close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hadîd Sûresi 22. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mâ esâbe min musîbetin fî-l-ardi velâ fî enfusikum illâ fî kitâbin min kabli en nebraehâ(c) inne żâlike ‘ala(A)llâhi yesîr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yeryüzüne, yahut canlarınıza gelip çatan hiçbir felaket yoktur ki biz, onları yaratmadan önce onu, bir kitapta tespit etmemiş olalım; şüphe yok ki bu, Allah'a pek kolaydır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ne yeryüzünde ne de kendi nefislerinizde (gerek genel ve gerekse özel olsun), hiçbir (hadise ve) musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, o bir kitapta (ezeli takdir programında tayin ve tespit edilmiş) bulunmasın. (Her şey belirlenmiştir, bilinmektedir. Ancak; Allah ezelden öyle yazdığı için, kullar mecburen böyle hareket etmemekte; doğrusu Rabbimiz kimin ne yapacağını bildiği için bunları önceden kaydetmiştir. Çünkü ilim maluma tâbidir.) Şüphesiz bu, Allah’a göre pek kolay bir şeydir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ne yeryüzünde, ne de kendi canlarınızda meydana gelen hiçbir musibet, afet ve hastalık yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphe yok ki bu yazılması gerekenler, ne kadar çok olursa olsun Allah'a pek kolaydır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yeryüzünde cereyan eden hiçbir olay ve sizin başınıza gelen hiçbir musibet, hastalık ve sakatlık, elde ettiğiniz hiçbir hayır yoktur ki, biz onları yaratmadan önce, bir kütükte, bir sicilde, bilgi işlem merkezinde kaydedilmiş bulunmasın. Bunları kaydetmek Allah'a kolaydır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yerde ve sizin nefislerinizde hiçbir musibet olmaz ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu Allah'a göre kolaydır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yeryüzünde olan ve nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre pek kolaydır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Kıtlık ve kuraklık gibi) ne yerde, ne de(hastalık ve âfet gibi) nefislerinizde bir musibet başa gelmez ki, biz onu yaratmazdan önce (o) bir kitabda (Levh-i Mahfûz'da= Allah'ın ilminde) yazılmış olmasın. Şübhesiz bu, Allah'a göre kolaydır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ne yerde ne de canlarınızda hiçbir musibet (afet, hastalık) olmaz ki Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılı olmasın. Çünkü bunu yazıp tespit etmek, Allah’a çok kolaydır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gerek dışınızda, gerek içinizde olup biten musibetler daha biz yaratmadan önce bir kitaba kaydedilir. Bu, Allah'a göre çok basit bir işlemdir.
Besim Atalay
swap_vert close
Gerek yeryüzüne, gerek size, hiçbir belâ gelmez ki —yaratılıştan önce— bir kitapta bulunmasın, bu, Allah için kolaydır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gerek yeryüzünde (kıtlık, kuraklık ve deprem gibi) görülen, gerekse (hastalık, koru ve açlık gibi) başınıza gelen her musibet tarafımızdan yaratılmadan önce kesinlikle bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) belirlenmiş (Allah tarafından bilinmiş)tir. Şüphesiz bu ayrıntılı planlama Allah için kolay bir iştir. 
Bkz. 20/9Başa gelen her musibetin Allah tarafından bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) belirlenmiş olması, o musibetin daha önceden Allah tarafından bilinmiş olması demektir. Yani Allah’ın iradesi ve bilgisi olmadan hiçbir hadisenin vuku bulması mümkün değildir. Yoksa insan önüne konan oyunu oynayan aktör ya da aktris değildir. Allah’ın bilgisi dahilinde, cüz’i iradesiyle gerçekleştirdiği fiillerle hayat filmini oluşturan ve ona göre âhiret hayatını şekillendirecek olan akıllı bir varlıktır insan.   
Cemil Said
swap_vert close
Size ve dünyâya bir musîbet ’ârız olmaz ki biz halk itmezden evvel kitâba yazmış olmayalım. Bu Allâh içün kolaydır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yeryüzüne ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce o, Kitap'da bulunmasın. Doğrusu bu Allah'a kolaydır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yeryüzünde vuku bulan veya başınıza gelen hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazılı olmasın. Kuşkusuz bu Allah’a göre kolaydır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yeryüzünde ve aranızda oluşan hiç bir şey yoktur ki biz onu yaratmadan önce bir kitapta kayıtlı olmasın. Bu, kuşkusuz ALLAH için çok kolaydır.
22-23 Felsefi olarak özgür iradenin varlığını kabul etmek çok güç. Her şey belli deterministik yasalarla işliyor gibi. Tanrı'nın öldüğünü ilan etmekle ünlenen bir felsefecinin dediği gibi yüzlerce bilardo topunun birbirine çarpması sonucu oluşan hareketlerin yönünü kestirmek mümkün görülmeyebilir, ancak her bir topun hareketi kendisiyle çarpışan bir önceki topun momuntumu ve açısına bağlıdır. Topların tüm hareketi ilk topun hareketine ve onun da hareketi kendisine vuran istakanın açısına ve gücüne bağlıdır. Kuantum teorisinin atomdan küçük parçalar düzeyinde gözemlenen belirsizlik konusundaki spekülasyonları bir yana bırakırsak, genetik yapısını ve doğduğu çevreyi seçmeyen bir insanın (zaten böyle bir şey mümkün değil; varolmadan önce seçim sözkonusu değil) özgür bir iradeye sahip olduğunu felsefi olarak savunmak çok zorlu bir iş. Bu konuda pek kafa yormamış sözde ateistlerin "insanın özgür iradesi" olduğundan kuşku duymamaları ve müslümanları kaderci olmakla suçlamaları gariptir. İnsanın seçme özgürlüğüne sahip olduğuna inanmak ancak Allah'a ve O'nun Mesajına inanmakla mümkün. Yarattığı bir yaratığa, yaratandan bağımsız olarak seçimde bulunabilme gücü verebilen bir Yaratıcı olmadan özgür iradenin olması mümkün değildir. Müslümanlar olsa olsa, insanların seçme özgürlüğüne inanmakla suçlanabilir. Bak 6:110; 13:11; 18:29; 42:13, 48; 46:15; 57:22.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu Allah'a göre kolaydır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ne Arzda, ne de nefislerinizde bir musıbet başa gelmezki biz onu fi'le çıkarmazdan evvel bir kitabda yazılmış olmasın, şübhesiz bu Allaha göre kolaydır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yeryüzünde (deprem, sel, kıtlık ve salgın hastalık gibi) vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (ezelî ve ebedî ilmimiz ile kullarımız hakkında takdir buyurduğumuz hükümlerin bulunduğu levh-i mahfûzda) yazılmış olmasın. *Şüphesiz bu, Allah’a kolaydır.
* “Şüphesiz bu, Allah’a kolaydır”; Allah Teâlâ için zor, kolay, çok zor ya da daha kolay gibi mahlûkata ait hâller söz konusu değildir. Kolaylık ve zorluk gibi durumlar bize göredir. Yüce Allah bunlardan münezzehtir. Bu âyet-i kerîmeden anlaşılması gereken mana, Allah Teâlâ’nın, her şeyi yapmaya kâdir olduğudur.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ne yeryüzünde ne de kendinizde meydana gelen bir musibet¹ yoktur ki Biz onu gerçekleştirmeden² önce bir Kitap'ta³ yazılmamış olsun. Kuşkusuz bu Allah'a kolaydır.
1- Kötülük, sıkıntı. 2 - Bize rağmen, Bizim dışımızda, İznimiz olmadan meydana gelmez. Ayette geçen “en nebree-hâ” sözcüğüne “yaratma” anlamı verilmektedir. Bu doğru bir anlam değildir. Doğru anlam, “gerçekleştirmek”tir. Sapkın bir anlayış olan “kadercilik” anlayışı, sıklıkla bu ayeti referans göstermektedir. Onlara göre, yeryüzünde ve insanın hayatında olup bitenlerin tamamı Allah tarafından yapılmaktadır. Dolayısı ile olup bitenlerde insanın hiçbir rolü bulunmamaktadır. Oysaki insan, “kendi fiilinin yaratıcısı değil, failidir, yani öznesidir. İnsan, yaptıklarından ve tercihlerinden sorumlu tutulan bir varlıktır. Her şeyi Allah yapıyor olsaydı, bizzat bu sure de dâhil, baştan sona Kur'an'ın tamamında neden insana emirler verilmekte, neleri yapması ve nelerden kaçınması gerektiği gösterilmekte ve irade sahibi bir varlık olarak dilediğini seçebileceği, istediği gibi davranabileceği ifade edilmektedir? Madem her şeyi Allah belirliyorsa, o zaman insan ne diye yaptıklarından ve tercihlerinden dolayı sorumlu tutulsun ki? Kaldı ki ayette, yeryüzünde ve insanın hayatında meydana gelen musibetlerin tamamının Allah tarafından yaratıldığından değil, olup biten her şeyin Allah'ın bilgisi dâhilinde olduğundan söz edilmektedir. 3- Ezeli İlmimizde. Koyduğumuz yasalarda. Bilgimiz çerçevesinde.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Gerek) yerde, (gerek) nefislerinizde herhangi bir musîybet vukua gelmemişdir ki bu, bizim onu yaratmamızdan evvel mutlakaa bir kitabda (yazılmış) dir. Şübhesiz ki bu, Allaha göre kolaydır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yeryüzünde ve nefislerinizde baş(ınız)a gelen hiçbir musîbet yoktur ki, mutlaka onu yaratmamızdan önce bir kitabda (Levh-i Mahfûz'da yazılı) olmasın!(2) Şübhesiz ki bu, Allah'a göre pek kolaydır.
(2)“Evet, ma‘nen terakkī etmeyen (yükselmeyen) avam (sıradan halk) içinde kaderin cây-ı isti‘mâli(kullanılma yeri) var. Fakat o da mâziyât (geçmişte) ve mesâibdedir (musîbetlerdedir) ki, ye’sin(ümidsizliğin) ve hüznün ilâcıdır. Yoksa maâsî (isyan) ve istikbâliyâtta (geleceğe âid şeylerde) cârî (geçerli)değildir ki, sefâhete (günahlara) ve atâlete (boş durmaya) sebeb olsun. Demek kader mes’elesi, teklif ve mes’ûliyetten kurtarmak için değildir, belki fahır ve gururdan kurtarmak içindir ki, îmâna girmiş. Cüz’-i ihtiyârî(insanın cüz’î irâdesi), seyyiâta (günahlara) merci‘ olmak içindir ki, akīdeye (inanç esaslarına) dâhil olmuş. Yoksa mehâsine masdar (iyiliklere kaynak) olarak tefer‘un etmek (fir‘avunlaşmak) için değildir.” (Tılsımlar, 26. Söz, 79)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ne yerkürede ne de benliklerinizde isabet etmiş bir musibet (olay) yoktur ki, biz onu (fiili olarak) ortaya çıkarmadan (gerçekleştirmeden) önce bir kitapta (onun tespitiyle ilgili yazılı ilmimiz) olmasın. Şüphesiz bu, (bilgi, tespit ve yazılım işi zatım olan) Allah’a kolaydır.*
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yeryüzünde meydana gelmiş ve nefislerinize isabet eden hiçbir musibet yoktur ki, biz onu daha önceden, yazılmış bir kitapta belirlemiş olmayalım. Bunları yapmak Allah için çok kolaydır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
(*)
(*) Basılı nüshada 22 ilâ 29. ayetlerin meali bulunmuyor.  
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Gerek yeryüzünde, gerek kendi nefsinde başınıza hiçbir musibet [²] gelmez ki yaratılmasından [³] evvel o, Kitapta yazılı bulunmasın. Bu husus Allah/a göre kolaydır.
[2] Kıtlık, ziyan; hastalık, ölüm gibi hiçbir musibet.[3] Yerin —musibetlerin— nefsinizin yaratılmasından.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki Biz onu yaratmadan önce o, bir kitapta/Levh-i Mahfûz’da yazılmış/kayıtlı olmasın.¹⁵ Muhakkak ki bu Allah’a göre kolaydır.
15 Halk arasında “alın yazısı” diye inanılan, vâki olmadan önce alına yazılmış olarak kabul edilen inanç ise Kur’an’a zıttır. Kur’an bunu evrensel yasalar kapsamında ele alır. Bu ayetleri şöyle açıklayabiliriz: Bütün olaylar yani musibetlerin/belâların veya nimet ve lütufların hangi şartlarda meydana geleceği Levh-i Mahfûz’da yani Cenab-ı Hakk’ın ilminde kayıtlıdır, bellidir. Bunlar Allah tarafından konmuş yasalardır. Yazılı olan, bu yasalardır. Bunlar insanın alnında değil, Cenab-ı Hakk’ın katındaki kitaptadır. Hayata her an müdâhil olan Allah, daha varlığı ve hayatı yaratmadan önce evrensel yasalarını koymuştur. İşi tesadüfe, şansa ve kör talihe bırakmamıştır. Şartlar hâiz olduğunda yasalarla belirlenen bu musibetler veya olaylar meydana gelir. Şartları oluşmazsa meydana gelmez. Gerek yeryüzünde ve gerekse insanların başına gelen musibetler ise, ancak şartların oluşmasıyla meydana gelir. İnsan da bazen tutum ve davranışlarıyla bu şartları oluşturur ve neticesine katlanır. 21, 22, 23’üncü ayetlerde anlatılmak istenen husus ve verilmek istenen mesaj şudur: Allah’tan bağışlanma ve cennete doğru yarış hâlinde iken, başınıza bir belâ geldiğinde, buna üzülmenize veya bir nimet geldiğinde de şımarmanıza gerek yoktur. Bunları birer sınav olarak kabul edip gerekli muhasebeyi yaparak hatalarınızı ve sevaplarınızı görerek yolunuza yani Allah yolunda yarışa devam etmelisiniz.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Yeryüzüne ve nefsinize isabet edip de biz (daha) kendisini yaratmadan önce bir kitapta yazılmış olmayan herhangi bir musibet yoktur. Şüphesiz bu Allah'a göre kolaydır.
(Buna göre gerek yeryüzünde gerek insanın kendisinde, hatta bu ayetin indiği günkü ilk muhataplarının kişiliklerinde meydana gelen her iyi ve kötü olay yeryüzünde ve insanlarda henüz meydana gelmeden önce, henüz somut biçimi ile ortaya çıkmadan önce yüce Allah’ın katında bulunan “ezeli” bir kitapta kayıtlıdır. “İyi ve kötü olay” dedik; çünkü ayetin orijinalindeki musibet sözcüğü, sözcük anlamı ile geneldir, hem iyi, hem de kötü hadiseler için kullanılabilir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ne yeryüzünde, ne de kendi bünyenizde başınıza gelen size göre ilk bakışta kötü veya iyi görülen hiçbir şey yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce bir kitapta kayıtlı olmasın. Yani başınıza gelenler, Bizim bilgimiz dışında değildir. Bütün olup bitenler, bir hikmet dahilinde önceden yazılan kader kitabında mevcuttur. Bu nasıl olur demeyin; hiç kuşkusuz bu, Allah için çok kolaydır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ne Yeryüzü’nde, ne de nefislerinizde hiçbir şey isabet etmemiştir ki onu yaratmamızdan önce ancak bir kitapta / yazgıda olmasın. Bu, Allah’a çok kolaydır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Başınıza gelenler, içinizde olup bitenler, daha biz yaratmadan, bir kütüğe kaydedilir. Bu, Allah'a göre çok basit bir işlemdir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yeryüzünde yaşarken başınıza gelen ne varsa, bütün belalar, sıkıntılar, uğradığınız musibetlerin hepsi siz yaratılmadan önce, ezeli ve ebedi ilmi bilen Allah tarafından bir kitapta yazılmıştır. Siz geçmişinizi geleceğinizi bütün gerçeğiyle bilemezsiniz. Ama Allah bilir. Onun için geleceğinizi aydınlatmaya bakın! Hatalarınızdan dönerek tövbe edin! Çünkü geleceğinizin ne olduğunu, nasıl olacağını siz bilemezsiniz sadece Allah bilir. Dünya hayatında geleceğinizin bilgisi size verilmemiştir. Sadece ileride nasıl bir hesapla, nasıl bir cezayla, nasıl bir mükâfatla karşılaşacağınız anlatılmıştır. Bunun nedeni aklınızı başınıza alıp ona göre yaşamanızdır. Şurası muhakkak ki dünyada cennetlik olduğunu bilen kendine dikkat etmez. Dünyada cehennemlik olduğunu bilen de tövbe etmez. Onun için geleceğiniz sizden gizlenmiş, verilen akılla, irade ile doğruyla yanlış arasında özgürce seçim yapma imkânı verilmiştir. Size verilen bu hakkı, bu yetkiyi iyi kullanın.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yerde ve bizzat insanların kendilerinde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce bir kitapta (kanunda kayıtlı) olmasın! [*] Şüphesiz ki bu, Allah’a çok kolaydır.
Yüce Allah her şeyi yaratmadan önce bir kitapta yazmıştır. Bu “kitap” aslında Yüce Allah’ın kanunlarıdır. Bu yüzden Nisâ 4:78’de de bazıları iyilikleri Yüce Allah’a, kötülükleri ise Hz. Muhammed’e atfedince Yüce Allah hepsinin Allah’tan olduğunu yani ilahi ya­salar çerçevesinde gerçekleştiğini bildirmektedir. Bazı âlimlerimiz buradaki kastı “Levh-i Mahfûz”, “Ümmü’l-Kitâb” olarak yorumlamışlardır ki bu ifade Yüce Allah’ın eşsiz ve erişilmez bilgisidir. Her şeyin tâbi kılındığı bir yasası vardır ve hayat bu yasalara göre şekillenmektedir. Genel çerçevesi çizilmiş olan bu yasalar içerisinde insan kendi iradesiyle tercihte bulunur; o yasalar içerisinde irade ifade edebilir ve seçtiği şey yaratılmadan önce o yasaların işleyişi kendileri için belirlenmiş kural ve yasa ile gerçekleşir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Gerek yeryüzünde görülen, gerekse başınıza gelen her musîbet, yaratılmadan önce tarafımızca mutlaka bir kitaba yazılmıştır. Şüphesiz bu, Allah’a göre pek kolaydır.¹
1 Arzdaki musibet; Arzda herhangi bir zarar ve yıkıma sebep olan afetlerdir. Kuraklık, kıtlık, hasılat veya hayvanata ârız olan afetler, arazi kaybı, zelzele v.s. her türlü zararlara şamil olur. Nefislerdeki musîbet de; ölüm, hastalık, yara, işkence, açlık, susuzluk, züğürtlük gibi canlara isabet eden acılardır. Tatlı başarılar Allah’ın lütfu olduğu gibi bütün musîbetler de Allah’ın ilm-i ezelîsinde veya Levh-i mahfuz’da yazılmış bir takdiridir. O nasıl mümkün olur denilmesin zira o, Allah’a göre kolaydır. Çünkü Allah madde ve müddetten müstağnidir. Takdir olunan musîbetten ise kaçmakla kurtulunamaz. O yazılmış ise kaçanlara veya oturup rahatına bakanlara dahi gelir çatar. Bu hususta böyle itikat etmelidir. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
HİÇBİR musibet, daha önce buyruğumuzda [öngörülmüş] olmadıkça ne yeryüzünün ne de sizin başınıza ³⁵ gelmez: şüphesiz bu ³⁶ Allah için kolay (bir iş)tir.
35 Yani, “yeryüzüne veya bütün insanlığa yahut münferit olarak herhangi birinize”: tabii yahut beşerî/insan-ürünü anî altüst oluş ve çöküşe; ve hastalıktan, ahlakî yahut maddî yoksunluktan doğan münferit sıkıntılara işaret.36 Yani, Allah’ın bir olayı dilemesi ve onu gerçekleştirmesi.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yeryüzünde veya kendi bünyenizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki; biz onu yaratmadan önce onu bir yasaya bağlamış olmayalım. Hiç şüphe yok ki bu Allah için çok kolaydır. 48/23
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
NE yeryüzünün ne de sizin başınıza, Biz onu varlık sahnesine çıkarmadan önce kayıt altına aldığımız[⁴⁹⁶⁴] bir yasa olmadıkça asla bir musibet gelmez; şüphesiz bu Allah için pek kolaydır.[⁴⁹⁶⁵]
[4964] Yani: “hayat için koyduğumuz yasalar”. Buradaki “daha önceden kayıt altına alma”, başka bazı âyetlerde yer alan “Allah’ın izni” istisna cümlelerine benzemektedir (Bkz: 64:11, not 11). [4965] Allah hayata her an müdahildir. Daha hayatı yaratmadan önce onun yasalarını yaratmış, hayatı şansa veya kör rastlantıların eline bırakmamıştır. Fakat insan zamansızlığı idrak edemeyeceği için Allah’ın zamandan bağımsız irade ve meşietini kavrayamaz. Bu yüzdendir ki öncelik ve sonralığın ilâhî faaliyet için geçmediğini anlamakta da zorlanır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gerek yeryüzünde vuku bulan ve gerek başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan evvel kitapta (Levh-i Mahfuz'da) yazılı olmasın, Şüphe yok ki bu, Allah a göre kolaydır.
Osman Fırat
swap_vert close
Hiçbir musibet, daha önce buyruğumuzda (öngörülmüş) olmadıkça ne yeryüzünün ne de sizin başınıza gelmez, şüphesiz bu Allah için kolay (bir iş)tir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ne yerde ve ne de kendi nefislerinizde musibetten bir şey isabet etmez ki, illâ o, onu yaratmamızdan evvel bir kitapta yazılmıştır. Şüphe yok ki bu, Allah'a göre pek kolaydır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
(Üzülmenize veya sevinmenize sebep olacak şekilde) gerek ülkenizde, gerek kendi nefislerinizde, size ulaşan hiçbir şey yoktur ki Bizim onu yaratmamızdan önce bir kitapta yazılı olmasın. Bu, Allah'a göre elbette pek kolaydır.
Bu sûrenin indirildiği dönemde müminler kâfirlerin tehditleri altında yaşıyorlardı. Onlar Medine şehrine sıkışmış olup, bütün Arap yarımadası aleyhte idi. Kâfirler Müslümanların azlığını, akılları sıra onların yanlış yolda olduklarına delil sayıyorlardı. Medine münafıkları ise bu durumu fırsat bilerek müminlerin morallerini bozuyor, kalplerinde şüphe uyandırmaya çalışıyor, böylece kendi şüphelerinin yerinde olduğunu ispatlamaya çalışıyorlardı. Müminlerin birçoğu ise, bu ağır şartlara tahammül ediyordu. Fakat bu musîbetlere devamlı sûrette sabretmek kendilerine ağır geliyordu. İşte Allah Teâlâ bu hallerine vâkıf olduğunu, fakat hikmeti icabı müminleri irşad etmek, eğitmek ve büyük görevi yüklenmeye hazırlamak istiyordu. Allah Teâlâ, müminlerin dikkatlerini bu ilahî kanuna çekerek onları teselli ediyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ne yerde ne de kendi canlarınızda meydana gelen hiçbir musibet (afet, hastalık) yoktur ki biz onu yaratmadan önce, bir Kitapta (yazılmış ezeli bilgimizde tesbit edilmiş) olmasın. Doğrusu bu, Allah'a kolaydır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Arza veyâ nefsinize hiç bir musîbet isâbet itmez ki illâ O, arzı ve sizi halk itmezden evvel Levh-i Mahfûz'da yazılıdır. Bu (bu kadar hâdisât ve mesâ'îbi kayıd ve zabt) Allâh Te'âlâ içün kolaydır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yeryüzünde veya kendinizde meydana gelen bir tek olay yoktur[*] ki onu, ayrı bir varlık olarak yaratmamızın öncesinde bir deftere kaydedilmiş olmasın. Bu, Allah’a göre kolaydır.
[*] Âyette geçen مُّصِيبَةٍ musibet, savb (صوب) kökündendir. Mucemü mekâyîs'il-luğa'ya göre savb, bir şeyin nüzulü ve yerine yerleşmesi anlamına gelir. Bu sebeple âyete, ister iyi ister kötü olsun 'olan her şey' anlamını verdik. Sonraki âyet de bu anlamı doğrulamaktadır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Yeryüzüne veya kendinize isabet eden hiçbir musibet yoktur ki; biz onu yaratmadan önce bir yazıtta bulunmasın. Şüphesiz O, Allah için çok kolaydır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İster yeryüzünde olsun, ister kendi canlarınızda, sizin başınıza gelen ne varsa, daha Biz yaratmadan önce o bir kitapta yazılıdır. Bu ise Allah için pek kolaydır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yeryüzünde ve kendi benliklerinizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir Kitap'ta belirlenmiş olmasın. Bu, Allah için çok kolaydır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
degmedi hįç muśįbet gibi yirde ya'nį ķızlıķ gibi ne daħı gendüzüñüzde ya'nį śayrulıķ gibi illā kitāb içidedür andan ilerü kim yaradavuz anı. bayıķ şol Tañrı’ya geñezdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bir muṣībet yitişmez yirlerde, [nef]slerüñüzde, daḫı ḫastalıḳ ki illā levḥ‐imaḥfūzda yazıludur, biz anı indürmezden burun ol [...]
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yer üzündə baş verən və sizin öz başınıza gələn elə bir müsibət yoxdur ki, Biz onu yaratmamışdan əvvəl o, bir kitabda (lövhi-məhfuzda) yazılmamış olsun. Bu, Allah üçün çox asandır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Naught of disaster befalleth in the earth or in yourselves but it is in a Book before We bring it into being Lo! that is easy for Allah
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
No misfortune can happen on earth or in your souls(5308) but is recorded in a decree before We bring(5309) it into existence: That is truly easy for Allah.
5308 External disasters or misfortunes may strike people's eye or imagination, but there are worse crises and misfortunes in the spiritual world, which are of equal or greater importance to man's future. All this happens according to the Will and Plan of Allah. Even where we are allowed the exercise of our own wills, the consequences that follow are in accordance with the laws and Plan decreed by Allah beforehand. 5309 For bara'a, 'to bring into existence', and other words denoting Allah's creative energy, see n. 120 to 2:117; n. 916 to 6:94; and n. 923 to 6:98.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَٓا اَصَابَ
isabet etmedi
مِنْ مُص۪يبَةٍ
hiçbir musibet
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
وَلَا
ve ne
ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ
nefislerinizde
اِلَّا
ancak
ف۪ي كِتَابٍ
bir kitapta vardır
مِنْ قَبْلِ
önce
اَنْ نَبْرَاَهَاۜ
onu yaratma- mızdan
اِنَّ
muhak- kak
ذٰلِكَ
bu
عَلَى اللّٰهِ
Allah'a göre
يَس۪يرٌۚ
kolaydır
Yeryüzünde (gerçekleşen) ve sizin başınıza gelen hiçbir musibet yoktur ki Biz onu yaratmadan önce (o) bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılmış) olmasın. Muhakkak ki bu, Allah'a göre kolaydır.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَصَابَ
Fiil-IV
ص و ب
İsabet etti, başlarına geldi, erişti, dokundu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُصِيبَة
Etken fiil-IV
ص و ب
Musibet, isabet etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
بَرَاَ
Fiil-I
ب ر ا
Yarattı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
يَسِير
İsim
ي س ر
Az, pek kolay