close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hadîd Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Likeylâ te/sev ‘alâ mâ fâtekum velâ tefrahû bimâ âtâkum(k) va(A)llâhu lâ yuhibbu kulle muḣtâlin feḣûr(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bunu da, elinizden çıkarıp kaybettiğiniz şeye kederlenmeyin ve size verdiğimize sevinmeyin diye yapmışızdır ve Allah, övünüp kibirlenen hiçbir kimseyi sevmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Öyle ki, elinizden çıkana karşı üzüntü duymayasınız ve size (Allah’ın) verdikleri (nimet ve faziletler) dolayısıyla havalanıp-şımarmayasınız (diye Allah bunları bildirmektedir). Allah, büyüklük taslayıp böbürlenenlerin hiçbirini sevmemektedir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu gerçeği iyi bilin ki, elinizden kaçan iyi ve güzel şeylere üzülmeyesiniz ve elinize geçen iyi ve güzel şeylerle de, boş yere şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip küstahça davrananları sevmez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah bunu, elinizden çıkan servete ve imkânlara üzülmeyesiniz, Allah'ın ihsan ettiği nimetler ve imkânlarla şımarmayasınız diye size açıklamaktadır. Allah kendini beğenenleri, böbürlenenleri sevmez.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bu elinizden çıkana üzülmeyesiniz, (Allah'ın) size verdiğiyle de sevinip şımarmayasınız diyedir. Allah, kendini beğenip böbürlenen hiç kimseyi sevmez.
Ali Bulaç
swap_vert close
Öyle ki, elinizden çıkana üzüntü duymayasınız ve size (Allah'ın) verdikleri dolayısıyla sevinip-şımarmayasınız. Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Her şey yazıldı ve tesbit edildi ki, dünya nimetlerinden) elde edemediğinize üzülmiyesiniz ve (Allah'ın) size verdiğine de güvenib sevinmiyesiniz. Allah çok öğünüb kurulanın hiç birini sevmez.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz her şeyi yazmışız ki kaybettiğinize üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimet ile de sevinip şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Elinizden çıkanlara üzülmeyesiniz ve elinize geçenlere de şımarmayasınız diye bu böyle yapılmıştır. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenenleri sevmez.
Besim Atalay
swap_vert close
23, 24. Kayırmayın elinizden çıkana, ele geçene de çok sevinmeyin, hem cimrilik edeni, hem de halka cimriliği yayanı, öğüneni, kendisini beğeneni Allah da sevmez, kim ki yüz çevirirse; Allah zengin, Allah öğülmüş!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık). Allah, kendini beğenip şımaran hiç kimseyi sevmez.
Ayetin son cümlesi Allah’ın sevgisine mazhar olup olmadığımızı görmek konusunda önemli bir tespit ortaya koyuyor. Yani diyor ki; “Eğer kendinizi üstün görüp başkalarını küçümsüyorsanız, Allah’ın verdiği nimetlerle olgunlaşmanız gerekirken şımarıyorsanız biliniz ki Allah sizi sevmiyor. Allah’ın sevmediği bir kişi olmak istemiyorsanız kendinizle övünerek başkalarını küçük görmeyin ve paylaşmanız gereken nimetleri sahiplerine teslim etmek yerine onları kendiniz kullanarak şımarmayın!”  
Cemil Said
swap_vert close
Öyle oldığı içün zâyi’ itdiğiniz emvâlden dolayı teessüf itmeyiniz ve nâil oldığınız ni’metden dolayı da fazla sevinmeyiniz. Allâh hodbîn ve mağrûr olanları sevmez.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bu, kaybettiğinize üzülmemeniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmamanız içindir. Allah, kendini beğenip öğünen hiç kimseyi sevmez;
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık.) Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir kimseyi sevmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kaybettiklerinize üzülmeyesiniz ve O’nun size verdikleriyle şımarmayasınız diye (böyle yapmıştır). Allah kendini beğenen, böbürlenen hiç kimseyi sevmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Allah bunu) elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye açıklamaktadır. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bu, yitirdiğiniz bir şey için üzülmemeniz ve O'nun size verdiği nimetlerle de şımarmamanız içindir. ALLAH kendini beğenip övünenleri sevmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Böylece elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şunun içinki gaybettiğinize gam yemeyesiniz ve size verdiğine de güvenmiyesiniz, Allah çok öğünen kurulanın topunu sevmez
Emrah Demiryent
swap_vert close
Öyle ki, elinizden çıkana karşı üzüntü duymayasınız ve size (Allah’ın) verdikleri dolayısıyla sevinip şımarmayasınız (diye Allah bunları bildirmektedir). Allah, kendini beğenip (böbürlenen), şımaran hiç kimseyi sevmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kaybettiklerinize üzülmemeniz, Allah'ın verdiği şeylerle şımarmamanız içindir. Allah, kendisini beğenip böbürlenen hiç kimseyi sevmez.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Allah bunu) elinizden çıkana tasalanmayasınız, Onun size verdiği ile sevinip şımarmayasınız diye (yazmışdır). Allah çok böbürlenen her kibirliyi sevmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Tâ ki elinizden gidene üzülmeyesiniz ve (Allah'ın) size verdiği ile şımarmayasınız! Çünki Allah, bütün kendini beğenenleri, çok övünenleri sevmez.
İhsan Aktaş
swap_vert close
[Allah bunu] elinizden kaçan [iyi ve güzel] şeylere üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği [iyi ve güzel] şeylerle de [boş yere] şımarmayasınız diye (açıklamaktadır): Ve Allah, kendisini beğenip övünenlerin hiçbirini sevmez. *
(*) Yirmi iki ve yirmi üçüncü âyetlerde insanın hayata bakışını belirlemede çok önemli bir gerçeğe ve bunun hikmetine değinilmektedir: Olan ve olacak her şey Allah’ın ezelî ilminde kayıtlıdır; bunu böylece bilen ve kabul eden insan kaçırdığı fırsatlara hayıflanarak veya Allah’ın kendisine verdiği imkânların sarhoşluğuna kapılarak ömrünü tüketmez. Çünkü bunların ikisi de olmuş bitmiştir. Bu bir musibetse kendisinin bundaki payını düşünüp sonuç çıkarmalı ve bu sonucun gelecekteki davranışlarına ışık tutmasını sağlamalı, şayet bu bir nimetse asıl kaynağının kendi bilgi, beceri ve çabası değil yüce Allah olduğunu dikkate alıp övünme ve böbürlenmesi için bir sebep bulunmadığı, bilâkis bu nimetin kendisine sorumluluk getirdiği bilinci içinde hareket etmelidir… (Tefsir (Kur’an Yolu)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bunlar size musibetler ile elinizden gidenlere üzülmemeniz ve Allah’ın size verdikleriyle sevinmemeniz (büyüklenmemeniz) içindir. Allah tüm böbürlenip övünenleri sevmez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
(*)
(*) Basılı nüshada 22 ilâ 29. ayetlerin meali bulunmuyor.  
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ta ki elinizden çıkana tasalanmayasınız. Size verilene de sevinmeyesiniz. Allah kendini görenleri, kendini beğenenleri sevmez.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bunun böyle olması kaybettiklerinize üzülmemeniz ve Allah’ın size verdiği ile şımarmamanız içindir. Zira Allah kendini beğenip böbürlenen hiçbir kimseyi sevmez.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Bu dünyevi musibetler) Elinizden çıkana karşı üzüntü duymayasınız ve size (Allah'ın) verdikleri dolayısıyla sevinip şımarmayasınız (diyedir). Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Başınıza gelen bütün musîbetlerin ve kazanacağınız bütün nîmetlerin ve başarıların bir imtihan gereği olarak ezelden takdir edildiği size bildirildi ki, her şeyin Allah’ın kontrolünde olduğunu idrâk ederek, kaybettiğinizgüzel şeylere üzülüp yılgınlığa düşmeyesiniz ve Allah’ın size bahşettiği nîmetler ve başarılar ile boş yere şımarmayasınız. Doğrusu Allah, kendini beğenip övünen kimseleri sevmez.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Elinizden çıkmış / kaçmış şeylere üzülmemeniz ve size verdiğimiz şeylerle sevinip şımarmamanız içindir. Allah, bütün övüngen böbürlenenleri sevmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu nedenle kaybettiklerinize fazla üzülmeyin, Allah'ın size verdiklerine de pek sevinmeyin. Allah, boş hayaller kurup övünenleri sevmez.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Elinizden çıkanlara üzülmeyesiniz, Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye geleceğinizi gizledik. Değilse Rabbiniz hakkınızdaki her şeyi bilmektedir. Rabbiniz Allah kendini beğenip övünen kimseleri sevmez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve (Allah’ın) size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (Allah bu kanunu belirlemiştir). Allah kendini beğenmiş övünüp duranları sevmez. [*]
Benzer mesajlar: Nisâ 4:36; Lokmân 31:18.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Allah bunu) kaybettiğiniz (dünyalıklara) üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nîmetlerle de şımarmayasınız diye (açıklamaktadır.) Çünkü Allah, kendisini beğenip övünenlerin hiçbirisini sevmez.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Bunu bilin ki,] elinizden kaçan [iyi ve güzel] şeylere üzülmeyesiniz ve elinize geçen [iyi ve güzel] şeylerle de [boş yere] şımarmayasınız: ³⁷ çünkü Allah, kendini beğenip küstahça davrananları ³⁸ sevmez,
37 Böylece, ne vuku bulduysa vuku bulmak zorunda olduğunu -vuku bulmamasının mümkün olmadığını- çünkü onun Allah tarafından akıl-sır ermez planı uyarınca irade edildiğini bilmesi, gerçek bir mümini, karşılaşacağı her türlü iyi yahut kötü şeyi bilinçli bir tevekkül ile karşılamaya sevk etmektedir.38 Yani, durumlarının iyiliğini kendi üstünlüklerine veya “şansları”na bağlayanları.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte bu yasa, kaybettiğiniz şeylere üzülmeyesiniz, O un size verdiği nimetlerden dolayı da şımarmayasınız diyedir. Zira Allah, kendini beğenmiş hiç bir şımarığı sevmez. 31/18
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Böyle takdir etmiştir ki elden kaçırdıklarınıza (aşırı) üzülmeyesiniz, ele geçirdiklerinize de (aşırı) sevinmeyesiniz:[⁴⁹⁶⁶] nitekim Allah hiçbir kendini beğenmiş şımarığı sevmez;
[4966] Çünkü bütünü asla göremezsiniz. Gördüğünüz parçadır. Bütünü gören biri var: Allah. Parçayı görene düşen, bütünü görene teslim olmaktır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Kaderin daha evvel katımızda belirlenmesinin sebebi ise, kadere gönülden iman etmeniz) Kaybettiğinize üzülüp (Rabbinizin rahmetinden) umud kesmemeniz ve size verdiği nimetlerle gururlanıp (Rabbinize hamd ve) şükürden vazgeçmemeniz içindir. Allah, kendini beğenip böbürlenenleri sevmez.
Osman Fırat
swap_vert close
Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık. ) Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir kimseyi sevmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
(Hadiselerin öyle tesbit edilmiş olması şu hikmete mebnî haber veriliyor ki:) Sizden gaip olan üzerine müteessir olmayasınız. Ve size verdiği ile de sevinip mağrur olmayasınız. Ve Allah, her bir böbürleneni, çok iftihar edeni sevmez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bu da, elinizden çıkan şeylerden dolayı gam yememeniz, Allah'ın size nasib ettiği nimetlerle de şımarmamanız içindir. Allah övünüp duran, kibirli, kendini beğenmiş kimseleri sevmez.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Başınıza gelecek olayları, önceden bir Kitaba yazdık) Ki elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve (Allah'ın) size verdiğiyle sevinip şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip övünen kimseleri sevmez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Tâ ki (her şeyin Levh-i Mahfûz'da mine'l ezel mukayyed oldığını bilerek) dünyâ ni'metlerinizden elinizden kaçırub fevt itdiğiniz şeylere teessüf itmeyiniz. Ve Allâh size virdiği ni'metlerden dolayı kibir idüb i'lân-ı ferah iylemeyesiniz. Allâh Te'âlâ dünyâ ni'meti ile kibir ve fahr ideni sevmez.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunun böyle olması, kaybettiğinize üzülmeyesiniz, Allah’ın verdiği şeyle de şımarmayasınız diyedir[*]. Allah, kendini bir şey zannedip övünen hiç kimseyi sevmez.
[*] İster iyilik olsun ister kötülük, başımıza gelen her şey Allah'ın onayıyla olduğu için bunların değişmeyeceğini bilmemiz gerekir. Bunu bilen biri, kötü duruma düşünce, "Başıma bu nasıl gelir?" diye üzülmez, iyi noktalara gelince de "Bu benim hakkımdır!" diye şımarmaz. Onun yapacağı tek şey, yanlışları varsa onları düzeltmeye çalışmak ve geleceğe odaklanarak imtihanı kazanmaya bakmaktır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Bu, kaybettiğinize üzülmemeniz, size verdiğimiz ile de şımarmamanız içindir. Allah, kendini beğenip öğünen hiç kimseyi sevmez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Tâ ki kaybettiğinize üzülmeyin, size verdiklerimizle de şımarmayın. Çünkü Allah büyüklük taslayan ve böbürlenenlerin hiçbirini sevmez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Böyle yapılmıştır ki, elinizden çıkana üzülüp ümitsizliğe düşmeyesiniz ve Allah'ın size verdiğiyle sevinip şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip övünenlerin hiçbirini sevmez.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
tā ķayġurmayasız anuñ üzere kim geçdi sizden daħı sevinmeyesiz aña kim virdi size. daħı Tañrı sevmez her göcegleniciyi faħr eyleyici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḥattā ki siz ḳayurmayasız sizden fevt olan nesnelere dünyā dirliginden. Daḫısize virilene sevinmeyesiz [...]
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bu sizin əlinizdən çıxana kədərlənməməyiniz və sizə də verilənə sevinib qürrələnməməyiniz üçündür. Allah özünü bəyənən, (özü ilə) fəxr edən heç bir kəsi sevməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That ye grieve not for the sake of that which hath escaped you, nor yet exult because of that which hath been given. Allah loveth not all prideful boasters,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
In order that ye may not despair over matters that pass you by, nor exult over favours bestowed upon you. For Allah loveth not any vainglorious boaster,- (5310)
5310 In the external world, what people may consider misfortune or good fortune may both turn out to be illusory-in Kipling's words, "both imposters just the same". The righteous man does not grumble if some one else has possessions, nor exult if he has them. He does not covet and he does not boast. If he has any advantages, he shares them with other people, as he considers them not due to his own merits, but as gifts from Allah. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لِكَيْلَا تَاْسَوْا
üzülmemeniz için
عَلٰى مَا
o şeye ki
فَاتَكُمْ
sizden geçti
وَلَا تَفْرَحُوا
ve şımarmaya- sınız diye
بِمَٓا
o şey ile ki
اٰتٰيكُمْۜ
size verdi
وَاللّٰهُ
ve Allah
لَا يُحِبُّ
sevmez
كُلَّ
her
مُخْتَالٍ
kendini beğeneni
فَخُورٍۙ
çok övüneni
(Allah) Elinizden gidene üzülmeyesiniz ve size verdiği (nimetler)le de şımarmayasınız diye (böyle yapar). Çünkü Allah, kendini beğenmiş, övünüp duran kimselerin hiçbirini sevmez.
كَى
Masdar harfi
كَى
Ki, için, ta ki
تَاْسَ
Fiil-I
ا س و
Üzülmek
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فَاتَ
Fiil-I
ف و ت
Elden gitti, elden çıktı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
فَرِحَ
Fiil-I
ف ر ح
Sevindi, ferahladı, neşelendi, şımardı, böbürlendi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
مُخْتَال
İsim
خ ي ل
Kendini beğenen, böbürlenen
فَخُور
Sıfat
ف خ ر
Çok övünen, çok kibirli