Kasem olsun ki, eğer (o yahûdî kâfirleri, yaptıklarından dolayı yurtlarından) çıkarılsalar, (sürgüne yollansalar, munâfıklar kesinlikle) onlarla beraber çıkmazlar! (*Farz-ı muhâl) yardım etseler bile arkalarını dönüp kaçarlar, sonra (azabımıza karşı hiç kimseden) yardım da göremeyecekler!
Munâfıkların, yahûdîlere yardım etmeyeceği hususu, önceki âyet-i kerîmede Allah Teâlâ tarafından kesin olarak bildirilmiştir. Bundan dolayıdır ki, cümle başına “farz-ı muhâl” yazılmıştır.
* “Farz-ı muhâl”; Gerçekleşmesi asla mümkün olmayan bir konu hakkındaki varsayım, “Kesinlikle olamaz ve olmayacak fakat sayalım ki oldu” manasında.