close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hacc Sûresi 57. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne keferû vekeżżebû bi-âyâtinâ feulâ-ike lehum ‘ażâbun muhîn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kafir olup delillerimizi yalanlayanlarsa, onlar içindir horlayan, aşağılatan azap.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kâfir olup ayetlerimizi yalanlayan (zulüm ve kötülüğe bulaşan) kimseler(e gelince); artık onlar için aşağılatıcı (ve bunaltıcı) bir azap vardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere ve mesajlarımızı yalanlamaya kalkışanlara gelince, işte böylelerini alçaltıcı bir azap karşılayacaktır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah ve peygamberlerini inkârda ısrar edenlere, küfre saplananlara, âyetlerimizi Kur'ân'ımızı yalanlayanlara, işte onlara alçaltıcı zillete düşürücü ruhi bir azap vardır.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 40/6.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara ise aşağılayıcı bir azap vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlar; artık onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Küfre varıp da âyetlerimizi inkâr edenler, işte bunlara horluk içinde bırakılacakları bir azab vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kâfir olup da ayetlerimizi yalanlayanlar ise, işte onlar için zillet verici bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara da, aşağılatan bir azap vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfir olan, belgelerimizi yalanlayan kimselerçin hor kılıcı azap var
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ama inkâr eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar için de aşağılayıcı bir azap vardır.
Cemil Said
swap_vert close
Halbuki küfür idenler ve âyâtımızıa yalan diyenler müstekreh bir ’azâba dûçâr olacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnkar edenler, ayetlerimizi yalan sayan kimseler, işte onlar için hakir düşüren azap vardır.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnkâr edip âyetlerimizi yalanlamış olanlara gelince, onlar için de alçaltıcı bir azap vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlara ise alçaltıcı bir azap vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ayetlerimizi yalanlayıp inkar edenler ise küçük düşürücü bir cezayı hakkederler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise, işte bunlar için hakîr düşüren bir azab vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kâfirlik edip âyetlerimize yalan demiş olanlar ise, işte bunlara mühîn bir azâb vardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince... İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kâfir olan¹ ve ayetlerimizi yalanlayan kimseler için alçaltıcı bir azap vardır.
1- Gerçeği görmezden gelen; gerçeğin üzerini örten.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kâfir olub da bizim âyetlerimizi yalan sayanlar, işte onlar, onlar için de hor (ve zelîl) edici bir azâb vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlar ise, işte onlar için (pek) aşağılayıcı bir azab vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (hakkı) inkâr edip âyetlerimizi (mesajlarımızı) yalanlamış olanlara gelince, onlar için de (o gün) alçaltıcı bir azap vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Doğruları inkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar içinde alçaltıcı azap var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki tanımadılar, ayetlerimizi yalan saydılar, işte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfir olup âyetlerimizi yalan sayanlar da kendilerini hor kılıcı bir azaba uğrayacaklar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnkâr edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar için alçaltıcı [muhîn] bir azap vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Küfre sapıp ayetlerimizi yalanlayanlar (var ya), artık onlar için de aşağılatıcı bir azap vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Apaçık hakîkati inkâr eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da alçaltıcı bir azâba mahkûm edilecekler!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnkâr etmiş ve âyetlerimizi yalanlamış kimselere gelince; işte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
sözlerimizi göz ardı edip yalanlayanlar, çok aşağılayıcı cezalara maruz kalacaklardır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edip ayetlerimizi yalanlamış olanlara alçaltıcı bir azap vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar için küçük düşürücü bir azap vardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Kâfirler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, rezil edici azap da onlaradır.
Muhammed Esed
swap_vert close
ama hakkı inkara, mesajlarımızı yalanlamaya kalkışanlara gelince, işte böylelerini alçaltıcı bir azap bekliyor olacaktır.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerçeği örtbas edip ayetlerimiz karşısında yalana sarılan kâfirlere ise, işte onlara onur kırıcı bir azap vardır. 2/39, 5/10, 6/49, 39/71, 40/49- 50
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama inkârda inat eden ve Bizim âyetlerimizi yalanlayanlara gelince,[²⁸⁶⁸] işte onların hakkı, onur kırıcı bir terkedilmişliğe mahkûm olmaktır.[²⁸⁶⁹]
[2868] Burada çarpıcı olan iman ve sâlih amelin karşısına küfür ve tekzibin yerleştirilmesidir. Bu durumda sâlih amel, tasdikin zorunlu sonucu olup çıkmaktadır. [2869] Azâbın “terk etme, alıkoyma, engel olma” anlamı için bkz: 68:33, not 29.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kafir olup, ayetlerimizi yalan sayanlara ise, zillete düşüren bir azap vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara da alçaltan bir azâb vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o kimseler ki, kâfir oldular ve Bizim âyetlerimizi tekzîp eylediler, artık onlar için şedît bir azap vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Dini inkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlara ise zelil eden bir azap vardır. [40, 6]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara da alçaltan bir azab vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Küfür idüb âyetlerimizi tekzîb ve inkâr iyleyenlere de hakîr ve rüsvây idici 'azâb vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ayetleri görmezlikten gelenlere ve ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanlara gelince, işte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kafir olup, ayetlerimizi yalanlayanlar ise işte onlara, onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar için de aşağılayıcı bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar için aşağılayıcı bir azap öngörülmüştür.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim kāfir oldılar daħı yalan duttılar āyetlerümüzi pes anlar anlaruñdur ħor eyleyici 'aźāb.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve ol kişiler ki ve ol kişiler ki kāfir oldılar daḫı yalanladılar bizümāyetlerümüzi, anlara yaraḳlanupdur ẕelīl idici ‘aẕāb.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Kafir olanlar, ayələrimizi yalan hesab edənlər isə rüsvayedici bir əzaba düçar olacaqlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
While those who disbelieved and denied Our revelations, for them will be a shameful doom.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And for those who reject Faith and deny our Signs, there will be a humiliating Punishment.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
وَكَذَّبُوا
ve yalanla- dılar
بِاٰيَاتِنَا
âyetlerimizi
فَاُو۬لٰٓئِكَ
artık işte onlar
لَهُمْ
onlar için vardır
عَذَابٌ
bir azap
مُه۪ينٌ
aşağılayıcı
(Resulümüzü) İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlar ise işte (o gün) onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
مُهِين
Etken fiil-IV
ه و ن
Aşağılayıcı