksulları zengin eden, perişanlıkları yoluna koyup düzelten demektir. b- Dilediğini zorla yaptırmağa kadir olan, halkı iradesine mecbur eden, hükmüne karşı gelinemeyen demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah O’dur ki O’ndan başka ilah yoktur: Mutlak Hakim, Kutsal, Kurtuluşun Tek Kaynağı, ²⁸ İman Bağışlayan, Doğru ile Yanlışın Tek Belirleyicisi, ²⁹ Üstün, Eğriyi Düzeltip Doğruyu İhya Eden, ³⁰ Bütün İhtişamın Sahibi! Şanı yüce olan Allah, insanların ilahlık yakıştırdıkları her şeyden münezzehtir.
28 Lafzen, “Kurtuluş” (selâm): bkz. sure 5, not 29.29 Muheymin’in bu karşılığı için bkz. bu terimin Kur’an için kullanıldığı 5:48 ve buna ilişkin not 64.30 Cebera fiili -cebbâr ismi bunun bir türevidir- “doğrultmak/düzeltmek” veya “iyileştirmek/ihya etmek” (mesela, bir yaralanma veya hastalıktan sonra onu iyileştirmek yahut bir beladan onu kurtarmak) ile “zorlama” veya “[bir kimseyi veya bir şeyi] iradesine/isteğine tâbi kılma” kavramlarının bir bileşimi olduğundan, Allah için kullanıldığında, Cebbâr en doğru olarak yukarıdaki gibi çevrilebilir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O, kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır. Varlığın tek ve yegâne sahibidir, kutsalın kaynağıdır, kurtuluşun ve huzurun membaıdır, güvenen ve güvenilmeyi hak edendir, iyiyi ve kötüyü belirlemedeki tek otoritedir, mutlak üstün olandır, otoritesini her zaman uygulayan ve uygulatandır, ululukta ve yücelikte eşsiz olandır, yüceler yücesi olan Allah onların koştukları tüm şirk unsurlarından münezzehtir. 2/255
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O, kendisinden başka ilâh olmayan Allah’tır: varlığın mutlak hâkimidir,[⁵⁰³⁷] kutsalın kaynağıdır,[⁵⁰³⁸] mutlak kurtuluş ve huzurun membaıdır, güven ve iman verendir, (iyi ile kötüyü belirlemede) mutlak otorite sahibidir,[⁵⁰³⁹] mutlak üstün ve yüce olandır, her şartta iradesini yürütendir,[⁵⁰⁴⁰] büyüklüğünde sınırsız olandır.[⁵⁰⁴¹] Eşsiz yüce olan O, onların şirk koştukları her şeyin ötesindedir, aşkındır.[⁵⁰⁴²]
[5037] Yani: Mülkün hakiki mâlikidir. Onun mülkü verince azalmaz, çünkü mülkünü verdiği insan da O’nun mülküdür. [5038] Hiçbir şey kendiliğinden kutsal değildir. Bir şeyi ancak O mukaddes ve mübarek kılar. Onun kutsamadığını kutsal bilmek Allah’tan rol çalmaya yeltenmektir. [5039] Parantez içi açıklama için muheymin kelimesinin kullanıldığı 5:48’e bkz. [5040] Veya: “Her eksik ve ihtiyacı giderendir”. [5041] Lafzen: “Büyüklenmek O’nun hakkıdır”. Mutekebbir kalıbı burada tekellüf değil tazim ve mübalağa ifade eder. Bu âyetlerin inişine neden olan Nadîroğulları sürgünü, burada sayılan İlâhî esma ve sıfatın tümünün tecelli ettiği tarihsel bir aynadır. Bu esmanın tecellisi, o ana yerleştirilen bu aynadan yansımaktadır. [5042] Krş: 30:40.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O öyle Allah’tır ki, O'ndan başka ilah yoktur. Melik’tir (mülk ve hükümranlık O'nundur), Kuddûs'tür (mukaddestir, her türlü kusurdan münezzehtir) Selâmdır (selâmete erdirendir), Mü'min'dir (kalblere iman aşılayandır), Müheymin'dir (güven veren koruyup gözetendir), Aziz'dir (izzetlidir, her şeye gücü yetendir), Cebbârdır (dilediğini yapmakta serbesttir), Mütekebbir’dir (azamet ve yücelik O'nun hakkıdır). Allah, (müşriklerin) ortak koştukları nesnelerden münezzehtir. (Yücelerin Yücesidir)
Osman Fırat
swap_vert close
O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, mukaddes selamet ve esenliğin kaynağı, güvenilen, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini zorla da olsa yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O, o Allah'tır ki, kendisinden başka hiç bir mabut yoktur. Hükümdar olan, mukaddes olan selâmetbahş olan, emniyet ihsan eden, murakıp olan, her dilediğine galip olan, dilediğini cebren var eden, kibriyası pek azim bulunan ancak O'dur. Allah, şerik koştukları şeylerden münezzehtir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'tır gerçek İlah! O'ndan başka yoktur ilah! O melik'tir, kuddûs'tür, sel^åm'dır, Mü'min'dir, müheymin'dir, aziz'dir, cebbar'dır, mütekebbir'dir. Allah, müşriklerin iddialarından münezzeh ve yücedir. [62, 1] {KM, İşaya 6, 3; Çıkış 15, 11; I Samuel 2, 2}
O meliktir: kâinatın gerçek hükümdarıdır. Kuddûs’tur: bütün eksiklerden uzak ve yücedir. Selâm’dır: Kusurlardan salim olup yaratıklarına esenlik verendir. Mü’min’dir: Güvenlik verendir. Muheymin’dir: Her şeyin üzerinde gözetip kollayandır. Aziz’dir: Üstün kudret sahibi, mutlak galiptir. Cebbar’dır: Yaratıklarının hallerini ve işlerini düzelten ve iradesi ile onları istediği şekilde yönetendir. Mütekebbir’dir: Büyükler büyüğüdür. [85,9; 10,46; 13,33]  
Süleyman Ateş
swap_vert close
O, öyle Allah'tır ki O'ndan başka tanrı yoktur. Padişahtır, mukaddestir, selam (esenlik veren) mü'min (güvenlik veren), müheymin (kollayıp koruyan), aziz (üstün, galib), cebbar (istediğini zorla yaptıran), mütekebbir(çok ulu)dur! Allah (puta tapanların) ortak koşmalarından yücedir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O Allâh Te'âlâ'dır ki O'ndan gayrı ilâh yokdur. Mülki ebedî pâdişâhdır, her 'ayıb ve kusûrdan münezzehdir, noksân ve âfetden sâlimdir, mü'minleri 'azâbdan emîn idicidir. Her şeye hâfız ve rakîbdir. Gâlib ve kâdirdir. İdâresini infâz ider. Kibriyâ ve 'azamete müstehakdır. Küffârın şirk iyledikleri şeylerden münezzehdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O, Allah’tır; kendinden başka ilah olmayan, bütün yetkiyi elinde tutan, yaptığını tertemiz yapan, esenlik ve güvenlik veren, güven veren, görüp gözeten, her şeyden üstün olan, buyruğunu her şeye geçiren, büyüklenmeyi hak edendir. Allah, onların ortak saydıklarından uzaktır.
Şaban Piriş
swap_vert close
O, kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır. Hakim'dir, kutsaldır, esenlik verendir, güven verendir, himaye edendir, güçlüdür, kahredicidir, büyüklük sahibidir. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O Allah ki Ondan başka tanrı yoktur. O Meliktir; herşeyin egemenliği Ona aittir. Kuddûstür; her türlü eksik ve çirkin sıfatlardan temiz ve münezzehtir. Selâmdır; bütün eksikliklerden uzak olduğu gibi, bütün esenlik de Ondan gelir. Mü'mindir; güven Ondan gelir, imanı O nasip eder. Müheymindir; görüp gözetir. Azizdir; kudreti herşeye üstündür. Cebbardır; iradesine asla karşı çıkılmaz. Mütekebbirdir; büyüklük Onun hakkıdır. Allah, müşriklerin ortak koştuğu şeylerden uzaktır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Öyle Allah ki O, ilah yok O'ndan gayrı! Melik, Kuddûs, Selâm, Mümin, Müheymin, Azîz, Cebbâr, Mütekebbir. Allah, onların ortak koşmalarından yücedir, arınmıştır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol Tañrı’dur ol kim yoķdur Tañrı illā ol pādişāh gey erı 'ayıbsuz imin eyleyici ŧoġru ŧanuķ beñdeşsüz ķahr eyleyici ululıķ issi. arılıġı Tañrı’nuñ andan kim ortaķ eylerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol Allāh birdür. Andan özge tañrı yoḳdur. Pādişāhdur, münezzehdür‘ayblardan. Selāmdur, imin idicidür. Her nesnede ḥāżırdur. Her nesneyeġālibdür, kāfirleri ḳahr idicidür. Mütekebbir, uludur, yücedür Tañrı Ta‘ālāanlar şirk getürgenden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O Özündən başqa heç bir tanrı (mə’bud) olmayan, (bütün məxluqatın) ixtiyar sahibi, müqəddəs (pak) olan, (bəndələrinə) salamatlıq, əmin-amanlıq bəxş edən, (hər şeydən) göz-qulaq olub (onu) qoruyan, yenilməz qüdrət (qüvvət) sahibi, (hamını istədiyi hər hansı bir şeyə) məcbur etməyə qadir olan, (hər şeydən) böyük (hər şeyin fövqündə) olan Allahdır. Allah (müşriklərin) Ona qoşduqlarından (şəriklərdən) ucadır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He is Allah, than whom there is no other God, the Sovereign Lord the Holy One, Peace, the Keeper of Faith, the Guardian, the Majestic, the Compeller, the Superb. Glorified be Allah from all that they ascribe as partner (unto Him).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah is He, than Whom there is no other god;-(5401) the Sovereign, the Holy One, the Source of Peace (and Perfection), the Guardian of Faith, the Preserver of Safety,(5402) the Exalted in Might, the Irresistible, the Supreme:(5403) Glory to Allah. (High is He) above the partners(5404) they attribute to Him.
5401 This phrase is repeated from the last verse in order to lead us to the contemplation of some other attributes of Allah, after we have realised those which form our fundamental conceptions of Allah. See the preceding and the following note. 5402 How can a translator reproduce the sublimity and the comprehensiveness of the magnificent Arabic words, which mean so much in a single symbol? (1) "The Sovereign" in our human language implies the one undisputed authority which is entitled to give commands and to receive obedience, and which in fact receives obedience; the power which enforces law and justice. (2) Human authority may be misused, but in the tide "die Holy One", we postulate a Being free from all stain or evil, and replete with the highest Purity. (3) "Salam" has not only the idea of Peace as opposed to Conflict, but wholeness as opposed to defects: hence our paraphrase "Source of Peace and Perfection". (4) Mu'min, one who entertains Faith, who gives Faith to others, who is never false to the Faith that others place in him; hence our paraphrase "Guardian of Faith". (5) "Preserver of Safety": guarding all from danger, corruption, loss, etc.: the word is used for the Qur'an in 5:48. These are the attributes of kindness and benevolence: in the next note are described the attributes of power. 5403 See last note. (6) Allah is not only good, but He can carry out His Will. (7) And if anything resists or opposes Him, His Will prevails. (8) For He is Supreme, above all tilings and creatures. Thus we come back to tile Unity with which we began in verse 22. 5404 Such being Allah's attributes of Goodness and Power, how foolish is it of men to worship anything else but Him? Who can approach His glory and goodness?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
هُوَ
O
اللّٰهُ
Allah
الَّذ۪ي
O zattır ki
لَٓا اِلٰهَ
İlâh yoktur
اِلَّا
ancak
هُوَۚ
O
اَلْمَلِكُ
Melik'dir
الْقُدُّوسُ
Kuddûs'tür
السَّلَامُ
Selâm'dır
الْمُؤْمِنُ
Mu'min'dir
الْمُهَيْمِنُ
Muheymin'dir
الْعَز۪يزُ
Azîz'dir
الْجَبَّارُ
Cebbâr'dır
الْمُتَكَبِّرُۜ
Mutekebbir'dir
سُبْحَانَ
Subhân'dır
اللّٰهِ
Allah
عَمَّا
o şeyler- den ki
يُشْرِكُونَ
şirk koşuyorlar
O, öyle bir Allah'tır ki O'ndan başka İlâh yoktur. O, Melik'dir (mülkündeki herkesi ve her şeyi idare edendir), Kuddûs'tür (mukaddes, tertemiz ve her türlü eksiklikten münezzeh olandır), Selâm'dır (selamet veren ve insanları selamet yurdu olan cennete davet edendir), Mu'min'dir (güvenilen, emin olunan, iman veren, seven ve sevilmeye layık olandır), Muheymin'dir (bütün varlığı kontrolü altında tutan ve kulunu gözetip gözetleyendir), Azîz'dir (bütün şerefin ve kudretin kendisine ait olduğu zattır), Cebbâr'dır (dilediğini zorla yaptırandır), Mutekebbir'dir (azamet ve kibriyasını her anda izhar edendir). Allah Subhân'dır, (onların) şirk koştuklarından (ve her türlü noksanlıktan münezzeh olandır).
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
مَلِك
İsim
م ل ك
Melik (Allah'ın ismi, esmasıdır. Mülkündeki herkesi ve her şeyi idare eden demektir), hükümdar, efendi, kral
قُدُّوس
Sıfat
ق د س
Kuddûs (Allah'ın ismi, esmasıdır. Mukaddes, tertemiz ve her türlü eksiklikten münezzeh olan demektir)
سَلَام
İsim
س ل م
Selâm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Selamet veren ve insanları selamet yurdu olan cennete davet eden demektir), selam, selâmet
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
مُهَيْمِن
Etken fiil-II
ه م ن
Muheymin (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün varlığı kontrolü altında tutan ve kulunu gözetip gözetleyen demektir), gözetleyici
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
جَبَّار
İsim
ج ب ر
Cebbâr (Allah'ın esması, ismidir. Dilediğini zorla yaptıran demektir), zorba, zorlayıcı
مُتَكَبِّر
Etken fiil-V
ك ب ر
Mutekebbir (Allah'ın ismi, esmasıdır. Azamet ve kibriyasını her anda izhar eden demektir), kibirlenen, büyüklük taslayan
سُبْحَان
İsim
س ب ح
Subhân (her türlü noksanlıktan münezzeh olan)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu