close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Haşr Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lâ yukâtilûnekum cemî’an illâ fî kuran muhassanetin ev min verâ-i cudur(in)(c) be/suhum beynehum şedîd(un)(c) tahsebuhum cemî’an ve kulûbuhum şettâ(c) żâlike bi-ennehum kavmun lâ ya’kilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onların, hepsi birden sizinle savaşmazlar, ancak müstahkem yerlerde, yahut da surların ardında çarpışırlar; onların gücü kuvveti, aralarında çetindir, onları bir topluluk sanırsın ama gönülleri dağınıktır, ayrıayrıdır; bu da akıl etmez bir topluluk olmalarındandır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar, (Siyonist ve emperyalist odaklar) iyice korunmuş (sağlam tedbirler alınmış) şehirlerde veya surlar-kaleler gerisinde olmaksızın sizinle toplu bir halde savaşa girişemezler (kendilerine güvenemezler. Müşriklerin ve münafık kesimlerin) kendi aralarındaki çarpışmaları (birbirlerine kin ve haset duyguları) ise pek daha şiddetlidir. Sen onların (zahiren) birlik ve dirlik (içerisinde olduklarını zan ve) hesap edersin; oysa onların kalpleri paramparça vaziyettedir (çıkarları ve ihtirasları uğrunda her an kapışmaya hazır haldedirler). Bu, şüphesiz onların akletmeyen (ve imana gelmeyen) bir kavim olmaları dolayısıyla böyledir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar sizinle, toplu olarak ancak surlarla çevrilmiş kentler içinde veya kaleler arkasından savaşırlar. Çünkü aşırı derecede korkak ve telaşlıdırlar. İçlerindeki bela ve çekişme çok şiddetlidir. Sen onları toplu, birleşmiş sanırsın, oysa onların kalpleri dağınıktır. Bu böyledir, çünkü onlar akıllarını kullanmayan bir topluluktur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar müstahkem şehirlerde veya siperler arkasında bulunmaksızın, müttefik orduları bile kursalar, korkularından sizinle savaşamazlar. Yahudiler'in ve münâfıkların kendi aralarındaki savaşları ise şiddetlidir. Sen onların birlik halinde olduğunu sanırsın. Halbuki kalplerinin atışları farklı, kafaları karışık, düşünceleri darmadağınıktır. Bu, onların akıllarını faydalı kullanamayan, gelişmemiş, cahil bir toplum olmalarından ileri gelmektedir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar sizinle toplu halde ancak müstahkem şehirlerde veya surların arkasından çarpışabilirler. Kendi aralarındaki çekişmeleri ise pek şiddetlidir. Sen onları toplu halde sanırsın, oysa kalpleri dağınıktır. Bu onların akıl etmeyen bir topluluk olmalarından dolayıdır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, iyice korunmuş şehirlerde veya duvar arkasında olmaksızın sizinle toplu bir halde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çarpışmaları ise pek şiddetlidir. Sen onları birlik sanırsın, oysa kalpleri paramparçadır. Bu, şüphesiz onların akletmeyen bir kavim olmaları dolayısıyla böyledir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar (Yahudi'lerle münafıklar) toplu bir halde size karşı savaşamazlar; ancak tahkim edilmiş yerlerde, yahud duvarlar (siperler) arkasından savaşırlar. Aralarında çarpışmaları ise şiddetlidir. (Ey Rasûlüm), sen onları toplu sanırsın, halbuki kalbleri dağınıktır; bu, onların akılları ermez bir kavim olmalarındandır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar toplu olarak ancak kaleli şehirlerde veya surlar arkasında sizinle savaşırlar. İçlerindeki bela ve çelişme çok şiddetlidir. Onları birlik sanırsın, hâlbuki kalpleri dağınıktır. Çünkü onlar, akıl etmeyen bir toplumdurlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar sizinle topluca savaşamazlar. Ancak surla çevrilmiş kalelerde veya surların arkasından savaşırlar. Kendi aralarındaki düşmanlıkları şiddetlidir. Sen onları birlik sanırsın, oysa kalpleri darmadağınıktır. Bunun sebebi onların akıllarını kullanmayan bir toplum olmalarıdır.
Besim Atalay
swap_vert close
Tahkimli yerlerle, siper arkalarından başka bir yerde, onlar toplu olarak sizinle çarpışamaz, kendi aralarında iyice çarpışırlar, sen onları birlik sanırsın, yürekleri ayrıdır, bunlar akılsız ulus!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar sizinle toplu olarak savaşamazlar, ancak surla çevrilmiş kasabalarda yahut duvarların ardından savaşmak isterler. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın, ancak onların kalpleri dağınıktır. Bu ise, onların aklını işletmeyen bir topluluk olmalarındandır.
Eğer aynı dağınıklığı aynı inanç birliğine sahip olduğunu iddia eden ve üstelik bu inanç birliğini tevhid (birlik) olarak dillendiren Müslümanlar da yaşıyorsa ki yaşıyor. O halde aynı ifadeyi Müslümanlar için de kullanabiliriz: “Müslümanların tefrikası, akıllarını işletmeyen bir topluluk olmalarındandır.”  
Cemil Said
swap_vert close
Ânlar ancak köylerinde tehassün iderek ve yâhud siperlerinin arkasında cem’ olub sizinle muhârebe idebilürler. Ânların kendi beynlerindeki ’adâveti şedîddir. Sen ânları müttehid zan idersin, hayır ânların kalbleri müteferrikdir çünki ’akılsız bir kavimdirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar sizinle toplu olarak, ancak surla çevrilmiş kasabalar içinde veya duvarlar arkasından savaşı kabul edebilirler. Kendi aralarındaki çekişmeleri ise serttir; onları birlik sanırsın, oysa kalbleri birbirinden ayrıdır. Bu, akletmeyen bir topluluk olmalarındandır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onların topu birden sizinle, ancak müstahkem yerlerde ve siperler ardında olduklarında savaşırlar. Kendi aralarındaki gerginlik ve çatışma şiddetlidir: Sen onları birlik içinde sanırsın, oysa kalpleri dağınıktır. Çünkü onlar aklını iyi kullanamayan kimselerdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar müstahkem şehirlerde veya siperler arkasında bulunmaksızın sizinle toplu halde savaşamazlar. Kendi aralarındaki savaşları ise çetindir. Sen onları derli toplu sanırsın, halbuki kalpleri darmadağınıktır. Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan bir topluluktur.  
 Yahudi ve münafıklar, Allah ve Resûlü ile savaşa tutuştukları zaman kalplerine korku girerdi. Zaten inançları sakat, gayeleri birbirine aykırı olduğu için toplu hareket edemezlerdi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar, iyi korunmuş kentlerde veya duvarların ardında olmaları haricinde bir araya gelip sizinle savaşamazlar. Aralarındaki çekişmeleri çetindir. Onları birlik sanırsın, halbuki kalpleri darmadağınıktır. Zira onlar, akıllarını kullanmıyan bir topluluktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar toplu olarak sizinle savaşamazlar, ancak, müstahkem şehirlerde yahut duvarların ardından (sizinle savaşmak isterler). Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın, oysa onların kalbleri dağınıktır. Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan bir topluluktur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Size hepsi toplanarak kıtal yapamazlar, ancak müstahkem mevkı'lerde veya divarlar, siperler arkasından yaparlar, aralarında beisleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın halbuki kalbleri dağınıktır, bu onların akl etmez bir kavm olmalarındandır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar (yahûdîler ve munâfıklar) sağlam, korunaklı kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan, sizinle toplu hâlde (savaş meydanında, göğüs göğüse) savaşamazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri (düşmanlıkları) ise şiddetlidir. (Resûlüm!) Sen onları (görünüşte, dostluk ve birlik içinde, derli) toplu (hareket eden, kişiler) sanırsın. Hâlbuki (onların) kalpleri darmadağınıktır. İşte bu onların akıllarını kullanmayan bir topluluk olmalarındandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, korunaklı şehirler içinde veya surlar arkasında olmadıkça, sizinle, toplu olarak karşı karşıya gelerek savaşmazlar. Kaldı ki kendi aralarında da derin ayrılıklar içindedirler. Sen, onların birlik olduklarını sanırsın, oysaki kalben farklı farklıdırlar. Bu, onların akıllarını doğru kullanmayan bir halk olmaları nedeniyledir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar müstahkem kasabalarda, yahud dıvarlar (siperler) arkasında bulunmaksızın sizinle toplu bir hâlde vuruşamazlar. Kendi aralarındaki savaşlar ise çetindir. Sen onları derli toplu sanırsın. Halbuki kalbleri darma dağınıkdır. Bunun sebebi şudur: Çünkü onlar akıllarını kullanmaz bir kavmdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(O yahudiler) toplu olarak sizinle savaşamazlar; ancak muhâfaza altına alınmış şehirlerde veya duvarların arkasından (korka korka harb ederler). Kendi aralarındaki savaşları şiddetlidir. (Sen) onları toplu sanırsın; hâlbuki kalbleri dağınıktır! Bu, şübhesiz onların(haklarında neyin hayır olduğuna) akıl erdirmeyen bir topluluk olmaları yüzündendir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar, korunmuş şehirlerde veya bir duvarın arkasında olmaksızın size karşı toplu bir hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri ise çok şiddetlidir. Sen onları birlik sanırsın, oysa gönülleri (akıl, duygu ve düşünceleri) darmadağınıktır. Şüphesiz bu, akıllarını kullanmayan (beyinlerini çalıştırmayan) bir topluluk olmalarındandır. *
(*) Bu âyette, bir toplumun birlik ve beraberlik ruhu içinde olmaması durumunun “aklını iyi kullanmamaları” gerekçesiyle açıklanması, toplumsal dayanışmanın sırf duygu bağları temeline değil aynı zamanda rasyonel esaslar üzerine dayalı olabileceğini göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Nitekim Hz. Peygamber Medine’ye hicret ettiğinde oradaki muhtelif sosyal gruplarla karşılıklı hak ve vecîbeleri düzenleyen bir hukukî metin hazırlayıp ilgililere imzalatmış, bu taahhütlere uyulduğu sürece –farklı inanç gruplarından oluşmasına rağmen– Medine toplumu huzur ve güven içinde olabilmişti (bk. Mehmet Akif Aydın, “Anayasa”, DİA, III, 153-154).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Toplu olarak sizinle karşı karşıya gelip savaşmazlar. Ancak kalelerle çevrili şehirlerde veya duvarların arkasında savaşırlar. Onların aralarındaki öfke daha şiddetli olup, birlik içinde olduklarını zannedersin ama düşünceleri birbirinden farklıdır. Bu da onların akıllarını kullanmaz bir topluluk olmalarındandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar berkitilmiş illerde, ya siperler arkasında olmadıkça sizinle toplu olarak vuruşamazlar. Kendi aralarındaki saldırışları ise sert olur. Sen onları elele vermiş sanırsın. Oysaki onların arasında gönül birliği yoktur. Çünkü onlar gerçekten düşünemiyen kimselerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar müstahkem kasabalarda veya duvar arkasında bulunmaksızın sizinle toplu bir halde vuruşamazlar. Kendi aralarındaki saldırmaları şiddetlidir. Halbuki seninle cenge takatleri yoktur. Sen, onları toplu zannedersin; halbuki kalbleri dağınıktır. Bu da aklı erer kimseler olmadıklarından dolayıdır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar sağlam kaleler içinde veya duvarlar arasında olmadan sizinle toplu olarak (meydan) savaşı yapamazlar. Kendi aralarındaki kavgaları ise çetindir. Sen onları toplu/tekyürek sanırsın, hâlbuki onların kalpleri/düşünceleri darmadağınıktır. Bu, onların akıllarını kullanmayan bir toplum [kavm] olmalarındandır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, iyice korunmuş şehirlerde veya duvarlar (siperler) arkasında olmaksızın sizinle toplu bir halde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çarpışmaları ise pek şiddetlidir. Sen onları birlik sanırsın, oysa kalpleri paramparçadır. Bu, gerçekten onların akletmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar, sizinle toplu hâlde göğüs göğse bir savaşa giremezler; ancak iyi korunmuş kalelerde veya siperlerin arkasında sizinle savaşı göze alabilirler. Kendi aralarındaki anlaşmazlıklar, çarpışmalar ve savaşlar da çok çetindir. Kuvvet ve yiğitlikleri birbirleriyle çarpıştıkları zamandır. Yoksa Allah için cihad eden müminlerin karşısında harb meydanına çıkacak olurlarsa, o kuvvet ve şiddetleri zayıflık ve yenilgiye dönüşür. Ayrıca sürekli birbirleriyle didişip dururlar. Dışarıdan bakınca onları birlik ve beraberlik içinde sanırsın; oysa kalpleri darmadağınıktır. Bir inanç etrafında toplanıp da gönül birliği ile hareket edemezler. Çünkü onlar, akıllarını kullanmayan ve bu yüzden de, doğru bir inanca ve sağlam ahlâkî ölçülere sahip olmayan inkârcı bir toplumdur.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Surlarla çevrilmiş şehirlerin içinde olması veya duvarların / siperlerin arkasından olması dışında sizinle topluca savaşmazlar. Kendi aralarındaki cesaretleri / çekişmeleri şiddetlidir. Onları derli-toplu sayarsın; Oysa kalbleri ayrı ayrı dağınıktır. Bu, onların akletmez bir kavim olmaları sebebiyledir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu yüzden sizinle yüz yüze savaşamazlar. Olsa olsa kale korumalı kentlerde ya da cephe gerisinde savaşabilirler. Aralarındaki düşmanlık had safhadadır. Birlik sanırsın ama, içten param parçadırlar. Neden mi? Çünkü onlar, kafaları sarmayan bir toplumdur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları topluluk halinde birlik beraber içinde zannedersin! Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. En küçük bir badirede yıkılır giderler. Bu onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar, korunaklı şehirlerde veya duvarlar (siperler) arkasında bulunmadan sizinle toplu hâlde savaşamazlar. Kendi aralarındaki savaşları ise şiddetlidir. Sen onları derli toplu sanırsın, (oysa) kalpleri darmadağındır. [*] Bunun sebebi, onların akıl etmeyen bir topluluk oluşlarıdır. [*]
Münafıklar sadece müslümanlara karşı değil, kendi aralarında da birbirlerine karşı münafık oldukları için onların birlikteliğinden, birlik ve beraberliğinden söz edilemez. Tevbe 9:67’de belirtildiği üzere, her ne kadar birbirlerinden görünseler de aralarında korkunç uçurumlar ve ayrılıklar bulunduğu işte bu cümlede dile getirilmektedir. Öyleyse müslümanların her halükârda birbirleriyle dayanışma içerisinde bulunması bir zorunluluktur.,Bu cümle “Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan bir topluluktur” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O (münâfıklar ve kâfirler) bir araya gelip sizinle ancak, iyi korunmuş şehirlerde veya siperler içerisinde saklanarak savaşırlar.¹ Onların kendi aralarındaki düşmanlıkları² ise çok daha şiddetlidir. Sen, onları birlik sanırsın, oysa onların kalpleri paramparçadır.³ Bu ise onların, gerçekten aklını kullanmayan bir topluluk olmalarındandır.
1 Yani onlar, mertçe ortaya çıkıp savaşamazlar. Onlar, ancak bugün de olduğu gibi ya havadan bombardıman ederler ya atom bombası ile tehdit ederler ya da çeşitli isimler altında başka milletlere ait askerleri hatta sizin içinizden çıkarttıkları hainleri cephelere sürerek savaşırlar.2 Be’s: Güç, kuvvet, harp, sıkıntı ve azap anlamlarına gelir. Burada kastedilen anlam ise; a- Onların cesaretleri kendi aralarında savaştıklarında şiddetlidir. Yoksa Allah için cihad eden Müslümanların karşısında, daima hezimete mahkûmdur. b- Onların güçlerinin şiddeti, kendi aralarında cesaret taslayarak, tehdit savururlarken sadece laftan ibaret olarak vardır. c- Onlar, birbirlerini sevmez, kendi aralarında boğuşurlar, diye düşünülebilir.3 Yani onların her biri başka havada, başka emelde, kendi zevk ve hissiyatına göre ayrı fikir ve mezhepte perişandır. Bir kelime etrafında toplanıp da bir gönül birliğiyle hareket edemezler. Fırsat buldukça birbirlerine ihanet ederler. Böyle bir ordu ise zahirde ne kadar toplu ve kuvvetli görünürse görünsün, hakikatte birlik içerisinde bir ordu değil, bölümleri arasında irtibat bulunmayan bir kül yığını gibi, rüzgârla savrulacak bir kuru kalabalıktan ibaret demektir. Bu sebeple bunların Müslümanlara karşı kendi aralarındaki beraberlik nutuklarına aldanmamak gerekir. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar ittifak içinde oldukları zaman [bile], ancak sağlam kaleler içinden veya surlar arkasından savaşırlar. ¹⁹ Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir; sen onları birlik sanırsın, halbuki [aslında] kalpleri [birbirlerine] karşı soğuktur: çünkü onlar akıllarını kullanmayan bir topluluktur. ²⁰
19 Bunun anlamı şudur: “Onlar size karşı gerçekten birleşik bir cephe kurmuş olabilseler bile -ki bunu başaramadılar- yalnızca sağlam gördükleri ‘mevziler’de kalarak seninle savaşmaya devam ederler.”20 Zımnen, “kendileri için iyi olan şeyi yapabilmek açısından”: doğru bir inanışa ve sağlam ahlakî ölçülere sahip olmayan bir halkın kendi aralarında gerçek bir birliğe asla ulaşamayacaklarına ve birbirlerine karşı her zaman saldırgan davranacaklarına işaret.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar, bir araya gelip sizinle meydan savaşı yapmayı göze alamazlar, ancak sağlam kaleler içinde veya surların ardında savaşabilirler. Onların kendi içlerinde şiddetli anlaşmazlıkları vardır. Siz onları birlik ve beraberlik içinde sanırsınız. Oysa onlar kalpleri ayrı ayrı amaçlar için çarpan kuru bir topluluktur. İşte bu onların akılarını kullanmayan bir topluluk olmalarındandır. 2/246...251, 10/100
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar ittifak kursalar dahi, müstahkem mevzilerde olmadıkça ya da sur diplerine[⁵⁰²³] saklanmadıkça sizinle savaşmayı göze alamazlar. Kendi aralarında şiddetli bir rekabet[⁵⁰²⁴] vardır; sen onları birlik içinde sanırsın, ama kalpleri darmadağınıktır: Bunun gerekçesi de, onların aklını kullanmayan bir topluluk olmalarıdır.
[5023] Buradaki min edatının anlama katkısı için bkz. 49:4, not 4. [5024] İbn Abbas’a dayanarak, be’se bu bağlamda verebileceğimiz en uygun karşılık (Krş: 7:165, not 129).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar (yahudiler ve münâfıklar) toplu olarak (karşınıza çıkıp) sizinle savaşamazlar, ancak müstahkem mevkilerde ve duvarlar arkasında tutunmaya çalışırlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri ise çok daha şiddetlidir, sen onları derli toplu sanırsın, oysa onların kalbleri darmadağınıktır. (Farklı düşüncelere sahip, ayrılık içindedirler) Bunun sebebi ise onların aklını kullanmayan bir toplum olmalarıdır! (Sırf dünya muhabbetiyle nefislerinin arzulan peşinden gittiklerinden, makul hareket etmezler ve hakkı tanımazlar ve bunun cezasını çekerler)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar yerleşik müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akletmeyen bir topluluk olmalarındandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sizinle toplanmış olarak savaşta bulunmazlar, ancak müstahkem kasabalarda veya duvarların arkasından (savaşta bulunabilirler). Kendi aralarında savaşları ise pek şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın, halbuki onların kalbleri dağınıktır. Bunun sebebi ise şüphe yok ki onlar âkilâne düşünemez bir kavimdirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar sizinle toplu durumda savaşmazlar, ancak sağlam kaleler içinden veya duvarların arkasından sizinle savaşmak isterler. Kendi aralarındaki çatışmaları pek şiddetlidir. Sen dışardan onları birlik içinde sanırsın. Halbuki kalpleri darma dağınıktır. Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan, düşünmeyen bir güruhtur.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar toplu olarak sizinle savaşamazlar, ancak müstahkem kaleler içinde, yahut duvarların ardından (savaşırlar). Kendi aralarında şiddetli ayrılık vardır. Sen onları toplu sanırsın, ama kalbleri dağınıktır. Öyledir, çünkü onlar düşünmez bir topluluktur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yahûdîler ve münâfıklar birleşerek sizinle ancak müstahkem şehir ve karyelerde veyâ divar ve siper arkalarında mukâtele iderler. (Açıkdan harbe cesâret idemezler.) Kendi aralarında cenkleri şiddetlidir. (Yâ Muhammed) Sen onları toplı ve müttefik gibi görirsin. Halbuki kalbleri dağınık ve muhtelifidir.. Çünki ta'akkul itmez bir kavimdirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar, surla çevrili yerlerde veya duvarların arkasında olmadıkça size karşı toplu halde çatışmaya girmezler. Kendi aralarında şiddetli çekişme içindedirler. Onları birlikte sanırsın ama gönülleri farklı farklıldır. Bu, akıllarını kullanmayan bir topluluk olmalarından dolayıdır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, surlarla çevrili kasabalar veya duvarlar arkasında olmadıkça sizinle topluca savaşamazlar. Kendi aralarındaki kavgaları ise şiddetlidir. Onları birlik sanırsın, oysa kalpleri dağınıktır. Bu, onların akletmeyen bir topluluk olmalarındandır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar müstahkem şehirlerde veya surların ardında olmaksızın sizinle toplu halde savaşamazlar. Kendi aralarındaki çatışmaları ise pek çetindir. Sen onları birlik içinde sanırsın; halbuki kalpleri darmadağınıktır. Çünkü onlar akılları ermeyen bir topluluktur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar sizinle toplu halde değil ancak müstahkem kaleler içinde yahut duvarlar arasından savaşabilirler. Onların kendi aralarındaki problemleri/çıkmazları çetindir/ciddidir. Sen onları birlik/beraberlik halinde sanıyorsun, oysaki onların kalpleri darmadağınık/parça parçadır. Böyledir; çünkü onlar akıllarını işletmeyen bir topluluktur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
çalışmayalar sizüñ-ile dükeli illā köyler içinde berkinilmiş yā dįvarlar ardından. çalışları aralarında ķatıdur. sanasın anları dirilmiş göñülleri anlaruñ ŧaġılmış-iken şol andan ötürüdür kim anlar ķavmdur añlamazlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Sizüñle ṣavaşmazlar barçaları, illā muḥaṣṣın ḳal‘alardan, yā dīvārlar ardın‐dan. Anlaruñ ‘arżı özleri arasında ḳatıdur. Anları müttefiḳ ṣanursın, yürek‐leri muḫtelifdür. Ol andan ötürüdür kim anlar bir ḳavmdür ki fehm eyle‐mezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar (münafiqlərlə yəhudilər) hamılıqla sizə qarşı ancaq möhkəm şəhərlərdə (kəndlərdə), yaxud divar arxasında (qala içərisində) olarkən döyüşərlər (başqa şəraitdə sizinlə vuruşmağa cür’ət etməzlər). Onların öz aralarındakı vuruşmaları (və düşmənçilikləri) isə çox güclüdür. (Ya Peyğəmbər!) Sən onların əlbir olduqlarını güman edirsən, lakin onların qəlbləri dağınıqdır. Bunun səbəbi onların ağılsız bir qövm olmalarıdır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They will not fight against you in a body save in fortified villages or from behind walls. Their adversity among themselves is very great. Ye think of them as a whole whereas their hearts are divers. That is because they are a folk who have no sense.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They will not fight you (even) together, except in fortified townships, or from behind walls.(5390) Strong is their fighting (spirit) amongst themselves: thou wouldst think they were united, but their hearts are divided:(5391) that is because they are a people devoid of wisdom.
5390 They have not sufficient self-confidence or elan to sustain them in a fight except under material advantages or defences. Even if they join forces, they have not sufficient trust in each other to expose themselves to open fighting. 5391 'It may be that they have a strong fighting spirit among themselves, but they have no Cause to fight for and no common objective to achieve. The Makkan Pagans want to keep their own unjust autocracy; the Madinah Hypocrites wish for their own domination in Madinah; and the Jews want their racial superiority established over the Arabs, of whose growing union and power they are jealous.' Their pretended alliance could not stand the strain of either a defeat or a victory. If they had been wise, they would have accepted the Cause of Unity, Faith, and Truth.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَا يُقَاتِلُونَكُمْ
sizinle savaşamazlar
جَم۪يعاً
toplu olarak
اِلَّا
ancak
ف۪ي قُرًى
şehirlerde
مُحَصَّنَةٍ
muhafaza al- tına alınmış
اَوْ
veya
مِنْ وَرَٓاءِ
arkasından
جُدُرٍۜ
duvarların
بَاْسُهُمْ
çekişmeleri
بَيْنَهُمْ
kendi ara- larında
شَد۪يدٌۜ
şiddetlidir
تَحْسَبُهُمْ
onları sanırsın
جَم۪يعاً
toplu
وَقُلُوبُهُمْ
ama kalpleri
شَتّٰىۜ
darmada- ğınıktır
ذٰلِكَ
budur
بِاَنَّهُمْ
çünkü şüp- hesiz onlar
قَوْمٌ
bir kavim- dir ki
لَا يَعْقِلُونَۚ
akıllarını kullanmıyorlar
Onlar, korunaklı şehirlerde veya duvarların arkasında bulunmaksızın sizinle toplu hâlde savaşamazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri ise şiddetlidir. Sen onları birlik sanırsın; ama kalpleri darmadağınıktır. Bu, şüphesiz onların akıllarını kullanmayan bir kavim olmalarındandır.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَاتَلَ
Fiil-III
ق ت ل
Savaştı, öldürdü, kahretti
جَمِيع
İsim
ج م ع
Bir araya gelenler, topyekün, cemaat,topluluk
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَرْيَة
İsim
ق ر ي
Her türlü yerleşim yeri (memleket, kasaba, şehir, ülke, köy, belde)
مُحَصَّنَة
Edilgen fiil-II
ح ص ن
Muhafaza altına alınmış
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
وَرَاء
İsim
و ر ي
Arka, ardı, arkasında, gerisinde, ötesinde
جُدُر
İsim
ج د ر
Duvarlar
بَاْس
İsim
ب ا س
Sıkıntılı, güç, azap, hınç, savaş, kuvvet, çekişme
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
شَدِيد
İsim
ش د د
Şiddetli, sağlam, kuvvetli, zorlu
حَسِبَ
Fiil-I
ح س ب
Sandı, zannetti
جَمِيع
İsim
ج م ع
Bir araya gelenler, topyekün, cemaat,topluluk
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
شَتّٰى
İsim
ش ت ت
Darmadağın, başka başka, çeşitli
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَقَلَ
Fiil-I
ع ق ل
Aklını kullandı, akletti, akıl erdirdi