close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hadîd Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yevme terâ-lmu/minîne velmu/minâti yes’â nûruhum beyne eydîhim vebi-eymânihim buşrâkumu-lyevme cennâtun tecrî min tahtihâ-l-enhâru ḣâlidîne fîhâ żâlike huve-lfevzu-l’azîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O gün görürsün ki erkek ve kadın, inananların nurları, önlerinde ve sağlarında parlayıp koşmada; müjde bugün size; kıyılarından ırmaklar akan cennetlerde ebedi olarak kalacaksınız ve bu, en büyük kutluğun, murada erişin ve başarının ta kendisidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Mahşerde) O gün, mü’min erkekler ile mü’min kadınları, önlerinde ve sağlarında (dört yanında kutlu aydınlık) nurları koşarken (ışık ve saygınlık saçarken) göreceksin. "Bugün sizin müjdeniz (ve kutlu hediyeniz), içinde ebedi kalıcılar (olduğunuz), altından ırmaklar (ve havuzlu şelaleler) akan cennetlerdir. İşte ’büyük kurtuluş ve mutluluk’ budur" (denilecektir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O gün inanan erkekleri ve inanan kadınları görürsün ki, nurları önlerinde ve sağlarında parlayıp koşuyor. Kendilerine: “Bugün müjdeniz altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacağınız cennetlerdir” denilir. İşte büyük kurtuluş budur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların, imanlarından, işledikleri hayırlardan ve salih amellerinden kaynaklanan nurlarının, genişleyerek, yayılarak önlerini, sağlarını, sollarını aydınlattığını gördüğün gün, onlara: “Bugün, müjdeler olsun size! Altından ırmaklar akan, içinde ebedî yaşayacağınız Cennet konaklarının müjdesi. İşte bu, büyük mutluluktur.” denir.
Ahmet Varol
swap_vert close
O gün mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların nurlarının önlerinden ve sağlarından koştuğunu görürsün. "Bugün sizin müjdeniz altından ırmaklar akan, içinde sonsuza kadar kalacağınız cennetlerdir." İşte büyük kurtuluş budur.
Ali Bulaç
swap_vert close
O gün, mü'min erkekler ile mü'min kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında koşarken görürsün. 'Bugün sizin müjdeniz, içinde ebedi kalıcılar (olduğunuz), altından ırmaklar akan cennetlerdir.' İşte 'büyük kurtuluş ve mutluluk' budur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Hatırla) o günü ki, mümin erkeklerle mümin kadınların nurları, önlerinden ve sağlarından koşar bir halde kendilerini göreceksin. (Melekler onlara şöyle derler): “-Bugün size, müjde olsun! O cennetler ki, altlarından ırmaklar akıyor; içlerinde ebedî olarak kalacaksınız.” İşte en büyük kurtuluş budur...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O günü düşün ki; mümin erkek ve kadınların nurları önlerinde ve sağlarında yürür. (Melekler onlara:) “İşte bugün müjdeniz, içinde ebedî kalacağınız, altlarında nehirler akan Cennetlerdir. En büyük kazanç budur.” (derler.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O gün, mümin erkeklerle mümin kadınları, amellerinin nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatıp giderken görürsün. Kendilerine, “Bugün müjdeniz, içinden ırmaklar akan ve süreli kalacağınız cennetlerdir” denilir. İşte büyük kurtuluş budur.
Besim Atalay
swap_vert close
O gün erkek, dişi inanmış olanların nurları önlerinden, yanlarından koşacaktır; o gün, müjde sizlere, altından ırmaklar akan cennetler vardır, orda sonsuz kalırlar; bu ulu bir onunçtur
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Mü'min erkeklerle mü'min kadınların (iman ve iyi amelleriyle kazandıkları) nurlarının, önlerinden ve sağlarından (aydınlatıp) gitmekte olduğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: “Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan, yerleşip mesken edineceğiniz cennetlerdir.” İşte bu, büyük bir kurtuluştur.
Cemil Said
swap_vert close
Bir gün kadın erkek mü’minleri göreceksin, nûrları ânların önlerinde ve sağında gidecek kendilerine "Size güzel bir haber tebşîr ideriz, nehirlerle iskâ olunmuş cennet bağçelerinde ilelebed kalacaksınız" dinilecek, bu ’azîm bir sa’âdetdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnanmış erkek ve kadınları, defterleri sağdan verilmiş ve ışıkları önlerinde olarak giderken gördüğün gün onlara şöyle denecektir: "Müjde; bugün içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacağınız cennetler sizindir." İşte bu büyük kurtuluştur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Mü’min erkeklerle mü’min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: “Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan, ebedî olarak kalacağınız cennetlerdir.” İşte bu büyük başarıdır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O gün mümin erkeklerin ve mümin kadınların ışıklarının önlerini ve çevrelerini aydınlattığını görürsün. “Bugün size müjde var; altından ırmaklar akan cennetlerde ebedî kalacaksınız” (denir). İşte en büyük murada ermek budur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Mümin erkeklerle mümin kadınları, önlerinden ve sağlarından, (amellerinin) nurları aydınlatıp giderken gördüğün günde, (onlara): Bugün müjdeniz, zemininden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacağınız cennetlerdir, denilir. İşte büyük kurtuluş budur.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnanan erkeklerin ve kadınların ışıklarının önlerinden ve sağ yanlarından yayıldığını gördüğün gün, "Müjde, bugün, sürekli olarak kalacağınız altlarından ırmaklar akan cennetler var. Bu, en büyük zaferdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O gün inanan erkekleri ve inanan kadınları görürsün ki nurları, önlerinde ve sağlarında koşuyor. (Kendilerine): "Bugün müjdeniz altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacağınız cennetlerdir." (denilir) İşte büyük kurtuluş budur!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O gün ki göreceksin o mü'minleri ve mü'mineleri, önlerinde ve sağlarında nûrları koşuyor, müjde size diye bu gün o Cennetler ki Altlarından ırmaklar akıyor, içlerinde muhalled kalacaksınız, işte fevzî azîm odur
Emrah Demiryent
swap_vert close
O gün (sırat köprüsü üzerinde) mü’min erkekleri ve mü’min kadınları görürsün ki (îmân ve taat) nurları, önlerinde ve sağlarında koşuyor. (Kendilerine melekler tarafından,) “Bugün müjdeniz altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacağınız cennetlerdir” (denilir). İşte bu en büyük kurtuluştur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O gün, mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, nurları¹ önlerinde ve sağlarında² olduğu halde koşarlarken göreceksin. Bugün müjdeniz; içinde sürekli kalacağınız, içinden ırmaklar akan Cennetlerdir. İşte bu büyük kurtuluştur.
1- Aydınlık, ışık. Gidecekleri yönü belirleyen aydınlık. Dünyada “inanan ve salihatı yapanlar” olmaları, bu yaptıkları bir ışık olarak ahirette önlerini aydınlatacaktır. 2- “Sağ; deyim olarak, bereketli, yüksek mertebe, seçkin, uğurlu, güç ve şeref” anlamına gelmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O günde ki erkek mü'minlerle kadın mü'minleri — nuurları önlerinden ve sağlarından koşar bir halde görürsün. (Melekler onlara) «Bugün sizin müjdeniz, içlerinde ebedî kalacağınız, altlarından ırmaklar akan cennetlerdir» (diyeceklerdir). İşte bu, büyük muraada ermenin ta kendisidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O gün (kıyâmet günü) mü'min erkeklerle mü'min kadınları görürsün ki, nûrları önlerinde ve sağlarında koşuyor. (Onlara denilir ki:) “Bugün sizin müjdeniz, altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalıcı kimseler olduğunuz Cennetlerdir!” İşte en büyük kurtuluş budur!(1)
(1)“İnsan, nûr-ı îmân ile a‘lâ-yı illiyyîne (en yüksek mertebeye) çıkar, Cennete lâyık bir kıymet alır. Ve zulmet-i küfür (küfür karanlığı) ile, esfel-i sâfilîne (aşağıların en aşağısına) düşer; Cehenneme ehil olmaya bir vaziyete girer. Çünki îman, insanı Sâni‘-i zü’l-Celâl’ine (celâl sâhibi san‘atkârına) nisbet ediyor (bağlıyor); îman, bir intisabdır (bağlanmadır). Öyle ise insan, îmân ile insanda tezâhür eden (görünen) san‘at-ı İlâhiye(Allah’ın san‘atı) ve nukūş-ı esmâ-i Rabbâniye (Allah’ın isimlerinin nakışları) i‘tibâriyle bir kıymet alır. Küfür, o nisbeti kat‘ eder (keser). O kat‘dan san‘at-ı Rabbâniye gizlenir. Kıymeti dahi yalnız madde i‘tibâriyle olur. Madde ise, hem fâniye, hem zâile (geçici), hem muvakkat (vakti sınırlı) bir hayât-ı hayvânî olduğundan, kıymeti hiç hükmündedir. (...) Eğer nûr-ı îman, içine girse, üstündeki bütün ma‘nîdâr nakışlar o ışıkla okunur. O mü’min, şuûr ile okur ve o intisabla okutur. Yani: ‘Sâni‘-i zü’l-Celâl’in masnûuyum (eseriyim), mahlûkuyum, rahmet ve keremine mazharım’ gibi ma‘nâlarla insandaki san‘at-ı Rabbâniye tezâhür eder. Demek Sâni‘ine (san‘atkârına) intisabdan ibâret olan îman, insandaki bütün âsâr-ı san‘atı (san‘at eserlerini)izhâr eder (gösterir). İnsanın kıymeti, o san‘at-ı Rabbâniyeye göre olur ve âyine-i Samedâniye (samed olan Allah’a aynalık yapması) i‘tibâriyledir. O hâlde, şu ehemmiyetsiz olan insan, şu i‘tibârla bütün mahlûkāt üstünde bir muhâtab-ı İlâhî (Allah’ın muhâtabı) ve Cennete lâyık bir misâfir-i Rabbânî (Allah’ın misâfiri) olur.” (Sözler, 23. Söz, 101)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Mü’min erkeklerle mü’min kadınların (iman ve salih amellerinden kaynaklanan) nurlarının, önlerinden (etraflarından, sol) ve sağlarından (aydınlatıp) geçmekte olduğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: “Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan, içinde (ebedî olarak) kalacağınız cennetlerdir.” İşte bu, büyük bir başarıdır. *
(*) “Sağ el” veya “sağ taraf” mecazı, Kur’an’ın birçok yerinde, “dürüstlük ve erdemlilik” ve bu nedenle “kutsanmışlık” anlamında kullanılmaktadır. Burada bu anlam, müminlerin önünde ve sağ taraflarında onların “Allah’ı bilmelerinin, yüksek ahlakî seviyelerinin ve kör bir idraksizlikten ve kötü fiillerden uzak olmalarının” bir sonucu olarak “hızla yayılan ışık” ile sembolize edilmiştir (Râzî).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O hesap günü, inanan erkeklerin ve inanan kadınların, önlerini ve sağ taraflarını aydınlatmak için ışıklarının arada koştuğunu görürsün. Onlara “Bugün size devamlı kalmak üzere, altlarından ırmakların aktığı cennetlere gireceğinizin müjdesi var” denilir. İşte bu büyük bir kurtuluştur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün inanan erkeklerle inanan kadınları önlerinden, artlarından ışıklar saçarak koşar göreceksin. "Bugün size müjdeler olsun, içinden ırmaklar akan cennetler! Siz hep onların içinde kalacaksınız." İşte bu, pek büyük bir başarıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Tevhit nurları erkek, kadın mü/minlerin önlerinde, sağlarında çabuk yürürken, mü/minleri o nurların ışığında görürsün, onlara «— Bugün size müjdeler olsun ki ağaçları altından ırmaklar akar uçmaklar hazırdır, orada devamlı kalacaksınız» denecek. İşte büyük kurtuluş budur.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) İnanan erkeklerle inanan kadınların nurlarının onların önlerinde ve sağ taraflarında koştuğunu göreceğin gün, onlara şöyle denir: “Bugün size müjdelenen; altından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacağınız cennetlerdir.” İşte büyük kurtuluş budur.
Kadri Çelik
swap_vert close
Mümin erkekler ile mümin kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında koşar iken gördüğünüz gün (onlara), “Bugün sizin müjdeniz, içinde temelli kalıcılar olarak altından ırmaklar akan cennetlerdir” denir. İşte büyük kurtuluş budur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Gün zâlimler ve kafirler karanlıklar içinde cehenneme doğru yol alırlarken, inanan erkekleri ve kadınları, göreceksin. Onlar sırat üzerindeyken dünyadaki iman ve onun gereği olan salih amelleri, güzel davranışlarıyla kazandıkları nurları, önlerinden ve sağlarından koşarakCennete doğru onlara yol açarlar. Onlara denilecek ki: “Bugün size müjdeler olsun; sizin ödülünüz, ağaçlarının altından ırmaklar çağıldayan ve sonsuza dek içinde yaşayacağınız cennet bahçeleridir. İşte en büyük kurtuluş budur!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Erkek Müminler’i ve kadın Müminler’i, onların nuru, önlerinden ve sağlarından koşuyor göreceğin gün, sizin müjdeniz, O Gün, içinde sürekli kalacağınız, altından Irmaklar akan cennetlerdir. İşte Çok Büyük Başarı (Kurtuluş) budur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün, bir ışık demetinin, önden ve yandan bay ve bayan müminlerle birlikte ilerlediğini göreceksin. Ne mutlu size! Artık içinde derelerin çağladığı bahçeler bugün sizin oldu. Hem de sonsuza kadar kalmak üzere. Çok muhteşem bir zaferdir bu!…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Mümin erkeklerle Mümin kadınların dünyada yaptıkları iyilikler, güzellikler, Allah yolundaki harcamalar; diriliş günü Müminlerin etrafına saçılan ışıklar olur. Yeryüzünde de onların örneklikleri insanlara yol aydınlığı olmuştur. Diriliş günü Müminler yapmış oldukları iyiliklerin, Allah yolunda yaptıkları sınırsız harcamaların ışığında onurla hesaba doğru yürürler. Onları gören Melekler şöyle der; "Bugün size müjdelenen şey, içlerinden ırmaklar akan, ebedi olarak kalacağınız cennetlerdir." İşte bu büyük başarıdır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Mümin erkeklerle mümin kadınları, (kendilerini aydınlatan) [nûr]larının (ışıklarının) önlerinde ve sağlarında koşarken gördüğün günde, (onlara) “Bugün müjdeniz, içlerinde [ebedî] kalıcılar olarak (kalacağınız), altlarından ırmaklar akan cennetlerdir.” (denecektir). Asıl büyük kurtuluş işte budur!
Mehmet Türk
swap_vert close
O gün, inanan erkeklerin ve inanan kadınların (îmanlarının) nurlarını, onların önlerinden ve sağ taraflarından koşarken görürsün. Ve o gün onlara: “Bugün müjdeler olsun size! İçerisinde ebedî olarak kalacağınız, zemîninden ırmaklar akan cennetler, sizindir. İşte bu, en büyük kurtuluştur.” denilir.
Muhammed Esed
swap_vert close
bütün mümin erkekleri ve mümin kadınları önlerinde ve sağ taraflarında hızla yayılan ışık dalgalarıyla ¹² göreceğin Gün, [o Gün onlar şu hitapla karşılanacaklar:] “Bugün size bir müjde (var): içinden ırmaklar akan, mesken edineceğiniz bahçeler! Bu, en büyük mazhariyettir!”
12 Bkz. 74:39’daki ashâbu’l-yemîn (“sağdakiler/sağ taraftakiler”) ifadesi ile ilgili not 25. “Sağ el” veya “sağ taraf” mecazı, Kur’an’ın birçok yerinde, “dürüstlük ve erdemlilik” ve bu nedenle “kutsanmışlık” anlamında kullanılmaktadır. Burada bu anlam, müminlerin önünde ve sağ taraflarında onların “Allah’ı bilmelerinin, yüksek ahlakî seviyelerinin ve kör bir idraksizlikten ve kötü fiillerden uzak olmalarının” bir sonucu olarak “hızla yayılan ışık” ile sembolize edilmiştir (Râzî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte O gün, mümin erkekleri ve mümin kadınları önlerinde ve sağ yanlarında kazandıkları nurlarıyla aydınlanmış olarak hızla ilerlerken görürsün. – Müjdeler olsun size! Şimdi girin tabanından ırmakların çağladığı ve içinde kalacağınız cennetlere, işte budur muhteşem zafer! Denilecek. 80/38-39
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bütün mü’min erkekleri ve mü’min kadınları önlerini ve sağ taraflarını aydınlatan nurlarıyla hızla ilerlerken[⁴⁹⁴³] gördüğün gün (onlara): “Bugün size müjde var: Zemininden ırmaklar akan, içinde yerleşip kalacağınız cennetler!.. Bu, işte budur muhteşem zafer!”
[4943] Bu dünyanın sahte yıldızlarına/starlarına karşılık, kalıcı dünyanın etraflarına ışık saçan gerçek yıldızları onlar olacak.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, iman edip Allah rızası için harcama yapan) Mümin erkeklerle, mümin kadınları, nurları??? önlerinden ve sağ yönlerinden koşarken görürsün. Onlara: (Melekler tarafından) "Bu gün sizin müjdeniz, ağaçlarının altından ırmaklar akan -sonsuza dek kalacağınız- cennetlerdir" diye nida olunur, işte bu en büyük murada ermenin ta kendisidir!
Osman Fırat
swap_vert close
Mü’min erkeklerle, mü’min kadınların, önlerini ve sağlarını aydınlatan ışığın koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: "Bugün size müjdelenen cennetir ki altlarından ırmaklar akar, devamlı olarak kalacağınız yerdir. " İşte bu büyük başarıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O gün mü'minleri, ve mü'mineleri göreceksin ki, nûrları önlerinde ve sağ taraflarından koşar. (Onlara denilecektir ki:) Bugün sizin müjdeniz cennetlerdir ki, onların altlarından ırmaklar cereyan eder, içlerinde ebedîyyen kalıcılarsınız, işte bu, en büyük bir necâttır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gün gelir, mümin erkekleri ve mümin kadınları, önlerinde ve sağ taraflarındaki nurlarıyla, koşarcasına cennete doğru ilerlediklerini görürsün. Kendilerine: “Bugün size müjdeler olsun! Buyurun, içinden ırmaklar akan cennetlere, ebedî kalmak üzere girin! ” denilir. İşte en büyük başarı ve mutluluk budur.
Hz. Peygamber (a.s.) kıyamet günü, kendi ümmetinin mensuplarını abdest izinden ötürü alınları, elleri ve ayaklarındaki nurla tanıyıp ayırd edeceğini bildirmiştir. İbn Ebî Hatim, Ebû Ümame’den şöyle bir hadis nakletmiştir: “Kıyamet günü bir karanlık salınır, öyle ki ne mümin ne de kâfir avucunu dahi göremez. Ta ki Allah Teâlâ müminlere amelleri kadar nur gönderinceye kadar.” Taberî ve Beyhakî İbn Abbas’ın şöyle dediğini naklederler: “İnsanlar karanlıklar içinde iken, Allah Teâlâ bir nur gönderir. Müminler o nuru görünce o tarafa doğru yönelirler. İşte bu nur, onların cennete girmeleri için Allah tarafından gönderilen bir kılavuz olur.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
O gün inanan erkekleri ve inanan kadınları; ışıkları, önlerinde ve sağlarında koşar durumda görürsün. (Kendilerine): "Bugün müjdeniz, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacağınız cennetlerdir." (denilir). İşte büyük başarı budur!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yevm-i kıyâmetde erkek ve kadın mü'minlerin nûrları önlerinden ve sağ taraflarından gider görirsin. Melekler onlara: "Size bugün ağaçları altından nehirler akan cennetler ile müjde olsun, orada muhalled kalırsınız. Bu, büyük fevzdir" dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir gün inanıp güvenen erkeklerle inanıp güvenen kadınların ışıklarının, önlerinden ve sağlarından saçıldığını göreceksin. Onlara: “İçinden ırmaklar akan bahçeler bugün sizin müjdenizdir; orada ölümsüzleşeceksiniz” denir. İşte bu, büyük bir kurtuluştur.
Şaban Piriş
swap_vert close
O gün, mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların nurlarının önlerinden ve sağlarından koştuğunu görürsün.-Müjde, bugün, alt tarafından ırmaklar akan ve içinde daimi kalacağınız cennetler sizindir. İşte O, en büyük kurtuluştur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O gün mü'min erkekleri ve mü'min kadınları görürsün ki, nurları önlerinde ve sağlarında koşmaktadır.(10) Bugün sizin müjdeniz, altlarından ırmaklar akan Cennetlerdir; ebediyen orada kalacaksınız. İşte bu pek büyük bir kazanç ve kurtuluştur.
(10) Peygamberimiz buyuruyor ki: "Ben kıyamet gününde secde izni verileceklerin ilkiyim. Secdeden kalkma izni verileceklerin de ilkiyim. Secdeden başımı kaldırdığımda bakarım, önümde, diğer ümmetler arasından ümmetimi tanırım. Sağıma bakar, ümmetimi tanırım. Soluma bakar, ümmetimi tanırım.” Ümmetini nasıl tanıyacağını soran kimseye de Peygamberimiz şu cevabı vermiştir: “Abdest yüzünden parıl parıl parlarlar; onunla tanırım. Kitapları sağdan verilir; onunla tanırım. Yüzlerinde secde izi vardır; onunla tanırım. Bir de önlerindeki ve sağ taraflarındaki nurlarıyla tanırım.” Diğer yandan, kıyamet günü insanlar karanlık içindeyken Allah’ın mü’minlere, yaptıkları işlere göre nur göndereceği, bunlardan en büyüğünün dağ kadar olacağı, en küçüğünün ise parmağını aydınlatacak kadar olacağı ve bir sönüp bir yanacağı rivayet edilmiştir. (Müstedrek, 2: 250, no. 3784, 3785.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gün olur, mümin erkeklerle mümin kadınları, ışıkları önlerinde ve sağ yanlarında koşar görürsün. Şöyle denilir: "Bugün size, altlarından ırmaklar akan cennetler müjdeleniyor. Sürekli kalıcısınız içlerinde." İşte büyük başarının ta kendisidir bu.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol gün kim göresin mü’minleri daħı mü’mine 'avratları ive yüriye nurları ileylerinde daħı śaġlarında. “muştılıķ size bugün uçmaķlardur aķar altından ırmaķlar ebed ķalıcılarken anuñ içinde.” şol, oldur žafer bulmaķ ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol gün ki göresin mü’minleri ve mü’mine ‘avratları. Yürüye nūrları ileyle‐rince ve yanlarınca. Size muştılıḳ bu gün cennetlerdür ki aḳar altlarındanırmaḳlar. Ebedī ḳalurlar anda. Oldur ulu sa‘ādete yitişmek.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O gün (qiyamət günü, ya Peyğəmbər!) mö’min kişilərin və qadınların (səmimi e’tiqadları və dünyada etdikləri yaxşı əməllər müqabilində nail olduqları iman) nurunun onların önlərindən və sağ tərəflərindən axıb şö’lə saçdığını (qıl körpüsü üstündə onlara yol göstərdiyini) görəcəksən. (Mələklər onlara deyəcəklər: ) “Bu gün sizin müjdəniz (ağacları) altından çaylar axan cənnətlərdir. Siz orada əbədi qalacaqsınız!” Bu, böyük qurtuluşdur (uğurdur)!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
On the day when thou (Muhammad) wilt see the believers, men and women, their light shining forth before them and on their right hands, (and wilt hear it said unto them): Glad news for you this day: Gardens underneath which rivers flow, wherein ye are immortal. That is the supreme triumph.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
One Day shalt thou see the believing men and the believing women- how their Light runs(5288) forward before them and by their right hands: (their greeting will be): "Good News for you this Day! Gardens beneath which flow rivers! to dwell therein for aye! This is indeed the highest Achievement!"(5289)
5288 In the Darkness of the Day of Judgement there will be a Light to guide the righteous to their Destination. This will be the Light of their Faith and their Good Works. Perhaps the Light of the Right Hand mentioned here is the Light of their Good Works: for the Blessed will receive their Record in their right hand (69:19- 24). 5289 The highest Achievement, the highest felicity, the attainment of Salvation, the fulfillment of all desires. See n. 4733 to 44:57.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَوْمَ
o gün
تَرَى
görürsün
الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'min erkekleri
وَالْمُؤْمِنَاتِ
ve mü'min kadınları
يَسْعٰى
koşuyor
نُورُهُمْ
nûrları
بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ
önlerinde
وَبِاَيْمَانِهِمْ
ve sağlarında
بُشْرٰيكُمُ
sizin müjdeniz
الْيَوْمَ
bugün
جَنَّاتٌ
cennetlerdir
تَجْر۪ي
akar
مِنْ تَحْتِهَا
altlarından
الْاَنْهَارُ
ırmaklar
خَالِد۪ينَ
ebedi kalıcı- lar olarak
ف۪يهَاۜ
içlerinde
ذٰلِكَ
işte budur
هُوَ
o
الْفَوْزُ
kurtuluş
الْعَظ۪يمُۚ
büyük
O gün mü'min erkeklerle mü'min kadınları önlerinden ve sağlarından (amellerinin) nûrları aydınlatıp hızla giderken görürsün (onlara şöyle denir), "bugün sizin müjdeniz, içinde ebedi kalacağınız, altlarından ırmaklar akan cennetlerdir." İşte büyük kurtuluş (ve saadet) budur.
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
مُؤْمِنَات
Etken fiil-IV
ا م ن
Mü'min kadınlar, iman eden kadınlar
سَعٰى
Fiil-I
س ع ي
Çalıştı, koştu, uğraştı, çabasını gösterdi
نُور
İsim
ن و ر
Nûr, aydınlık
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
يَد
İsim
ي د ي
El
يَمِين
İsim
ي م ن
Yemin, sağ el, sağ taraf, ahit
بُشْرَى
İsim
ب ش ر
Müjde
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
جَرَي
Fiil-I
ج ر ي
Aktı, akıp gitti, alıp götürdü
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
تَحْت
İsim
ت ح ت
Altında
نَهَر
İsim
ن ه ر
Irmak, nehir
خَالِدٌ
Etken fiil
خ ل د
Ebedi kalıcı, devamlı kalıcı, ölümsüz
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
فَوْز
İsim
ف و ز
Kurtuluş, kazanmak
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam