close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hadîd Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Li-ellâ ya’leme ehlu-lkitâbi ellâ yakdirûne ‘alâ şey-in min fadli(A)llâhi(ﻻ) ve enne-lfadle biyedi(A)llâhi yu/tîhi men yeşâ(u)(c) va(A)llâhu żû-lfadli-l’azîm(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve bunlar da, kitap ehlinin, şunu bilmeleri için bildirilmiştir: Onlar, Allah'ın lütuf ve ihsanından hiçbir şeyi menedemezler ve lütuf ve ihsan, Allah'ın elindedir, dilediğine verir ve Allah, pek büyük bir lütuf ve ihsan sahibidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylece, (sizi hakir gören ve aleyhinize birleşen) Kitap Ehli (Yahudi ve Hristiyan kesimlerle, Kur’an’ı anlamayı ve hükümlerine uymayı terk edip, sadece kendi hocalarının ve üstadlarının yazdığı kitapları yeterli görenler ve özellikle Batı’nın ve bâtılın peşine düşenler) kendilerinin Allah’ın fazlından (lütuf ve ihsanından) hiçbir şeye ’kâdir ve sahip olmadıklarını’ (fark etsinler) ve bütün fazlın (her türlü imkân, ikram ve iktidarın) muhakkak Allah’ın elinde olduğunu ve onu dilediğine verdiğini bilip-öğrensinlerdi. (Zira) Allah, büyük fazıl (üstün lütuf ve ihsan) sahibidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bize de kitap verildi diyen, geçmiş din mensupları bilsinler ki, Allah'ın lütfundan ve yardımından, hiç birşeyi geri çevirmeye onların gücü yetmez. Bütün lütuf ve ihsan Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf ve ihsan sahibidir.
58    MÜCÂDELE SÛRESİ  
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ehl-i kitabın, ehl-i tevhid olanlarından İslâma girenlerinin, Allah'ın lütfundan hiçbir şey elde edemiyecekleri şeklindeki yanlış bilgilerini ortadan kaldırmak için, Allah ehl-i tevhid olanların, takva esaslarını benimseyenlerine, Muhammed'e iman edenlerine rahmetinden iki pay veriyor. Lütuf ve ihsan Allah'ın elindedir, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere verir. Allah büyük lütuf sahibidir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Böylece, kitap ehli Allah'ın lütfundan bir şeye güç yetiremediklerini, lütfun tamamen Allah'ın elinde olduğunu ve onu dilediğine verdiğini bilsinler. Allah büyük lütuf sahibidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Öyle ki, Kitap Ehli (yahudi ve hristiyanlar) Allah'ın fazlından hiç bir şeye 'güç yetirip-sahip olmadıklarını' ve fazlın muhakkak Allah'ın elinde olduğunu, onu dilediğine verdiğini bilip-öğrensin. Allah, büyük fazl (üstün lütuf ve ihsan) sahibidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Tâ ki, (âhir zaman peygamberine iman getirmiyen) ehl-i kitab bilsinler ki, Allah'ın fazlından hiç bir şeye güç yetiremezler. Muhakkak ki iyilik ve sevab Allah'ın elindedir; onu dilediğine verir. Allah (müminlere sevab ve iyilik vermekle) çok büyük kerem sahibidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ehl-i kitap bilsin ki onlar, Allah’ın fazlından (vahiy indirmesinden) hiçbir şeye malik değiller. Bütün fazıl (peygamberlik) Allah’ın elindedir, onu istediğine verir. Ve Allah, büyük fazl ve ihsan sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kitap ehli, Allah'ın, mesajını kime vereceği üzerinde hiçbir yetkilerinin olmadığını bilmelidirler. Allah, kendi yetkisinde olan peygamberlik görevini dilediğine verir. Allah sonsuz lütuf sahibidir.[614]
[614] Hadîd sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 77-78.  
Besim Atalay
swap_vert close
Kitaplılar bilsinler ki Allahın erdeminden hiçbir şeye güçleri erişemez, evet, erdem Allahın elindedir, onu dilediği kimseye verir, Allah ulu erdem sahibidir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Böylece kitap ehli (Yahudiler ve Hristiyanlar) bilsinler ki, Allah'ın lütfu onların tekellerinde değildir. Lütuf bütünüyle Allah'ın yetkisindedir, takdirindedir. O, onu dilediğine verir. Çünkü Allah, büyük lütuf sahibidir.
Cemil Said
swap_vert close
Ehl-i kitâb bilsünler ki Allâh’ın lütfundan hiç bir şey kendi yedlerinde değildir. Allâh lütfını kime ister ise âna ihsân ider. Allâh’ın lütfı bî-nihâyedir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kitap ehli bilsinler ki, Allah'ın lütfundan hiçbir şey elde edemezler (bu lütfa malik değillerdir); lütuf Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir; Allah büyük lütuf sahibidir.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bunları açıkladık ki, kitap ehli, Allah’ın lütfundan hiçbir şeyi kendilerine has kılmaya güçlerinin yetmeyeceğini ve lütfun, Allah’ın elinde olduğunu, onu dilediği kimseye vereceğini bilsinler. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Böylece Ehl-i kitap’tan olanlar, Allah’ın lütfu üzerinde hiçbir güçlerinin bulunmadığını ve bütün lütfun Allah’ın elinde olup onu dilediğine verdiğini bilsinler. Allah büyük lutuf sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Böylece kitap ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şey elde edemeyeceklerini bilsinler. Lütuf bütünüyle Allah'ın elindedir, onu dilediğine bahşeder. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Böylece kitap halkı bilsin ki, onlar ALLAH'ın lütfunu tekelleştiremezler, tüm lütuf ALLAH'ın elindedir, onu dilediğine ve/veya dileyene verir. ALLAH Büyük Lütuf Sahibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Böylece Kitab ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şey elde edemiyeceklerini bilsinler. Lütuf bütünüyle Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Çünkü Ehli kitab bilmiyecek mi ki Allahın fadlından bir şey'e güç yetiremezler ve hakıkat fadıl, Allahın yedindedir, onu dilediğine verir ve Allah çok büyük fadıl sahibidir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah bunları size bildirdi ki) böylece, *ehl-i kitap, Allah’ın lütfundan hiçbir şeyi kendilerine has kılmaya güçlerinin yetmeyeceğini ve lütfun, Allah’ın tasarrufunda olduğunu, onu (lütfunu) cüz’î irâdesini haktan yana kullanmış olan kimselere vereceğini bilsinler. Allah, büyük lütuf sahibidir.
* Ehl-i kitap: İslâm dininin aslını bozarak, uydurmuş oldukları bâtıl inançlarının adını hıristiyanlık ve yahûdîlik koyan, Hz. Mûsâ ve Hz. Îsâ’nın [aleyhimesselâm] izinden gittiklerini iddiâ eden kâfirlerin ortak adıdır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kitap Ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şeye güçlerinin yetmeyeceğini; lütfun Allah'ın elinde olduğunu ve onu dilediğine¹ vereceğini bilmezlik etmesin! Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.
1- Uygun gördüğüne. Kimi layık görmüşse ona.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ehl-i kitâb, hakıykaten Allahın fazl (-u kerem) inden hiçbir şey'e nail olamayacaklarını, muhakkak bütün inayetin Allahın elinde bulunduğunu, onu (ancak) dileyeceği kimselere vereceğini bilmedikleri için mi (küfürde inâd ediyorlar? Halbuki bunu pek a'lâ biliyorlar da). Allah büyük fazl (-u kerem) saahibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Böylece ehl-i kitab, (kendilerinin) Allah'ın lütfundan hiçbir şeye güç yetiremeyeceklerini ve şübhesiz lütuf (sâdece) Allah'ın elinde olup, onu dilediğine vereceğini bilsin(ler)! Çünki Allah, pek büyük ihsan sâhibidir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Böylece kitap ehli, (kendilerinin) Allah’ın lütfundan hiçbir şeye güç yetiremeyeceklerini (kendilerine ait kılmaya güçlerinin yetmeyeceğini) ve şüphesiz lütuf (kendi tekellerinde değil, yalnız) Allah’ın elinde olup onu (iman etmek ve salih amellerde bulunmak suretiyle) isteyen (gereğini yapıp hak eden) kimseye vereceğini bilmezlik etmesinler! Ve Allah, büyük lütuf sahibidir. *
(*) Elmalılı, bu ifadeyi olumsuz soru kabul ederek mâna vermeyi tercih eder. Bu mânayla ilgili olarak onun yaptığı izah özetle şöyledir: Ehl-i kitap bu gerçekleri bilmez olurlar mı, bilmeyecekleri için mi Allah’ın resulüne iman etmeyecekler? Hayır, iman etmezlerse, bunları bilmediklerinden değil sırf çekememezlik, taassup ve inat sebebiyledir (VII, 4768-4770). Süleyman Ateş buna yakın bir anlayışla “... bilmezlik etmesinler” şeklinde bir mâna vermiş… Bizim tercih ettiğimiz meâlin önceki âyetle bağlantısı şöyledir: Ehl-i kitap, özellikle yahudiler Allah’ın lutuf ve rahmetinin kendilerine ait olduğunu ileri sürüyorlardı; müslümanlar Allah’a itaat ve son peygamberine iman ederek –böylece Ehl-i kitabın temel inancını tevârüs ettikleri gibi bu inancın bir gereği olan son peygambere iman değerine de sahip olarak– iki kat ecir alacaklar, Ehl-i kitabın iddialarının da temelsiz olduğu ortaya çıkacaktır. Evrendeki bütün varlıkların Allah’ı tesbih ettiğini bildirerek başlayan sûre, bütün lutuf ve ikramların O’ndan geldiğini hatırlatan bir ifadeyle, Allah Teâlâ’nın büyük lutuf sahibi olduğu belirtilerek sona ermektedir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 255-256)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ehli kitap şunu iyi bilsin ki, Allah’ın lütfundan hiçbir şeyi, onlar planlayıp dağıtamazlar. Elbetteki lütuf ve bağış (nimetlerini dağıtmak) Allah’ın kendi elinde olup, bunları kullarından dilediklerine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
(*)
(*) Basılı nüshada 22 ilâ 29. ayetlerin meali bulunmuyor.  
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ta ki ehl-i Kitap şunu bilsinler: Allah/ın inayetinden hiçbir şeye onların güçleri yetmez, meğer ki Tanrı versin. İnayet Allah/ın elindedir. Onu dilediğine verir, Allah büyük bir inayet sahibidir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Böylece Kitap ehli, Allah’ın lütfundan hiçbir şeye güç yetiremeyeceklerini, lütfun Allah’ın elinde olduğunu, onu dilediği/dileyen kimseye verdiğini bilsinler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylece kitap ehli olanlar, müminlerin Allah'ın lütfünden hiçbir şeye güç yetiremeyeceklerini zannetmesinler. Lütuf bütünüyle Allah'ın elindedir, onu dilediğine bahşeder. Allah büyük lütuf sahibidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Evet, Son Elçiye iman edin ki, böylece Kitap Ehli olarak bilinen, Allah’ın seçkin ve ayrıcalıklı kulları olduklarını iddia ederek kutsal Kitabı kendi tekellerinde gören Yahudi ve Hıristiyanlar, Allah’ın lütfuna hiçbir şekilde sınır koyamayacaklarını, çünkü her türlü lütuf ve ihsanın tamamen Allah’ın elinde olduğunu ve onu dilediğine bağışlayacağını bu konuda hiç kimsenin hiçbir yetkisinin olmadığınıiyice anlasınlar. Hiç kuşkusuz Allah, sonsuz lütuf sahibidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kitap ehli bilmez mi; Allah’ın lütfundan bir şeye güç yetiremezler. Lütuf, Allah’ın eliyledir. Onu, dileyeceği kimselere veriyor. Allah Çok Büyük Lütuf sahibidir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Artık ehlikitap, Allah'ın erdem sıfatından pay alamayacaklarını bilmelidirler. Çünkü erdem hazinesi Allah’ın tekelindedir. Onu hak edene verir. Çünkü erdemin öz kaynağı Allah'tır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bunları açıkladık ki, Allah’ın lütfundan hiçbir şeyi kendilerine has kılmaya güçlerinin yetmeyeceğini kitap ehli bilsin. Lütfun Allah’ın elinde olduğunu, onu dilediği kimseye vereceğini bilsin. Yalan yanlış yorumlarıyla kendilerine pay çıkarıp durmasınlar. Allah büyük lütuf sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kitap ehli, Allah’ın lütfundan hiçbir şey elde edemeyeceklerini, lütfun tamamen Allah’ın elinde olduğunu, onu dilediğine (layık olana) vereceğini bilmezlik etmesinler. Allah büyük lütuf sahibidir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Kendilerine kitap verilenler şunu iyi bilsinler ki onlar, Allah’ın lütfundan hiç bir şey elde edemeyeceklerdir. (Çünkü) lütuf, tamamen Allah’ın elindedir ve onu dilediğine verir. Ve Allah, büyük lütuf sahibidir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve geçmiş vahiylerin mensupları bilsinler ki ⁵² Allah’ın lütfu üzerinde hiçbir güçleri yoktur; ⁵³ bütün lütuf [yalnızca] Allah’ın elindedir: onu dilediğine verir; Allah sonsuz lütuf sahibidir.
52 Lafzen, “geçmiş vahiylerin [yani Kitâb-ı Mukaddes’in] mensupları bilsinler diye”.53 Yani, kendilerinin Allah’ın hiçbir nimeti üzerinde özel bir imtiyaza sahip olmadıklarını bilsinler -ki “nimet” terimi, bu bağlamda ilahî vahyin indirilmesine ilişkindir. Bu ifade, ilk bakışta, peygamberlik makamının İsrailoğulları’nın özel bir “imtiyaz”ı olduğu düşüncesiyle Muhammed (s)’e indirilen vahyi reddeden Yahudilere ve aynı zamanda Kitâb-ı Mukaddes’in izleyicileri olarak bu temelsiz iddiayı zımnen kabul etmiş olan Hristiyanlara seslenmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Böylece önceki vahyin mensupları Allah’ın lütfundan hiçbir şeye engel olamayacaklarını ve lütuf ve ikramın tamamen Allah’ın elinde olduğunu ve onu hak edene vereceğini anlasınlar. Çünkü Allah büyük lütuf ve ikram sahibidir. 2/90, 42/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kitap ehli bilmez mi ki, Allah’ın lütfundan hiçbir şey üzerinde tekel oluşturamazlar. Çünkü lütuf Allah’ın elindedir; onu hak edip tercih eden/tercih ettiği kimselere verir.[⁴⁹⁷⁴] Nitekim Allah, muazzam ikram sahibidir.
[4974] Baştaki li ella ya‘leme ibâresini İbn Mes’ud ve İbn Abbas li ya‘leme (bilsinler için) şeklinde okumuştur. Baştaki akıbet lâmı sayılırsa mâna “Sonuçta…bilemeyecekler” olur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Artık kitap ehlinin bilmeleri gerekir ki onlar, Allah’ın lütfundan hiçbir şeye karşı güç yetiremezler! (Allah Teâlâ’nın fazlıyla peygamberlik ihsan buyurduğu Muhammed s.a.s.'i inkâr etmeye ne kadar uğraşsalar engel olamazlar ve ona iman etmedikçe va’ad buyurulan mükâfatları elde edemezler ve yine bilmeleri gerekir ki) Lütuf ve ihsân Allah’ın elindedir, onu da dilediğine verir. (Onun içindir ki, Muhammed s.a.s.'e Son Peygamber pâyesi vermiş ve ona iman edenleri mükâfat ve nûr ile üstün kılmıştır.) Allah çok büyük lütuf ve kerem sahibidir!..
Osman Fırat
swap_vert close
Bunları açıkladık ki, kitap ehli, Allah’ın lütfundan hiçbir şeyi kendilerine has kılmaya güçlerinin yetmeyeceğini ve lütfun, Allah’ın elinde olduğunu, onu dilediği kimseye vereceğini bilsinler. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık ehl-i kitap bilmeyecekler midir ki, Allah'ın fazlından hiçbir şeye güç yetiremiyeceklerdir ve şüphe yok ki bütün fazl, Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir ve Allah pek büyük fazl sahibidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ehl-i kitap şunu bilsinler ki: Allah'ın lütfundan mâlik oldukları hiçbir şey, hiçbir kısım mevcut değildir. Bütün lütuf ve inayet Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.
Müfessirlerin çoğuna göre, burada hitap Ehl-i kitaba olup: “Üç kısım insan için iki kat ecir verilecektir. Birincisi: Önce kendi peygamberlerine, daha sonra da Hz. Muhammed’e iman eden Ehl-i kitap’dan bazı insanlaradır...”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Böylece Kitap ehli, kendilerinin, Allah'ın lutfundan hiçbir şeye malik olmadıklarını, bütün lutfun, Allah'ın elinde olduğunu, onu dilediğine vereceğini bilmezlik etmesinler. Allah, büyük lutuf sahibidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ehl-i Kitâb (Mûsâ ve 'Îsâ'ya îmân iyledikleri halde Muhammed'e îmân itmeyenler) Allâh'ın fazlından hiç bir şeye nâil olamazlar ve fazl-u kerem Allâh'ın yed-i kudretindedir. Onı dilediğine virir. Allâh Te'âlâ pek büyük fazl ve kerem sâhibidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ehl-i Kitap[1], Allah'ın yapacağı lütfu kendilerinin belirleyemeyeceğini bilmelidir. Bütün lütuf Allah'ın elindedir; onu doğru tercihte bulunana yapar; Allah büyük lütuf sahibidir.[2]
[1] Kitaplarında uzman olan kişiler [2] Lütuf (TDK): Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik, yardım, ihsan, inayet, atıfet  
Şaban Piriş
swap_vert close
Kitap ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şeyi takdir edemeyeceklerini ve lütfun Allah'ın elinde olup, onu dilediğine verebileceğini bilsinler. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kitap Ehli de şunu bilsin ki, onlar Allah'ın lütfu üzerinde tasarruf sahibi değillerdir. Lütuf ve nimet Allah'ın elindedir; onu dilediğine bağışlar. Ve Allah pek büyük lütuf sahibidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Böylece, Ehlikitap, Allah'ın lütfundan hiçbir şeyi kotarma gücünde olmadıklarını bilsinler. Lütuf, Allah'ın elindedir; onu dilediğine verir. Allah, büyük lütfun sahibidir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
tā bile kitāb ehli kim ķaadır degüller nesene üzerine Tañrı fażlından daħı bayıķ fażl Tañrı elindedür virür anı aña kim diler. daħı Tañrı fażl issidür ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḥattā bilmeg‐içün kitāb ehli ki güçleri yitişmez hīç nesneye Tañrı fażlın‐dan. Daḫı iḥsān ve kerem Tañrı Ta‘ālā elindedür. Virür anı kime dilese.Daḫı Allāh ulu kerem eyesidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Muhəmməd əleyhissəlama iman gətirməyən) kitab əhli bilsin ki, onlar Allahın lütfünə (mərhəmətinə, dilədiyi kimsəyə peyğəmbərlik əta etməsinə) heç bir vəchlə mane ola bilməzlər. Şübhəsiz ki, lütf (mərhəmət, ne’mət) Allahın əlindədir, onu istədiyinə bəxş edər. Allah çox böyük lütf (kərəm) sahibidir! [Və ya: kitab əhli Allahın lütfündən heç bir şeyə nail olmayacaqlarını, həqiqətən, lütfün (mərhəmətin) Allahın əlində olduğunu, Allahın da onu istədiyi kimsəyə bəxş etdiyini bilmədikləri üçünmü küfrdə israr edib dururlar? Halbuki bunu çox ə’la bilirlər].
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That the People of the Scripture may know that they control naught of the bounty of Allah, but that the bounty is in Allah's hand to give to whom He will. And Allah is of infinite bounty.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
That the People of the Book may know that they have no power(5329) whatever over the Grace of Allah, that (His) Grace is (entirely) in His Hand, to bestow it on whomsoever He wills. For Allah is the Lord of Grace abounding.
5329 Let not any race, or people, or community, or group, believe that they have exclusive possession of Allah's Grace, or that they can influence its grant or its withholding. Allah's Grace is free, and entirely controlled by Him, independently of any priests and privileged people. He dispenses it according to His own wise and Holy Will and Plan; and to His Grace there is no limit.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لِئَلَّا يَعْلَمَ
böylece bilsin diye
اَهْلُ الْكِتَابِ
kitap ehli
اَلَّا يَقْدِرُونَ
şüphesiz güç yetiremezler
عَلٰى شَيْءٍ
hiçbir şeye
مِنْ فَضْلِ
fazlından
اللّٰهِ
Allah'ın
وَاَنَّ
ve şüp- hesiz
الْفَضْلَ
fazilet
بِيَدِ
elin- dedir
اللّٰهِ
Allah'ın
يُؤْت۪يهِ
onu
verir
مَنْ
o kim- seye ki
يَشَٓاءُۜ
diler
وَاللّٰهُ
ve Allah
ذُو
sahi- bidir
الْفَضْلِ
fazilet
الْعَظ۪يمِ
büyük
(Biz bu Kitâb'ta her şeyi apaçık beyan ettik ki) Böylece kitap ehli, Allah'ın fazlından (lütuf ve ihsanından) hiçbir şey(i kendilerine has kılmay)a güç yetiremeyeceklerini bilsin; çünkü fazilet (lütuf ve ihsan sadece) Allah'ın elindedir ve (Allah) onu dilediğine (hidâyeti isteyene) verir. Allah büyük fazilet sahibidir.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
قَدَرَ
Fiil-I
ق د ر
Güç yetirdi, takdir etti, daralttı, sıkıntıya soktu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
يَد
İsim
ي د ي
El
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam