close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hadîd Sûresi 21. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Sâbikû ilâ maġfiratin min rabbikum ve cennetin ‘arduhâ ke’ardi-ssemâ-i vel-ardi u’iddet lilleżîne âmenû bi(A)llâhi ve rusulih(i)(c) żâlike fadlu(A)llâhi yu/tîhi men yeşâ/(u)(c) va(A)llâhu żû-lfadli-l’azîm(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve yarışarak koşun Rabbinizin yarlıgamasına ve cennete ki genişliği, göğün ve yeryüzünün genişliği gibidir, hazırlanmıştır Allah'a ve peygamberlerine inananlara; bu, Allah'ın lutfudur, ihsanıdır, dilediğine verir onu ve Allah, pek büyük bir lütuf ve ihsan sahibidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Rabbinizden olan bir mağfirete ve cennete (kavuşmak için samimi ve sürekli bir) ‘çaba gösterip-yarışın,’ ki, (o cennetin) genişliği (bütün) gök(ler ve uzay âlemleri) ile yerin genişliği gibi olup Allah’a ve Resullerine iman edenler için hazırlanmıştır. İşte bu, Allah’ın fazlıdır (fazladan lütfu ikramıdır) ki, onu dilediğine verir. Allah büyük fazıl (ihsan ve iltifat) sahibidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu sebeple Rabbinizin bağışlayıcılığına nail olmak ve böylece Allah'a ve elçisine iman edenler için hazırlanmış bulunan, genişliği gökler ve yer kadar olan cenneti elde etmek yolunda, birbirinizle yarışın. Bu Allah'ın dilediğine bağışladığı bir lütfudur. Çünkü Allah, sonsuz lütuf sahibidir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Rabbiniz tarafından bağışlanmaya ve cennete koşun. Cennetin genişliği, gökle yerin genişliği kadardır. Allah'a ve Rasullerine iman edenler için hazırlanmıştır. Bu, Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere ihsan ettiği lütfudur. Allah büyük lütuf sahibidir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Rabb'inizin mağfiretine ve genişliği göklerle yerin genişliği kadar olup Allah'a ve peygamberlerine iman edenler için hazırlanmış bulunan cennete koşuşun. İşte bu Allah'ın dilediğine verdiği lütfudur. Allah büyük lütuf sahibidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Rabbinizden olan bir mağfirete ve cennete (kavuşmak için) 'çaba gösterip-yarışın,' ki (o cennet) genişliği gök ile yerin genişliği gibi olup Allah'a ve Resûlü'ne iman edenler için hazırlanmıştır. İşte bu, Allah'ın fazlıdır ki, onu dilediğine verir. Allah büyük fazl sahibidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Siz günahlarınızdan tevbe ederek) Rabbinizden bir mağfirete ve genişliği, yerle göğün genişliği gibi olan bir cennete yarışın ki; o, Allah'a ve peygamberlerine iman edenler için hazırlanmıştır. O, Allah'ın ihsanıdır; onu dilediği kimselere verir. Allah çok büyük ihsan sahibidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Öyle ise) Rabbinizden bağışlanma kazanmaya, eni göklerin ve yerin eni gibi olan Cennete koşun. O Cennet ki Allah’a ve elçilerine inananlar için hazırlanmıştır. İşte Allah’ın fazl ve ihsanı budur, istediğine verir. Şüphesiz Allah, büyük fazıl ve ihsan sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O halde Rabbinizin affı ve cenneti için yarışınız! Allah'a ve peygamberlerine inananlar için hazırlanan bu cennetin eni, gök ve yer genişliğindedir. Bu, Allah'ın hak edene vereceği bir lütuftur. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrınız katından yarlıganmaya —genişliği gökle yerin genişliğince olan— cennete koşasınız, Allah ile, peygamberlerine inanan kimselere hazırlanmıştır, bu Allahın bir erdemi, verir onu dilediği kimseye, Allah ulu erdem sahibidir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(O halde dünyaya kendinizi kaptırmadan) Rabbinizden bir bağışlanmaya ve Allah'a ve Resulüne inananlar için hazırlanmış, yerle gök arası kadar geniş olan cennete (girmek için) yarışın (koşuşun/koşuşturun)! İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine (faydalı amellerinden dolayı) verir (yeter ki siz dileyin ve gereklerini yerine getirin). Allah, büyük lütuf sahibidir.
Bkz. 3/133  
Cemil Said
swap_vert close
Binâen’aleyh Allâh’ın mağfiretine ve vüs’ati semâ ve arza müsâvî olan ve Allâh’a ve rasûllerine îmân idenler içün ihzâr idilmiş bulunan cennete nâiliyet içün acele idiniz. Bu Allâh’ın bir lütfıdır ki istediğine ihsân ider. Çünki Allâh’ın lutfi ’azîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey İnsanlar! Rabbiniz tarafından bağışlanmaya, Allah'a ve Peygamberine inananlar için hazırlanmış, genişliği yerle göğün genişliği kadar olan cennete koşusun; bu Allah'ın dilediğine verdiği lütfudur. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah’a ve Resûlüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Genişliği gökle yerin genişliği gibi olup Allah’a ve peygamberlerine iman edenler için hazırlanmış bulunan cennete ve rabbinizin bağışlamasına erişebilmek için yarışın. Bu, Allah’ın lutfudur ki onu dilediğine verir. Allah büyük lutuf sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Rabbinizden bir mağfirete; Allah'a ve peygamberlerine inananlar için hazırlanmış olup genişliği gökle yerin genişliği kadar olan cennete koşuşun. İşte bu, Allah'ın lütfudur ki onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.  
 Bu âyet, Allah’ın lütuf ve ihsanı olmadıkça, kimsenin cennete giremeyeceğine delâlet etmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Rabbinizden bir bağışlanmaya ve genişliği gökler ve yer kadar olan bir cennete koşun. ALLAH'a ve elçisine inananlar için hazırlanmıştır. Bu, ALLAH'ın dilediğine ve/veya dileyene verdiği lütfudur. ALLAH Büyük Lütuf sahibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Rabbinizden bir mağfirete; Allah'a ve peygamberine inananlar için hazırlanmış olup, genişliği gökle yerin genişliği kadar olan cennete koşuşun. İşte bu Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Siz Rabbınızdan bir mağfirete ve eni Yerle Gökün eni gibi bir Cennete yarışınki Allaha ve Resullerine iyman edenler için hazırlanmıştır, o Allahın fadlıdır, onu dilediği kimselere verir, ve Allah, çok büyük fadıl sahibidir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O hâlde) Rabbiniz tarafından bağışlanmaya ve Allah’a ve Resûlü’ne inananlar için hazırlanmış ve genişliği yerle gök arası kadar geniş olan cennete (girmek için, sâlih ameller yapmak hususunda yarışırcasına) koşun. İşte bu, cüz’î irâdesini haktan yana kullanmış olan kimselere Allah’ın bir lütfudur. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Rabb'inizin bağışlamasını, Allah'a ve Resûllerine inananlar için hazırlanmış, genişliği gökle yerin genişliği gibi olan Cennet'i kazanmak için yarışın. İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine¹ verir. Ve Allah, büyük lütuf sahibidir.
1- Uygun gördüğüne. Sizin arzunuza ve beklentinize göre değil, kim hak etmişse ona verir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Rabbinizden mağfirete ve — genişliği yerle, göğün eni kadar olan, Allaha ve peygamberlerine îman edenler için hazırlanmış bulunan — cennete (ulaşmak) için yarış yapıb kazanın. İşte bu, Allahın fazl (-u kerem) idir ki onu kime dilerse ona verir. Allah, büyük fazl (-u inayet) saahibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Rabbinizden bir mağfirete ve genişliği, gökle yerin genişliği gibi olup, Allah'a ve O'nun peygamberlerine îmân edenler için hazırlanmış bulunan bir Cennete doğru yarışın! Bu, Allah'ın lütfudur! Onu (hikmetine binâen, kendi lütfundan) dilediğine verir. Çünki Allah, pek büyük ihsan sâhibidir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey insanlar!) Rabbinizden bir mağfirete ve eni gökle yerkürenin (uzaydaki bütün gök cisimleri ile arzın yan yana getirilmesiyle oluşan) genişliği kadar olan cennete (ulaşmak için) yarışın (koşuşun)ki, Allah’a ve (onun mesajlarını tebliğ eden) elçilerine iman etmiş olanlar için hazırlanmış (olacak)tır. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu (iman etmek ve salih amellerde bulunmak suretiyle) isteyen herkese (hak edene) verir. Ve Allah, büyük lütuf sahibidir. (*)
(*) Yani öyle bir cennet ki, şayet bütün gök cisimleri, galaksiler, yıldızlar, gezegenler, güneş, ay, dünya vs. yan yana getirilip tek bir parça oluşturulduğundan meydana gelebilecek bir genişlikten söz ediliyor. Ya da burada cennetin genişliğiyle ilgili anlatımın amacı bu konuda bir sınır tayin etmek ve ölçü vermek değil, bu genişliğin insan tasavvuruna sığmayacak kadar büyük olduğunu ifade etmektir (İbn Âşûr, XXVII, 408; başka yorumlar için bk. Şevkânî, V, 203; benzer bir ifade ve izahı için bk. Âl-i İmrân 3/133). Peki, fiziksel anlamda henüz cennet ve cehennemin yaratılmadığı hâlde her ikisi için de ( أعدت) ‘’uiddet’’ hazırlanmıştır, şeklindeki geçmiş fiil kipleri neden kullanılmıştır? Bunun nedenlerini şöyle açıklamak mümkündür. Başta şunu bilmemiz gerekir ki “Kur’an’da Bir Anlatım Sanatı Olarak Muhakkaku’l-Vukû‘ Ke’l-Vukû‘ Prensibi çok yaygındır. Çünkü Kur’an’daki olayları anlatan veya söz konusu olayları meydana getirecek olan her şeyi bilen ve her şeye kadir olan bizzat yüce Allah’tır. Bu yüzden anlattığı şeyler o kadar kesindir ki, olup bitmiş gibi sayılır. İşte bu nedenle gelecek olan olaylar için de geçmiş fiil kiplerini bir kelimenin isim ya da mastar halinin kullanılması fiil cümlesi ile ifade edilebilecek bir cümlenin isim cümlesi olarak kullanılması, okuyucuyu daha fazla etkilemek amacıyla şart cümlesinin tamamlanmaması ve gelecekte meydana gelecek bir olayı anlatırken okuyucunun zihninde bu olayın mutlaka gerçekleşeceği hissi uyandırmak ve buna olan inancını pekiştirmek için mâzî/geçmiş zaman fiilinin kullanılması bu yönlerden bazılardır. Çoğu zaman mâzî fiilin gelecek zaman anlamı içerecek şekilde kullanılmasına ‘’ محقق الوقوع كالوقوع ‘’ ya da ‘’ ارادة الوقوع كالوقوع ‘’Kesin olacak olan bir şey olmuş‐bitmiş gibidir.” kuralı adı verilmektedir. İşte bu nedenle Kur’an’da, gelecek olaylar olan, sûra üfürülüş, kıyamet, diriliş, haşir, neşir, cennet, cehennem vs. ahiretteki olaylardan söz edilirken genel de mazi fiil kiplerini kullandığını görmekteyiz. İşte gelecekte olacak bir olayın mâzî kalıbıyla aktarılması “yüce Allah’ın bize verdiği haberlerde uyguladığı bir gelenektir. Çünkü bu haberler, inandırıcılığı ve gerçekliği bakımından mevcut ve gerçekleşip tahakkuk etmiş gibidir. Görüldüğü gibi Kur’an’da bir şeyin kesin bir şekilde meydana geleceğini hissettirmek için farklı kelime formlarının kullanıldığını ve bunun Kur’an üslubunun bir niteliği olduğunu ifade eden birçok müfessir ve dil bilimci bulunmaktadır. Kuralı farklı şekillerde ifade etseler de bütün kullanımları değerlendirerek adlandırdığımız muhakkaku’l‐vukû‘ ke’l‐vukû‘ prensibinin en yaygın kullanımının olduğu görülmektedir. Bütün değerlendirmeler sonucunda muhakkaku’l‐vukû‘ ke’l‐vukû‘ ifadesinin müfessirlerin ve dilcilerin işaret etmek istedikleri anlama en uygun, manayı kapsayan ve aynı zamanda anlatılmak isteneni en kısa şekilde ifade eden bir tabir olduğunu söylememiz mümkündür. SONUÇ: Bu şekilde sözün sanatsal anlatımı, verilmek istenen mesajın daha güzel algılanmasına katkı sağlayacağı gibi sözü dinleyenin iç dünyasına da etki eden bir yöntemdir. İnsanların yapmaları ya da yapmamaları gereken emirlerin anlatıldığı, kıyamette meydana gelen olayların betimlendiği ayetlerde oldukça çeşitli sanatsal anlatımların kullanıldığı görülmektedir. Bu şekilde bir duygu yoğunluğu oluşturulmaktadır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Rabbinizden bağışlanma dilemek ve Allah’a ve O’nun elçisine inananlar için hazırlanmış, genişliği gök ve yer kadar olan, cennetleri elde etmek için yarışın. Bu Allah’ın lütufları olup, onları dileyenlere verir. Allah gerçekten büyük lütuf sahibidir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çalabınız yönünden yarlıganmak, genişliği yerle göğün genişliği kadar olan Cennet’e ulaşmak için yarışın. O Cennet ki Allah’a, elçilerine, inananlara adanmıştır. İşte bu, Allah’ın öyle büyük bir vergisidir ki, dilediğine verir. Allah ulu vergisi pek büyük olandır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Rabbiniz tarafından yarlıganmaya, gök ve yer kadar geniş olan Cennete koşun. Cennet, Allah/a ve peygamberlerine iman edenlere hazırlanmıştır. Bu, Allah/ın bir inayetidir ki onu dilediğine verir. Allah büyük bir inayet sahibidir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Rabbiniz tarafından bir bağışlanmaya, Allah ve elçilerine inananlar için hazırlanmış ve genişliği gökle yerin genişliği kadar olan bir cennete doğru yarışınız. Bu Allah’ın dilediği/dileyen kimseye verdiği lütfudur. Zira Allah büyük lütuf sahibidir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey İnsanlar! Rabbiniz tarafından bağışlanmaya, Allah'a ve peygamberine iman edenler için hazırlanmış, genişliği yerle göğün genişliği kadar olan cennete koşuşun; bu Allah'ın dilediğine verdiği lütfüdür. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyleyse, şan, şöhret ve servet için çabalamak yerine, Rabb’inizin affına nâil olmak ve eni göklerle yer kadar geniş olan ve yalnızca Allah’a ve bütün Peygamberlerine inananlar için hazırlanmış bulunan cenneti kazanmak için birbirinizle yarışın! Bu Allah’ın bir lütfudur ve onu, cennete girmeyi isteyen ve bu yolda çaba harcayan herkese bağışlar. Unutmayın, Allah, sonsuz lütuf sahibidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Rabbinizden bir mağfirete / bağışlanmaya ve genişliği Yer ve Gök genişliği gibi olan bir cennete doğru yarışın! Allah’a ve O’nun rasûlüne iman etmiş olanlar için hazırlanmıştır. Bu, Allah’ın, dileyeceği kimselere vereceği lütfudur. Allah Çok Büyük Lütuf sahibidir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O halde Rabb’inizin affı ve cenneti için yarışın: Bu cennetin eni, gök ve yer genişliğindedir. Allah ve resulüne inananlar için hazırlanmıştır Bu, Tanrının hak edene vereceği bir erdemidir. Çünkü, engin erdemin öz kaynağı Allah'tır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yaptığınız hatalar için Rabbinizden bağışlanmaya koşun. Dünya hayatında iyi, güzel şeyler yaparak; eni gökle yerin genişliği kadar olan, Allah’a ve Resulüne inananlar için hazırlanan cennete koşun. Bu koşuda birbirinizle yarışın. Dünya hayatınızın karşılığında cennet mükâfatı kazanmanız, Allah’ın size lütfudur. Mükâfatı dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rabbinizden bir bağışlanmaya ve Allah’a ve elçilerine inananlar için hazırlanacak, genişliği gökle yerin genişliği gibi olan cennete koşun! [*] İşte bu, Allah’ın dilediğine (layık olana) verdiği lütfudur. Allah büyük lütuf sahibidir.
Benzer mesaj: Âl-i İmrân 3:133.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey insanlar!) Birbirinizle, Rabbinizin affını ve Allah’a ve Onun elçilerine inananlar için hazırlanan, genişliği gök ile yerin genişliği kadar olan Cenneti kazanmak için yarışın. İşte bu, Allah’ın dilediğine verdiği lütfudur. Çünkü Allah, çok büyük lütuf sahibidir.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Bu nedenle,] Rabbinizin bağışlayıcılığına nail olmak ³³ ve [böylece] Allah’a ve Elçisine iman edenler için ³⁴ hazırlanmış bulunan, gökler ve yer ka-dar geniş bir cenneti elde etmek yolunda birbirinizle yarışın: bu, Allah’ın dilediğine bağışladığı bir lütfudur; çünkü Allah sonsuz lütuf sahibidir.
33 Yani, “şan-şöhret ve dünyevî mal-mülk için çabalamak yerine”: hiç kimsenin hatalardan ve haksızlıklardan uzak olmadığı, bu sebeple herkesin Allah’ın bağışlayıcılığına muhtaç olduğu gerçeğine vecîz bir işaret. (Karş. 24:31 ile ilgili not 41.)34 Gerçek müminleri karakterize eden tevazuun daha ileri bir şekli için bkz. 3:133-135.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O halde siz siz olun Rabbinizin bağışlamasına erebilmek, Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçilerine yürekten inananlar için hazırlanmış genişliği yerle göğün genişliği kadar olan cennetlere girebilmek için yarışın! İşte bu, Allah’ın hak edene vereceği bir lütfudur. Zira Allah, büyük lütuf ve ikram sahibidir. 3/133...136
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah’a ve elçilerine iman edenler için hazırlanan, alanı göğün ve yerin genişliği kadar olan cennete kavuşmak ve Rabbinizin mağfiretine nail olmak için birbirinizle yarışın![⁴⁹⁶²] Bu Allah’ın tercih edene/ tercih ettiğine bahşettiği[⁴⁹⁶³] lutfudur: zira Allah muazzam lutuf sahibidir.
[4962] Zımnen: Dünya hayatının geçici nimetini elde etmek için değil, âhiretin yıldızı olmak için yarışın! [4963] Yeşa’ fiilinin çift özneyi gören yapısına uygun olan bu okuma, Kur’an’daki ilâhî ve beşerî iradenin etkileşimiyle ve baştaki “yarışın!” emriyle uyumludur. Tersi olan bir anlayış sorunludur. (Bkz: 10:25; 13:27; 14:4; 24:21, ilgili notlar.)  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(O halde) Rabbinizden bir bağışlanmaya, Allah'a ve peygamberlerine iman edenler için hazırlanmış olup, genişliği gökle yerin genişliği kadar olan cennete koşuşun, işte bu Allah’ın lütfudur ki onu, dilediğine verir, Allah büyük lütuf sahibidir.
Osman Fırat
swap_vert close
Rabbinizden bağışlanmak ve eni, gökle yerin arası kadar olan iman edenler için hazırlanan cennet için yarışın. Allah’a ve Resûlüne iman edin. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Ve Allah, büyük lütuf sahibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Koşunuz Rabbinizden bir mağfirete ve bir cennete ki, onun eni gök ile yerin eni gibidir, Allah'a ve Peygamberine imân etmiş olanlar için hazırlanmıştır. İşte bu, Allah'ın fazlıdır. Bunu dilediği kimseye verir ve Allah pek büyük fazl sahibidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Rabbiniz tarafından verilecek mağfirete ve cennete girmek için yarışın! Öyle bir cennet ki eni göklerle yerin eni gibi olup Allah'a ve resullerine iman edenler için hazırlanmıştır. İşte bu, Allah'ın dilediği kimselere olan bir ihsanıdır. Allah büyük lütuf sahibidir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(O halde siz), Rabbinizden bir mağfirete ve genişliği, gökle yerin genişliği gibi olup Allah'a ve elçilerine inananlar için hazırlanmış bulunan bir cennete koşun. İşte bu, Allah'ın dilediğine vereceği lutfudur. Allah, büyük lutuf sahibidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rabbinizden mağfirete ve genişliği gök ve yerin genişliğinde olan cennete vusûl içün yarış idiniz. O cennet, Allâh'a ve rasûlüne îmân idenler içün hazırlanmışdır. Bu, Allâh'ın dilediğine virdiği fazl ve keremdir. Allâh Te'âlâ pek büyük fazl ve kerem sâhibidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Rabbiniz (Sahibiniz) tarafından (durumunuzun düzeltilmesini) bağışlanmayı ve genişliği göklerle yerin arası kadar olan Cennet’i elde etmek için yarışın. Orası Allah’a ve elçilerine inanıp güvenenler için hazırlandı. İşte Allah’ın lütfu budur; onu, tercihini doğru yapana verecektir. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Rabbinizden bir bağış ve genişliği yerle gök genişliği kadar olan cennet için yarışın! Allah'a ve Elçisine iman edenler için hazırlanmıştır. İşte bu, Allah'ın dilediğine verdiği lütuftur. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Rabbinizden erişecek bir bağışlanmayı ve öyle bir Cenneti kazanmak için yarışın ki, genişliği gök ile yerin genişliği kadardır ve Allah ile peygamberlerine iman edenler için hazırlanmıştır. İşte bu Allah'ın lütfudur; onu dilediğine verir. Gerçekten de Allah pek büyük lütuf sahibidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rabbinizden bir affa ve Allah ile resulüne inananlar için hazırlanmış bulunan, eni de yerle göğün eni kadar olan bir cennete doğru yarışarak koşun. Bu, Allah'ın dilediğine vereceği bir lütuftur. Allah, o büyük lütfun sahibidir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ivüñ yarışlar ivmeġi gibi yarlıġamaķdın yaña çalabuñuzdan daħı uçmaķdın yaña ini anuñ gök ini gibi daħı yir yaraķlandı anlara kim inandılar Tañrı’ya daħı yalavaçlarına. şol Tañrı fażlıdur virür anı aña kim diler daħı Tañrı fażl issidür ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İvüşüñüz maġfiret [...] Tañrıñuzdan, daḫı cennete ki anuñ ini gökler veyirler inincedür. Tañrı Ta‘ālāya īmān getürenlere, resūline daḫı ol TañrıTa‘ālā keremidür. Anı virür kime dilese, ulu fażl issidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey insanlar!) Rəbbiniz tərəfindən bağışlanmağa və genişliyi yerlə göyün genişliyi qədər olan, Allaha və Onun peyğəmbərlərinə iman gətirənlərdən ötrü hazırlanmış Cənnətə nail olmaq üçün (yaxşı əməllər etməkdə) bir-birinizi ötüb keçməyə çalışın. Bu, Allahın dilədiyi kimsəyə əta etdiyi lütfdür (mərhəmətdir). Allah çox böyük lütf (mərhəmət) sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Race one with another for forgiveness from your Lord and a Garden whereof the breadth is as the breadth of the heavens and the earth, which is in store for those who believe in Allah and His messengers. Such is the bounty of Allah, which He bestoweth upon whom He will, and Allah is of infinite bounty.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Be ye foremost (in seeking) Forgiveness from your Lord, and a Garden (of Bliss), the width whereof is as the width of heaven and earth,(5306) prepared for those who believe in Allah and His messengers: that is the Grace of Allah, which He bestows on whom(5307) he pleases: and Allah is the Lord of Grace abounding.
5306 Cf. 3:133, and n. 452. 5307 Bestows on whom He Pleases: that is, such grace and favour is beyond anyone's own merits. It is bestowed by Allah according to His Holy Will and Plan, which is just, merciful, and righteous.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
سَابِقُٓوا
yarışın
اِلٰى مَغْفِرَةٍ
bir mağfirete
مِنْ رَبِّكُمْ
Rabbinizden
وَجَنَّةٍ
ve bir cennete
عَرْضُهَا
genişliği
كَعَرْضِ
genişliği gibi
السَّمَٓاءِ
göğün
وَالْاَرْضِۙ
ve yerin
اُعِدَّتْ
hazırlandı
لِلَّذ۪ينَ
o kimseler için ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَرُسُلِه۪ۜ
ve resullerine
ذٰلِكَ
işte bu
فَضْلُ
lütfudur
اللّٰهِ
Allah'ın
يُؤْت۪يهِ
onu
verir
مَنْ
o kim- seye ki
يَشَٓاءُۜ
diler
وَاللّٰهُ
ve Allah
ذُو
sahi- bidir
الْفَضْلِ
lütuf
الْعَظ۪يمِ
büyük
(Bu nedenle siz) Rabbinizden bir mağfirete ve genişliği gökle yerin genişliği kadar olan, Allah'a ve resullerine iman edenler için hazırlanan cennete koşun (bu uğurda birbirinizle yarışın)! İşte bu, Allah'ın dilediğine (hidâyeti isteyene) vereceği lütfu (ve ihsanı)dır. Allah büyük lütuf sahibidir.
سَابَقَ
Fiil-III
س ب ق
Yarıştı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَغْفِرَة
İsim
غ ف ر
Mağfiret etmek
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
عَرْض
İsim
ع ر ض
Genişlik, arz ediş
عَرْض
İsim
ع ر ض
Genişlik, arz ediş
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اَعَدَّ
Fiil-IV
ع د د
Hazırladı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam