close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Haşr Sûresi 15. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kemeśeli-lleżîne min kablihim karîbâ(en)(s) żâkû vebâle emrihim velehum ‘ażâbun elîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, kendilerinden az önce gelip de yaptıkları işin vebalini tatmış olanlara benzerler ve onlara elemli bir azap var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bu Yahudilerin durumu ve sonu;) Kendilerinden yakın zaman önce, işlerinin vebalini tatmış (küfür ve zulümlerinin akıbetine uğramış) olan, (ve şimdi ahirette de) kendileri için acı bir azap bulunan kimselerin (Bedir’de cezalarını bulan putperestlerin) durumu gibidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey mü'minler! Bu düşmanlarınızın durumu, kendilerinden önce yakın geçmişte olan, müslümanlarla savaşanların durumu gibidir. Onlar yaptıklarının cezasını tattılar, öteki dünyada da şiddetli bir azap vardır onlara.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Müşriklerin ve müslüman görünerek İslâm'a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıkların durumu, kendilerinden bir müddet önce geçmiş ve mü'minlere karşı yaptıkları kötülük planlarının cezasını tatmış olanların durumu gibidir. Onlara can yakıp inleten, müthiş bir de azap vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Tıpkı kendilerinden kısa süre önce yaptıklarının cezasını tatmış olanlar gibi. Onlar için acıklı bir azap vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendilerinden önce yakın geçmişte olanların durumu gibi; onlar, yaptıklarının sonucunu tadmışlardır. Onlara acı bir azab vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onların hali, kendilerinden az önce geçenlerin hali gibidir ki, yaptıklarının cezasını (dünyada) taddılar. Onlara (ahirette) acıklı bir azab da var.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte bunların durumu, kendilerinden öncekilerin durumu gibidir. Yaptıklarının cezasını tattılar. (Ahirette de) onlar için, elem verici bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onların durumu, kendilerinden az önce geçmiş ve yaptıklarının cezasını tatmış olanlara benzemektedir. Onlara acıklı bir azap vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Bu kimseler, kendilerinden önce geçenlere, işlerinin günahını çekenlere benzemekteler, bunlar için ağrıtıcı azap var!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onların durumu, kendilerinden az bir zaman önce yaptıklarının cezasını (Bedir'de) tatmış olan (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlara (ahirette de) elem dolu bir azap vardır.
Cemil Said
swap_vert close
Ânlar kendilerinden az evvel gelmiş olanlar gibi hareket idiyorlar lâkin ef’âl-i mezmûmelerinin fenâ meyvelerini göreceklerdir. Bir ’azâb-ı elîm ânlara muntazırdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onların durumu, kendilerinden az zaman önce geçmiş ve işlerinin karşılığını tatmış olanların durumu gibidir. Onlara can yakıcı azap vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir’de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendilerinden az öncekilerin durumu gibi: Onlar yaptıklarının cezasını tatmışlardı ve onları elem veren bir azap beklemektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Onların durumu) kendilerinden az önce geçmiş ve yaptıklarının cezasını tatmış olanların durumu gibidir. Onlara acıklı bir azap vardır.  
 Yani yahudilerin durumu, çok kısa bir zaman önce, Bedir’de mağlup ve perişan olan müşriklerin durumuna benzemiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerinden kısa bir süre önce geçmiş olanlara benziyorlar. Onlar, işlediklerinin karşılığını tatmışlar ve acı bir azabı haketmişlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Bu yahudilerin durumu) kendilerinden az önce, işlerinin günahını tatmış olan, ahirette de kendileri için acı bir azab bulunan kimselerin (Bedir'de cezalarını bulan putperestlerin) durumu gibidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yakında önlerinden geçenler gibi ki emirlerinin vebalini tattılar, daha da onlara elîm bir azâb var
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onların (yahûdîlerin) durumu, kendilerinden az bir zaman önce yaptıklarının cezasını (Bedir’de) tatmış olan (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlara (âhirette) elem dolu bir azap vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların durumu, kendilerinden yakın zaman öncesinde yaptıkları işlerin sonucunu tatmış olanların durumu gibidir. Ve onlar için acı bir azap vardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Onların) haali kendilerinden az öncekiler (in haali) gibidir ki onlar, yapdıklarının kötü aakıbetini (dünyâda) tatmışlardır. Onlar için (âhiretde de) çetin bir azâb vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onların misâli;) kendilerinden az önce, yaptıklarının vebâlini tatmış olanların(Bedir'de öldürülenlerin) hâli gibidir! Ve onlar için (âhirette de pek) elemli bir azab vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey iman etmiş olanlar!) Onların (o size düşmanlık yapıp saldırmak isteyenlerin) durumu tıpkı kendilerinden önce yakın geçmişte yaptıklarının (antlaşmayı bozup size saldıranların) cezasını tatmış olan (saldırgan)ların durumu gibidir. Ve onlara [öteki dünyada da] acıklı bir azap vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar, yakın bir zamanda, yaptıkları yanlış işlerin karşılığını tadan kimseler gibidir. Ayrıca onlar için acıklı bir azap olacak.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Durumları kendilerinden az önce gelenlerinki gibidir, onlar ettiklerini bulmuşlardır. Onlar için acıklı bir azap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar, kendilerinden az zaman evvel gelip günahlarının vebalini tatmış olanlar gibidir, onlar için âhirette de acıklı bir azap vardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların durumu, kendilerinden öncekilerin durumu⁸ gibidir. Onlar yaptıklarının cezasını tatmışlardı. Onlar için can yakıcı bir azap da vardır.
8 Buradan kastedilen Nadiroğullarından önce Medine’den çıkarılan Kaynukaoğulları, Kurayzaoğulları veya Mekkeli müşriklerdir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
(İkiyüzlülüklerinin durumu,) Kendilerinden az önce yaptıklarının vebalini tatmış olan, ahirette de kendileri için acı bir azap bulunan kimselerin durumu gibidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu durumdaki bütün münâfık ve kâfirlerin âkıbeti, tıpkı kendilerinden kısa bir süre önce Bedir savaşında ve Benî Kaynuka Yahudilerinin topluca sürgün edilmesinde ihânetlerinin cezasını çeken ve âhirette can yakıcı bir azâba mahkûm olan inkârcıların uğradığı âkıbet gibi olacaktır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan önce işlerinin vebalini yakın olarak tatmış kimselerin misâli gibi! Onlar için acıveren bir azap vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Tıpkı, çok yakınlarda / Bedir'de ağızlarının payını alanlar gibi. Onları da, kıvrandıran acılar bekliyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların durumu kendilerinden öncekilerin durumu gibidir. Kendilerinden önce ihanet eden inkârcılar yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlar hesap günü elem dolu bir azapla cezalandırılacaklardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Onların durumu), kendilerinden az önce geçmiş ve yaptıklarının cezasını tatmış olanların örneği gibidir. Onlara elem verici bir azap vardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
(İşte bunların da sonu,) kendilerinden az önce, yaptıklarının cezâsını tadan ve âhirette kendileri için acı bir azap olanlar¹ gibi olacaktır.
1 Bunlar, Kaynuka Yahûdîleri veya Bedirde helâk olan müşrikler olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ey müminler, düşmanlarınızın her ikisinin akibeti de ²¹ ] onlardan kısa bir süre önce, kendi yaptıklarından doğan felaketi tatmış olanlar(ınki) ²² gibi [olacak]tır, ve onları [öteki dünyada daha şiddetli] bir azap beklemektedir:
21 Bu parantez içi ifade -ki hem doğrudan inkarcılar hem de ikiyüzlüler ile bağlantılıdır- 17. ayette ikil (tesniye) formun kullanılması ile teyid edilmektedir.22 İlk bakışta bu ifade, Bedir Savaşı’nda müşrik Kureyş’in uğradığı akibete (Zemahşerî), veya bazı otoritelere göre (Taberî tarafından nakledilmiştir) Yahudi Benî Kaynukâ‘ kabilesinin ihanetine ve ardından H. 2. yılın Şevvâl ayında Medine’den kovulmalarına işaret etmektedir. Ama daha geniş bir açıyla -daha sonraki iki ayetin de açıkça gösterdiği gibi- bakıldığında anlamın daha genel olduğu ve herhangi bir özel döneme veya tarihî olaya özgü olmadığı anlaşılır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onların akıbeti, aynen kendilerinden kısa bir süre önce yaptıklarının cezasını çeken diğer yandaşları gibi olacaktır. Onlar için de acıklı bir azap vardır. 43/46...52, 65/8-9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Onların akıbeti de), kendilerinden hemen önce yaptıklarının acısını tadanların akıbetine benzeyecektir;[⁵⁰²⁵] dahası onların hakkı, elem verici bir azaptır.
[5025] Buradaki tarihsel atıf, hem yaptıklarının acısını Bedir’de tadan Müşriklere hem de sürülen ilk Yahudi kabilesi olan Kaynukaoğullarınadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Yahudilerin durumu) Kendilerinden az öncekilerin (Bedir’de müslümanlara karşı savaşan müşriklerin) hâli gibidir ki onlar, yaptıklarının cezasını (dünyada) tatmışlardır. Onlar için (Ahirette de) çok çetin bir azap vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Onların durumu, kendilerine yakın bulunan öncekilerin durumu gibidir. Onlar (Bedir’de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar, kendilerinden biraz zaman evvel işlerinin vebalini tatmış kimseler gibidirler ve kendileri için pek elemli bir azap vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bu Yahudilerin hali, kendilerinden az önce, yaptıkları işlerin vebalini tatmış olan, âhirette de ayrıca gayet acı bir azap çekecek olan kimselerin durumuna benzer.
Bu âyet, sayıca az olan Müslümanlar karşısında Bedirde bozguna uğrayan Kureyş ile Benî Kaynuka Yahudilerine işaret etmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Onların durumu), kendilerinden az önce, yaptıklarının vebalini tadmış olan, ahirette de kendileri için acı bir azab bulunan kimselerin durumu gibidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onların misli mâzî-i karîbde geçen ve 'amellerinin vebâlini çeken kavim gibidir. Onlara elemli 'azâb vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunların davranışı, kendilerinden kısa bir süre önce yaptıklarının cezasını tadanların davranışı gibidir. Bunların da hak ettiği acıklı bir azaptır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, kendilerinden az önce, yaptıklarının cezasını tadan kimseler gibidir. Onlar için acı bir azap vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların durumu, kendilerinden az bir zaman önce, yaptıklarının vebalini tatmış olanların durumu gibidir. Onlar için ayrıca acı bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kendilerinden biraz önce günahlarının vebalini tadanlara benziyorlar. Acı bir azap var onlara...
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anlarcılayın gibi kim ya'nį mekke müşriķleri anlardan ilerülerdi [291a] yaķın zamān ŧatdılar śoña yavuzlıġın işlerinüñ. daħı anlaruñdur 'aźāb aġrıdıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kimseler meẟeli ki özlerinden burun geçdiler, dadarlar küfrleri cezāsını.Daḫı anlara ulu ‘aẕāb vardur. |
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar özlərindən bir az əvvəl əməllərinin cəzasını (dünyada) dadmış kimsələrə (Bədrdə məğlub olmuş Məkkə müşriklərinə) bənzəyirlər. Onları (axirətdə) şiddətli bir əzab gözləyir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
On the likeness of those (who suffered) a short time before them, they taste the ill effects of their conduct, and theirs is painful punishment.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Like those who lately(5392) preceded them, they have tasted the evil result of their conduct; and (in the Hereafter there is) for them a grievous Penalty;-
5392 The immediate reference was probably to the Jewish goldsmith tribe of Banu Qaynuqa', who were also settled in a fortified township near Madinah. They were also punished and banished for their treachery, about a month after the battle of Badr, in which the Makkan Pagans had suffered a signal defeat, in Shawwal, A.H. 2. Banu al Nadir evidently did not take that lesson to heart. The general meaning is that we must learn to be on our guard against the consequences of treachery and sin. No fortuitous alliances with other men of iniquity will save us.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَمَثَلِ
misali gibidir
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
مِنْ قَبْلِهِمْ
kendilerinden öncedir
قَر۪يباً
yakın bir zaman
ذَاقُوا
tatmışlar
وَبَالَ
vebalini
اَمْرِهِمْۚ
işlerinin
وَلَهُمْ
ve onlar için vardır
عَذَابٌ
bir azap
اَل۪يمٌۚ
elem verici
(Onların durumu) Kendilerinden yakın zaman önce yaptıklarının vebalini tatmış (Mekkeli müşrik)lerin durumu gibidir. Onlar için (âhirette de) elem verici (iç yakan) bir azap vardır.
مَثَل
İsim
م ث ل
Misal, örnek, benzetme, benzer
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
قَرِيب
İsim
ق ر ب
Karîb (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her şeye ve herkese kendisinden daha yakın olan demektir), yakın
ذَاقَ
Fiil-I
ذ و ق
Tattı, hissetti
وَبَال
İsim
و ب ل
Vebal
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَلِيم
Sıfat
ا ل م
Elem verici