close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hadîd Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yevme yekûlu-lmunâfikûne velmunâfikâtu lilleżîne âmenû-nzurûnâ naktebis min nûrikum kîle-rci’û verâekum feltemisû nûran feduribe beynehum bisûrin lehu bâbun bâtinuhu fîhi-rrahmetu ve zâhiruhu min kibelihi-l’ażâb(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O gün, erkek ve kadın münafıklar, inananlara, bizi de bekleyin de derler, gelelim, nurunuzdan alalım; onlara dönün ardınıza da bir nur isteyin artık denir. Derken aralarına bir duvardır çekilir ki bir kapısı vardır, içinde rahmet vardır da dış tarafında azap.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O gün, (dünyada iken Müslüman geçinip de Kur’an ahkâmını gereksiz ve geçersiz sayan) münafık erkekler ile münafık kadınlar, iman edenlere diyecekler ki: "(Ne olur) Bize de (dönüp) bir bakın, sizin nurunuzdan birazcık alıp-yararlanalım." Onlara: "(Gücünüz yeterse) Arkanıza (dünyaya) dönün de bir nur arayıp-bulmaya çalışın" denilir. Derken aralarında kapısı olan (kalın ve yüksek duvarlı) bir sur çekilmiştir ki; onun iç yanında (cennet diyarında) rahmet (ve nimet), dış yanında (cehennem ortamında ise) azap ve zahmet (var edilmiştir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O gün iki yüzlü erkekler ve iki yüzlü kadınlar, süratle cennete gitmekte olan mü'minlere derler ki: “Ne olur bize bakın bekleyin de sizin nurunuzdan istifade edelim.” Onlara: “Arkanıza dönün de, nur arayın” denilir ve böylece aralarına, kapısı bulunan bir sûr çekilir ki, onun içinde rahmet vardır, dış yüzünde de azap.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Müslüman görünerek İslâm'a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münafık erkeklerin ve münafık kadınların, iman edenlere: “- Bizi bekleyin, bizimle ilgilenin de, ışığınızdan, nurunuzdan biz de biraz faydalanalım” diyecekleri gün, onlara: “- Geriye, arkanıza, dünyaya dönün, dönmeniz mümkünse eğer, işlediğiniz amellerde ışıklar, nurlar arayın” denir. Nihayet onların aralarına, içinde rahmet, dışında cehennemin dayanılmaz harlı ateşiyle yüz yüze getiren bir azap olan, kapısı bulunan, bir sur çekilir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 42/17.  
Ahmet Varol
swap_vert close
O gün münafık erkeklerle münafık kadınlar iman edenlere derler ki: "Bize bakın da sizin nurunuzdan bir parça ışık alalım". (Onlara): "Arkanıza dönüp bir nur araştırın" denir. Bu sırada aralarına bir kapısı olan bir duvar çekilir ki, onun iç yanı rahmettir, dış yanında ise azap vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
O gün, münafık erkekler ile münafık kadınlar, iman edenlere derler ki: '(Ne olur) Bize bir bakın, sizin nurunuzdan birazcık alıp-yararlanalım.' Onlara: 'Arkanıza (dünyaya) dönün de bir nur arayıp-bulmaya çalışın' denilir. Derken aralarında kapısı olan bir sur çekilmiştir; onun iç yanında rahmet, dış yanında o yönden azab vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O gün, münafık erkeklerle münafık kadınlar, iman edenlere şöyle diyecekler: “- Bize bakın, (yahud bizi bekleyin) nurunuzdan bir parça ışık alalım.” (Müminler tarafından onlara şöyle) denilecek: “- Arkanıza (dünyaya) dönün de bir nur arayın.” Derken aralarına, bir kapısı bulunan bir sûr çekilmiştir; (müminler içerde, kâfirler ise dışarda kalmıştır). Sûrun içi rahmet doludur, dış yanında azab...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O gün münafık erkek ve kadınlar, inananlara: “Bize de bakın, sizin nurunuzdan bir parça alalım..” derler. Onlara cevaben: “Gerisin geriye dönün, orada nuru arayın.” denilir. Aralarına kapısı olan bir sur girer. İçerden içi rahmet ile doludur. Hemen dışında da azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O gün, münafık erkeklerle münafık kadınlar müminlere, “Bizi bekleyiniz, nurunuzdan bir parça alalım” derler. Kendilerine, “Arkanıza dönünüz de bir ışık arayınız!” denilir. Nihayet onların arasına içinde rahmet, dışında azap bulunan kapılı bir sur çekilir.[610]
[610] Münâfıkların bazı özellikleri ve sözleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 37-43; I, 208-235; IV, 470-473; VIII, s. 251-262; XIX, 299-314.  
Besim Atalay
swap_vert close
O gün erkek, dişi münafıklar, inanmış olanlara diyecekler ki: «Bize bakın! Sizin nurunuzdan biraz alalım!»; onlara denilir ki: «Dönüp arkanıza nur arayınız!», hemencek, kapısı olan bir duvar girer aralarına, içersinde rahmet, dışarısında azap vardır!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar iman edenlere şöyle diyecekler: “Bize bakın da sizin nurunuzdan (ışığınızdan) istifade edelim!” Onlara: “Arkanıza (dünyaya) dönün de (burası için bir) nur arayın!” denilecek. Derken aralarına kapısı olan bir duvar çekilecek. Bu duvarın, (münafıklar pişmanlık içinde mü'minleri izleyecekleri) bir kapısı olup, onun (mü'minlerin bulunduğu) iç tarafında rahmet, (münafıkların bulunduğu) dış tarafında ise azap vardır. 
Bkz. 7/46  
Cemil Said
swap_vert close
O gün kadın erkek münâfıklar mü’minlere: "Bir lahza sabır idiniz bize bakınız tâ ki sizin nûrunuzdan bir parça alalım" diyecekler fakat ânlara: Dünyâya ’avdet idiniz de orada alınız" cevâbı virilecek. Beynlerine bir divâr çekilecek ve bu divârın bir kapusı olacak, dâhilinde rahat ve hâricinde ’azâb bulunacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İkiyüzlü erkek ve kadınlar müminlere: "Bizi de gözetin; ışığınızdan faydalanalım" dedikleri gün, onlara: "Ardınıza dönün de ışık arayın" denir; inananlarla ikiyüzlüler arasına, kapısının içinde rahmet ve dışında azap olan bir sur çekilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Münafık erkeklerle münafık kadınların, iman edenlere, “Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım”[527] diyecekleri gün kendilerine, “Arkanıza (dünyaya) dönün de bir ışık arayın” denilecektir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Bunun iç tarafında rahmet, onlar (münafıklar) tarafındaki dış cihetinde ise azap vardır.
Âyetin bu kısmı, “Bizi bekleyin ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar iman edenlere şöyle diyecekler: “Bizi bekleyin de yetişip nurunuzdan bir parça alalım.” Şöyle denecek: “Geriye dönün de başka bir nur arayın!” Ve hemen aralarına kapısı da olan bir duvar çekilir; duvarın iç tarafında rahmet, kendilerine bakan dış tarafında ise azap vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Münafık erkeklerle münafık kadınların, müminlere: Bizi bekleyin, nurunuzdan bir parça ışık alalım, diyeceği günde kendilerine: Arkanıza dönün de bir ışık arayın! denilir. Nihayet onların arasına, içinde rahmet, dışında azap bulunan kapılı bir sur çekilir.  
 Münafıkların isteklerine, müminlerin cevaplarını tasvir eden bu âyete göre, müminlerle münafıkların arası kesin olarak ayrılacak, çekilen duvarın bir tarafında cennet diğer tarafında cehennem yer alacaktır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
O gün, ikiyüzlü erkekler ve kadınlar inananlara, "Bize bakın da sizin ışığınızdan alalım," diyecekler. Onlara, "Geriye dönün de ışık arayın," denir. Aralarına, iç taraftaki merhametle, dış taraftaki azabı ayıran kapılı bir engel konacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar o iman edenlere şöyle diyeceklerdir: "Bize bakın da sizin nurunuzdan alalım?" Onlara: "Arkanıza dönün de nur arayın!" denilir. Aralarına kapılı bir sur çekilir ki, onun içinde rahmet, dışında da azap vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O gün ki o münafıklar ve münafıkalar o iyman edenlere şöyle diyecek: Bize bakınız nurunuzdan iktibas edelim, denilecek ki dönün gerinize de bir nûr araştırın, derken aralarına bir sur çekilmiştir, bir kapısı vardır: İçi: rahmet onda, dışı ise o cihetten azâb,
Emrah Demiryent
swap_vert close
O gün munâfık erkeklerle munâfık kadınlar, îmân edenlere derler ki: “(Bizi bekleyin!) Bize bakın da sizin nurunuzdan faydalanalım.” Kendilerine (mü’minler tarafından, “Haydi, gücünüz yetiyorsa) arkanıza (bu nurun kazanılma yeri olan dünyaya geri) dönün de (orada) nur arayın” denir. Derken (mü’minler ile munâfıkların) aralarına, kapısı bulunan bir sur çekilir. (Mü’minlerin bulunduğu) iç tarafında rahmet, (munâfıkların bulunduğu) dış tarafında ise azap vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar, inanan kimselere: “Bize bakın de nûrunuzdan biraz yararlanalım.” derler. Onlara: “Arkanıza dönün de oradan nur¹ arayın.” denir. O anda aralarına kapısı olan bir duvar çekilir; duvarın iç tarafı rahmet, dış tarafında ise azap vardır.
1- Aydınlığı ve ışığı, dünyadayken inandıklarınızda ve yaptıklarınızda arayın.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O günde ki erkek münafıklarla kadın münafıklar, îman etmiş olanlara «Bizi bekleyin. Nuurunuzdan bir parça ışık alalım» diyecekler) dir. (O gün onlara istihza suretiyle) «Dönün arkanıza da bir nuur arayın» denilmiş (denilecek), nihayet onlar (la îman etmiş olanlar) ın arasına kapılı bir dıvar çekilmişdir (çekilecekdir). (öyle ki) onun içinde rahmet, dış yanında da azâb vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O gün münâfık erkeklerle münâfık kadınlar, îmân edenlere diyecek ki: “Bizi (de)bekleyin (ve bize biraz bakın) da nûrunuzdan faydalanalım!” (Onlara:) “(Yapabiliyorsanız)arkanıza (dünyaya) dönün de bir nûr arayın!” denilir. Derken aralarına, kapısı bulunan bir sur çekilir. Onun iç tarafı ki onda rahmet vardır, dış tarafına gelince o cihetten azab vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Münafık erkeklerle münafık kadınların, iman etmiş olanlara, “Bize bakın ki nurunuzdan biraz alalım (sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım) diyecekleri gün (ahiret günü) kendilerine, “Arkanıza dönün de bir ışık arayın” denilecektir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Bunun iç tarafında rahmet, onlar (münafıklar) tarafındaki dış cihetinde ise azap vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O gün ikiyüzlü erkeklerle ikiyüzlü kadınlar inananlara “Bize bakın da ışığınızdan faydalanalım” derler. İnananlar onlara “Dönün arkanızı ve ışığı (cehennemin karanlıklarında) el yordamıyla arayın” denir. Sonra, münafıklarla inananlar arasına, kapısı olan bir duvar çekilir. O kapının iç tarafında rahmet, kapının dış tarafında da azap vardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün iki yüzlü erkeklerle iki yüzlü kadınlar inananlara diyecekler: "Durun, ışığınızla biraz da biz aydınlanalım." Onlara denilecek: "Gerisin geriye dönün de kendinize bir ışık arayın." Derken aralarına bir duvar çekilecek. Duvarın kapısı da olacak. Onun içinde esirgenme, dışında da azap olacak.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O gün, erkek ve kadın münafıklar mü/minlere «— Bize bakın ki nurunuzdan bir parça ışık alalım» diyecekler. Onlara «— Arkanıza [¹] dönün de nur arayın» denecek. Bu sözlerden sonra kapılı bir duvar çekilecek [²], o duvarın iç tarafı rahmete [³], münafıklardan yana olan dış tarafı azaba mahsustur,
[1] Veya dünyaya.[2] Veya mü'minlerin nuruyle perde arkasında kalacaklar.[3] Veya kapının iç tarafı yâni müzminlerin bulunduğu taraf rahmete.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Münafık erkeklerle münafık kadınların, inananlara, “Bizi bekleyiniz ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım” diyecekleri gün kendilerine, “Arkanıza dönünüz ve bir ışık arayınız” denir. Bunun üzerine onların arasına kapısı bulunan bir sur/duvar¹⁰ çekilir ki iç tarafında rahmet, dış tarafında ise azap vardır.
10 Krş. A’râf, 7/46  
Kadri Çelik
swap_vert close
O gün, münafık erkekler ile münafık kadınlar, iman etmekte olanlara derler ki: “(Ne olur) Bize bir göz atın, sizin nurunuzdan birazcık alıp yararlanalım.” Onlara, “Arkanıza (dünyaya) dönün de bir nur arayıp bulmaya çalışın” denilir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir; onun iç (batın) tarafında rahmet, dış (zahir) tarafından ise azap vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O gün, karanlıkta kalan ikiyüzlü erkekler ve kadınlar, inananlara yalvararak, “Ne olur bizden tarafa bir bakın da, sizin nurunuzdan alıp aydınlanalım!” diyecekler. Fakat onlara, “Hayır!” denilecek, “Bunu elde etmenin yeri burası değil, dünya hayatıdır. O hâlde arkanıza dönün de, nuru geçmişteki hayatınızda arayın!” denilecek. Böylece müminlerle münâfıkların arasına, iç kısmındailâhî rahmet bulunan, dış yüzü ise cehennemdeki azâba bakan ve bir taraftan diğerine geçiş kapısı olan yüksek bir sur çekilecektir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Erkek Münâfıklar’ın ve kadın Münâfıklar’ın inanmış olanlara: “Bize bakın da nûrunuzdan iktibas edelim / yararlanalım!” diyeceği gün: “Ötenize / arkanıza dönün, bir nûr arayın!” denildi. Onların arasına kapısı olan bir sur çekildi. Onun görünmez iç tarafında Rahmet; görünür dış tarafında Azap vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün münafıklar, müminlere: " Bakar mısınız ışığınızdan biraz da biz alabilir miyiz? " diye yalvaracaklar. " Hadi oradan! ışığı geride arayın " diye terslenecekler. Hemen ardından müminlerle münafıklar arasına içi sevgiye; dışı acılara açılan kapısıyla bir duvar çekiliverir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Münafık erkeklerle münafık kadınların Müminlere; "Bize doğru bakın, biz de sizin ışığınızdan aydınlanalım!" diyecekleri gün hesap günüdür. O gün Münafıklara; "Arkanıza dönün dünya yaşamında kendinizi aydınlatacak bir ışık arayın!" denilecektir. Derken Müminlerle Münafıklar arasına kapısı olan bir sur çekilir. Bunun iç tarafında rahmet, dış tarafında azap vardır. Artık Müminler rahmet kısmında Münafıklar azap kısmında kalmışlardır. Münafıkların dedikleri gibi, Müminlerin ışıkları onları aydınlatmaz. Herkesin kendi ışığı kendisini aydınlatır. Kendi karanlığı kendini karartır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Münafık erkeklerle münafık kadınların müminlere “Bizi bekleyin, [nûr]unuzdan (ışığınızdan) bir parça [nûr] (ışık) alalım.” diyeceği günde (kendilerine) “Arkanıza dönün de (orada) bir [nûr] (ışık) arayın!” denecektir. Onların arasına içinde merhamet, dışında azap bulunan kapılı bir sur çekilmiş (olacak)tır. [*]
Burada konu, mahşerde cehennemliklerin cennetliklerden bazı isteklerde bulunacakları, ancak bu isteklerin gerçekleşmesinin mümkün olmayacağıyla ilgili olarak bu dünyada durumunu bizim bilemeyeceğimiz “kapısı olan bir sur” örneğiyle dile getirilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O gün, münâfık erkekler ile münâfık kadınlar, îman edenlere: “(Ne olur) bize bir bakın da sizin nurunuzdan birazcık yararlanalım”¹ diyecekler. O zaman onlara: “(Haydi) arkanıza dönün de bir nur bulabilirseniz bulun (bakalım)” denilir.² Derken onların arasına, kapısının içerisinde rahmet, dışarısında azap bulunan bir sur çekilir.
1 Âyetin tırnak içerisindeki bölümü “(Ne olur) bizi biraz gözetin de, biz de sizin içinize girelim.” şeklinde de tercüme edilebilir.2 Buradaki “dönün” emri, “defolun” gibi bir azardır. Yani; onlara; “haydi mümkünse dünyaya dönün de bir nur arayın bakalım. Nurun esas aranacağı yer orası idi. Onun da kazanılma sebebi Allah’ın emirlerine itaat idi.” denilecek.  
Muhammed Esed
swap_vert close
O Gün ikiyüzlü erkekler ve kadınlar ¹³ imana ermiş olanlara: “Bizi bekleyin!” diyecekler, “Sizin nurunuzdan bir [parça] ışık alalım!” [Ama] onlara: “Geriye dönüp gidin ve [kendinize ait] bir ışık arayın!” ¹⁴ denilecek. Bunun üzerine onlar[la müminler] arasına kapısı olan bir duvar çekilecek: içinde rahmet ve şefkat bulunacak, dışında ise azap. ¹⁵
13 Burada, yalnızca doğrudan “ikiyüzlüler” (bu terime Batı dillerince verilen anlamda) değil, aynı zamanda inançlarında mütereddit ve ahlakî değerlerinde zayıf olmalarından dolayı kendi kendilerini kandırmaya eğilimli olan kimseler de kasdedilmektedir (bkz. 29:11, not 7).14 Yani, “Yeryüzünde yaşarken ışığı/aydınlığı aramış olmalıydınız”.15 Burada gerçek müminler ile ikiyüzlüleri (veya inancı zayıf olanları) ayıran duvardaki kapının vurgulanması, ikinci grubun pişmanlık duymaları ihtimaline işaret etmektedir: karş. 40:12 ile ilgili 10. notta nakledilen meşhur Hadis. Mücâhid, (Taberî tarafından nakledildiğine göre) burada sözü edilen “duvar”ı 7:46’da zikredilen “engel/perde” (hicâb) ile özdeş görmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O gün, inanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafık erkeklerle münafık ikiyüzlü kadınlar iman edenlere diyecekler ki; “Biraz bekleyin de sizin ışığınızdan faydalanalım.” Onlara denilecek ki; “Haydi arkanıza dönün de ışığınızı orada arayın!” Ve o anda onların arasına kapısı bulunan bir sur çekilecek. Bu surun müminlere bakan kısmı rahmet, münafıklara/ikiyüzlülere bakan dış cephesinde ise azap vardır. 2/166-167
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O gün bütün münafık erkekler ve münafık kadınlar mü’minlere şöyle diyecekler: “Bize bakın[⁴⁹⁴⁴] da ışığınızdan biz de yararlanalım!” Onlara denilecek ki: “(Yapabiliyorsanız), arkanızdaki (hayata) dönün de,[⁴⁹⁴⁵] kendinize bir ışık arayın!”[⁴⁹⁴⁶] Derken onlarla mü’minler arasına kapısı olan bir sur çekilecek,[⁴⁹⁴⁷] onun iç tarafında rahmet bulunacak, dış tarafında ise azap.
[4944] Veya: “Bekleyin” ya da “gözetin”. İnfakla ilgili bir pasajın içinde nifakla ilgili âyetler dikkat çekicidir. Kâfiri mü’minden iman ayırır (8. âyet), münafığı mü’minden infak ayırır. İman küfrü def eder, infak nifakı. Ancak çift dünyalı olanlar infak edebilir. İki dünyası olanın iki yüzü değil tek yüzü olur. [4945] Bu ifade, “uzak durun, yaklaşmayın” şeklinde de anlaşılabilir. [4946] Yani: Hayattayken yaptığınız iyiliklerin ışığını arayınız. [4947] Surdaki kapı, günahkârlar için rahmet kapısı: Allah Rasûlü’nün ilâhî rahmeti okuyuşuna göre; günahlarından arındıktan sonra kalbinde hardal tanesi kadar iman olanlar Cennet’e girecektir (Buhârî).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O gün, münafık erkeklerle münafık kadınlar ise müminlere: "Biraz durun, bizi bekleyin de; nûrunuzdan yararlanalım (o sayede bir an olsun zulmetten kurtulalım) diye yalvarırlar. (Fakat onlara melekler tarafından) "Arkanıza dönün de nûru orada arayın. (Mümkünse dünyaya dönünüz de, nûru elde etmek için sâlih amellerde bulunun)" diye nida olunur. O sırada aralarına bir perde çekilir ki, onun iç tarafında rahmet, dış tarafında ise azap vardır. (Bir tarafı cennete, diğer tarafı ise cehenneme bakmaktadır)
Osman Fırat
swap_vert close
Münafık erkeklerle münafik kadınların, iman edenlere, "Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım" diyecekleri gün kendilerine, "Arkanıza (dünyaya) dönün de bir ışık arayın" denilecektir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Bunun iç tarafında rahmet, onların (münafıkların) tarafındaki dış cihetinde ise azap vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O gün münafıklar ve münafıkalar, imân etmiş olanlara diyeceklerdir ki: «Bize bakınız, nûrunuzdan bir parça ışık alalım.» (O nifak ehline) denilmiş olur ki, «Dönün arkanıza da bir nûr arayın». Artık bir duvar çekilmiştir ki, onun için bir kapı vardır, iç tarafında rahmet vardır. Dış tarafı ise onun cânibinden (de) azap vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O gün münafık erkek ve kadınlar, müminlere: “N'olur, ” derler, “yüzümüze bir bakın da nûrunuzdan biz de yararlanalım! ” Bunun üzerine onlara şöyle denilir: “Arkanıza dönün de bir nur arayın! ” Derken, aralarına bir duvar çekilir. Bu duvarın bir kapısı olup bu kapının iç tarafında rahmet, dış tarafında ise azap vardır. [42, 17] {KM, Matta 25, 1-13}
Süleyman Ateş
swap_vert close
O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar (cennete gitmekte olan) mü'minlere derler ki: "Bize bakın da sizin nurunuzdan yararlanalım." Onlara: "Arkanıza dönün de nur arayın!" denilir. Aralarına kapılı bir sur çekilir ki, onun içinde rahmet vardır, dış yönünde de azab.
Çünkü mü'minlerin gözleri, kâfirler tarafına çevrildikçe latîf bir nûr ışıldar. Karanlık içindeki adamlar, bu nûrdan yararlanabilmek için mü'minlere kendilerine bakmalarını söylerler. Fakat onlara bakmak müm'minlerin elinde değildir. Âhiretin nûru dünyâdan götürülür. Onun için mü'minler, onlara dünyaya dönüp ışık almalarını söylüyorlar. Fakat bu da onların elinde değildir. Kâfirlerin sonucu karanlık cehennem zindanıdır.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O günde erkek ve kadın münâfıklar mü'minlere: "Bize bakınız ki nûrunuzdan iktibâs idelim. (O sâyede biz de yolımızı görelim)" dirler. Onlara: "Geri dünyâya dönün ve nûrı oradan arayın. (Bu nûr dünyâda tahsîl olunur)" denilür. O sırada aralarına bir divar çekilür ki onda bir kapı vardır. İç tarafı rahmet ve dış tarafı 'azâbdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O gün ikiyüzlü (münafık) erkeklerle ikiyüzlü kadınlar, müminlere şöyle derler: “Bize bakın da ışığınızdan yararlanalım.” Onlara: “Arkanıza dönüp kendinize ışık arayın.” denir. Sonra aralarına giriş kapısı olan bir duvar çekilir[*]. İç tarafında her türlü ikram, dış tarafında da azap olur.
[*] Burası mahşer yeridir; büyük günah işlememiş veya sevabı çok olanlar orada hiçbir sıkıntı çekmeyecekleri için o kapıdan girer ve kurtulurlar. Allah Teala şöyle buyurur: "Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Bu, kötü davrananları yaptıklarına karşılık cezalandırsın; güzel davrananları da daha güzeli ile karşılasın diyedir. Onlar, günahların büyüklerinden ve fuhuş çeşitlerinden kaçınanlardır; diğer günahlar başka. Sahibinin affı kapsamlıdır." (Necm 53/31-32) "Önceden daha güzeli ile karşılama sözü verdiklerimiz Cehennemden uzak tutulacaklardır. O büyük dehşet onları üzmeyecek, ölümsüz olarak canlarının çektiği şeyler içinde olacaklardır. Melekler "bu sizin gününüz, size söz verilen gündür" diyerek onları karşılayacaklardır." (Enbiya 21/101-103)  
Şaban Piriş
swap_vert close
O gün, münafık erkekler ve münafık kadınlar, iman edenlere:-Bekleyin bizi de, ışığınızdan faydalanalım, diyeceklerdir.-Arkanıza dönün de oradan ışık arayın, denilecektir ve aralarına kapısının içinde rahmet, dışında azap olan bir sur çekilecektir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar, mü'minlere “Bize bakın da nurunuzdan alalım” derler. Onlara denir ki: “Arkanıza dönün de orada nur arayın.”(11) Derken aralarına bir duvar çekilir ki, onun bir kapısı vardır; içi rahmet, dışı ise azaptır.(12)
(11) Dönebilirseniz bir daha dünyaya dönün; çünkü bu nurun kazanılacağı yer orasıdır.(12) Yorumlar, genellikle, bu duvarın Cennet ile Cehennem arasında çekileceği şeklindedir. Bazılarına göre de bu duvar, A’râf Sûresinde (7:46) anlatılan perdedir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O gün ikiyüzlü erkeklerle ikiyüzlü kadınlar, iman edenlere şöyle derler: "Bize bakın da ışığınızdan bir parça alalım." Şöyle denir onlara: "Arkanıza dönün de bir ışık arayın." Nihayet aralarına kapısı olan bir sur çekilir. İçinde rahmet vardır onun. Dış tarafı ise azap.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol gün kim eyide munāfıķlar daħı munāfıķa 'avratlar [286b] anlara kim įmān getürdiler “güyüñ bize alalum nūruñuzdan.” eyidile “dönüñ arduñuza pes isteñ nūr.” pes görindürinildi aralarında bir dıvar anuñ ķapusı var. iç yüzi anuñ anuñ içindedür raḥmet daħı ŧaş yüzi anuñ anuñ ķatındadur 'aźāb ya'nį ŧamu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol gün eyide münāfıḳ erler, daḫı münāfıḳ ‘avratlar: Mü’minler bize naẓareyleñüz. Ola kim bir pāre olavuz sizüñ nūruñuzdan. Eyidile anlara ki: Ar‐duñuza ḳayıtuñuz, nūr isteñüz. Pes ortaladı anlar ortasında bir dīvār ki anuñḳapusı var. İç yüzinde raḥmet var ve ṭaşrası cihetinden ‘aẕāb vardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O gün münafiq kişi və qadınlar iman gətirənlərə: “(Bizi bir az) gözləyin ki, nurunuzdan bir qədər işıq alaq!” – deyəcəklər. (Onlara istehza ilə) belə cavab veriləcəkdir: “Geriyə dönüb işıq axtarın!” (Bu sözlərdən sonra) onların (mö’minlərlə münafiqlərin) arasına qapısının içəri tərəfində mərhəmət və bayır tərəfində əzab olan bir sədd çəkiləcəkdir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
On the day when the hypocritical men and the hypocritical women will say unto those who believe: Look on us that we may borrow from your light! it will be said: Go back and seek for light! Then there will separate them a wall wherein is a gate, the inner side whereof containeth mercy, while the outer side thereof is toward the doom.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
One Day will the Hypocrites- men and women - say to the Believers: "Wait for us! Let us borrow (a Light) from your Light!"(5290) It will be said: "Turn ye back to your rear! then seek a Light (where ye can)!" So a wall(5291) will be put up betwixt them, with a gate therein. Within it will be Mercy throughout, and without it, all alongside, will be (Wrath and) Punishment!
5290 Watchful preparation in Life, and the light of Faith, which reflects the divine Light, are matters of personal Life, and cannot be borrowed from another. So, in Christ's parable of the Ten Virgins (Matt. 25:1-13), when the foolish ones had let their lamps go out for want of oil, they asked to borrow oil from the wise ones, but the wise ones answered and said, "Not so; ... but go ye rather to them that sell, and buy for yourselves". 5291 The wall of Personality, or Record of Deeds, will divide the Good from the Evil. But the Gateway in it will show that communication will not be cut off. Evil must realise that Good-i.e., Mercy and Felicity-had been within its reach, and that the Wrath which envelops it is due to its own rejection of Mercy.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَوْمَ
o gün
يَقُولُ
der
الْمُنَافِقُونَ
münafık erkekler
وَالْمُنَافِقَاتُ
ve münafık kadınlar
لِلَّذ۪ينَ
o kimse- lere ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
انْظُرُونَا
bize bakın
نَقْتَبِسْ
alalım
مِنْ نُورِكُمْ
nûrunuzdan
ق۪يلَ
denildi
ارْجِعُوا
dönün
وَرَٓاءَكُمْ
arkanıza
فَالْتَمِسُوا
ve arayın
نُوراًۜ
bir nûr
فَضُرِبَ
derken vuruldu
بَيْنَهُمْ
aralarına
بِسُورٍ
bir sur
لَهُ
onun için vardır
بَابٌۜ
bir
kapı
بَاطِنُهُ
iç tarafı ki
ف۪يهِ
onda vardır
الرَّحْمَةُ
rahmet
وَظَاهِرُهُ
ve dış tarafı ki
مِنْ قِبَلِهِ
o cihetinden vardır
الْعَذَابُۜ
azap
O gün münafık erkeklerle münafık kadınlar, iman edenlere derler ki: "Bize bakın da nûrunuzdan (biz de biraz) faydalanalım." (Onlara) "Arkanıza dönün de bir nûr arayın!" denilir. Derken onların arasına içinde rahmet, dış tarafında azap bulunan kapılı bir sur çekilir.
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مُنَافِقُون
Etken fiil-III
ن ف ق
Münafık erkekler
مُنَافِقَات
Etken fiil-III
ن ف ق
Münafık kadınlar
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
اِقْتَبَسَ
Fiil-VIII
ق ب س
Aldı, faydalandı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نُور
İsim
ن و ر
Nûr, aydınlık
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَجَعَ
Fiil-I
ر ج ع
Döndü
وَرَاء
İsim
و ر ي
Arka, ardı, arkasında, gerisinde, ötesinde
اِلْتَمَسَ
Fiil-VIII
ل م س
Aradı
نُور
İsim
ن و ر
Nûr, aydınlık
ضَرَبَ
Fiil-I
ض ر ب
Misal getirdi, vurdu, sefere çıktı, dövdü, vazgeçti, dolaştı
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
سُور
İsim
س و ر
Sur
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
بَاب
İsim
ب و ب
Kapı
بَاطِن
Etken fiil
ب ط ن
Bâtın (Allah'ın esması, ismidir. Zuhurunun şiddetinden dolayı gizli olan demektir), gizli olan, içte kalan
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
ظَاهِر
Etken fiil
ظ ه ر
Zâhir (Allah'ın ismi, esmasıdır. Zatıyla ve sıfatlarıyla sürekli zuhur edip tecelli eden demektir), açık, zahiri olan, görünüşte olan, galip gelen
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قِبَل
İsim
ق ب ل
Mukavemet, cihet, ön taraf, doğru (yön)
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza