close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hadîd Sûresi 26. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve lekad erselnâ nûhan ve-ibrâhîme ve ce’alnâ fî żurriyyetihimâ-nnubuvvete velkitâb(e)(s) feminhum muhted(in)(s) ve keśîrun minhum fâsikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve andolsun ki biz, Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik ve soylarına da peygamberlik ve kitap verdik; derken onlardan doğru yolu bulanlar var ve çoğuysa buyruktan çıkmış olanlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, Biz Nuh’u ve İbrahim’i de (elçi olarak) gönderdik, peygamberliği ve kitabı da onların soylarında(n ehil ve emin kimselere lütfetmeye karar) kılıverdik. Buna rağmen, onlardan (Adem ve Nuh oğullarından) sadece bir kısmı hidayet (ve istikamet) üzereydi, (ama) çoğunluğu fasık (ve facir) kimselerdi. (Yani şeytan yoluna gitmişlerdi ve gideceklerdi.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Andolsun biz, Nuh'u ve İbrahim'i de peygamber olarak gönderdik ve soylarına da peygamberlik ve kitap verdik. Derken onlardan doğru yolu bulanlar da var, ama pek çoğu da doğru yoldan çıkıp, azıp sapanlardan olmuşlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nûh'u ve İbrâhim'i de peygamber olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirip gönderdik. Peygamberliği ve kitabı da, onların nesilleri içinde devam ettirdik. Onlardan doğru yolu tercih edenler, doğru yolda sebat edenler vardı. Onların çoğu da doğru ve mantıklı düşünmeyi terkeden fâsıktı, âsi ve bozguncu idi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun biz Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik ve onların soylarına peygamberliği ve kitabı verdik. Onlardan doğru yolu bulan vardır. Onların çoğu ise yoldan çıkmış kimselerdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, Biz Nuh'u ve İbrahim'i (elçi olarak) gönderdik, peygamberliği ve kitabı onların soylarında kıldık. Öyle iken, içlerinde hidayeti kabul edenler vardır, onlardan birçoğu da fasık olanlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Celâlim hakkı için, Nûh'u ve İbrâhîm'i (birer peygamber) gönderdik. Peygamberliği de, kitabı da onların nesillerine verdik. Öyle iken hidayeti, içlerinden bazısı kabul etmiştir; çokları da fâsıklardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Biz, Nuh ve İbrahim’i peygamber olarak gönderdik. Onların zürriyeti içinde peygamberlik ve kitabı koyduk. Artık onlardan kimi doğru yoldadır, çokları da yoldan çıkmışlardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun ki biz, Nûh ve İbrâhim'i de gönderdik. Onların soylarına peygamberlik ve kitap verdik. Onların soylarından doğru yolu izleyenler oldu, içlerinden birçoğu da yoldan çıkmışlardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz, Nuh ile, İbrahim'i gönderdik, hem peygamberlik, hem de kitap verdik nesillerine, pek azları yola girdi, pek çokları yoldan çıktı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun, biz Nuh'u ve İbrahim'i resul olarak gönderdik. Nebiliği ve kitabı onların soylarına da verdik. Onlardan kimi doğru yola ermiş, içlerinden çokları da doğru yoldan çıkıp sapmıştır.
Cemil Said
swap_vert close
Biz Nûh ve İbrâhîm’i gönderdik ve nübüvveti ve kitâbı zürriyetlerine tahsîs iyledik, ba’zıları tarîk-i hidâyete sülûk iylediler fakat ekserîsi fâsık oldılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki Nuh'u ve İbrahim'i Biz gönderdik; ikisinin soyundan gelenlere peygamberlik ve kitap verdik; soylarından gelenlerin kimi doğru yoldadır, birçoğu da yoldan çıkmıştır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, biz Nûh’u ve İbrahim’i peygamber olarak gönderdik. Peygamberliği ve kitabı onların soylarına da verdik. Onlardan kimi doğru yola ermiştir, ama içlerinden birçoğu da fasık kimselerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Andolsun Nûh’u ve İbrâhim’i elçi olarak gönderdik, onların soyundan gelenlere de peygamberlik ve kitap verdik. Onlardan doğru yolu bulanlar olduğu gibi birçoğu da yoldan çıkmış kimselerdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun ki biz, Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik, peygamberliği de kitabı da onların soyuna verdik. Onlardan (insanlardan) kimi doğru yoldadır; içlerinden birçoğu da yoldan çıkmışlardır.  
 Kur’an’da isimleri zikredilen dört büyük kitabın, bunların soyundan gelen peygamberlere indirildiği anlaşılmaktadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz Nuh'u, İbrahim'i gönderdik, soylarına peygamberlik ve kitap bağışladık. Bir kısmı doğruyu buldu; ama onlardan çoğu yoldan çıkmışlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun, Nuh'u ve İbrahim'i elçi gönderdik, peygamberliği ve kitabı bunların zürriyetleri arasına koyduk. Onlardan yola gelen de vardı, ama onlardan çoğu yoldan çıkmışlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem celâlim hakkı için Nuhu ve İbrahimi gönderdik, zürriyyetlerinde de nübüvvet ve kitabı atâ kıdık öyle iken içlerinden ba'zısı hidayeti kabul etmiş, çokları ise yoldan çıkmış fâsıklardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, biz, Nûh ve İbrâhîm’i de (kavimlerine peygamber olarak) gönderdik. Onların soyların (dan gelen bazı kullarımız) a da peygamberlik ve kitap verdik. Onlardan, (Nûh ve İbrâhîm’in zürriyetlerinden olup da kendilerine peygamber gönderilen kavimlerden az) bir kısmı hidâyete ermiştir, çoğu ise fâsık (kâfir) kimselerdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki Nûh'u ve İbrâhîm'i gönderdik. Onların soyundan nebiler kıldık ve onlara kitap verdik. Gönderildikleri halktan bir kısmı doğru yolu bulurken, birçoğu da fasıktılar.¹
1- Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan. İyi, doğru, temiz ve güzel şeylerden uzak kalan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun biz Nuuhu ve İbrâhîmi (peygamber olarak) gönderdik. Peygamberliği de, kitabı da onların nesillerine verdik. Binnetîce içlerinden doğru yolu bulanlar var (idiyse de) bir çoku da faasık kimselerdi onların.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki, Nûh'u ve İbrâhîm'i de (peygamber olarak) gönderdik; hem peygamberliği ve kitâbı onların nesillerinde kıldık. Buna rağmen onlardan hidâyete eren vardır, fakat onlardan çoğu (yoldan çıkmış) fâsık kimselerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve gerçekten, biz Nûh’u ve İbrahim’i (elçi olarak) gönderdik. Peygamberliği ve kitabı da onların nesilleri içinde devam ettirdik. Öyleyken onlardan (sonra gelen nesillerinden) doğru yolda olanlar olduğu gibi, pek çoğu da (doğru) yoldan sapmışlardı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şüphe yok ki Nuh’u ve İbrahim’i elçi olarak biz gönderdik. Her ikisinin soyundan peygamberler yaptığımız gibi, kitap verdiklerimiz de var. Onların soylarından doğru yolda olanlar olduğu gibi, pek çoğu da Allah’ın yolundan sapmışlardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
(*)
(*) Basılı nüshada 22 ilâ 29. ayetlerin meali bulunmuyor.  
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz Nuh/u, İbrahim/i gönderdik, peygamberliği, Kitabı [³] da onların zürriyetlerine karar kıldık. Onlardan kimi doğru yolu buldu, çoğu ise yoldan çıktı.
[3] Kitaptan maksat hat da olabilir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz, Nûh’u ve İbrahim’i elçi olarak gönderdik. Her ikisinin de nesline kitap ve peygamberlik verdik. Onlardan doğru yola erişenler vardır, (ama) birçoğu da yoldan çıkmışlardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz Nuh'u ve İbrahim'i (elçi olarak) gönderdik, peygamberliği ve kitabı onların soylarında kıldık. Öyle iken içlerinde hidayeti kabul edenler vardır, onlardan birçoğu da fasık olanlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte bu nedenle, bir zamanlar Nûh’u ve İbrahim’i de insanlığa ışık tutan birer Elçi olarak gönderdik ve onların soylarından gelenlere Peygamberliği ve kutsal Kitabı emânet ettik. Buna rağmen içlerinden sadece bir kısmı doğru yolu bulmuş, pek çokları ise yoldan sapmıştı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun Nûh’u da, İbrahim’i de (rasûl olarak) gönderdik! İkisinin soyunda Kitap ve Nübüvvet / Nebiyylik / Peygamberlik kıldık. Onlardan bir kısmı hidayete ermişler’dir. Onlardan birçoğu da fâsıklardır / yoldan çıkıp sapmışlardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz Nûh ve İbrahim'e de elçilik görevi verdik. onların soyunu peygamberlik ve kitap vermek suretiyle şereflendirdik. İbrahim soyunda doğrular da vardı eğriler de, ama eğriler çoğunlukta idi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Biz Nuh’u ve İbrahim’i Nebiler olarak gönderdik. Nebi’liği onların soylarına verdik. Onlardan kimi doğru yola girmiş, içlerinden birçoğu da Allah’ın düzenine karşı çıkan, Allah’ın düzenini bozan kimseler olmuştur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki biz Nuh’u ve İbrahim’i (peygamber olarak) göndermiştik; onların soyuna da (bazı kişilere) peygamberlik ve Kitap vermiştik. Onlardan (insanlardan) kimi doğru yoldadır. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmıştı.
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun ki Biz, Nûh’u ve İbrahim’i elçi olarak gönderdik ve o ikisinin soylarına Peygamberlik ve kitap verdik. Öyle iken, içlerinden bir kısmı, hak yolu kabul etmiş, birçoğu ise hak yoldan sapmıştır.
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçekten, [aynı amaçla ⁴⁵ ] Nûh’u ve İbrahim’i [elçilerimiz olarak] gönderdik ve soylarından gelenlere peygamberlik ve vahiy verdik; onların bir kısmı doğru yoldaydı, ama çoğu da yoldan sapmıştı.
45 Yani, insana doğru ile yanlışı ölçebileceği bir terazi vermek ve böylece onun adaletle davranabilmesini sağlamak için (bkz. önceki ayet).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bu çerçevede biz Nuh’u ve İbrahim’i de elçi olarak göndermiş, her ikisinin soyundan da birçok kişiye nebilik ve kitap vermiştik. Onların halklarından bir kısmı doğru yolu buldu ama çoğu ise yoldan çıkarak fasık oldu. 2/253, 35/32
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu Nûh ve İbrahim’i de (aynı amaçla) göndermiştik; ve o ikisinin soylarından gelenlere nübüvvet ve vahiy vermiştik; fakat onlardan bir kısmı hidayete erdi, ama birçokları da yoldan saptı.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki biz, Nuh’u ve İbrahim'i gönderdik, peygamberliği de kitabı da, onların nesillerine verdik. Onlardan (onların kavim terinden) kimi doğru yoldadır, bir çoğu da yoldan çıkmışlardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve biz Nûh’u ve İbrahim’i resul gönderdik, Nübüvveti ve Kitabı bunların zürriyetleri içine koyduk. Onlardan doğru yolda olanlar da oldu ama onlardan çoğu fasıklardan oldular.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve kasem olsun ki, Nûh'u ve İbrahim'i gönderdik ve onların zürriyetlerinde nübüvveti ve kitabı (berdevam) kıldık. Artık onlardan hidyete ermiş olan vardır, onlardan bir çokları ise fâsık kimselerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz Nuh'u, İbrâhim'i peygamber olarak gönderdiğimiz gibi, zürriyetlerine de kitap ve nübüvvet verdik. Onlardan kimisi doğru yolu bulsa da, çoğu büsbütün yoldan çıkmışlardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun, Nuh'u ve İbrahim'i elçi gönderdik, peygamberliği ve Kitabı bunların zürriyetleri arasına koyduk. Onlardan doğru yolda olanlar da vardır, ama onlardan çoğu yoldan çıkmıştır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve biz Nûh'ı ve İbrâhîm'i nübüvvetle irsâl itdik. Ve onların zürriyetlerinde nübüvvet ve kitâbı kıldık. Onlardan (evlâdlarından) hidâyete irenler oldığı gibi bir çoğı da fâsıklardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Nuh'u ve İbrahim'i elçi olarak gönderen biziz. İkisinin soyundan gelenlere de nebilik ve kitap verdik. O iki soydan gelenlerin bir kısmı doğru yoldadır, bir çoğu da yoldan çıkmıştır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Nuh'u ve İbrahim'i de göndermiştik. İkisinin soyundan da peygamberlik ve kitap vermiştik. Onlardan doğru yola giren olduğu gibi, çoğu da yoldan çıkmıştır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz Nuh'u ve İbrahim'i de peygamber olarak gönderdik ve ikisinin nesline de peygamberlik ve kitap verdik. Onlardan doğru yolu bulanlar da oldu; birçokları ise yoldan çıkmış kimselerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, Nûh'u ve İbrahim'i de resul olarak gönderdik. Peygamberliği ve Kitap'ı bunların soyları arasına koyduk. O soylardan bir kısmı hidayete ermiştir. Ama onlardan çoğu, yoldan çıkmış olanlardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ viribidük nūḥ’ı daħı ibrāhįm’i daħı ķılduķ ol iki neslinde peyġamberlıķ daħı kitāb. pes bir nicesi anlaruñ ŧoġru yol dutıcıdur daħı çoķı anlardan fāsıķlardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz resūl gönderdük Nūḥ‐ıla İ[brāhīmi] Daḫı ẕürriyetlerinde nübüvvet‐ilekitābı ḳılduḳ anlaruñ [...] ve çoḳları fāsıḳlardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun ki, Biz Nuhu və İbrahimi (peyğəmbər) göndərdik, peyğəmbərliyi və kitabı (Tövratı, Zəburu, İncili və Qur’anı) onların nəslinə verdik. Onlardan doğru yolda olan da vardır, çoxu isə (Allahın itaətindən çıxmış) fasiqlərdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We verily sent Noah and Abraham and placed the Prophethood and the Scripture among their seed, and among them there is he who goeth right, but many of them are evil livers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We sent Noah and Abraham, and established in their line Prophethood and Revelation: and some of them(5319) were on right guidance. But many of them became rebellious transgressors.
5319 Some of them: i.e., of their line, or posterity, or Ummah. When the Book that was given to them became corrupted, many of them followed their own fancies and became transgressors.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
andol- sun ki
اَرْسَلْنَا
gönderdik
نُوحاً
Nûh'u
وَاِبْرٰه۪يمَ
ve İbrâhîm'i
وَجَعَلْنَا
ve kıldık
ف۪ي ذُرِّيَّتِهِمَا
ikisinin zürriyetlerinde
النُّبُوَّةَ
nübüvvetliği
وَالْكِتَابَ
ve kitabı
فَمِنْهُمْ
onlardan vardır
مُهْتَدٍۚ
hidâyete eren
وَكَث۪يرٌ
fakat çoğu
مِنْهُمْ
onlardan
فَاسِقُونَ
fâsık kimselerdir
Andolsun ki Biz, Nûh'u ve İbrâhîm'i (nebî olarak kavimlerine) gönderdik ve onların zürriyeti içinden (dilediğimize) nübüvvet ve kitap verdik. Onlardan hidâyete erenler vardır; fakat onlardan çoğu (yoldan çıkmış) fâsık kimselerdir.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
نُوح
Özel isim
نُوح
Hz. Nuh (a.s.)
اِبْرٰه۪يم
Özel isim
اِبْرٰه۪يم
Hz. İbrâhîm (a.s.)
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ذُرِّيَّة
İsim
ذ ر ر
Soy, nesil, zürriyet, grup
نُبُوَّة
İsim
ن ب ا
Nübüvvet
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُهْتَد
Etken fiil-VIII
ه د ي
Hidâyette olan, hidâyete eren
كَثِير
İsim
ك ث ر
Çok, pek çok, çokça
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
فَاسِق
Etken fiil
ف س ق
Fâsık