O’dur ki, gökleri (uzay ve içindekileri) ve yerküreyi altı evrede (süreçte, aşamada) yaratmış ve Arş (bütün varlık âlemi) üzerinde egemenlik kurmuştur. Yere (toprağın altına) girecek, ondan çıkacak, gökten (uzaydan) inecek ve ona yükselecek olanı (uzaya fırlatılacak araç, gereç ve her şeyi) de o bilir ve nerede olursanız (her an kudret, saltanat ve ilmiyle) sizinledir. Ve Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir. *
(*) Evrenin yaratılışıyla ilgili ayetlerde geçen (يوم - أيام ) ‘’yevm-eyyam’’ kelimesi, dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesiyle oluşan 24 saatlik zaman dilimi değildir. Çünkü o zaman ne güneş vardı ne de dünya. Ayrıca Arapça lügatlarında da geçtiği gibi (يوم) ‘’yevm’’hem mutlak zaman, uzun dönem, aşama, evre vs. anlamlara da gelir, hem de (يوم الاخرة )‘’yevmul ahiret’’ahiret günü dediğimizde de sonsuz bir zaman ve âlemi ifade eder. Aşağıya alınan tefsir metinlerine de bakılabilir. Not: Sözlükte (ثم) sümme’’ atıf edatı olarak da gelebilir, bu nedenle bu vb. ayetlerde bulunan (ثم)’’sümme’’harfinin sadece atıf edatı olarak değerlendirilmesi daha uygun görülmüştür. Ayrıca, Evren ve içindeki varlıkların hiçbiri "puf" diye var olmamıştır. Hepsi ve her şey belirli süreçlerden geçerek var olmuşlardır. Bu nedenle Allah bir şeyi yaratmak istediğinde ona ancak (كن)’’kün’’ yani ‘’Ol’’ der, o da hemen oluverir’’ şeklinde mealler pek isabetli değildir. Çünkü yukarıdaki ayette göre de bir anda Kâinat yaratılmamış, 6 uzun evre ve aşamada yaratılmıştır. Mesela; İnsan bir anda oluşmuyor, ana karnında 9 ay geçiriyor, bir bitki bir anda olmuyor, üzerinde bir süre geçiyor, işte her şey böyle. Yani ‘’Allah bir şeye ol!’ dediği zaman, hemen oluşmaya başlıyor’’veya süreç başlıyor’’şeklindedir.
هوَ الَّذِي خَلَقَ السَّماواتِ وَالْأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوى عَلَى الْعَرْشِ) أي هو الذي أنشأ السموات السبع والأرضين، فدبرهن وما فيهن في ستة أطوار مختلفات(تفسير المراغي) يتفق العلماء والمفسرون على أن الزمان الناتج عن حركة الأفلاك السماوية لم يكن موجودا قبل خلق السماوات والأرض، ولهذا فإخبار الله عز وجل عن خلقهما في (ستة أيام) لا يراد به أيامنا الناتجة عن حركة الأرض حول الشمس، بل المراد المقدار المماثل في الزمان بما يناسب ظرف الخلق في ذلك الحين - ويقول العلامة محمد رشيد رضا رحمه الله: (وهو الذي خلق السماوات والأرض في ستة أيام) من أيام الله تعالى في الخلق والتكوين وما شاء من الأطوار، لا من أيامنا في هذه الدار التي وجدت بهذا الخلق ، لا قبله، فلا يصح أن تقدر أيام الله بأيامها كما توهم الغافلون عن هذا، "ولا يمكن أن يراد باليوم اليوم المعروف؛ لأنه كما قيل: عبارة عن كون الشمس فوق الأرض، وهو مما لا يتصور تحققه حين لا أرض ولا سماء" انتهى من "روح المعاني) يقول الطاهر بن عاشور رحمه الله: قيل المراد: في ستة أوقات، فإن اليوم يطلق على الوقت، كما في قوله تعالى: (ومن يولهم يومئذ دبره) [الأنفال: 16] أي: حين إذ يلقاهم زحفا. ومقصود هذا القائل أن السماوات والأرض خلقت عالما بعد عالم، ولم يشترك جميعها في أوقات تكوينها" انتهى من "التحرير والتنوير" (8-ب/ 161 (تفصيل الخلاف في الستة أيام التي خلقت فيها السماوات والأرض – الإسلام) ... القول الثالث: اليوم مطلق الوقت، أي : مرحلة زمنية تقديرية غير محددة .) .فِعْلُ الْمُضَارِعُ ( نح ): هُوَ صِيغَةٌ فِعْلِيَّةٌ تَدُلُّ عَلَى الْحَالِ أَوِ الاِسْتِقْبَال (معنى مضارع في معجم المعاني الجامع ) والأَصل فيه أَن يذلّ على الحال أَو الاستقبال (معنى فعل المضارع في قاموس المعجم الوسيط ِ ثم حرف عطف يدل على مطلق الجمع دون قصد الترتيب أو التراخي :- {وَأَنِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوا إِلَيْهِ) (المعجم: اللغة العربية المعاصرة)