close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hâkka Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe-iżâ nufiḣa fî-ssûri nefḣatun vâhide(tun)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sura bir kerecik üfürülünce.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Artık Sur’a tek bir üfürülüşle üfürüleceği,
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sûra bir kerecik üfürülünce,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sûra bir kere üfürüldüğü zaman, olacak olur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sur'a bir üfürülüş üfürüldüğü,
Ali Bulaç
swap_vert close
Artık sur'a tek bir üfürülüşle üfürüleceği,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Çünkü Sûr'a ilk üfürülüş üfürüldüğü,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Tek bir nefha ile sura üfürüldüğü zaman,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sûra bir üfleyişle üflendiğinde;
Besim Atalay
swap_vert close
Birinci olarak, Sûr üfrülünce
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Artık Sur'a bir defa üfürüldüğü,
Cemil Said
swap_vert close
13,14,15. İlk def’a sûr nefh olundığı ve arz ve dağlar havaya savruldığı ve biri birine çarparak ezildiği gün kıyâmet güni olacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
13,14,15. Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
13,14,15. Sûr’a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sûra bir defa üflendiğinde;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
13, 14, 15. Artık Sûr'a bir defa üflendiği, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine tek çarpışla çarpılıp darmadağın edildiği zaman, işte o gün olacak olur (kıyamet kopar).
Edip Yüksel
swap_vert close
Boruya bir kez üfürüldüğü zaman,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sûr'a bir tek üfleme üflendiği,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Çünkü sur üfürülüp de bir tek nefha
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Tarafımızdan takdir edilen kıyamet zamanı gelip de emrimiz ile İsrâfîl tarafından) Sûr’a tek üfleyişle, (ilk kez) üflendiğinde,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Artık Sûr'a bir tek üfleyişle üflendiği zaman,
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Artık «Suur» a birinci üfürülüşle üfürüldüğü zaman,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
13,14,15. Artık Sûr'a bir üfleyişle üflendiği, yer ve dağlar kaldırılıp bir darbe ile birbirine çarpıl(arak darmadağın edil)dikleri zaman, işte o gün olacak olan olmuş (kıyâmet kopmuş)tur!
İhsan Aktaş
swap_vert close
13,14, 15. Artık Sûr’a bir tek üfürülüşle üfürüldüğü, yerküre (üzerindeki) dağlarla birlikte (yörüngesinden çıkıp başka bir gök cisminin yörüngesine) taşındığı ve ardından (korkunç bir hızla) tek bir çarpma ile (diğer bir gök cismiyle) çarpılarak (yerküre ve üzerindeki dağlar) darmadağın olduğu zaman, İşte o gün vakıa (bir gerçek olan kıyamet) artık gerçekleşmiş (olacak)tır.*
(*) Sûr “üflenerek çalınan ve ses çıkaran boru” anlamında bilinmekteydi. Kur’an bunu alıp son saati anlatan bir metafor (mecaz bir anlatım) olarak kullanmaktadır. Kozmik sondaki büyük yıkımın oluşturduğu o korkunç ses sûra üfleyiş şeklinde ifade edilmiştir. (Bkz. Abese 33-37) Ayrıca aşağıdaki tefsirde de yerkürenin uzaydaki yörüngesinden çıkıp, herhangi bir gök cismi ile çarpışacağından söz edilmektedir. ومعنى ( حملت ) : أنها أزيلت من أماكنها بأن أبعدت الأرض بجبالها عن مدارها المعتاد فاصطدمت بأجرام أخرى في الفضاء فدكتا ، فشبهت هذه الحالة بحمل الحامل شيئأ ليلقيه على الأرض ، مثل حمل الكرة بين اللاعبين (التحرير والتنوير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sura tek bir üfürülüşle üfürüldüğü (kıyametin başlama işareti verildiği) zaman.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte boruya ilk defa üfürülünce,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kıyamet borusu ilk defa üfürülünce
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sura bir kere üfürüldüğü zaman⁷
7 Krş. Zümer, 39/68  
Kadri Çelik
swap_vert close
Artık sura tek bir üfürülüşle üfürüleceği.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kıyâmet için sûra bir kez üflendiği,
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Artık, Sûr’a bir tek üfürüş üfürüldüğü zaman!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sûra bir kere üflendi mi,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Dünyanın sonunu tamamen getiren büyük kıyamet koptuğu, Sur’a üfürüldüğü zaman,
Mehmet Okuyan
swap_vert close
13,14,15. Sûr’a tek bir kez üflendiği, yer ve dağlar taşınarak birbirine tek çarpışla çarpıştırıldığı zaman, işte o gün o olay gerçekleşmiş (olacak)tır.
Mehmet Türk
swap_vert close
13,14. Artık sur’a¹ birinci defa üflendiği, yeryüzü ve dağların yerlerinden kaldırılıp birbirine çarpılarak bir defada darmadağın edildiği zaman (var ya!)
1 Sûr: Kıyâmetin vakti geldiği an İsrâfil (a.s)’ın üfleyeceği bir araçtır. Kur’ân-ı Kerîm’de Sur’un nasıl bir şey olduğu açıklanmaz. Yalnız, “Sur’a üfürüldüğü gün, göklerde ve yerde Allah’ın dilediklerinin dışındakilerin tamamı dehşete kapılır ve herkes, O’nun huzuruna boyun eğerek gelir” (Neml: 87) âyeti Sur’un varlığına bir delildir. Müfessirlerin çoğunluğuna göre sur; büyük boru gibi bir şeydir ki İsrâfîl isimli melek tarafından üç defa üfürülecektir. Birincisinde; göklerde ve yerde kim varsa Allah’ın diledikleri dışında herkes dehşetinden sarsılacaktır. İkincisinde; Allah’ın diledikleri dışında herkes ölecektir. Üçüncüsünde ise; herkes kabirlerden kalkıp mahşere toplanacaklardır. Sur, mahiyetini bilmediğimiz, dünyadaki aletlere benzemeyen, ancak hadislerde boru diye tanımlanan bir âlettir. Bk. (Zümer: 68, En’am: 73, Mü’minun: 101)  
Muhammed Esed
swap_vert close
O halde, [Son Saat’i gözünün önüne getir,] [hesap vakti] sûru[nun] bir tek üflemeyle ses verdiği,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nihayet Sur’a tek bir üfürüşle üfürüldüğünde. 20/105...107, 21/104
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İmdi, sur borusuna (ilk kez) tek bir defa üflendiğinde,
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sûra üfürüldüğünde,
Osman Fırat
swap_vert close
Sûr’a bir tek üfleme üflendiği zaman,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki Sûr'a bir üfürülme ile üfürülmüş olur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
13, 14. Artık sûra kuvvetle üflendiğinde, yer ve dağlar yerlerinden kaldırılıp bir tek darbe ile çarpılıp paramparça edildiğinde,
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sur'a bir tek üfleme üflendiği,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Vaktâ ki sûra birinci nefha üflenir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sura ilk defa üfürüldüğü zaman,
Şaban Piriş
swap_vert close
Sûr'a tek bir üfürüşle üfürüldüğü zaman...
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sûra bir üfürüş üfürüldüğünde,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sûra bir üfleyişle üflendiğinde,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ķaçan ürile śūr içine ürmek bir gez.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳaçan ki ürile ṣūr içine, bir ulu ürmek.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sur bircə dəfə üfürüləcəyi;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when the trumpet shall sound one blast
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then, when one blast is sounded on the Trumpet,(5648)
5648 We now come to the Inevitable Event, the Day of Judgement, the theme of this Surah. This is the first Blast referred to in 39:68, n. 4343.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاِذَا
ne za- man ki
نُفِخَ
üflendi
فِي الصُّورِ
Sûr'a
نَفْخَةٌ
bir üfleyiş
وَاحِدَةٌۙ
tek
Sûr'a tek bir üfleyişle üflendiği zaman,
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
نَفَخَ
Fiil-I
ن ف خ
Üfledi, nefhetti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
صُور
İsim
ص و ر
Sûr
نَفْخَة
İsim
ن ف خ
Üfleyiş
وَاحِدَة
İsim
و ح د
Bir, tek