close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hadîd Sûresi 25. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lekad erselnâ rusulenâ bilbeyyinâti ve enzelnâ me’ahumu-lkitâbe velmîzâne liyekûme-nnâsu bilkist(i)(s) ve enzelnâ-lhadîde fîhi be/sun şedîdun ve menâfi’u linnâsi ve liya’lema(A)llâhu men yensuruhu ve rusulehu bilġayb(i)(c) inna(A)llâhe kaviyyun ‘azîz(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki biz, peygamberlerimizi, apaçık delillerle gönderdik ve onlarla beraber de kitap ve terazi indirdik, insanlar adaletle doğru muamele etsinler diye ve demiri de indirdik ki onda çetin bir azap var ve insanlara faydalar; ve bu da, Allah'ın kendisine ve peygamberlerine, henüz tapısına varmadan yardım edenleri bildirmesi için; şüphe yok ki Allah, üstündür ve pek kuvvetlidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, Biz elçilerimizi apaçık belgelerle (mucizeler, ayetler ve kesin hükümlerle) gönderdik; ve insanlar (kuracakları Adil Devlet düzeniyle) adaleti ayakta tutsunlar diye, onlarla birlikte Kitabı ve mizanı (Kur’an’ı ve kıyas yapan aklı) indirdik. Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri (ve iridyum madenini) de (meteorlar ile sonradan gökten) indirdik. (İnsanlara demir ve benzeri madenlerdeki gizli kuvveti teknolojide kullanma yeteneğini bahşettik.) Öyle ki Allah, gayb ile (görmedikleri halde) kimlerin Kendisine (Dinine) ve elçilerine yardım edeceğini belli etsin (ve açığa çıkarıversin). Şüphesiz Allah, büyük kuvvet sahibidir, üstünlük ve izzet O’na aittir.
[Not: En son bilimsel araştırma neticeleri, DEMİR cinsinden olan ve ondan daha ağır ve dayanıklı bulunan ve her yıl ancak 3 ton çıkarılan İRİDYUM madeninin Dünya’nın bünyesinde var edilmediğini, sonradan göktaşları vasıtası ile uzaydan indirildiğini tespit etmiştir. Böylesine ciddi ve ilmi gerçekleri, 1400 yıl öncesinden Hz. Peygamberin kendiliğinden bilip haber vermesi mümkün değildir. Öyle ise Kur’an-ı Kerim Onun sözleri olamaz, bunlar Allah’ın hikmetli ve hakikatli kelimeleridir. Ve bu nedenle Kur’an’ın diğer haber ve hükümleri de Hakk’tır ve mutlaka gerçekleşecektir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Andolsun ki biz elçilerimizi, açık açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti ayakta tutmaları için, beraberlerinde kitabı ve adalet ölçülerini indirdik. Bir de size içinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan, demiri kullanma yeteneği bağışladık ki, mü'minler o demirden yaptıkları aletlerle, düşmanlarına karşı savaşsınlar. Bu, Allah'ı görmeden O'nun dinine ve peygamberlerine yardım edenleri ortaya çıkarması içindir. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlüdür, çok kuvvetlidir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun, biz Rasullerimizi, apaçık âyetlerle, mûcizelerle, vahyin içeriğini açıklayan beyanlarla, tavsiyelerle, hak peygamber olduklarını tasdik eden delillerle özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderdik. İnsanlar insaf ve adâleti uygulayarak sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî bir düzen kurarak yaşasınlar, sosyal adaleti, sosyal güvenliği temin etsinler, refah payını artırarak dengeli dağıtsınlar diye peygamberlerle beraber kutsal kitapları ve adaleti, dengeyi, ölçüyü, tartıyı yerleştirecek ilkeleri indirdik. Bir de sebeplerini-şartlarını yaratarak indirdiğimiz, oluşturduğumuz demiri yerküreye yerleştirdik, varlığını bildirdik. Onda büyük bir güç vardır. İnşaatta, ziraatta, sanayide, savaşta, barışta insanlara birçok faydaları vardır. Allah, kendisine ve gönderdiği Rasulüne, görmedikleri halde, gıyaben yardım edenleri, dinine sahip çıkan mü'min nesilleri tesbit etsin de, mükâfatlarını versin diye bütün bunları size verdi. Allah güçlü, kudretli ve hükümrandır.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/115; 7/43; 11/17; 30/30; 55/7.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun ki, elçilerimizi açık delillerle gönderdik ve insanlar adaleti ayakta tutsunlar diye onlarla birlikte kitabı ve ölçüyü indirdik. Ve Allah'ın kendisine ve elçilerine görmediği halde (gıyaben) kimin yardım edeceğini ortaya çıkarması için, kendisinde büyük sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri indirdik. [3] Şüphesiz Allah güçlüdür, yücedir.
3.Yani "varettik, yarattık."  
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, Biz elçilerimizi apaçık belgelerle gönderdik ve insanlar adaleti ayakta tutsunlar diye, onlarla birlikte kitabı ve mizanı indirdik. Ve kendisine çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri indirdik; öyle ki Allah, kendisine ve elçilerine gayb ile (görmedikleri halde) kimlerin yardım edeceğini bilsin (ortaya çıkarsın). Şüphesiz Allah, büyük kuvvet sahibidir, üstün olandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Celâlim hakkı için, biz peygamberlerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde (Allah'ın hükümlerini bildiren) kitab ve adalet indirdik ki, insanlar adaletle ayakta dursunlar. Bir de demiri indirdik. Onda hem çetin bir sertlik, hem de insanlar için bir çok menfaatler vardır. Çünkü (demirden yapılan silâhları düşmanlara karşı kullanmak suretiyle) Allah, kendisine (dinine) ve peygamberlerine; kendisini görmedikleri halde, yardım edenleri belli edecek. Şübhe yok ki Allah çok kuvvetlidir, her şeye gâlibdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Biz elçilerimizi mucizeler ile gönderdik. Onlarla beraber kitap ve yargıyı indirdik ki insanlar adaleti ayakta tutsunlar ve demiri de indirdik. Onda şiddetli bir azap ile insanlar için birçok menfaatler vardı. (Allah bunları indirmiş ki) kimin gıyaben Allah’a ve elçisine yardım ettiğini görsün. Şüphesiz Allah çok güçlüdür, izzet ve üstünlük sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun biz peygamberlerimizi açık seçik delillerle gönderdik. İnsanlar adaleti ayakta tutsunlar diye beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz demiri de indirdik. Onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'a ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah güçlüdür; üstündür.[612]
[612] Mîzan, kitab, demir ve adalet ilişkisi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 63-66.  
Besim Atalay
swap_vert close
Peygamberlerimizi belgelerle gönderdik, insanları adaletle tutsun diye, onlarla birlikte kitap indirdik, tartı indirdik, bir de demir indirdik, onda katı sertlik var, insanlara faydalar da var, görmeksizin hem Allaha, hem de peygamberine yardım eden kimseyi bilmek için indirdik; Allah güçlü, Allah emredir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun, biz resullerimizi apaçık delillerle/kanıtlarla gönderdik ve beraberlerinde kitaplar indirdik ve insanlar arasında adaleti ve hukukun üstünlüğünü sağlayacak değer ölçüleri koyduk. Ayrıca insanlar için çok faydaları bulunan ve güçlü bir madde olan demiri indirdik (yarattık ki insanlar ondan yararlansın). Böylece Allah, Kendisini görmedikleri halde hem Kendi davasına hem de resullerine yardım edenleri ortaya çıkarsın. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, her işte üstün ve mutlak galiptir.
Ayette, “haleknâ” ya da “cealnâ” fiili yerine “indirdik” anlamına gelen “enzelnâ” terimi kullanılıyor. Bunun bir benzeri Zümer suresinin 39/6. ayetinde geçiyor “Sizin için hayvanlardan sekiz çift (indirdi) yarattı. Her iki ayette de bu deyimler ayetlerin anlam akışına uyarak nesneleri yaratmada Allah’ın iradesine ve planına işaret ediyor.Âyette “demir” in gücüne ve faydalarına vurgu yapılarak ehemmiyetli bir metal olduğu anlatılmaktadır. Bilindiği gibi demir, tüm metaller içinde en çok kullanılan ve dünyada üretilen metallerin ağırlıkça %95′ini oluşturan bir maddedir. Demirin ilk kullanımı, mızrak uçları, bıçak ve süs eşyası şeklinde olup Sümerlere ve eski Mısırlılara, MÖ yaklaşık 4000’li yıllara kadar dayanır. Demir, sadece inşaat sektöründe ve kap-kacakta değil, aynı zamanda, insanın, makineyi insan varoluşunun temeli sayan ve insanın fıtratı ile bütün bağlantılarını koparan yüksek teknolojinin gelişmesinde de kendini gösterir. Ve modern hayattaki bu makineleşme süreci, cemiyetteki manevî ve ahlakî değerlerin yozlaşmasına sebep olur. Kur’an, insanı bu tehlikeye karşı uyarmak için, yanlış kullanıldığı takdirde “demir” in taşıdığı potansiyel kötülüğe dikkat çekerek, insanın “demir” i kullanarak bireysel ve sosyal mutluluk alanlarını yok etmesine yol açacak girişimlerden uzak durması ve ondan mutlaka hayır yolunda faydalanması gerektiğini anlatmaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Âşikâr âyât ile peygamberler gönderdik. Ânlara kitâb ve terâzû virdik tâ ki insânlar ’âdilâne hareket itsünler. Biz semâdan demir inzâl iyledik bu demirden müdhîş fenâlıklar husûle gelebileceği gibi insânlar içün bir çok menâfi’ de tevellüd idebilür. Ânınla Allâh kendine ve rasûlüne gıyâbında içinizde kimlerin müzâheret ideceğini bilmek ister. Allâh kuvvetli ve ’azîzdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki peygamberlerimizi belgelerle gönderdik; insanların doğru (adaletli) hareket etmeleri için peygamberlere kitap ve ölçü indirdik; pek sert olan ve insanlara birçok faydası bulunan demiri de indirdik. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeksizin yardım edenleri meydana çıkarması içindir. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri yarattık (ki insanlar ondan yararlansınlar). Allah da kendisine ve Resûllerine gayba inanarak yardım edecekleri bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Andolsun biz peygamberlerimizi açık kanıtlarla gönderdik, beraberlerinde kitap ve adalet terazisini de indirdik ki insanlar hakkaniyete uygun davransınlar. Bir de demiri indirdik ki onda büyük bir güç ve insanlar için yararlar vardır. Böylece Allah, görmeden iman ederek kendisine ve peygamberlerine yardım edecekleri ortaya çıkaracaktır. Şüphesiz Allah güçlüdür, üstündür.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve mizanı indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın, dinine ve peygamberlerine gayba inanarak yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.  
 Âyette geçen demir mecâzi olarak «maddi müeyyide» anlamında da yorumlanmıştır. Demir hakiki manada yorumlandığında âyette onun insan hayatındaki önemine dikkat çekildiği söylenebilir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Elçilerimizi apaçık kanıtlarla gönderdik, onlarla birlikte kitabı ve yasayı indirdik ki halk adaleti gözetsin. Büyük bir kuvvete ve halk için yararlara sahip olan demiri de indirdik ki ALLAH kendisini ve elçisini inançla destekleyenleri ayırsın. ALLAH Güçlüdür, Üstündür.
Demirin öneminden ve özelliğinden söz eden biricik ayetin yer aldığı Demir Suresi, demir elementinin bazı kimyasal özelliklerini sayısal ilişkilerle vermektedir. HHaDYD (demir) kelimesinin ebced, yani sayısal değeri, 8+4+10+4=26 olup demir elementinin atom numarasına denktir. EL-HHaDYD (belli bir demir) kelimesinin sayısal değeri de, 1+30+8+4+10+4=57 olup demirin belli bir izotopunun atom ağırlığına eşittir. Kuşkusuz, bunu, Kuran'dan da önce varolan Arapça dilinin ilginç bir rastlantısı olarak değerlendirenler olacaktır. Ne var ki aynı kelimeyle isimlendirilen bu Surenin sıra numarasının 57 olması Kuran'ı düzenleyenin bu "rastlantı"dan haberli olduğuna işaret ediyor. Demir elementinden sözeden bu ayet, Besmele dahil edilirse, Surenin 26'ıncı ayetidir; yani demirin atom numarasına denktir. (Kuran'ın 19 kodlu matematiksel sisteminde, numarasız Besmeleler kelime sayımlarına katılmamakta ancak Kuran ayetlerinin sayımına katılmaktadır). Bu Suredeki toplam ayetler Besmele'siz 29, Besmele dahil 30 olup, herbiri demir atomunun dört izotopundan ikisinin nütron sayılarına denktir. Tanrı isminin Sure içindeki tekrar sayısı da geride kalan izotopun nütron sayısını vermektedir. Surenin başından itibaren 26'ıncı Tanrı ismi demirden söz eden ayetin içindedir. Ayetteki "indirdik" kelimesinin kullanılışı da ilginçtir. Yıldızların ve gezegenlerin oluşumu konusunu inceleyen modern astronomi kitaplarına bakarsanız, gezegenlerin yaratılışında demir elementinin rolunu ve "yarattık" yerine "indirdik" sözünün tercih edilme nedenini öğrenebilirsiniz. Bu konu üzerindeki gözlemlerim ve yorumlarım, 1986 yılında "Kuran'da Demirin Kimyasal Esrarı" adlı kitapçıkta yayımlandı. Bak 4:82.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlim hakkı için biz Resullerimizi beyyinelerle gönderdik ve beraberlerinde kitab ve miyzân indirdik ki insanlar adaletle tutunsunlar, bir de demiri indirdik, onda hem çetin bir sertlik hem de insanlar için bir çok menfeatler vardır, ve çünki Allah kendisine ve resullerine gıyabında yardım edenleri belli edecek, şübhe yokki Allah kavîdir azîzdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, biz peygamberlerimizi apaçık mu‘cizelerle ve beraberlerinde, adalet ölçüsü (nün ve Allah’ın diğer hükümlerinin yazılı olduğu, hak ile bâtılı ayıran) Kitâb’ (lar) ı gönderdik ki, insanlar (hükümlerimize uyarak) adaleti ayakta tutsunlar. (Çeşitli sanayi alanlarında, savaşta, inşaatta, ziraat aletleri yapımında, günlük yaşamları içerisinde ve daha birçok farklı alanda kullanılabilme özelliği ile) kendisinde müthiş bir güç bulunan ve insanlar için (daha) birçok faydası olan demiri yarattık. Bu, Allah’ın dinine ve peygamberlerine ihlâs ile yardım edenleri (ve hanginizin daha güzel amel yapacağını sizin için) ortaya çıkarmak (ve böylece dünyada iken yaptıklarınıza, âhirette kendinizi şahit tutmak) içindir. Şüphesiz Allah, (her şeyi hükmü altında tutan) mutlak güç sahibidir, her işinde, mutlak galip olandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki resûllerimizi beyyinelerle¹ gönderdik. Ve insanlar haktan yana olsunlar diye resûllerle birlikte Kitap'ı ve mizanı² indirdik. Ayrıca kendisinde büyük bir güç ve insanlar için pek çok yararlar bulunan³ demiri indirdik, Kendisine⁴ ve resûllerine, onların gıyabında5 destek olan kimseler açıkça bilinsin! Kuşkusuz Allah, Mutlak Güç Sahibi'dir, Mutlak Üstün Olan'dır.
1- Kanıt içeren açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgilerle. 2- Ölçüyü, adalet ölçüsünü. Doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, yararlı olanla zararlı olanı ayırt etme ölçüsünü. Hak, adalet ve yaşamın dengesini sağlayacak ölçüyü. 3- Savaşta saldırı ve koruma amaçlı gerekli olan kılıç, zırh vb. savaş araç ve gereçleri gibi. 4- Dinine, tevhide. 5- Onları görmedikleri halde, onlar yanlarında değillerken de.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki biz elçilerimizi açık açık bürhanlarla gönderdik ve insanların adaleti ayakda tutmaları için, beraberlerinde de kitabı ve mîzânı indirdik. Bir de kendisinde hem çetin bir sertlik, hem insanlar için menfaatler bulunan demiri indirdik. Çünkü (bununla) Allah, kendisine ve peygamberlerine gıyaben kimlerin yardım edeceğini belli edecekdir. Şübhesiz ki Allah, en büyük kuvvet saahibidir, yegâne gaalibdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Celâlim hakkı için, peygamberlerimizi apaçık delillerle gönderdik ve onlarla berâber kitâbı ve mîzânı (adâleti) indirdik ki, insanlar adâleti ayakta tutsun (ve yaşatsınlar)! Hemkendisinde büyük bir kuvvet ve insanlar için (birçok) menfaatler bulunan hadîd'i (demiri, birni'met olarak) indirdik;(1) hem böylece Allah, kendine ve peygamberlerine gıyâben (Allah'ı görmedikleri hâlde îmân ederek dînine) kimin yardım edeceğini ortaya çıkarsın! Muhakkak kiAllah, Kavî (çok kuvvetli olan)dır, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir.
(1)“Suâl: Deniliyor ki, demir yerden çıkıyor; yukarıdan inmiyor ki اَنْزَلْناَ [İndirdik] denilsin. Nedenاَخْرِجْناَ [Çıkardık] dememiş; zâhiren (görünüşte) muvâfık (uygun) görülmeyen* اَنْزَلْناَ demiş? El-cevab: Evvelâ Kur’ân-ı Mu‘cizü’l-Beyân اَنْزَلْناَ kelimesiyle, demirdeki azîm (büyük) ve çok ehemmiyetli ni‘met cihetini ihtâr etmek (hatırlatmak) için اَنْزَلْناَ demiş. Çünki demirin zâtını nazara vermiyor ki, اَخْرِجْناَ desin! Belki ni‘met-i azîmesini (büyük ni‘met oluşunu) ve nev‘-i beşerin (insan nev‘inin) demire ne derece muhtaç olduğunu ihtâr içindir. Ni‘met ciheti ise ni‘met aşağıdan yukarı çıkmıyor, belki rahmet hazînesinden geliyor. Rahmet hazînesi ise elbette âlî (yüce) ve yukarı ve ma‘nen yüksek mertebededir. Elbette ni‘met yukarıdan aşağıyadır ve muhtaç olan beşerin mertebesi aşağıdadır. Elbette in‘âm (ni‘metlendirme), ihtiyâcın fevkindedir(üstündedir). Onun için ni‘metin rahmetten beşerin ihtiyâcına imdâd için gelmesinin hak ta‘bîri, اَنْزَلْناَdir,اَخْرِجْناَ değildir.” (Lem‘alar, 28. Lem‘a, 295)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Muhakkak ki Biz, (mesajlarımızı insanlara tebliğ etmeleri için) elçilerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların (evrensel) adaleti ayakta tutmaları (sosyal, siyasi, ekonomik ve idari bir düzen kurarak yaşamaları, sosyal adaleti sosyal güvenliği sağlamaları ve herkesin refah payını artırarak dengeli dağıtmaları) ve (böylece zatım olan) Allah (ın dinine) ve (dinini tebliğ eden) elçilerine gayb ile (görmedikleri hâlde) kimlerin yardım edeceğini belli etmek için beraberlerinde (mesajlarımızı içeren) kitabı ve ölçüyü (denge kanununu, adaleti, ölçüyü, tartıyı yerleştirecek ilkeleri) indirdik. Yine biz, kendisinde büyük bir güç ve insanlar (hatta bütün canlı organizmalar) için yararlar bulunan demiri (demir elementini) indirdik (yarattık). Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, (her işte üstün ve) mutlak galiptir. *
(*) Ayrıca demir elementinin dünyamıza nereden geldiğine dair bazı bilimsel açıklamalar şöyledir: Astronomi ile ilgili gelişmeler, dünyamızdaki demir elementi de dahil diğer ağır elementlerin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini söylemektedir. Dünyamızda rastlanan kimyasal element bolluğuna ve nispetine baktığımızda, bunların, kırmızı devler ve süpernovaların yüksek enerjili laboratuvarlarında imal edildikleri anlaşılıyor. Çevremiz hatta organlarımızı teşkil eden karbon ve oksijen elementine, kandaki demir elementine varıncaya kadar hayatı mümkün kılan elementler, çok uzun zaman önce ve çok uzaklarda kırmızı dev yıldızların fabrikasında akıl almaz yüksek sıcaklıklarda imal edilmişlerdir. Süpernova patlaması, ölen yıldızda sentezlenmiş oksijen, karbon ve yaşam için gerekli öteki elementleri uzaya saçıyor ve patlama sürecinde bakır ve nikel gibi daha ağır elementler de oluşuyor… Demir madeninin oluşabilmesi için 200 milyon dereceye varan bir sıcaklık olması gerek ki güneşin bile çekirdek ısısı 15 milyon derecedir ve bu ısıya ancak süpernova gibi çok büyük ısılara varan yıldızlarda rastlanır ki bu yıldızlarda bir yerden sonra patlar ve katrilyonlarca hidrojen bombasından çok daha etkilidir ve uzaya müthiş bir hızda parçalar saçarlar, demirde bu parçalardan biridir ve bütün astronomik bulgularda dünyada ki demirin dış uzaydan geldiğini gösteriyor. Yani sadece Dünya’daki demir değil, tüm Güneş sistemindeki demir uzayda oluşmuştur. Demir; ancak Güneş’ten çok daha büyük yıldızlarda, birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir… Nova veya süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı, belli bir oranı geçince artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlama gerçekleşir. Demir elementinin uzaya dağılması bu patlamalar sonucunda mümkün olur… Bkz: (www.yaklasansaat. com › dunyamiz › dunya › demir). Yani sadece demir değil, Dünyamızdaki elementlerin tamamı doğrudan yahut dolaylı olarak dış uzay kaynaklıdır, Carl Sagan’ın dediği gibi; hepimiz yıldız tozuyuz. Çevremizdeki her materyal yıldızlar sayesinde oluşmuştur, “Süpernova” adı verilen yıldız patlamalarının ardından yıldızların çekirdeklerinde yer alan metal elementi uzayın derinliklerine saçılır. Patlama ardından yeni oluşan yıldızların ve gezegenlerin oluşumuna uzaya saçılan metal elementi de katılmaktadır. Dünya oluşumunun ilk dönemlerinde meteor yağmurlarına maruz kalmıştır. Meteorların içlerinde bulunan demir elementi, dünyaya çarpmaların ardında da yerkabuğunda kalmıştır. Yerkabuğunda en fazla oranda bulunan demir metali gerek oluşum sırasında gerek de meteor yağmurları sonucunda yer kabuğunda katılmıştır... Çünkü demir Dünya’ya göktaşları ile gökyüzünden iner; uzaydan düşen, analiz etmek üzere toplanabilen göktaşları. Bu taşlar genellikle demirden oluşur. (Evren, Stuart Clark, Versus Yayınları, syf 45) Buna göre modern astronomik bulgular, Dünya’daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur. Yani yerkürenin oluşum sürecinde ve henüz atmosferin olmadığı dönemde demir içeren yıldızların patlamaları sonucunda uzaya saçılan demir yerküreye inmiştir. (الله اعلم) Ayette geçen (أنزلنا)’’helaknâ ya da ‘’cealnâ’’ yani ‘’yarattık, bahşettik veya oluşturduk.’’ gibi anlamlara da gelebilir. (الله اعلم) ذكر الأستاذ زغلول النجار – وهو مختص في هذا الباب – بأنّ العلماء يجزمون بأنّ الحديد لم يتكون في الأرض ولا في المجموعة الشمسيّة، لأنّه يحتاج إلى طاقة هائلة لا تتوافر في المجموعة الشمسيّة... ومن هنا نجدهم يُقدّمون تفسيراً لوجود الحديد في الأرض يتمثل في انفجار بعض النجوم المحتوية على عنصر الحديد وتناثر مكوناتها في الفضاء مما أدّى إلى نزول الحديد بكثافة على الأرض، وذلك في الوقت الذي كانت فيه الأرض هشّة غير متماسكة، وفي الوقت الذي لم يكن الغلاف الجوي قد تكوّن، مما أدّى إلى اختراق ذرات الحديد لطبقات الأرض المختلفة.وبالتالي لا داعي بعد ذلك للتأويل يعني تأويل الانزال بالاجاد، ولا داعي لصرف الألفاظ عن ظاهرها وحقيقتها اللغويّة – المرجع (الشيخ بسام جرار - "ذكر الأستاذ زغلول النجار – وهو مختص في...)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şüphesiz ki, biz elçilerimizi açıklayıcı delillerle göndermişizdir. O elçilerle beraber kitabı ve doğru ile yanlışı ayırma ölçüsünü indirdik ki, insanlar arasında adaleti yerine getirsinler. Biz çok sert ve dayanıklı demiri indirdik ve o demirde insanlar için pek çok faydalar var. Böylece Allah, kendisini görmediği halde, kendisine ve elçisine yardım edenleri bilmesi içindir. Şüphesiz ki Allah, mutlak kuvvetin ve gücün sahibidir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
(*)
(*) Basılı nüshada 22 ilâ 29. ayetlerin meali bulunmuyor.  
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz peygamberlerimizi açık mucizelerle göndermişiz. Onlarla beraber Kitap ve tartı da indirdik ki insanlar insafla muamelede bulunsunlar. Biz demiri, şiddetli bir kavga aleti olmak, insanlar hakkında başka menfaatlerde bulunmak üzere indirdik [¹]. Ta ki Allah kendi dinine ve peygamberlerine, görmeden yardım edenleri ayırdetsin. Allah kuvvetlidir, yegâne galiptir. [²]
[1] Veya madenlerinden çıkardık.[2] Allah yardıma muhtaç değildir. Fakat dine yardım eden menfaat görür.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz elçilerimizi apaçık delillerle [beyyinât] gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik¹⁶. İçinde büyük bir kuvvet ve insanlar için pek çok faydaları bulunan demiri de indirdik.¹⁷ Allah, bu sayede görmeden [bi’l-ğayb] kendisine ve elçilerine yardım edenleri belirler [li-ya’leme]. Muhakkak ki Allah, Gavîy’dir, Azîz’dir.
16 Krş. Şûrâ, 42/17; Rahmân, 55/7-9 17 Krş. Enbiyâ, 21/80. Ayette ilkin insanlar için pek çok faydası olduğuna vurgu yapılmaktadır. Gerçekten, bu ayet indiğinde insanlar demirden ancak kılıç, kalkan, mızrak ve zırh gibi savaş aletleri ile bazı mutfak eşyaları vb şeyler yapıyorlardı. İnsanoğlu bugün demirin pek çok faydasını tespit etmiş durumdadır. “Demir atomu olmaksızın evrende karbona bağlı yaşam olması mümkün olmazdı; süpernovalar olmaz, dünyanın ilk dönemlerinde ısınması gerçekleşmez, atmosfer ya da hidrosfer olmazdı. Koruyucu manyetik alan olmaz, Van Allen radyasyon kuşakları oluşmaz, ozon tabakası olmaz, (insan kanında) hemoglobini meydana getirecek hiçbir metal bulunmaz, oksijenin reaktifliğini yatıştıracak metal oluşmaz ve oksidasyona dayanan bir metabolizma meydana gelmezdi.” (Bkz. www.kuranikerim.org.) Ayette ikinci olarak demir madeninin gökten düştüğünü yani indirildiğini anlıyoruz. Ancak bunun nasıl gerçekleştiğini yani “demir” elementinin yeryüzüne nasıl indiğini anlamamız için bu konuda bilimsel bazı açıklamalara ihtiyacımız vardır. Bu konuda kendisine bir ricada bulunduğum Astrofizik uzmanı Prof. Dr. Zeki Eker’in, soruma karşılık şahsıma cevaben gönderdiği mail’i özetliyerek aşağıya alıyorum. Kendisine teşekkür ediyorum. “Demir, atom numarası 26 olan ve 26 elektron ile 30 nötronu bulunan; uzayda hidrojen , helyum, karbon, oksijen, azot ve neon’dan sonra güneş sistemi içinde en çok bulunan bir elementtir. Büyük patlama teorisine göre, hidrojen ve helyum haricindeki diğer elementler yıldızların içinde, füzyon adı verilen nükleer reaksiyonlarla üretilmiş ve evrendeki bu element üretimi günümüzde de devam etmektedir. Büyük patlamadan sonraki ilk yıldızlar hidrojeni yakıp helyum üretmekteydi. Bu yanma olayı bildiğimiz yanma değildir. Bu nükleer reaksiyonu astrofizikçiler yanmaya benzetmişlerdir. Sanki hidrojen yakıt, külü de helyum’dur. Yıldız hidrojeni tüketince helyum yakar. Helyum’un külü bu sefer karbon’dur. Helyum da bitince bu sefer karbon yakıp oksijen üretir. Her biten elementten sonra bir başka element yakıt görevini alır. Ve durum en kararlı element olan demir’e kadar devam eder. Çünkü demir’e kadar elementleri üreten nükleer reaksiyonu ekzotermik, yani enerji üreten reaksiyonlardır. Üretilen enerji yıldız tarafından ışık yaymak için kullanılır. Demirden daha ağır elementlerin üretimi ise endotermiktir. Enerji üretmez, aksine reaksiyonun devam etmesi için enerji gerektirir. Demirden daha ağır elementlerin üretimi için, yıldız tüm enerjisini bitirip, Demir çekirdeğe sahip olduğunda, yıldızın çekirdeği kararsız hale gelir ve büzülür. Bu arada demire kadar elementleri üreten reaksiyonlar katman katman yıldız içinde ama çekirdek dışında devam etmektedir. Çekirdeğin büzülmesi üzerine üst katmanlar da çöker ve sıkışır ve üst katmanların yoğunluğu ve sıcaklığını artırır. Devam eden nükleer reaksiyonlar birden hızlanır ve yıldız bomba gibi patlar. Buna astronomlar “yıldız süpernova oldu” derler. İşte bu yıldız patlaması sonucunda ortaya çıkan enerji hem demire kadar üretilen elementleri yıldız dışına yani uzaya yayar dağıtır, hem de bu kısa zaman içinde demirden daha ağır elementlerin üretimi mümkün hâle gelir. Süpernova patlamasıyla birlikte uzaya yayılan demir ve diğer oluşan ağır elementler yeni yıldızların teşekkülünde kullanılır. Güneş sistemi böyle süpernovalar ile zenginleştirilmiş yıldızlar arası maddeden yapılmıştır ki, bugün gördüğümüz kadar çeşitli elementler dünyamızda da vardır. Şu hâlde süpernova patlamaları ile uzaya yayılan demir ve diğer elementler sıkışıp, yani güneş sistemi gibi bir yerde toplanıp güneşi ve güneş sistemini oluşturmuştur. Yani dünyadaki demir uzayda üretilmiş, sonra dünyaya indirilmiştir. Bir başka ifadeyle söylersek; dünyamızın yaşı 4,7 milyar yıldır. Dünyanın şekillendiği ilk yıllarda güneş sistemi içinde göktaşı ve küçük gezegenler çoktu. Bunların birçoğunun gezegenlere düştüğü kabul ediliyor. Milyarlarca yıl önce hem dünya yüzünde hem de ayda pek çok krater bu bombardıman kalıntılarıdır. Dünyadaki kalıntılar, erozyon ve bitki örtüsüyle kaybolmuş ama ay yüzeyinde hâlâ görebiliyoruz. Dolayısıyla dünyaya düşen her büyük göktaşı demir getirmiştir. Dünyada bulduğumuz her demir madeni, ayrışmaya uğramış, parçalanmış gezegen ve yıldızların çekirdekleridir.”  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik. Bu, Allah'ın, kendisine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Biz insanlık tarihi boyunca elçilerimizi, hakîkati gözler önüne seren apaçık mûcizelerle ve apaçık belgelerle gönderdik ve insanların adâleti ayakta tutmalarını sağlamak için, elçilerle birlikte kutsal Kitabı ve bu kitap sayesinde, doğruyu eğriden ayırt etmeye yarayan en mükemmel adâlet ölçüsünü indirdik. Ayrıca, içinde müthiş bir potansiyel güç ve insanların hayatı için bir çok faydalar barındıran demir madenini yarattık, emrinize sunduk. Bütün bunlar size bahşedildi ki, Allah, —Kendisini gözleriyle görmedikleri hâlde— O’nun dinini ve elçilerini destekleyen fedâkâr müminleri, zulme arka çıkan veya ona seyirci kalan gâfillerden seçip ayırsın. Gerçi Allah’ın kendi dinini üstün kılmak için sizin yardımınıza ihtiyacı yoktur. O bu düzenlemeyi, insanlar imtihândan geçip yükselsinler diye yapmıştır. Hiç kuşkusuz Allah güçlüdür, mutlak otorite sahibidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun rasûllerimizi Beyyineler / Açık Belgeler ile gönderdik! İnsanlar “Tam Adalet” ile uygulasınlar diye onlarla birlikte Mîzân’ı ve Kitab’ı indirdik. İçinde İnsanlar’a yararlı şeyler ve şiddetli bir sertlik bulunan DEMİR’i de indirdik. Allah da O’na ve O’nun rasûlüne Gayb ile / Görmeden yardım eden kimseleri bilsin! Allah, azîz kaviyy (kuvvetli)dir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz elçilerimizi belgelerle gönderdik. Ayrıca, kendilerine verdiğimiz kitaplarda, adaleti işler halde tutmaları için bir takım ölçüler de verdik. Demiri yarattık: çünkü demir, başka faydaları yanı sıra insanlık için bir güç simgesidir. Allah bu demirsilah gücü sayesinde kendisine ve resulüne yardım edenleri ortaya çıkarıyor. Çünkü Allah, çok görkemli bir güce sahiptir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Elçilerimizi açık delillerle, belgelerle, kanıtlarla gönderdik. Onlara kitap verdik. Kitapla birlikte doğruyla yanlışı, yalanla gerçeği, hakla haksızlığı, adaletle zulmü ayıran ölçüleri gönderdik ki; insanlar adaleti yerine getirsin. İktidarın gücünü belirleyen yasalar gönderdik ki, onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. İktidar sahipleri iktidar gücüyle Allah’ın yasalarına uyarak toplumsal adaleti sağlar. Bu Allah’ın, dinine, Resullerine, gayba inanarak yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki biz, elçilerimizi apaçık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde Kitabı ve ölçüyü indirdik. [*] Biz demiri de indirdik (kullanımını öğrettik) ki onda, büyük bir güç ve insanlar için yararlar vardır. Bu, Allah’(ın dinin)e ve elçilerine yalnızken yardım edenleri bil(dir)mesi (ortaya çıkarması) içindir. [*] Şüphesiz ki Allah kuvvetlidir, güçlüdür.
Ayetteki [el-kitab] kelimesine “ilahî mesaj”, [el-mîzân] kelimesine ise “denge kanunu, adalet, ölçü” anlamları verilebilir.,“Yüce Allah’ın bilmesi” ifadesiyle ilgili izahımız ve ilgili ayetler için bkz. Âl-i İmrân 3:140, dipnot 11.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz Peygamberlerimizi apaçık delillerle gönderdik ve insanları adil bir düzen ile yönetsinler diye onlarla birlikte kitabı ve en adaletli kanunları, indirdik.¹ Ayrıca büyük caydırıcılığı ve sertliği yanında insanlara yönelik birçok faydaları olan demiri² de kimin, Allah’ı ve Peygamberi görmediği halde destekleyeceğini ortaya çıkarmak için indirdik.³ Şüphesiz Allah çok güçlüdür, çok şereflidir.
1 “Mizan” kelimesi sadece “terazi” olarak tercüme edildiği zaman, âyet tam anlaşılamadığı için yukarıdaki tercüme daha uygun görülmüştür.2 Çünkü silâhlar ve harp âletleri demirden yapılır ve onda insanlar için iğneden ipliğe her konuda pek çok menfaatler, vardır. Bu âyette, Peygamberlerin Allah’tan getirdikleri sistemin, demir ve demirle yapılan savaş araçlarıyla korunması ve bu savaş araçlarının da ancak Allah’ın dinini ayakta tutmak için kullanılması gerektiğine veya adaletin, kitap ve mizanla temin edilip, demirle yani “devlet gücüyle” ayakta tutulmasına işaret edilmektedir. Zîrâ yaptırım gücü bulunmayan ve insanların gönüllerine hapsedilen bir din, asla ayakta duramaz.3 Bu âyetteki “indirdik” ifâdesinden; demirin, yeryüzünün yaratılışında mevcut olmayıp, daha sonra yeryüzüne indirildiği de anlaşılabilir. Nitekim bu konu ile ilgili bazı bilimsel verilerin de olduğu tartışılmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Doğrusu, [daha önce de] elçilerimizi [bu] hakikatin bütün kanıtları ile gönderdik; ve onlar aracılığıyla ⁴¹ vahyi bağışladık [ve böylece, doğru ile eğriyi tartabilmeniz için size] bir terazi [verdik] ki insanlar adaletle davranabilsinler; ve [size] içinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri ⁴² [kullanma yeteneği] bağışladık: [bütün bunlar size verildi ki] Allah, O’nun ve Elçisi’nin yolunda yürüyenleri ⁴³ ayırabilsin, [Kendisi] insan kavrayışının ötesinde olsa bile. ⁴⁴ Şüphesiz Allah güçlüdür, kudret sahibidir.
41 Lafzen, “onlar ile”.42 Allah, insana doğru ile yanlış arasında ayırım yapma yeteneği vermesinin (ki bütün ilahî vahiylerin nihaî amacı budur) yanısıra, onu yeryüzündeki doğal kaynakları kendi yararına kullanma yeteneği ile de donatmıştır. Bu yeteneğin en göze çarpan sembolü, insanın bütün canlı varlıklar arasında yalnız kendisine özgü olan araç yapma becerisidir; ve her türlü araç yapımının -ve doğrusu, bütün beşerî teknolojilerin- başta gelen maddesi demirdir: yeryüzünde bolca bulunan ve hem yapıcı hem de yıkıcı amaçlar için kullanılabilen tek metal. Demirde mevcut olan “müthiş güç” (be’s şedîd), sadece savaş araçlarının yapımında değil, aynı zamanda, daha karmaşık bir şekilde, insanın, makineyi insan varoluşunun temeli sayan ve içinde taşıdığı karşı konulmaz dinamizmiyle insanın tabiat ile bütün derunî bağlantılarını koparan yüksek teknolojiyi geliştirme eğiliminde de kendini gösterir. Modern hayatın en bariz yüzünü oluşturan bu hızlanan makineleşme süreci, insan toplumunun temel yapısını tehdit etmekte ve böylece “ilahî rehberlik” kavramında anlamını bulan bütün manevî/ahlakî ve ruhî duyarlıkların giderek kaybolmasına sebep olmaktadır. Kur’an insanı bu tehlikeye karşı uyarmak için, yanlış kullanıldığı takdirde “demir”in taşıdığı potansiyel kötülüğü (be’s), başka bir deyişle, insanın teknolojik yaratıcılığının sarsıcı/yıkıcı hale gelerek, ruhsal bilincini gölgelemesine ve sonuçta bütün bireysel ve sosyal mutluluk imkanlarını yok etmesine yol açması tehlikesini -sembolik ve mecazî olarak- vurgulamaktadır.43 Lafzen; “O’na ve Elçisine yardım edenleri”, yani Allah’ın ve Elçisinin yolunda yürüyenleri. Bunun anlamı, yalnızca Allah’ın maddî ve manevî nimetlerini doğru amaçlar için kullananların “gerçek müminler” olarak tanımlanabilecekleridir.44 Bkz. 2:3, not 3.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki biz elçilerimizi, hakikatin apaçık belgeleriyle gönderdik. Onlarla beraber kitaplar indirdik ve o kitapla insanlar arasında adaleti ve hukukun üstünlüğünü tesis edecek değer ölçüleri koyduk, ayrıca biz, insanlar için faydalı ve çok güçlü bir madde olan demiri indirdik ki bu sayede Allah kendisinin ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçilerinin davasına içten yardım edenleri ortaya çıkarsın. Hiç şüphe yok ki Allah çok güçlüdür üstün ve yüce olandır. 4/163...165, 33/56
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu Biz elçilerimizi hakikatin apaçık belgeleriyle gönderdik; onlarla birlikte Kitab’ı ve insanlığı adâletle ayakta tutsun diye mizanı indirdik;[⁴⁹⁶⁸] ve içinde hem kahredici bir güç hem de insanlar için sayısız faydalar bulunan demiri indirdik:[⁴⁹⁶⁹] Ki böylece Allah, kendisine ve elçilerine gıyapta destek çıkanları seçip ayırsın: Şüphesiz Allah tarifsiz bir güç ve kuvvet, üstünlük ve yücelik sahibidir.[⁴⁹⁷⁰]
[4968] Zira, devletin imanı adâlettir. [4969] Kitap, mizan ve demir, dengeli bir hayatın üç ayağıdır: Kitap vahyi, mizan (terazi, ölçme-değerlendirme yetisi) adâleti, demir kuvveti temsil eder. Bu üçü de “indirilmiş”, yani ilâhî bir “ikram” olarak sunulmuştur. Demirin hem yararı hem de zararı dile getirilerek, kitapsız ve adâletsiz kalan bir gücün tahribatına gönderme yapılıyor. Mizan aynı zamanda din anlayışındaki dengeye tekabül eder. Zımnen: Hıristiyanlıktaki Ruhbanlık, terazisiz ve endazesiz bir aklın eseridir. [4970] Âyetin sonundaki esma, bir önceki âyete düştüğümüz notla birlikte değerlendirilmelidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki biz peygamberlerimizi, açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti ayakta tutmaları için beraberlerinde kitabı ve mizanı indirdik, bir de demiri indirdik ki, onda çetin bir sertlik ve insanlar için yararlar vardır. (Allah yolunda savaş kılıçla yapılır, savaşın hikmeti ise) Allah’ın, dinine ve peygamberlerine gayba inanarak kimlerin yardım edeceğinin (halk tarafından) belli olması içindir, Şüphe yok ki Allah, eşsiz bir kuvvet sahibi ve her şeye gücü yetendir.
Osman Fırat
swap_vert close
Andolsun, biz elçilerimizi gerçeği açıklayan beyanla gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı indirdik ki, insanlar onula doğru olan ölçüyü yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri de sunduk Ve Allah da kendisine ve Resûllerine gıyaben yardım edenleri bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun ki, peygamberlerimizi açık açık bürhanlar ile gönderdik ve onlar ile beraber kitabı ve mizanı indirdik, nâs, adâletle kâim olsunlar için ve demiri de indirdik, onda hem çetin bir sertlik vardır ve nâs için menfaatler de vardır ve Allah, kendisine ve peygamberlerine gıyaben yardım edecek olanları belli etmesi için, şüphe yok ki Allah, kuvvetlidir ve her şeye galiptir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şu kesindir ki Biz resullerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti gerçekleştirmeleri için, resullerle beraber kitap ve adalet terazisi indirdik. Mahiyetinde büyük bir kuvvet ve insanlara birçok fayda bulunan demiri de, kullanmaları ve Allah'ı görmedikleri halde O'nun dinini ve peygamberlerini, kimlerin bu kuvvet ile destekleyeceğini bilip ortaya çıkarmak için, büyük bir nimet olarak indirdik. Unutmayın ki Allah çok kuvvetlidir, mutlak galiptir (kimsenin desteğine ihtiyacı yoktur). [11, 17; 30, 30; 55, 7; 6, 115; 7, 43]
Medeniyetin ve sanayinin en temel mâdeni demirdir. Bu mâden, barış ve savaş durumunda kuvvetin esası ve sembolüdür. Burada hem buna, hem de hakikati yayıp onu savunmanın maddî kuvveti gerektirdiğine dikkat çekilmektedir. Allah Teâlâbeyyinatı (hak dinin delillerini), kitap ve mizanı (hakla batıl arasındaki ölçüyü, adalet terazisini) göndererek insanları mutlu kılmak istemiştir. Allah’ın hak dini üstün kılmak için, elbette insanların kudretlerine ihtiyacı yoktur. Fakat müminler, dünya ve âhiret mutluluğunun vesilesi olan İslâm’ı anlatmak için çalışıp emek sarf etmezlerse, mükâfatı nasıl hak edeceklerdir? Onları münafıklardan ayırd etmek nasıl mümkün olacaktır? Oysa biraz rahatlayan, veya fırsat kollayıp tehlike zamanları ortada görünmez olan veya malını Allah rızasında harcamaktan geri duran münafıkların elenmeleri neticesinde, sahâbe orduları samimî ve birbirleriyle kenetlenmiş bir kuvvet teşkil ederek, İslâm’ı Hindistan’dan İspanya’ya kadar yaymışlardı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun biz elçilerimizi açık kanıtlarla gönderdik ve onlarla beraber Kitabı ve (adalet) ölçü(sün)ü indirdik ki insanlar adaleti yerine getirsinler. Ve kendisinde büyük bir kuvvet ve insanlara birçok yararlar bulunan demiri indirdik ki Allah, kimin (ondan yararlanarak) gaybda (görmediği halde) kendisine ve elçilerine yardım edeceğini bilsin, (ortaya çıkarsın). Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rasûllerimizi vâzıh ve âşikâr âyât ve mu'cizât ile gönderdik ve onlarla berâber kitâb ve mîzân inzâl itdik ki nâs 'adâletde kâim olalar. Ve onda şiddetli kuvvet ve nâsa menfa'at olan demiri yaratdık. Tâ ki gıyabda Allâh'a ve rasûllerine kimin nusret iylediği ma'lûm ola. Tahkîk Allâh kavî, gâlib ve kâdirdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Şurası kesin ki elçilerimizi açık belgelerle gönderdik; beraberlerinde Kitab’ı ve dengeyi (mîzanı)[1] indirdik ki insanlar her şeyin hakkını versinler. Pek sert olan ve insanlara bir çok faydası olan demiri de Biz indirdik[2]. Bunlar, dinine ve elçilerine kimin içten[3] destek olduğunu Allah’ın bilmesi içindir. Allah güçlüdür, her işin üstesinden gelir.
[1] Mizan, Allah'ın tüm varlıklara koyduğu ve insanların uymasını istediği dengedir. Bu ayetteki mizan, ayetlerin ayetleri açıkladığı Kur'an yöntemi olarak da anlaşılabilir. Geniş bilgi için bkz. Al-i İmran 3/7, Hud 11/1-2, Fussilet 41/3 ve dipnotları [2] Demirin indirilmiş olduğu bildirilmektedir. Öyleyse demir dünyanın var olması aşamasında kendi bünyesinde meydana gelen bir madde değildir. Günümüz çalışmaları dünya çekirdeğinde yüksek miktarda demir olduğu görüşündedir. Allah'ın yazılı ayetleri ile yaratılmış ayetlerini birlikte okuyacak bilim insanları sayesinde bu ilim dallarında çok ileri keşifler yapılabilir. [3] "İçten" diye anlam verdiğimiz kelime (الغيب) El-ğayb'dır. Gayb; gizli olan, akılla ve duyularla bilgi edinilemeyen varlıktır. B'il-ğayb'daki el (ال) takısı, muzafun ileyhten ıvazdır. Yani isim tamlamasında tamlayanın yerine geçmiştir. بغيبهم/biğaybihim = kendi gayblarıyla demektir. Herkesin içi, başkası için gayb olduğundan Medine'deki bazı münafıkları, Nebîmiz, iyi bir Müslüman sanıyordu (Münafikun 63/1-4). İçten inanmak gerektiği için buradaki gayb'a "içten" anlamı verilmiştir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Peygamberlerimizi, açık belgelerle göndermişizdir. Onların yanında kitabı ve ölçüyü indirdik ki insanlar adaletle yerine getirsinler. Demiri de indirdik. Görmediği halde kendisine ve peygamberine yardım edenleri Allah'ın belirlemesi için onda, şiddetli bir azap ve insanlar için faydalar vardır. Şüphesiz Allah, güçlüdür, her şeye galiptir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz peygamberlerimizi apaçık delillerle gönderdik ve onlarla beraber kitabı ve ölçüyü indirdik ki,(16) insanlar adaleti ayakta tutabilsinler. Bir de demiri indirdik ki, onda çetin bir güç ve insanlar için yararlar vardır.(17) Bütün bunları, görmedikleri halde Allah'a ve peygamberlerine yardım edenleri(18) ortaya çıkarmak için Allah size verdi. Zira Allah, karşı konulmaz kuvvet sahibi ve herşeyin mutlak galibidir.
(16) 55:7-9 ve açıklamalarına bakınız.(17) Bugün bizi ve dünyamızı teşkil eden elementlerin tamamı, vaktiyle gökteki yıldızlardan birinin bir parçasıydı; bu anlamda, sadece demir değil, yeryüzünde ne varsa hepsi gökten indirilmiştir. Çekirdeğinde tek bir proton bulunan hidrojenden yukarıdaki elementler, yıldızların merkezlerindeki nükleer reaksiyonlarda üretilir. Bu reaksiyonlarda önce hidrojenden helyum yapılır, sonra sırasıyla daha ağır elementler inşa edilir. Demir ise bu üretim zincirinde kritik bir aşamayı teşkil etmektedir. Ancak çok büyük yıldızların merkezlerindeki reaksiyonlar demir üretimine kadar ilerler. Bu arada yıldız, defalarca kendi üzerine çöker, defalarca fırın yeniden ateşlenir. Demire ulaşıldığında ise, uzaydaki en büyük yıldızların kütleleriyle ortaya çıkan akıl almaz basınç bile, daha ağır elementlerin üretimine yetmez. Bu defa yıldız kendi üzerine çöker; merkezdeki bütün atom çekirdekleri birbiri içine girer; çekirdek bir nötron yıldızına dönüşür. Yıldızın geri kalan maddesi ise, süpernova adı verilen ve bir defada bir milyar yıldızın enerjisini ortaya çıkaran bir patlamayla uzaya saçılır. İşte demir ile ondan daha yukarıdaki elementler bu patlama sırasında meydana gelen nükleer reaksiyonlarda yaratılır. (Yıldızın merkezindeki demir çoktan nötronlara dönüşmüş ve orada kalmıştır.) Bundan sonrası, bugün uzayın çeşitli yerlerinde gördüğümüz bulutsulardan bir bulutsudur. İçinde, yıldızın sağlığında ve ölümü sırasında üretilen elementleri barındıran bu bulutsular, daha sonra yeni yıldızları ve gezegenleri meydana getirirler. İşte, demirle beraber, gerek onun yaratılışı sırasında, gerekse bizim kullanımımızda ortaya çıkan çetin güç de, onun gökten indirilmiş olması da, âyetin tasviriyle uyumluluk arz etmektedir.(18) 47:40’ın açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, biz, resullerimizi açık-seçik delillerle gönderdik ve onlarla birlikte Kitap'ı ve ölçüyü de indirdik ki, insanlar adaleti ayakta tutsunlar/adaletle doğrulsunlar. Ve demiri de indirdik. Onda zorlu bir kuvvet ve insanlar için birçok yarar vardır. Allah bu sayede, kendisine ve resullerine, gayba inanarak kimin yardım edeceğini bilecektir. Allah Kavî'dir, Azîz'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ viribidük yalavaçlarumuzı ḥüccetler-ile daħı indürdük anlaruñ-ıla kitābı daħı terāzūyı tā iş üzere olalar ādemįler 'adl-ıla. daħı indürdük demüri anuñ içinde çalışdur ķatı [287b] daħı menfa'atlardur ādemįlere daħı tā bile Tañrı anı kim yardım ider yalavaçlarına, ġayb- iken. bayıķ Tañrı ķavįdur ġālibdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz gönderdük peyġamberi mu‘cizātlar‐ıla. Daḫı indürdükanlar‐ıla kitābı, mīzānı daḫı. Ḫalḳ durmaġ‐ıçun ḥaḳ üstine ‘adl ile. Daḫı in‐dürdük demüri. Anda ḳatı muḥkem ‘aẕāb vardur, daḫı ḫalḳa aṣṣılar vardur.Daḫı bilmeg‐içün Tañrı Ta‘ālā nuṣret ideni dīnine, resūline daḫı ġayb ile.Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā muḥkem ḳuvvetlüdür, ġālibdür. Kimse nuṣretine muḫtācdegüldür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun ki, Biz peyğəmbərlərimizi açıq-aşkar dəlillərlə (mö’cüzələrlə) göndərdik. Biz onlara birlikdə (Allahın hökmlərini bildirən səmavi) kitab və ədalət tərəzisi (şəriət) nazil etdik ki, insanlar (bir-biri ilə) ədalətlə rəftar etsinlər. Biz həddindən artıq möhkəm olan və insanlara fayda verən dəmiri də icad (nazil) etdik (mə’dənlərdən çıxartdıq) ki, Allah (Özünü) görmədən Ona (onun dininə) və peyğəmbərlərinə kömək göstərənləri (dəmirdən düzəlmiş silahlarla kafirlərə qarşı vuruşan mücahidləri) bəlli etsin. Həqiqətən, Allah yenilməz qüvvət sahibi, qüdrət sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
We verily sent Our messengers with clear proofs, and revealed with them the Scripture and the Balance, that mankind may observe right measure; and He revealed iron, wherein is mighty power and (many) uses for mankind, and that Allah may know him who helpeth Him and His messengers, though unseen. Lo! Allah is Strong, Almighty.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We sent aforetime our messengers with Clear Signs and sent down with them the Book and the Balance(5313) (of Right and Wrong), that men may stand forth in justice; and We sent down(5314) Iron,(5315) in which is (material for) mighty war, as well as many benefits for mankind, that Allah may test who it is that will help, Unseen,(5316) Him and His messengers:(5317) For Allah is Full of Strength, Exalted in Might(5318) (and able to enforce His Will).
5313 Three things are mentioned as gifts of Allah. In concrete terms they are the Book, the Balance, and Iron, which stand as emblems of three things which hold society together, viz., Revelation, which commands Good and forbids Evil; Justice, which gives to each person his due; and the strong arm of the Law, which maintains sanctions for evildoers. For Balance, see also 42:17, and n. 4550. 5314 Sent down: anzala; in the sense of revealed to man the use of certain things, created in him the capacity of understanding and using them: Cf 39:6: "sent down for you eight head of cattle in pairs". 5315 Iron: the most useful metal known to man. Out of it is made steel, and from steel and iron are made implements of war, such as swords, spears, guns, etc., as well as instruments of peace, such as ploughshares, bricklayers' trowels, architects' and engineers' instruments, etc. Iron stands as the emblem of Strength, Power, Discipline, Law's sanctions, etc. Iron and steel industries have also been the foundation of the prosperity and power of modern manufacturing nations. (R). 5316 In 21:49, I have translated "in their most secret thoughts" for the more literal "unseen" (bi al ghayb). Perhaps the more literal "unseen" may do if understood in the adverbial sense as explained in 35:18,— n. 3902. The sincere man will help the Cause, whether he is seen or brought under notice or not. 5317 To help Allah and His messengers is to help their Cause. It is to give men an opportunity of striving and fighting for His Cause and proving their true mettle, for thus is their spirit tested. As explained in the next line, Allah in Himself is Full of Strength, Exalted in Power, and Able to enforce His Will, and He has no need of others' assistance. 5318 Cf. 22:40 and n. 2818. "Strength" is specific; Power or Might is more abstract, the ability to enforce what is willed.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَقَدْ
andolsun gerçekten
اَرْسَلْنَا
gönderdik
رُسُلَنَا
resullerimizi
بِالْبَيِّنَاتِ
apaçık delillerle
وَاَنْزَلْنَا
ve indirdik
مَعَهُمُ
onlarla beraber
الْكِتَابَ
kitabı
وَالْم۪يزَانَ
ve mizanı
لِيَقُومَ
ayakta tutsun diye
النَّاسُ
insanlar
بِالْقِسْطِۚ
adaleti
وَاَنْزَلْنَا
ve indirdik
الْحَد۪يدَ
demiri
ف۪يهِ
onda vardır
بَاْسٌ
bir kuvvet
شَد۪يدٌ
şiddetli
وَمَنَافِعُ
ve faydalar
لِلنَّاسِ
insanlar için
وَلِيَعْلَمَ
böylece belli etsin diye
اللّٰهُ
Allah
مَنْ
o kim- seyi ki
يَنْصُرُهُ
kendine yar- dım edecek
وَرُسُلَهُ
ve resullerine
بِالْغَيْبِۜ
gıyâben
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
قَوِيٌّ
Kaviyy'dir
عَز۪يزٌ۟
Azîz'dir
Andolsun Biz resullerimizi apaçık delillerle gönderdik ve onlarla beraber kitabı ve mizanı (adaleti) indirdik ki insanlar adaleti ayakta tutsun (ve yaşatsınlar). Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için (birçok) faydalar vardır. Böylece Allah, kendine ve resullerine gıyâben kimin (iman ederek) yardım edeceğini bilsin (ve ortaya çıkarsın). Muhakkak ki Allah Kaviyy'dir, Azîz'dir (güçlü, kuvvetli, kudretlidir ve bütün şerefin, kudretin kendisine ait olduğu tek zattır).
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
بَيِّنَة
İsim
ب ي ن
Apaçık delil, apaçık mucize
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
مِيزَان
İsim
و ز ن
Tartı, terazi, mizan, ölçü
قَامَ
Fiil-I
ق و م
Dikildi, ayakta durdu, kalktı, kıyamda durdu
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
قِسْط
İsim
ق س ط
Adalet
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
حَدِيد
İsim
ح د د
Demir, sertlik, keskin
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
بَاْس
İsim
ب ا س
Sıkıntılı, güç, azap, hınç, savaş, kuvvet, çekişme
شَدِيد
İsim
ش د د
Şiddetli, sağlam, kuvvetli, zorlu
مَنَافِـع
İsim
ن ف ع
Faydalar, menfaatler
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
نَصَرَ
Fiil-I
ن ص ر
Yardım etti
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
غَيْب
İsim
غ ي ب
Gayb, gizli, görünmeyen
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَوِىّ
İsim
ق و ي
Kaviyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Çok güçlü, kuvvetli ve kudretli olan demektir), gücü yeten, güçlü olan
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli