close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hadîd Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yunâdûnehum elem nekun me’akum(s) kâlû belâ velâkinnekum fetentum enfusekum ve terabbastum vertebtum ve ġarratkumu-l-emâniyyu hattâ câe emru(A)llâhi ve ġarrakum bi(A)llâhi-lġarûr(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar bağırırlar da derler ki: Biz, sizinle beraber değil miydik? Evet derler ve fakat siz, kendinizi fitnelere saldınız ve iman edenlerin bir felakete uğramasını beklediniz ve şüphe ettiniz ve olmayacak istekler, sizi aldatıp durdu, sonunda Allah'ın emri, gelip çattı ve sizi Şeytan, aldatmıştı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Galibiyet döneminde ve ahirette münafıklar, sadık ve salih) Olanlara (yalvarıp): "Biz de sizlerle birlikte değil miydik? (Niçin şimdi bize yüz vermiyor ve sahip çıkmıyorsunuz?)" diye seslenince, onlar da derler ki: "Evet (önceleri bizimle beraberdiniz), ancak siz kendinizi fitneye sürüklediniz. (Hakk davadan vazgeçip bizim yenilmemizi ve zillete düşmemizi) Gözetleyip beklediniz. (Allah’ın va’adine karşı çeşitli ve şeytani) Kuşkulara kapılıverdiniz. (Nefsi ve dünyevi) Kuruntular sizleri yanıltıp günaha sevk etti. Sonunda Allah’ın emri (olan ölüm) geliverdi; ve o aldatıcı (olan şeytanlar ve şarlatanlar) da sizi Allah ile (Allah’ın adını kullanarak, ve kendilerini sizden birileri gibi tanıtarak) aldatıp (peşlerinden sürükledi.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Münafıklar o gün mü'minlere seslenirler: “Biz sizinle beraber değil miydik?” Mü'minler: “Evet beraberdiniz” derler. “Fakat siz kendinizi, kendiniz yaktınız. Hep mü'minlerin felaketini gözlediniz. İslâm dini hakkında şüphe ettiniz, sizi kuruntular aldattı, sizi o çok aldatan şeytan veya dünya Allah'a karşı güvendirerek, sizi Allah ile aldattı da nihayet ölüm veya Allah'ın azabı gelip çattı.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Münâfıklar onlara: “Biz dünyada sizinle beraber değil miydik?” diye seslenirler. Mü'minler de: “Evet, zâhirde beraberdik, ama siz başınızı büyük belâya soktunuz. Fırsat beklediniz. Şüpheye düştünüz, şüpheye düşürecek konular aradınız, ithamlarda bulundunuz. Allah'ın planı icra edilinceye kadar, boş hayaller sizi aldattı. Üstelik hilekâr insanlar ve şeytan da Allah'ı öne sürerek, Allah adına sizi kandırdı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlara: "Biz sizinle beraber değil miydik?" diye seslenirler. Derler ki: "Evet, ama siz kendi kendinizi fitneye soktunuz, (iman edenlerin başlarına felaketler gelmesini) gözlediniz, şüpheye düştünüz, Allah'ın emri (ölüm) gelinceye kadar uzun emeller sizi aldattı ve çok aldatıcı (şeytan) sizi Allah hakkında aldattı.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Münafıklar) Onlara seslenirler: 'Biz sizlerle birlikte değil miydik?' Derler ki: 'Evet, ancak siz kendinizi fitneye düşürdünüz, (müslümanları acıların ve yıkımların sarmasını) gözetip-beklediniz, (Allah'a ve İslam'a karşı) kuşkulara kapıldınız. Sizleri kuruntular yanıltıp-aldattı. Sonunda Allah'ın emri (olan ölüm) geliverdi; ve o aldatıcı da sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak, hatta masumca sizden görünerek) aldatmış oldu.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Münafıklar, müminlere şöyle bağırırlar: “- Bizler sizinle beraber (dünyada ibadet eder) değil miydik?” Müminler: “- Evet, bizimle beraberdiniz; fakat siz, kendinizi nifaka düşürüb helâk ettiniz. Müminlere felâket beklediniz, (yahud tevbe için beklediniz), şübhelendiniz ve uzun ömür hülyası, sizi aldattı; tâ Allah'ın emri (ölüm) gelinceye kadar... Bir de, Allah'a karşı, sizi, aldatıcı şeytan aldattı.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ehl-i imana biz seninle beraber değil miydik” diye seslenirler. Ehl-i iman: “Evet, fakat kendinizi fitneye attınız. (Müminlerin helak olacağını ) beklediniz. Şüphelendiniz, arzular sizi aldattı. Nihayet Allah’ın emri (ölüm) geldi de, aldatıcı olan şeytan, Allah hakkında sizi tamamıyla aldattı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Münafıklar müminlere, “Biz sizinle beraber değil miydik?” diye seslenirler. Müminler derler ki: “Evet, ama siz kendi başınızı belâya soktunuz, gözlediniz, şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. Şeytan, Allah ile sizi aldattı. Nihayet Allah'ın emri geldi çattı.”
Besim Atalay
swap_vert close
«Sizinle birlikte değil miydik?» diyerek bağrışırlar; onlara denilir ki: «Evet, öyle idi, kendinizi aldattınız, beklediniz, işkillendiniz, Allahın buyrumu gelene değin, umduğunuz şeyler sizi aldattı, Allaha karşı, sizi aldatan aldatmış bulunuyor!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Münafıklar) mü'minlere şöyle seslenecekler: “Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?” (Mü'minler de) diyecekler ki: “Evet, fakat sizler (münafıklık ederek) kendinize yazık ettiniz. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz, daima şüphe içinde yaşadınız. Allah'ın (ölüm) emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi yanılttı.” 
Bkz. 31/33, 35/5, 83/29-35  
Cemil Said
swap_vert close
Münâfıklar mü’minlere "Biz sizinle berâber değil mi idik?" diyecekler. Ânlar da "Evet lâkin siz hevâ-yı nefsinize kapılıyor ve şübhe idiyor idiniz. Dünyânın gurûr ve debdebesi gözlerinizi bürümüş idi. Nihâyet emr-i Hak vâki’ oldı. (Şeytân) Allâh hakkında sizi aldatmış idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İkiyüzlüler, inananlara: "Biz sizinle beraber değil miydik" diye seslenirler. Onlar: "Evet öyle; fakat sizler kendinizi aldattınız, bize pusu kurdunuz, Allah'ın buyruğu gelene kadar dinde şüpheye düştünüz; sizi kuruntular aldattı; sizi şeytanlar Allah'a karşı da ayarttı."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Münafıklar) mü’minlere şöyle seslenirler: “Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler de) derler ki: “Evet, fakat siz kendinizi yaktınız. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz, şüphe ettiniz. Allah’ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi aldattı.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Münafıklar onlara, “Sizinle beraber değil miydik?” diye seslenirler. Onlar, “Evet öyleydi” derler, ama siz başınızı belâya kendiniz soktunuz, fırsat kolladınız, hep şüphe içinde oldunuz ve Allah’ın emri gelip çatıncaya kadar geleceğe yönelik kuruntularınız sizi oyaladı; bundan ötürü o aldatan (şeytan) da Allah hakkında sizi kandırıp durdu.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Münafıklar onlara: Biz sizinle beraber değil miydik? diye seslenirler. (Müminler de) derler ki: Evet ama, siz kendi başınızı belaya soktunuz; fırsat beklediniz; şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. O çok aldatan (şeytan) sizi, Allah hakkında bile aldattı. Nihayet Allah'ın emri gelip çattı!  
 Azaba çarptırılan münafıklar dünyada, görünüşte müslümanlar gibi davranırlar ama kalpten inanmadıkları için müminlerin felâketini gözler, İslâm hakkında şüphe beslerler, ihtirasların peşinde koşarlar, şeytanın türlü telkin ve aldatmalarına kapılırlar.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Biz sizinle birlikte değil miydik?" diye onlara seslenirler. "Evet," derler, "Ancak siz kendinizi kandırdınız, beklediniz, kuşkular beslediniz ve ALLAH'ın kararı gelinceye kadar kuruntularla oyalandınız. Kandırıcı, sizi ALLAH hakkında yanılttı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Münafıklar) onlara: "Biz sizinle beraber değil miydik?" diye seslenirler. (Müminler) de derler ki: "Evet ama, siz kendi canlarınıza kötülük ettiniz, gözlediniz, şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. O çok aldatan (şeytan) sizi, Allah hakkında bile aldattı. Nihayet Allah'ın emri gelip çattı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
onlara şöyle bağırışırlar: Bizler sizinle beraber değil miydik? Evet, derler: Ve lâkin sizler kendilerinize fitne yaptınız, gözettiniz, işkillendiniz, o kuruntular sizi aldattı, tâ Allahın emri gelinciye kadar, hem sizi Allaha mağrurlandırdı o aldatıcı mağrur
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Munâfıklar) onlara (mü’minlere), “Biz (dünyada iken, sizin gibi ibadet etmekle, cihada çıkmakla) sizinle beraber değil miydik?” diye seslenirler. (Mü’minler de onlara) derler ki: “Evet, (görünüşte siz bizimle beraberdiniz) ancak siz (kalbinizdeki inkâr ve nifak ile) kendi nefsinize kötülük ettiniz. (Mü’minlerin başına felaketler gelmesini) beklediniz. (İslâm dini hakkında da) şüphe ettiniz. Allah’ın emri (ecel vaktiniz) gelinceye kadar (böyle hareket ederek,) boş kuruntular (ve temenniler) ile oyalanıp durdunuz ve o çok aldatıcı (şeytan) sizi Allah (’ın merhametine güvendirerek, affı) ile aldattı.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
İnananlara, “Biz sizinle beraber değil miydik?” diye seslenirler. İnananlar, “Evet, ama siz kendinizi fitneye düşürdünüz¹, bekleyip, şüphe ettiniz.² Allah'ın emri gelinceye kadar³ tutku ve kuruntularınız sizi aldattı. Ve o ğarur⁴ da sizi Allah ile aldattı.”5 dediler.
1- Kendi kendinizi aldattınız. 2- Hep şüphe ile yaşadınız. 3- Ölüm gelip çatıncaya dek. 4- Aldatanlar: İns ve cinden şeytanlar. 5- Sizi, “Allah merhametli ve bağışlayıcıdır, sizi affeder.” diyerek aldattı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Münafıklar) onlara bağrışırlar: «Biz sizinle beraber değil miydik»? «Evet, dediler (derler, beraberdik). Fakat kendinizi siz kendiniz yakdınız. (Hep mü'minlerin felâketini) gözetdiniz. (İslâm dîni hakkında) şübhe etdiniz. Sizi kuruntular aldatdı. Sizi o çok aldatan, Allaha karşı bile aldatdı». Nihayet (işte) Allahın emri gelib çatdı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Münâfıklar) onlara (o Cennet ehline): “Sizinle (dünyada) berâber değil miydik?” diye bağırırlar. (Mü'minler de:) “Evet (berâberdiniz)! Fakat siz, kendinizi (nifakla) fitneye düşürdünüz ve (mü'minlere musîbet gelmesini) beklediniz, hem (hak olan dîninizde) şübhe ettiniz ve boş temennîler sizi aldattı; nihâyet Allah'ın emri (ölüm) geldi; o çok aldatıcı (şeytan)da, sizi Allah hakkında aldattı!” derler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Münafıklar) onlara (kendilerini tanıyan mü’minlere): Biz (dünyada) sizinle beraber değil miydik? diye seslenirler. Onlar da: Evet, ama siz kendinizi aldattınız, pusu kurdunuz, şüphe ettiniz ve kuruntular sizi aldattı. Sonunda Allah’ın emri (olan ölüm) geliverdi ve o aldatıcı da sizi Allah ile aldatmış oldu” derler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Azapta olanlar inananlara “Biz sizinle beraber olmadık mı?” diye seslenirler. Onlarda “Evet beraber olduk” derler. İnananlar “Ancak siz, kendi nefsinizi yanılttınız, sonra bekleyip seyrettiniz ve hep şüphe içine girdiniz. Sonra, Allah’ın azap emri üzerinize gelinceye kadar, kuruntularınız sizi oyaladı ve gururunuz sizi Allah ile aldattı” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İki yüzlüler şöyle ünliyecekler: "Bizler sizlerle birlikte değil miydik?" inananlar diyecekler: "Öyle. Ancak siz kendinizi bozguna uğrattınız. Gözleriniz hep pusuda idi. İşkillendiniz durdunuz. Sizi aldatan kendi kuruntularınız oldu. Sizi Allah’a karşı o alçaltıcı Şeytan aldattı. Sonunda da Allah’ın buyruğu erişti."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
(Aralarına bir perde çekilince) münafıklar mü/minlere nida edecekler: Biz dünyada sizinle beraber değil miydik? Mü/minler şöyle diyecekler: «— Evet beraberdik fakat siz öz nefsinizi mihnete soktunuz, bizim felâketimizi gözlediniz, dinde şüpheye tutuldunuz, emr-i hak vâki oluncaya kadar kuruntular sizi aldattı, o aldatıcı dünyada Allah/a itaat hususunda sizi aldattı».
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlara seslenirler: “Biz sizinle beraber değil miydik?” Onlar da “Bilakis, beraberdiniz ama kendinizi fitneye/ derde soktunuz. (Başımıza bir felaket gelmesini) gözlediniz, tereddüt gösterdiniz [ve’rtebtum). Allah’ın emri size gelene kadar kuruntular sizi aldattı. Aldatan da sizi Allah’la aldattı.”¹¹
11 Krş. Lokmân, 31/33; Fâtır, 35/5  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlara (münafıklar şöyle) seslenirler: “Biz sizlerle birlikte değil miydik?” Onlar, “Evet, ancak siz kendinizi fitneye düşürdünüz, gözetip beklediniz, kuşkulara kapıldınız. Sizleri kuruntular yanıltıp aldattı. Sonunda Allah'ın emri (olan ölüm) geliverdi ve o aldatıcı da sizi Allah ile aldatmış oldu” derler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Münâfıklar, surun öte yanındaki müminlere seslenerek, “Biz dünyadasizinle birlikte değil miydik? Sizinle aynı hayatı yaşıyorduk. Biz de sizinle birlikte oruç tutup namaz kılıyorduk! O hâlde niçin burada aynı yerde değiliz?” diye onlara seslenecekler. Buna karşılık müminler, “Evet,görünüşte bizimle birlikteydiniz!” diyecekler, “Ne var ki siz, ikiyüzlülük ederek kendinizi felâkete sürüklediniz ve hemen teslim olmadınız, hatta hangi taraf kazanırsa ona katılmak için beklediniz, bekleştiniz; çünkü bu dine hep kuşkuyla baktınız. Başkalarının kalplerine şüphe tohumları ektiniz. Böylece, Allah’ın ölüm emri gelip çatıncaya kadar, boş kuruntularınız sizi oyalayıp durdu ve o Aldatıcışeytan ve dostları, bazen Müslüman görüntüsüyle karşınıza çıkıp hakkı batıl, batılı hak göstererek, bazen de Rabb’inizin şefkat ve merhametine güvendirerek sizi Allah ile aldattı!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara seslenirler: “Sizinle birlikte değil miydik?”. Dediler ki: -“Evet; ama siz kendinizi fitneye soktunuz. Gözlediniz (bekle-gör yaptınız); tereddüt ettiniz. Sizi Kuruntular aldattı; nihayet Allah’ın emri geldi. Ğarûr / Aldatıcılar da sizi Allah ile aldattı”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Münafıklar: " Yahu biz sizinle beraber değil mi idik " diye üsteler. Müminler: " evet beraberdik beraber olmasına ama, siz kendi kendinizi ayarttınız, çünkü hep suskun kaldınız, kuşkulandınız, yani sizi, doğru sandığınız kuruntular yanılttı. Derken Allah'ın fermanı geldi. Bu sefer de sizi, Allah adını kullanarak şeytan, yanılttı. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Münafıklar Müminlere surun arkasından şöyle seslenirler: "Biz dünyada sizinle beraber değil miydik?" Müminler derler ki: "Evet! Fakat siz kendinizi yaktınız. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz. Şüphe ettiniz. Allah’ın ölüm emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. Aldatıcı şeytana uydunuz. Şeytan Allah hakkında sizi aldattı. Dünyada bedenen bizimle birlikteydiniz ama inanç olarak, yaşam düzeni olarak beraber değildik. Siz insanların uydurduğu yasalarla kendinize yol çizdiniz. Biz Allah’ın yasalarına göre kendimize yaşam kurduk. İddia ettiğiniz gibi yeryüzünde asla beraber değildik!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Münafıklar) onlara (müminlere) “Biz sizinle birlikte değil miydik?” diye sesleneceklerdir. (Müminler de) şöyle diyeceklerdir: “Evet ancak siz kendinizi fitneye soktunuz, beklediniz, şüpheye düştünüz ve Allah’ın emri (ölüm) gelip çatıncaya kadar kuruntular sizi aldattı; o çok aldatan (şeytan) sizi Allah ile aldattı.” [*]
Benzer mesaj: Câsiye 45:35.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Münâfıklar) onlara: “(dünyada) biz de sizlerle birlikte değil miydik?”¹ diye bağrışacaklar. Müslümanlar da onlara: “Evet, (bizlerle birlikte idiniz) fakat siz, kendi kendinizi aldattınız, (inananların helâk olmalarını) beklediniz, (Allah’ın dininden) şüphe ettiniz, (köksüz) idealleriniz sizi hep aldattı ve sonunda da Allah’ın emri (olan ölüm) geliverdi. Ve (bir de) o aldatıcı (şeytan) sizi, Allah’ın affına güvendirerek² baştan çıkardı.” diyecek.
1 Yani; “bizler de îman etmiştik ve sizlerle birlikte ibâdet etmiştik” diyerek dünyada Müslüman gibi göründüklerinden dolayı medet ummaya çalışacaklar.2 Yani şeytan sizi Allaha: “Günâhın ne zararı olabilir? Nasıl olsa Allah affeder, hattâ affetmek zorundadır. Siz keyfinize bakın. Bu adamlar da çok ileri gidiyorlar...” diyerek, haksız yere güvendirdi.  
Muhammed Esed
swap_vert close
O[nun dışında kala]nlar, şu [içindeki]lere, “Sizinle değil miydik?” diye seslenecekler. Berikiler, “Evet öyleydi!” diye cevap verecekler, “Ama siz kendi kendinizi ayarttınız, ¹⁶ [inancınızda] tereddüt gösterdiniz; ¹⁷ [yeniden dirilme konusunda] şüpheye kapıldınız ve Allah’ın buyruğu ulaşıncaya kadar ¹⁸ kuruntunuz sizi yoldan çıkardı: çünkü, Allah hakkındaki ayartıcı düşünceler[iniz] sizi yanılgıya sürükledi! ¹⁹
16 Yani, “dünyevî kazançları arttırarak” veya “kişisel güvenliğiniz için korkuya kapılmak suretiyle” -her ikisi de hem yarım gönüllüleri hem de ikiyüzlüleri karakterize eder.17 İbni Zeyd (Taberî tarafından nakledildiğine göre) terabbestum fiilini böyle açıklar.18 Yani “ölünceye kadar”.19 Bkz. 31:33’ün son cümlesi ile ilgili not 30.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İkiyüzlü münafıklar, müminlere: – Biz sizinle beraber değil miydik? Diye seslenecekler. Müminler: – Evet, görünüşte öyleydi, ama siz ikiyüzlülük ederek kendinizi mahvettiniz. Bizim başımıza hep bir felaketin gelmesini beklediniz. Allah’ın ayetleri hakkında hep derin şüpheler içindeydiniz. Allah’ın emri ölüm gelinceye kadar boş kuruntular sizi oyaladı, böylece o aldatıcılar sizi Allah hakkında hep aldattılar, diyecekler. 4/119, 45/6...8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Münafıklar) seslenecekler: “Biz sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler) şöyle cevap verecekler: “Öyleydi! Ama siz birbirinizi ayarttınız. (Başımıza bir bela gelmesini) gözlediniz.[⁴⁹⁴⁸] (Hesap Günü’ne dair) kuşkuya kapıldınız. Allah’ın emri gelinceye kadar malum kuruntularla avundunuz.[⁴⁹⁴⁹] Dahası, aldatıcı sizi Allah ile aldattı.”
[4948] İbn Zeyd’e göre “tereddüt ettiniz”. [4949] Yani: Ütopyanızın peşinde kendinizi aldattınız.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bunun üzerine münafıklar müminlere) "Biz sizinle beraber değil miydik? (Sizinle beraber namaz kılıp savaşlara katılmıyor muyduk)” diye serzenişte bulunurlar. Onlar da: "Evet beraberdik ama; başınızı siz belâya soktunuz. (Münafıklık yaptınız, müminlerin felâketini) gözettiniz. (Öldükten sonra dirilmekten) Hep kuşkuya düştünüz. Allah’ın emri (ölüm) gelinceye kadar, batıl şeyler boş hayaller peşinde koştunuz. Çünkü, o çok aldatıcı (şeytan) sizi Allah'a güvendirdi. (Adam sende; günahın zararı yoktur, Allah Gafûr ve Rahîm'dir affeder" diyerek peşinden sürükledi) İşte sonunda Allah’ın emri gelip çattı!" derler.
Osman Fırat
swap_vert close
(Münafıklar) mü’minlere şöyle seslenirler: "Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?" (Mü’minler de) derler ki: "Evet, nefsinizle imtihan edildiniz ama başımıza musibetler gelmesini beklediniz, şüphe ettiniz. Allah’ın emri size gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. Ve O aldatıcı (şeytan) sizi Allah ile aldattı."
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlara bağırırlar ki: «Biz sizinle beraber değil mi idik?» Onlar da derler ki: «Evet.. Velâkin siz nefsinizi fitneye düşürdünüz, ve (mü'minler hakkında fenalık) gözettiniz ve sizi bâtıl şeyler gurura düşürdü. Tâ ki, Allah'ın emri geliverdi. Ve sizi şeytan Allah ile aldattı.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Münafıklar şöyle seslenirler: “Biz de sizinle beraber değil miydik? ” Müminler cevap verirler: “Evet, beraberdiniz, fakat siz kendi canınızı yaktınız, müminlere hep felaket gelmesini gözleyip durdunuz, şüphelere düştünüz, sizi birtakım kuruntular oyaladı. Bir de baktınız ki emr-i Hak gelmiş. Böylece o dessas, çok aldatıcı şeytan sizi Allah'ın affı ve keremi ile aldattı. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Münafıklar) onlara seslenirler: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" (Mü'minler) derler ki: "Evet ama, siz kendi canlarınıza kötülük ettiniz, beklediniz (hemen tevbe etmediniz) kuşkulandınız, kuruntular sizi aldattı. Allah'ın emri (ölüm) gelinceye kadar (böyle hareket ettiniz,) o çok aldatıcı (şeytan,) sizi Allah(ın affı) ile aldattı."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Münâfıklar mü'minlere (divarın dışından) nidâ idüb: "Dünyâda iken biz sizinle berâber değil mi idik?" dirler. Mü'minler de:" Evet bizimle berâber idiniz. Lâkin nefislerinizi fitneye koydınız, sizi tûl-u emel mağrur idüb aldatdı. Allâh'ın emri geldiği zamân (hîn-i vefâtınızda) şeytân sizi iğfâl idüb tevbeden çevirdi" dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Münafıklar: “Sizinle beraber değil miydik?” diye bağırırlar. Müminler: “Evet ama siz kendinizi yaktınız. Bizi gözlemlediniz, şüpheye düştünüz; kurduğunuz kurgular, Allah’ın (ölmenizle ilgili) emri gelinceye kadar sizi aldattı. O çok aldatan (şeytan) da sizi Allah ile aldattı.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Münafıklar, müminlere:-Sizinle beraber değil miydik? diye seslenecekler.-Evet, ama, siz kendinizi aldattınız. Çekinceli davrandınız, şüphe ettiniz ve Allah'ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. Aldatıcı da sizi Allah ile aldattı, derler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Mü'minlere “Biz sizinle beraber değil miydik?” diye seslenirler. Mü'minler “Evet,” der. “Fakat siz kendi kendinizi helâke düşürdünüz. Çünkü bizim başımıza gelecekleri gözetlediniz; şüphe içinde oldunuz; Allah'ın emri gelinceye kadar kuruntularla avunup durdunuz; o çok aldatıcı olan Şeytan da sizi Allah ile aldattı.(13)
(13) 31:33’ün açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlara seslenirler: "Biz sizinle değil miydik?" Derler ki: "Evet, bizimleydiniz. Ancak siz kendinizi yaktınız, bekleyip durdunuz, şüphe ettiniz, hayal ve kuruntular/hurafeler/anlamını bilmeden okuyuşlar sizi aldattı; nihayet Allah'ın emri geldi. O yaman aldatıcı, sizi Allah ile aldattı."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ķıġıralar anlara ya'nį munāfıķlar mü’minlere “iy degül mi-dük bile namāz ķılur sizüñ-ile?” eyittiler: “evet; velįkin siz fitneye bıraķduñuz gendüzüñüzi” ya'nį munāfıķlıġ-ıla. daħı göz duttuñuz ya'nį mü’minler yitmeġine daħı gümānlendüñüz ya'nį islām’da daħı maġrur eyledi sizi arzular tā geldi Tañrı buyruġı ya'nį ölüm. daħı aldadı sizi Tañrı-y- ıla aldayıcı ya'nį şeyŧān.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Nidā iderler mü’minlere ki: Biz sizüñle degülmi‐dük? Eyideler:Evet, lākin siz nefsüñüzi fitneye düşürdüñüz ve mü’minler zevālini gözet‐di‐siz. Daḫı gümāna düşdi‐siz ve sizi aldadı ‘ömr uzunluġı. Tañrı Ta‘ālā buy‐ruġı gelince size ki ölümdür, daḫı sizi Tañrı yolından çıḳardı şeyṭān.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Münafiqlər divarın içəri tərəfində olan mö’minləri) səsləyib deyəcəklər: “Məgər biz (dünyada) sizinlə birlikdə deyildikmi?!” (Mö’minlər) belə cavab verəcəklər: “Bəli (bizimlə birlikdə idiniz). Lakin siz özünüzü (nifaqla, ikiüzlülüklə) fitnəyə saldınız (fitnəyə salıb məhvə düçar etdiniz), siz (mö’minlərin başına bir fəlakət gəlməsini) gözləyirdiniz və (Allahın birliyinə, Muhəmməd əleyhissəlamın peyğəmbərliyinin həqiqiliyinə) şəkk edirdiniz. Allahın əmri (ölümünüz) gəlib çatanadək sizi xam xəyallar (tamah) aldatdı. Sizi Allah barəsində (Allah rəhmlidir, bütün günahlarınızdan keçər, sizə heç bir cəza verməz deyə) o tovlayan (Şeytan) tovladı!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They will cry unto them (saying): Were we not with you? They will say: Yea, verily; but ye tempted one another, and hesitated, and doubted, and vain desires beguiled you till the ordinance of Allah came to pass; and the deceiver deceived you concerning Allah;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(Those without) will call out, "Were we not with you?"(5292) (The others) will reply, "True! but ye led yourselves into temptation; ye looked forward (to our ruin); ye doubted ((Allah)´s Promise); and (your false) desires deceived you; until there issued the Command of Allah. And the Deceiver deceived you in respect of Allah.(5293)
5292 The evil will now claim same right of kinship or association or proximity with the good in earthly life; but in fact they had been arrogant and had selfishly despised them before. The reply will be: (1) you yourselves chose temptation and evil; (2) when you had power in your earthly life, you hoped for ruin to the good, and perhaps plotted for it; (3) you were warned by prophets of Allah, but you doubted Allah's very existence and certainly His Mercy and Justice, and the Hereafter; (4) you followed your own lusts and neglected Reason and Truth; (5) you were given plenty of rope, but you followed your mad career, until Judgement came upon you, and now it is too late for repentance. 5293 The Arch-Deceiver (Satan) deceived you in respect of Allah in many ways: for example, he made you oblivious of Allah's Mercy and loving-kindness; he made you reject His Grace; he made you think that Allah's Justice may not overtake you; etc.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يُنَادُونَهُمْ
onlara seslenirler
اَلَمْ نَكُنْ
olmadık mı
مَعَكُمْۜ
sizinle beraber
قَالُوا
dediler
بَلٰى
evet
وَلٰكِنَّكُمْ
fakat siz
فَـتَنْتُمْ
fitneye düşürdünüz
اَنْفُسَكُمْ
kendinizi
وَتَرَبَّصْتُمْ
ve beklediniz
وَارْتَبْتُمْ
ve şüphe ettiniz
وَغَرَّتْكُمُ
ve sizi aldattı
الْاَمَانِيُّ
boş temenniler
حَتّٰى جَٓاءَ
gelinceye kadar
اَمْرُ
emri
اللّٰهِ
Allah'ın
وَغَرَّكُمْ
hatta sizi aldattı
بِاللّٰهِ
Allah ile
الْغَرُورُ
o aldatıcı
(O münafıklar) Onlara, "biz (dünyada) sizinle beraber değil miydik?" diye seslenirler. (Mü'minler de) Derler ki: "Evet (beraberdiniz), fakat siz kendinize yazık ettiniz, (bizim başımıza her zaman bir musibet ve bela gelmesini) beklediniz, (üstelik siz Allah'ın âyetlerinden de resulünden de sürekli) şüphe ettiniz ve (dünyaya dair) boş temenniler sizi aldattı. Hatta Allah'ın emri (olan ölüm) gelip çatıncaya kadar o aldatıcı (şeytan), sizi Allah(ın affı ve rahmeti) ile aldattı."
نَادٰى
Fiil-III
ن د و
Nidâ etti, çağırdı, seslendi, dua etti, feryat etti
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
بَلٰى
Edat
بَلٰى
Bilakis, tabi ki, evet, hayır (inandım)
لٰكِنّ
Harf-i istidrak
لٰكِنّ
Ancak, fakat, lakin, başka, hariç
فَتَنَ
Fiil-I
ف ت ن
Kötülük yaptı, şaşırttı, imtihan etti, aldattı, fitneye düşürdü, belaya uğrattı, yaktı, işkence etti
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
تَرَبَّصَ
Fiil-V
ر ب ص
Bekledi, gözetledi
اِرْتَابَ
Fiil-VIII
ر ي ب
Şüpheye düştü, şüphe etti
غَرَّ
Fiil-I
غ ر ر
Aldattı, kandırdı
اُمْنِيَّت
İsim
م ن ي
Kuruntu, temenni
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَرَّ
Fiil-I
غ ر ر
Aldattı, kandırdı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَرُور
İsim
غ ر ر
Aldatıcı