close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hâkka Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ lemmâ taġâ-lmâu hamelnâkum fî-lcâriye(ti)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki akıp giden gemide taşıdık sizi sular köpürüp coşunca.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçek şu ki, su taştığı (ve deniz) kabardığı zaman (Nuh tufanında bile), o gemide (aslında) sizleri taşıyan Bizdik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve bakın sizin atalarınızı Nuh tufanının suları bütün bentleri aşıp patladığında o akıp giden gemi ile biz taşıdık
Ahmet Tekin
swap_vert close
Doğrusu, sular kabarınca, sizi gemilerde biz taşıdık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Su kabardığında biz sizi akıp giden gemide taşıdık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçek şu ki, su taştığı zaman, o gemide biz sizi taşıdık;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gerçekten biz, (Nûh zamanında) su taştığı vakit, sizi (varlığınıza sebep olan atalarınızı) gemide biz taşıdık;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz gerçekten sular azınca, sizi akıp giden bir gemide taşıdık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz, su bastığı zaman sizi gemide biz taşıdık.
Besim Atalay
swap_vert close
Sular taştığı zaman, biz sizi gemiye yükletmiş idik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Nuh tufanında) sular her tarafı kaplayınca sizi(n atalarınızı) o azgın sular üzerinde akıp giden gemide Biz taşıdık.
Cemil Said
swap_vert close
Tûfân vukû’a geldiği vakit biz sizi ecdâdınızı bir gemiye vaz’ itdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
11,12. Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
11,12. Şüphesiz, (Nûh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bir zamanlar sular coştuğu vakit sizi gemide kuşkusuz biz taşıdık;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şüphesiz, su bastığı vakit sizi gemide biz taşıdık;
Edip Yüksel
swap_vert close
Su taşınca sizi akıp giden (sal) üzerinde taşımıştık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kuşkusuz, sular kabarınca sizi gemide biz taşıdık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Halbuki biz o su tuğyan ettiği vakıt sizi akan gemide taşıdık
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz, (Nûh zamanında meydana gelen tufanda) sular kabarınca, sizi (n atalarınızı, su üzerinde) akıp giden gemide (kudretimiz ile) biz taşıdık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Suyun taştığı günde, sizi o akıp gidende Biz taşıdık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat, (her yanı) su basdığı (mu'tâd haddini aşdığı) zaman sizi gemide biz taşıdık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Nûh tûfânında her tarafı) su bastığında, şübhesiz ki biz sizi akıp giden (gemi)de taşıdık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
11,12. Şüphesiz (Nuh zamanında,) sular taştığı vakit, sizi (atalarınızdan inanmış olanları) gemide Biz taşımıştık! Onu sizin için hem bir öğüt (ibret) vesilesi kılalım, hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Su taşıp her tarafı kapladığında, biz sizi gemilerle taşımıştık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Su baskını olunca sizi gemi ile Biz taşıdık,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
11, 12. Su taştığı zaman, bu hâdise size ibret olsun, kulağınızda küpe kalsın diye sizi [¹] gemiye taşıdık.
[1] Tufanda babalarınızı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki sular kabarıp taştığı zaman yüzüp giden (gemide) taşımıştık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz su taştığı zaman, o gemide biz sizi taşıdık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Nûh tufanı sırasında gökten boşanan ve yerden fışkıran sular taşıp dağları tepeleri kapladığında, sizi dalgalar üzerinde akıp giden bir gemide taşıyıp kurtarmıştık.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz, Sular azgınlaşınca, sizi “Akıp Giden Gemi”de taşıdık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sular kabarınca sizi, gemiye aldık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz su yeryüzüne baskın yaptığı zaman sizi gemiyle biz taşıdık!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki su azgınlaştığı zaman sizi gemide biz taşımıştık.
Mehmet Türk
swap_vert close
11,12. Sular kabardığı zaman bu (helâk) olayı (ileride) sizlere bir uyarı olsun ve duyduğu şeyden ibret alabilen kulaklar¹ iyice duysun diye, sizi o (Nuh’un) gemisinde Biz taşıdık.²
1 Buradaki, “kulak” kelimesi, “dinlediklerini aklında tutan, âhireti inkârın sonunun ne kadar korkunç olacağını unutmayan dinleyicilerden” kinâyedir.2 El-cariye, Hz. Nuh’un gemisidir. Yani o vakit o cereyanda sizleri yükleyip muhafaza eden gemi değil Biz idik, gemi Bizim kudretimizi tanıtmak için görünen bir sebepti. Ona yüklemenin manevi sebebi de iman idi. Yani sizi, o gemide ve atalarınızın sulbünde Biz taşıdık.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ve] bakın: [Nûh tufanının] suları bütün bentleri aşıp patladığında sizi ⁶ o gemi ile Biz [güvenli bölgelere] taşıdık,
6 Yani, (bütün klasik müfessirlerin ittifakı ile) “sizin atalarınızı”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nuh Tufanında sular taştığı zaman atalarınızı da gemide biz taşımıştık. 10/90
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şüphesiz o su çığırından çıkıp tuğyan ettiğinde[⁵²⁸¹] sizi gemide taşıyan Bizdik;[⁵²⁸²]
[5281] Zımnen: İnsan çığırından çıkıp tuğyan edince su da çığırından çıkıp tuğyan eder; tuğyan olan yerde tufan olur. Tağâ, “suyun yatağından taşması” anlamına gelir. Mecazen, “sınırı aşmak, ileri gitmek”, yani “küstahlığı ve haddini bilmezliği” ifade eder. Mekkeli müşrikler için, kendi gücü ve önemi konusunda aşırı güvende olmak. birçok yerde Firavun için kullanılır (89:11; 79:17; 20:24, 43). [5282] “Sizi”, yani “sizin atalarınızı”. Zımnen: Sizi gemi değil Allah kurtardı: O’na şükredin!  
Orhan Kuntman
swap_vert close
11,12. Şüphe yok ki, su bastığı zaman (Nuh tufanında) sizin -mümin olan- atalarınızı, sizin için bir öğüt ve ibret yapalım, anlayışlı kulaklar duysun bellesin diye, gemide biz taşıdık.
(Bilmeniz gerekir ki, bu ceza ve mükâfat ile kalınmayacak Rabbinizin ilahi adaleti kıyâmet gününde tecelli edecektir, nitekim)  
Osman Fırat
swap_vert close
Su kabarınca biz sizi, akıp giden (gemi)de taşıdık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, su taştığı zaman sizi o akan gemiye Biz yükledik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
11, 12. Unutmayın ki Nûh zamanında, sular taştığı vakit, sizi (varlığınıza vesile olan atalarınızı) emniyetli gemide Biz taşımıştık! Onu sizin için hem bir ibret vesilesi kılalım, hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık. [36, 41-42; 43, 12-14; 16, 14; 35, 12]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Su(lar) kabarınca biz sizi, akıp giden(gemi)de taşıdık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
11,12. Sular taşub tuğyân idildiği zamân, size mev'iza ve hıfz idici, kulağınıza küpe kılmak üzere sizi (ecdâdınızı) gemiye yükletdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sular kabarınca (Nuh’un halkından) sizin gibi olanları gemide Biz taşıdık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sular taştığı zaman sizi gemide biz taşıdık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sular taştığında sizi gemiye bindirdik:
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Su azıp köpürdüğünde, biz sizi o akıp gidende taşıdık,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ biz ol vaķt kim ḥaddan geçdi śu bindürdük sizi gemiye.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳt ki ṣu ḳaynadı, ṭūfān oldı. Götürdük sizi Nūḥ gemisinde.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, hər tərəfi su basdığı zaman (Nuhun tufanı qopduqda) sizi gəmiyə Biz daşıdıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! when the waters rose, We carried you upon the ship
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We, when the water (of Noah´s Flood) overflowed beyond its limits,(5645) carried you (mankind), in the floating (Ark),
5645 It was a widespread Flood. Cf. 7:59-64; also 11:25-49. Noah was ridiculed for his preparations for the Flood: see 11:38, n. 1531. But Allah had commanded him to build an Ark , in order that mankind should be saved from perishing in the Flood. But only those of Faith got into the Ark and were saved. As the Ark was built to Allah's command, Allah "carried you (mankind) in the floating ( Ark )". (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّا
şüphe- siz Biz
لَمَّا
ne za- man ki
طَغَا
bastı
الْمَٓاءُ
su
حَمَلْنَاكُمْ
sizi taşıdık
فِي الْجَارِيَةِۙ
o akıp giden (gemi)de
Şüphesiz (Nûh zamanında da her tarafı) su bastığında Biz sizi akıp giden (gemi)de taşıdık.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
طَغٰى
Fiil-I
ط غ ي
Haddi aştı, azdı, aşırı gitti, azgınlık etti
مَٓاء
İsim
م و ه
Su
حَمَلَ
Fiil-I
ح م ل
Taşıdı, yüklendi, hamile kaldı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
جَارِيَة
Etken fiil
ج ر ي
Akıp giden (gemi), akan