O,[⁵⁰³⁴] kendisinden başka ilâh olmayan Allah’tır:[⁵⁰³⁵] İdrak edilemeyen ve edilebilen her şeyin âlimi sadece O’dur; O özünde merhametli, işinde merhametlidir.[⁵⁰³⁶]
[5034] Tüm ilâhî esma Allah’a döner, Allah has ismi ise, burada olduğu gibi sadece huveye döner. Huve Zât’ın “ayn”ını, yani bireysel cevheri ifade eder. Allah kelimesi, dilde başlayıp ciğerde biten bir ses düzenine sahiptir. Bir kez Allah diyen, iman ağacının dıştan içe doğru dört unsuru olan amel-ikrar-tasdik-marifet süreçlerinin tamamını yaşar. Dıştan içe, müşahhastan mücerrede, şehadet âleminden gayb âlemine… Ğayb-şehadet ikilisinde, Allah’a nisbet edildiği için ğayb önce gelmiştir. Huve zamirinde son harf zaittir, ikil form olan humâda düşmesi bunun delilidir. Aslı hudur. Hu görünürde bir ses ise de, özünde bir nefestir. Can taşıyan her varlık, aldığı her nefesle “O”nu anar. Nefes canlılığın alametidir. Varlık ilâhî bir nefestir. Celal ve cemalin tecellisi olan kevn ve fesad, bu nefesin veriliş ve alınışını temsil eder. Nefes alan canlılar içerisinde iradesiyle temayüz eden insan, tesbihi zikre çevirerek sorar: O kimdir? Vahyin verdiği cevap, aslında idrakin derinliklerinde yatan bu soruya vicdanın verdiği cevabın ta kendisidir: O Allah’tır. İşte bu nedenle, mutlak ateizm imkânsızdır.
[5035] Esmadan murad Allah’ın kendisiyle nitelendiği sıfatlardır. Haşr bir el-esmâu’l-husnâ sûresidir. 24 âyetlik sûrede 28 Allah ismi, 13 Allah’a dönen zamir, 23 ilâhî sıfat yer alır. Son üç âyette ardı ardına hepsi de farklı 16 esma sıralanır. Kur’an’ın zirvesi, Allah’ın Allah hakkında konuştuğu yerlerdir. Bunların en başında bu sûrenin son kısmı gelir. Zira bu âyetler, Allah’ı bilme, tanıma ve anlama yolunda insanoğluna âlemlerin Rabbi tarafından uzatılmış bir kartvizit mesabesindedir. Haşr sûresinin son âyetlerinin önemi konusunda nakledilen tüm rivayetler, bu çerçevede anlaşılmalıdır. Hepsi de, bu tür zirve bölümlerin Allah’ı tanıma ve anlamadaki önemine dikkat çekme amacı taşır. Zira bu esma bizi Allah’a ulaştıran meşru vesilelerdir: “En güzel nitelikleri ve tüm mükemmellikler(i ifade eden Esma-i Hüsna) Allah’a mahsustur. Artık O’nu onlarla anın ve O’nun isimleri konusunda haktan sapan kimseleri kendi haline terk edin!” (7:180; krş: 20:8; 17:100).
[5036] Önceki pasajla münasebeti: mü’minlere tek kişinin burnu kanamadan zahmetsizce verilen fey’, işte bu merhametin tecellilerinden sadece biridir.