Ne yeryüzünde ne de kendinizde meydana gelen bir musibet¹ yoktur ki Biz onu gerçekleştirmeden² önce bir Kitap'ta³ yazılmamış olsun. Kuşkusuz bu Allah'a kolaydır.
1- Kötülük, sıkıntı. 2 - Bize rağmen, Bizim dışımızda, İznimiz olmadan meydana gelmez. Ayette geçen “en nebree-hâ” sözcüğüne “yaratma” anlamı verilmektedir. Bu doğru bir anlam değildir. Doğru anlam, “gerçekleştirmek”tir. Sapkın bir anlayış olan “kadercilik” anlayışı, sıklıkla bu ayeti referans göstermektedir. Onlara göre, yeryüzünde ve insanın hayatında olup bitenlerin tamamı Allah tarafından yapılmaktadır. Dolayısı ile olup bitenlerde insanın hiçbir rolü bulunmamaktadır. Oysaki insan, “kendi fiilinin yaratıcısı değil, failidir, yani öznesidir. İnsan, yaptıklarından ve tercihlerinden sorumlu tutulan bir varlıktır. Her şeyi Allah yapıyor olsaydı, bizzat bu sure de dâhil, baştan sona Kur'an'ın tamamında neden insana emirler verilmekte, neleri yapması ve nelerden kaçınması gerektiği gösterilmekte ve irade sahibi bir varlık olarak dilediğini seçebileceği, istediği gibi davranabileceği ifade edilmektedir? Madem her şeyi Allah belirliyorsa, o zaman insan ne diye yaptıklarından ve tercihlerinden dolayı sorumlu tutulsun ki? Kaldı ki ayette, yeryüzünde ve insanın hayatında meydana gelen musibetlerin tamamının Allah tarafından yaratıldığından değil, olup biten her şeyin Allah'ın bilgisi dâhilinde olduğundan söz edilmektedir.
3- Ezeli İlmimizde. Koyduğumuz yasalarda. Bilgimiz çerçevesinde.