close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Haşr Sûresi 16. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kemeśeli-şşeytâni iż kâle lil-insâni-kfur felemmâ kefera kâle innî berî-un minke innî eḣâfu(A)llâhe rabbe-l’âlemîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şeytan gibi, hani insana, kafir ol der de insan kafir oldu muydu, şüphe yok ki der, ben senden tamamıyla uzağım, şüphe yok ki ben, alemlerin Rabbi Allah'tan korkarım.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Yahudileri kandıran münafıkların durumu da) Tıpkı şeytanın durumuna benzer ki; (önce) insana: "İnkâr et" deyip (onu kandırıvermiştir), onlar inkâr edince de: "Ben senden uzağım; ben âlemlerin Rabbi (olan) Allah’tan korkarım!" demişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yahudileri aldatan münafıkların durumu da, tıpkı şeytanın durumuna benzer ki; insana “İnkar et!” dedi, insan da inkâr edince: “Ben senden uzağım, senin yaptıklarından sorumlu değilim, ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Müslüman görünerek İslâm'a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıkların durumu, tıpkı şeytanın durumu gibidir. Şeytan insana: “İnkâr et, nankörlük et” der. İnkâr edip nankörlük edince de: “Benim seninle ilgim yok, senden uzağım. Ben, âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi Allah'tan korkarım.” der.
Ahmet Varol
swap_vert close
Tıpkı şeytanın durumu gibi. O insana: "İnkar et" dedi. (İnsan) inkar edince de: "Ben senden uzağım. Doğrusu ben alemlerin Rabbi Allah'tan korkuyorum" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şeytanın durumu gibi; çünkü insana 'İnkâr et' dedi, inkâr edince de: 'Gerçek şu ki, ben senden uzağım. Doğrusu ben, alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Yahudi'leri savaşa teşvik hususunda münafıkların hali), şeytanın hali gibidir: Hani insana “Kâfir ol.” demişti de, kâfir olunca: “- Ben, senden berîyim; çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'dan korkarım.” deyiverdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onların durumu, o şeytanın örneğine benzer. Ki insana, “inkâr et!” dedi. İnsan inkâr edince, “Ben senden beriyim. Ben, âlemlerin sahibi olan Allah’tan korkarım” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Münafıklar şeytan gibidirler. Çünkü şeytan insana, “İnkâr et” der. İnsan inkâr edince de, “Ben senden uzağım; çünkü ben, âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım” der.[624]
[624] Şeytanın aldatması hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 171-173.  
Besim Atalay
swap_vert close
Bunlar şeytan gibidirler: «Küfret!» derler insanlara, küfredince, derler ki: «Bizler sizden ırağız, korkarız biz âlemlerin sahibi olan Allahtan !»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana: “İnkâr et” der; (insan) inkâr edince de: “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'ın (azabından) korkarım” der.
Her zaman olduğu gibi şeytanın, körük çekerek günahkârı önce coşturması ve daha sonra yarı yolda bırakması hakkındaki bu temsili ifade, daha farklı bir üslup içinde Enfal suresinin 8/48 ayetinde de geçmektedir: “Hani şeytan (Bedir’de savaştan hemen önce) yaptıkları işleri kendilerine güzel göstererek (inkârcılara): ‘Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yok, ben sizin arkanızdayım’ demişti. Fakat iki ordu birbirini görünce, (şeytan) birdenbire geri dönerek: ‘Benim sizinle hiçbir ilgim yok, ben sizin görmediğiniz (melekler)i görüyorum ve ben Allah’tan sakınırım, çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir’ demişti.”  
Cemil Said
swap_vert close
Ânların hareketi şeytânın hareketine benzer. Şeytân insâna "İman itme" dir ve insân kâfir oldığı vakit "Ben senin a’mâlinde müşterek değilim ben rabbu’l âlemin olan Allâh’dan korkarım" dir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İkiyüzlülerin durumu insana: "İnkar et!" deyip, insan da inkar edince: "Doğrusu ben senden uzağım; Alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım" diyen şeytanın durumu gibidir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, “İnkâr et” der; insan inkâr edince de, “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım” der.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Tıpkı şeytanın durumu gibi: Hani o insana “İnkâr et” der; o inkâr edince de, “Bilesin ki benim seninle ilgim yok, ben âlemlerin rabbi olan Allah’tan korkarım” der.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Münafıkların durumu tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana «İnkâr et» der. İnsan inkâr edince de: Ben senden uzağım, çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım, der.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar tıpkı şeytan gibidir: İnsana, "İnkar et" der. Sonra o inkar edince de, "Benim seninle bir ilişkim yok. Ben, evrenlerin Rabbi ALLAH'tan korkarım," der.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Yahudileri kandıran münafıkların durumu da) tıpkı şeytanın durumuna benzer ki insana "İnkâr et." dedi, (insan) inkar edince de: "Ben senden uzağım, ben âlemlerin Rabb'i Allah'tan korkarım!" dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Tıbkı Şeytanın meseli gibi ki hani insana küfret dedi de küfredince ben dedi senden beriyim, çünkü ben âlemlerin rabbi olan Allahdan korkarım
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yahûdîleri, müslümanlara karşı savaşa kışkırtarak, “Biz size yardım ederiz” diyen ancak sonrasında sözlerinden dönen munâfıkların durumu da) tıpkı şeytanın durumuna benzer ki, (o şeytan, önce) insana, “(Hakkı) İnkâr et” der. (İnsan, şeytanın telkinlerine/vesveselerine kanarak hakkı) inkâr edince, (bu sefer şeytan, o insana,) “Şüphesiz ben senden uzağım.” (Yalan ve riya içinde) “şüphesiz ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım” der.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların¹ durumu tıpkı şeytanın² durumu gibidir.³ İnsana: “Kâfir ol.” der. Ne var ki insan kâfir olunca da: “Kesinlikle ben senden uzağım, ben Âlemlerin Rabb'i olan Allah'tan korkarım.” der.
1- Münafıkların. 2- Şeytani karaktere sahip kişiler ve güçler. Kur'an'a göre, Şeytan; haktan uzak olan, gerçekliğe aykırı hareket eden her türlü güç, kurum ve kişinin ortak karakteristik adıdır. 3- Şeytanın insanı kandırmasına benzemektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Yahudileri muhaarebeye teşvıyk eden münafıkların haali de) şeytanın haali gibidir. Çünkü (şeytan) insana «Küfret» der de o küfredince «Ben hakıykaten senden uzağım. Çünkü ben aalemlerin Rabbi olan Allahdan korkarım» der!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onların misâli;) şeytanın hâli gibidir ki, hani insana: “İnkâr et!” demişti. Artık(insan) inkâr edince de: “Doğrusu ben, senden uzağım; çünki ben âlemlerin Rabbi olan Allah'(ın azâbın)dan korkarım!” demişti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Daha önce ihanet eden Yahudileri Müslümanlara karşı kışkırtan ve sonra onları aldatan münafıkların) durumu da tıpkı şeytanın durumuna benzer ki; (vesvese yoluyla) insana “İnkâr et ‘’dediğinde (inkârı ve sapıklığı telkin ettiğinde), o da inkâr edince: (kıyamet günü ona) “Şüphesiz ben senden uzağım (dünyada senin yaptıklarından bugün sorumlu değilim, çünkü ben seni zorlamadım). Kuşkusuz (bugün) ben (de) âlemlerin Rabbi olan Allah’tan (onun azabından) korkarım deyiverir. *
(*) 16. âyette ikiyüzlülük ederek insanları kandıran münafıkların bu yöntemi şeytanın insanı doğru yoldan saptırırken uyguladığı taktiğe benzetilmiştir (ayrıca bk. İbrâhim 14/22). Ama -17. âyette belirtildiği üzere bu ilişkide kendisine uyulan gibi uyanın da sonu ateştir; çünkü kendisine verilen irade gücünü doğru istikamette kullanmamıştır. Şu halde – burada söz konusu edilen olayda- münafıklar yaptıkları tahriklerin karşılığını görmeye, aynı şekilde yahudiler de münafıklara uymanın sonuçlarına katlanmaya mahkûmdurlar; benzer durumlar da buna göre düşünülmelidir… Kaynak: Tefsir (Kur’an Yolu) İşte görüldüğü gibi ikiyüzlüler Müslümanları kandırmaya çalıştıkları gibi, aynı zamanda Müslümanlara ihanet eden yahudileri de kandırdılar, Resûlullah (s.a.s.)’e karşı savaşa teşvik ettiler, böyle yaparlarsa her türlü desteği vereceklerini söylediler. Ama iş ciddiye binince hiçbir sözlerini yerine getirmediler. Neticede yüce Allah, Peygamber (s.a.s.)’ ile yaptıkları anlaşmayı bozan ve ihanet eden Yahudilerin de münafıkların da planlarını boşa çıkardı. Nihayet münafıklar da yahudiler de perişan oldular. Hem dünyalarını hem de âhiretlerini berbat ettiler. İhanet, zulüm ve haksızlıkların cezası bundan başka ne olabilir ki? Vesvese ne demek? Vesvese “şüphe, tereddüt, kuruntu, gizli söz, kişinin içinden geçen düşünce” demektir; terim olarak, “zihinde irade dışı beliren ve kişiyi kötü ya da faydasız bir düşünce ve davranışa sürükleyen kaynağı belirsiz fikir, şüphe ve kuruntu” anlamına gelir. Bir kimseye böyle bir düşünceyi telkin etmeye de “vesvese vermek” denir. Vesvese genel olarak insanı kötü, din ve ahlâk dışı davranışlara yönelten bir iç itilme olarak hissedilir. Bu anlamdaki vesvesenin kaynağı şeytandır…Kötülük sembolü olan şeytan, gerçek bir varlığa sahip olmakla birlikte onun insan üzerindeki etkisini psikolojik yolla gerçekleştirdiği düşünülmektedir (geniş bilgi için bk. Hayati Hökelekli, “Vesvese”, İFAV Ans., IV, 458). Vesvesenin bir diğer kaynağı ise kişinin nefsidir; Kaf sûresinin 16. âyeti de bunu ifade etmektedir. Nas sûresinde geçen vesvâs kelimesi hem insanlara vesvese veren görünmez şeytanı hem de insanları yoldan çıkarmak ve onlara kötülük yaptırmak için gizlice tuzak kuran insan şeytanlarını, şeytan karakterli insanları ifade eder. Nas sûresinde “Sinsi” diye tercüme edilen hannâs kelimesi ise “gizli hareket eden ve geride kalmayı âdet haline getiren” anlamında bir sıfattır. Tefsir (Kur’an Yolu) Özetle; vesvese, metafizik (görünmeyen) bir yapıya sahip olan şeytan veya şeytan karakterli kişiler tarafından başkalarının akıl, duygu ve zihinlerinde kötü düşüncelerin oluşması için yapılan telkinlerdir. Ayrıca ayetin ilk cümlesi olan (إِذْ قَالَ لِلْإِنسَانِ اكْفُرْ فَلَمَّا كَفَرَ)’’ Şeytan (vesvese yoluyla) insana inkâr et, dediğinde, o da inkâr edince’’ şeklindeki ifade dünyada olup son cümlesi olan (قَالَ إِنِّي بَرِيءٌ مِّنكَ إِنِّي أَخَافُ اللَّهَ رَبَّ الْعَالَمِينَ) ‘’senin yaptıklarından ben sorumlu değilim, çünkü ben seni zorlamadım). Kuşkusuz (bugün) ben (de) âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım deyiverir.’’şeklindeki şeytanın sözü ise ahirette gerçekleşir. İşte bunun böyle olduğunu söyleyen tefsirlerin Arapça metinleri aşağıya alınmıştır. Ayrıca bu durum Kaf-27 ve İbrahim -22. ayetten de böyle anlaşılıyor. İşte doğrusu olan da budur, çünkü ayetler birbirlerini tefsir ediyor. Bu nedenle ayete bu şekilde meal vermeyi uygun buldu. ولم يقل له قولا باللسان مسموعا بالآذان بل زين ووسوس فالقول استعارة تمثيلية أو مفردة ... وقيل ان قوله (اخاف الله) هو فى الآخرة وهو الأَوفق بقول الجمهور: إِن الإِنسان والشيطان الجنس (تيسير التفسير - اطفيش)، فالمعنى: إذ قال للإِنسان في الدنيا: اكفر، فلما كفر ووافى القيامة على الكفر قال الشيطان يوم القيامة: إني بريء منك}، أي قال كل شيطانلقرينه من الإِنس: {إنّي بريء منك} طمعاً في أن يكون ذلك منجيه من العذاب.ففي الآية إيجاز حذف حُذف فيها معطوفات مقدرة بعد شرط (لَمَّا) هي داخلة في الشرط إذ التقدير: فلما كفر واستمر على الكفر وجاء يوم الحشر واعتذر بأن الشيطان أضله قال الشيطان: {إني بريء منك} الخ. وهذه المقدرات مأخوذة من آيات أخرى مثل آية سورة إبراهيم وآية سورة [ق: 27]. { قال قرينه ربّنا ما أطغيته } الآية. وظاهر أن هذه المحاجة لا تقع إلا في يوم الجزاء وبعد موت الكافر على الكفر دون من أسلموا.(التحرير والتنوير) أى: مثل المنافقين فى تزيينهم الشر) والفساد ليهود بنى النضير.. كمثل الشيطان إذ قال للإِنسان فى الدنيا اكفر بالله - تعالى - فلما كفر ذلك الإِنسان ومات على الكفر، وبعث يوم القيامة، ووجد مصيره السيىء.. ندم وألقى التبعة على الشيطان الذى قال له: إنى برىء منك ومن كفرك، إنى أخاف الله رب العالمين (تفسيرالوسيط) فَلَمَّا كَفَرَ قَالَ إِنّى بَرِىء مّنكَ } أي: فلما كفر الإنسان مطاوعة للشيطان، وقبولاً لتزيينه قال الشيطان: إني برئ منك، وهذا يكون منه يوم القيامة، (فتح القدير) إنْ أريدَ بالإنسانِ الجنسُ فهذَا التبرؤُ منَ الشيطانِ يكونُ يومَ القيامةِ كما ينبىءُ عنْهُ قولُهُ تعالى {إِنّى أَخَافُ ٱللَّهَ رَبَّ ٱلْعَـٰلَمِينَ} (إرشاد العقل السليم إلى مزايا الكتاب الكريم ) فلمَّا كَفَرَ الآدميُّ تَبَرَّأ الشيطانُ منه ومن دينهِ في الآخرة.( التفسير الكبير – الطبراني ) إِنِّي بَرِيۤءٌ مِّنكَ} يجوز أن يكون في الآخرة؛ حيث يقول: مَّآ أَنَاْ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَآ أَنتُمْ بِمُصْرِخِيَّ إِنِّي كَفَرْتُ بِمَآ أَشْرَكْتُمُونِ مِن قَبْلُ } [إبراهيم: 22].( تأويلات أهل (السنة) عن مجاهد وإنما يقول الشيطان {إني أخاف الله رب العالمين} يوم القيامة. مجمع البيان في تفسير القرآن)ه  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Münafıklar) Şeytanın durumu gibi, insana “Doğruları inkâr et” dediğinde, insan inkâr ettiği zaman “Ben (inkâr etmenden dolayı) senden uzağım, ben âlemlerin Rabbi Allah’dan korkarım” der.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Durumları Şeytan’ın durumu gibidir, kişiye önce: «Tanımazlık et» der, kişi tanımazlık edince de şöyle der: «Doğrusu, benim seninle hiçbir ilişiğim yok. Çünkü ben bütün varlıkların çalabı olan Allah’tan korkarım.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Münafıkların, Yahudileri aldatma hususundaki hali şeytanın hali gibidir ki insana «— Kâfir ol» der [³]. İnsan kâfir olunca şeytan «— Benim seninle ilişiğim yoktur; çünkü âlemlerin Rabbi olan Allah/tan korkarım» der.
[3] Yâni küfür işlemek üzere iğva eder.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların/ikiyüzlülerin durumu tıpkı şeytanın durumu gibidir.⁹ Hani o insana, “İnkâr et!” der, insan da inkâr edince “Muhakkak ben senden uzağım. Hiç şüphesiz ben âlemlerin Rabbinden korkarım” der.
9 Nadiroğullarına, Abdullah bin Ubey başkanlığında ikiyüzlüler yardım sözü vererek savaşa teşvik etmişlerdi. Sonra da yardıma gelmedikleri konusu teşbih ediliyor. Krş. Enfâl, 8/48  
Kadri Çelik
swap_vert close
(İkiyüzlülüklerinin durumu,) İnsana, “İnkâr et” deyip insan da inkâr edince, “Doğrusu ben senden uzağım; âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım” diyen şeytanın durumu gibidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yahudileri kışkırtan münâfıkların durumu, şeytanın durumuna ne kadar da benziyor: Şeytan, insana vesvese vererek, “Allah’ın ayetlerini inkâr et! Korkma, ben senin yanındayım!” der fakat insan onun sözüne güvenip Rabb’ini inkâr edince hemen ardından Bedir savaşında olduğu gibi (8. Enfal: 48) aynı şekilde Hesap Gününde de onu yapayalnız bırakarak, “Ben seni tanımıyorum ve yaptıklarının sorumluluğunu da kabul etmiyorum! Çünkü ben her ne kadar isyankâr olsam da, âlemlerin Rabb’i olan Allah’tan korkarım!” der.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şeytan’ın misâli gibi! Hani, İnsan’a: -”İnkâr et!” dedi. İnsan da inkâr edince: -“Ben, senden uzağım. Ben, Âlemler’in rabbi Allah’tan korkuyorum” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Münafık, şeytan gibidir: Nitekim şeytan önce insana: " inkar et " der. İnkar edince de: " Ben seni tanımıyorum, yoo ben, Allah'tan korkarım " deyip çıkar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yahudilere yardım eden Münafıkların durumu tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, "İnkâr et" der; insan inkâr edince "Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım!" der. Aynı şekilde onlar da Yahudilerden bir gurubu azdırdılar. Sonra Yahudileri ortada bırakıverdiler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Münafıkların durumu) tıpkı şeytan(ın durumu) gibidir. Hani şeytan, insana “İnkâr et!” der. (İnsan) inkâr edince de “Şüphesiz ki ben senden uzağım; şüphesiz ki ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım!” der. [*]
Benzer mesaj: Enfâl 8:48. Burada verilmek istenen mesaj şeytanın da aslında Yüce Allah’ı bildiği, tanıdığı ve O’ndan korktuğudur. Hz. Âdem için Yüce Allah’a secde emrine karşı kibirlilik gösterdiği için huzurdan kovulmuştur. Bazı nankör, azgın ve sapkın insanlar şeytanı bile geride bırakacak şekilde isyana ve azgınlığa düşünce şeytan onlardan uzak olduğunu ilan etmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onlar); insana önce “inkâr et” diyen kâfir olunca da: “(Artık) ben senden uzağım. Doğrusu ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.” diyen o şeytan gibidirler.
Muhammed Esed
swap_vert close
tıpkı Şeytanın insana: “Hakikati inkar et!” deyip [insan da] inkar edince, “Bak, ben senden, (senin yaptıklarından) sorumlu değilim: ben bütün âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım!” ²³ dediği zaman[ki] gibi.
23 Karş. 8:48 ve ayrıca 14:22 ve ilgili dipnotlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onların durumu; insana “Kâfir ol” diye telkinde bulunan, sonra da insan kâfir olunca; “Ben senden uzağım zira ben âlemlerin Rabbi Allah’tan korkarım” diyen şeytanın durumu gibidir. 8/48, 14/22
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Tıpkı malum şeytan örneğinde olduğu gibi: Hani o insana “inkâr et” diye telkin eder, ona uyup inkâr edince de “Ben senin yaptığından sorumlu değilim, çünkü ben âlemlerin Rabbi Allah’tan korkarım” der.[⁵⁰²⁶]
[5026] Bu “şeytan”lar, 11. âyette tarif edilen münafık tipler olmalıdır. Önce ayartırlar, sonra da hiçbir sorumluluk üstlenmezler. şeytanın “Ben Allah’tan korkarım” demesi, münafıklığını gösterir. Bu pasajın en çarpıcı yanı, şeytan rolüne, inkârcı Yahudilerin değil münafıkların lâyık görülmesidir. Zira onlar Yahudilerin gözünde hain ve dönek, Müslümanların gözünde onursuz ve alçak konumuna düştüler. Sonuç: Her nifakta bir şeytanlık gizlidir (Benzer temsilî diyaloglar için bkz: 14:22; 50:27).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Yahudileri kandıran münafıkların durumu da) Şeytanın durumuna benzer ki, o insana: "küfret" der, o küfredince de: "Ben kuşkusuz senden uzağım, çünkü ben, âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım" der.
Osman Fırat
swap_vert close
Onların durumu tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, "İnkâr et" der; insan inkâr edince de, "Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım" der.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şeytanın meseli gibi ki, vaktiyle insana «Kâfir ol!» dedi, Vaktâ tâ ki kâfir oldu. (Şeytan) Dedi ki: «Şüphe yok ben senden uzağım. Muhakkak ki ben âlemlerin Rabbinden korkarım.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yahudileri savaşa teşvik eden münafıkların durumu ise tıpkı şeytan'ın durumuna benzer ki o, insana: “Dine inanma, reddet! ” diye telkin eder. O kendisine kulak verip kâfir olunca da şöyle der: “Ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbinden korkarım! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Onların durumu) Tıpkı şeytanın durumuna benzer ki insana "İnkar et" dedi. (İnsan) inkar edince de: "Ben seden uzağım, ben alemlerin Rabbi Allah'tan korkarım!" dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Münâfıklar, insâna"Küfür it" diyüb ve küfür idince: "Ben senden berîyim, ben 'âlemlerin rabbi olan Allâh'dan korkarım" diyen şeytân gibidirler. (Yahûdîleri müslümânlar aleyhine sevk iderler. Sonra çekilürler)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlar şeytan gibidirler; şeytan insana: "Görmezlikten gel (kafir ol)” der, o da görmezlikten gelirse, (şeytan) bu kez şöyle demeye başlar: "Benim seninle ilgim olmaz; ben varlıkların Sahibi olan Allah'tan korkarım."
Şaban Piriş
swap_vert close
Tıpkı şeytan gibidirler. Hani o insana:-İnkar et! der, İnsan da inkar edince:-Ben senden uzağım, ben Alemlerin Rabbinden korkarım! der.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Şeytanın hali de böyledir. İnsana “Kâfir ol” der. O kâfir olduğunda da “Ben senden uzağım; çünkü ben Âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım” deyiverir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Durumları, şeytanın durumuna benziyor. Hani, şeytan insana, "Küfret/inkâr et!" der, insan küfür ve inkâra sapınca da şöyle konuşur: "Vallahi ben senden uzağım; ben, âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şeyŧān beñzeri gibi kim şeyŧān beñzeri gibi kim ol vaķt kim eyitti ādemiye: “kāfir ol” pes ķaçan kim kāfir oldı eyitti “bayıķ ben bįzarvan senden bayıķ ben ķorķarın Tañrı’dan 'ālemler çalabı’sı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Şeyṭāna beñzer ki eydür ādem oġlına: Kāfir ol. Kāfir olduġı vaḳteydür: Ben senden bīzār‐men, ben ḳorḳarın Tañrı Ta‘ālādan ki ‘ālemleriyaradupdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Münafiqlər Bəni Nəzir yəhudilərini aldatması) Şeytana (Şeytanın insanı aldatmasına) bənzəyir. O, insana: “Kafir ol !” – deyər. (İnsan) kafir olan kimi (Şeytan onu qoyub qaçaraq): “Mənim səninlə heç bir əlaqəm yoxdur. Mən aləmlərin Rəbbi olan Allahdan qorxuram!” – deyər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(And the hypocrites are) on the likeness of the devil when he telleth man to disbelieve, then, when be disbelieveth saith: Lo! I am quit of thee. Lo! I fear Allah, the Lord of the Worlds.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(Their allies deceived them), like the Evil One, when he says to man, "Deny Allah.: but when(5393) (man) denies Allah, (the Evil One) says, "I am free of thee: I do fear Allah, the Lord of the Worlds!"
5393 An apt simile. Evil tempts man in all sorts of ways, and presents seductive promises and alliances to delude him into the belief that he will be saved from the consequences. The Evil One says, "Deny Allah": which means not merely denial in words, but denial in acts—disobedience of Allah's Law, deviation from the path of rectitude. When the sinner gets well into the mire, the Evil One says cynically: "How can I help you against Allah? Don't you see I am afraid of Him? All our alliances and understandings were moonshine. You must bear the consequences of your own folly." 5394 The "fear of Allah" is akin to love; for it means the fear of offending Him or doing anything wrong that will forfeit His Good Pleasure. This is Taqwa, which implies self-restraint, guarding ourselves from all sin, wrong, and injustice, and the positive doing of good. See 2:2, and n. 26.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَمَثَلِ
misali gibidir
الشَّيْطَانِ
şeytanın ki
اِذْ
o za- man ki
قَالَ
dedi
لِلْاِنْسَانِ
insana
اكْفُرْۚ
inkâr et
فَلَمَّا
ne za-man ki
كَفَرَ
inkâr etti
قَالَ
dedi
اِنّ۪ي
şüphe- siz ben
بَر۪ٓيءٌ
uzağım
مِنْكَ
senden
اِنّ۪ٓي
çünkü ben
اَخَافُ
korkarım
اللّٰهَ
Allah'tan
رَبَّ
Rabbi
الْعَالَم۪ينَ
âlemlerin
(Münafıkların durumu ise tıpkı) şeytanın durumuna benzer. Çünkü şeytan, insana "(Allah'ın âyetlerini ve resulünü) inkâr et" der. (İnsan) İnkâr edince de, "şüphesiz ben senden uzağım; çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım" der.
مَثَل
İsim
م ث ل
Misal, örnek, benzetme, benzer
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنْسَان
İsim
ا ن س
İnsanlar, insanlardan olan, kabile
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
بَرِىٓء
İsim
ب ر ا
Suçsuz, uzak
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
خَافَ
Fiil-I
خ و ف
Korktu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
عَالَم۪ين
İsim
ع ل م
Âlemler