close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hacc Sûresi 55. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ yezâlu-lleżîne keferû fî miryetin minhu hattâ te/tiyehumu-ssâ’atu baġteten ev ye/tiyehum ‘ażâbu yevmin ‘akîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kafir olanlarsa, kıyamet gelip çatmadıkça, yahut o kısır gün, onlara gelmedikçe onun hakkında şüphe etmekten kurtulamazlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İnkâr edenler ise, kıyamet saati onlara apansız gelinceye veya (hayır yönünden) kesintiye uğramış (akim, verimsiz) bir günün azabı onlara yetişinceye kadar ondan (Kur’an’dan) yana şüphe içinde kıvranıp kalıvereceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler ise, kendilerine kıyametin ansızın gelip çatmasına veya bütün ümitlerin boş olduğu, o günün azabı başlarına çökünceye kadar, Kur'ân hakkında kapıldıkları şüpheden, asla kurtulamazlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler ansızın cezalandırılıncaya, kıyametin kopacağı âna veya hiç de ümit verici şeyler va'detmeyen bir günün azâbı, kabir azâbı kendilerine gelinceye kadar Kur'ân'dan şüphe etmeye devam ederler.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnkar edenler, kendilerine kıyamet vakti ansızın gelinceye ya da kısır (hayırsız) bir günün azabı erişinceye kadar ondan (Kur'an'dan) şüphe etmeye devam edeceklerdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
İnkâr edenler ise, kıyamet-saati onlara apansız gelinceye veya kesintiye uğramış (akim, verimsiz) bir günün azabı onlara yetişinceye kadar ondan (Kur'an'dan) yana şüphe içinde sür-git kalacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Peygamberi ve Kur'an'ı inkâr edenler de, kendilerine ansızın kıyamet gelinceye, veya (nesilleri kesen bir harbteki) verimsiz günün azabı çatıncaya kadar Kur'an hususunda bir şübhe içinde kalır giderler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O kâfirler, bu Kur’ana karşı şüphe etmekten ayrılmayacaklar. Nihayet kıyamet onlara birden gelir veya sonucu onlar için akim olan bir günün azabı onlara gelecektir.(*)
(*) Nitekim sonuç itibariyle o kâfirler için çok zararlı olan Bedir günü geldi; onlara azap ve helaket oldu.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnkâr edenler, kendilerine son saat ansızın gelinceye ya da her kurtulma gayretinin sonuçsuz kalacağı günün azabı gelinceye kadar, Kur'ân hakkında hep şüphe içinde olacaklardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfir olan kimseler, ansızın kıyamet, ya da kısır günün azabı gelene değin ondan şüphe ederler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnkâr edenler ise, kendilerine ansızın o saat (ölüm ya da kıyamet) gelinceye yahut (bütün ümitlerin boş olduğu) kısır bir günün azabı onlara yetişinceye kadar, ondan (Kur'an'dan) yana kuşku içinde olmaya devam edecekler.
Cemil Said
swap_vert close
Kâfirler bağteten sa’at gelinceye kadar ve yâhud mahv idici ’azâb güni tulû’ idinceye kadar şübhede kalacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnkar edenler, ceza saati kendilerine ansızın gelene veya gecesi olmayan günün azabı çatana kadar Kuran'dan şüphe etmekte devam ederler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnkâr edenler, kendilerine kıyamet ansızın gelinceye, yahut da onlara kısır bir günün[378] azabı gelip çatıncaya dek o Kur’an’dan bir şüphe içinde kalırlar.
Bazı tefsir bilginleri, bu “kısır gün”ün, müşriklerin ağır bir yenilgiye uğradıkları Bedir savaşı günü olduğunu ifade etmişlerdir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnkâr edenler ise, kıyamet kendilerine ansızın gelinceye veya sonu olmayan günün azabı kendilerini yakalayıncaya kadar Kur’an hakkında hep şüphe içinde kalacaklardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye, yahut da (kendileri için hayır yönünden) kısır bir günün azabı gelinceye kadar onun (Kur'an) hakkında hep şüphe içindedirler.  
 Müfessirlere göre, âyette belirtilen «ansızın gelecek olan saat», ölüm veya kıyamet; kâfirler için «hayır yönünden kısır olan gün» ise müşriklerin tam bir yenilgiye uğradığı Bedir savaşı günü ya da benzeri gelmeyecek olan kıyamet günüdür.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkarcılar ise, Saat (dünyanın sonu) kendilerine ansızın gelinceye kadar, yahut o müthiş günün cezası kendilerine çatıncaya kadar sürekli ondan kuşku duyacaklardır
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İnkâr edenler de, kendilerine ansızın kıyamet gelinceye veya akîm (kısır) bir günün azabı gelinceye kadar, Kur'ân'dan şüphe etmekte devam edip giderler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O küfredenler de kendilerine o saat bağteten gelinciye veya akîm bir günün azâbı gelinciye kadar ondan bir şekk içinde kalır giderler
Emrah Demiryent
swap_vert close
İnkâr edenler ise, kendilerine ansızın o saat (kıyamet) gelinceye yahut (bütün ümitlerin boş olduğu) kısır bir günün azabı onlara yetişinceye kadar, ondan (Kur’ân’dan) yana şüphe içinde olmaya devam edecekler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçeği yalanlayan nankörler de Sâ'at¹ ansızın gelinceye veya ardından başka bir gün olmayan günün azabı gelinceye kadar ondan² kuşku duymaya devam edeceklerdir.
1- Kıyametin kopma anı. 2- İlimden/Allah'tan gelen bilgiden, vahiyden.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Küfr (ü inkâr) edenler ise kendilerine o saat ansızın gelinceye, yahud kısır bir günün azâbı çatıncaya kadar ondan (Kur'andan) yana mütemâdi bir şek içinde kalırlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İnkâr edenler ise, kendilerine kıyâmet ansızın gelinceye veya kendilerine kısır(hayırsız) bir günün azâbı gelinceye kadar ondan (Kur'ân'dan) yana bir şübhe içinde bulunur dururlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (o) inkâr etmiş olanlar (hakkı inkâra şartlanmış olanlar) ise, kendilerine o saat (ölüm saati) ansızın gelinceye, ya da (kendileri için hayır yönünden) kısır (verimsiz) bir günün azabı kendilerine gelinceye kadar ondan (Kur’an’dan) yana kuşku içinde olmaya devam ederler.*
(*) Bu âyette ansızın geleceği bildirilen sâ’atin ve azâbın, kıyâmet sâati ve azâbı olma ihtimali varsa da zayıftır. Çünkü Kur’ân’ın tehdit ettiği müşrikler, kıyâmeti görmemişlerdi, görmeleri de mümkün değildi. Büyük ihtimalle bu sâ’at ve kısır günün azâbı, müşriklerin başına gelecek Bedir olayıdır. Bu âyet de Bedir zaferine işâret eden bir Kur’ân mu’cizesidir… (S. Ateş Meali 55. Ayet Açıklaması) Ayrıca müfessirlere göre, âyette belirtilen «ansızın gelecek olan saat», ölüm veya kıyamettir. Ama söz konusu müşrikler hayatta iken kıyameti görmediklerine göre en isabetli ve en doğru görüş, ansızın gelen ‘’saat’’ ölüm anıdır. Not: Aşağıdaki (اللباب في علوم الكتاب) tefsir metninde de geçtiği gibi (الساعة)’’ «ansızın gelecek olan saat»’’tan ölüm vakti, (يوم عقيم) den maksat kıyamet ise hiçbir sorun kalmaz. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. {حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغْتَةً}؛ يعني سَاعَةَ موتِهم، (التفسير الكبير) (حَتَّى تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ ) أي ساعة الموت.( حقائق التأويل في الوحي والتنزيل) أي ولا يزال الكافرون في شك مما ألقى الشيطان في قلوبهم حين قراءة القرآن عليهم حتى يأتيهم الموت فجأة (المراغي ) يويحتمل أن يكون المراد بالساعة وقت موت كل أحد وبعذاب يوم عقيم القيامة (مفاتيح الغيب))  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Doğruları inkâr edenler, kendilerine kıyamet saati ansızın gelinceye kadar veya geldiğinde de, ümitlerinin tükeneceği günün azabının gelmesinden hep şüphe içinde kalacaklardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Tanımazlar o kimselerdir ki kalkış günü birdenbire gelinciye, ya da gecesi olmıyan günün azabı çatıncaya kadar Kur’an için tükenmek bilmiyen bir işkil içindedirler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfirler birdenbire kıyamet [⁴] gelinceye veya kısır bir günün [⁵] azabı gelinceye kadar Kur/an hakkında şüphe edip duracaklar.
[4] Veya ölüm saati.[5] Kıyamet günü ki dehşetinden kadınlarda gebelik kalmaz, veya o gün hayır görmezler. Bugün ile Bedir günü de kastolunabilir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnkâr edenler, kıyamet [es-sâ’at] vakti kendilerini ansızın yakalayıncaya veya kısır/hayırsız [akîm] bir günün azabı kendilerine gelinceye kadar Kur’an hakkında bir kuşku/tereddüt [mirye] içinde olmaya devam ederler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Küfre sapanlar, kendilerine o saat ansızın gelinceye yahut da (kendileri için hayır açısından) kısır bir günün azabı ininceye kadar onun (Kur'an) hakkında hep şüphe içindedirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnkârcılıkta direten kâfirler ise, bâtıl önyargılarını kıramadıkları sürece, Azrail’le buluşma saati ansızın gelip çatıncaya; ya da bütün plânların, ümitlerin suya düşeceği, gerçekleri anlamanın hiçbir işe yaramayacağı o kısır Günün azâbı başlarına çökünceye kadar, Kur’an’dan yana içine düştükleri şüphelerden kurtulamayacaklar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnkâr etmiş olanlar ise, ondan kuşkulanmaktan (şüphe etmekten) kurtulamazlar; tâ ki onlara Verimsiz Gün’ün azabı gelir veya onlara Saat ansızın gelir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gerçekleri göz ardı edenler ise Kitap hakkında kuşku duymaya devam edeceklerdir. Ama sonunda ya ilahî felaket ansızın gelip çatacak, ya da o başarısız saldırının acısıyla yanacaklar. [6]
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler kıyamet saati ansızın gelinceye kadar yahut başlarına hesap gününün azabı gelinceye kadar Kur’an’dan şüphe ederler. İnkâr edenler hesap günü hiçbir hayırlı şey bulamazlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kâfir olanlar, kendilerine o (Son) Saat ansızın gelinceye [*] veya kısır bir günün [*] azabı gelinceye kadar onun (Kur’an’ın) hakkında hep şüphe içindedir.
Benzer mesajlar: En‘âm 6:31, 47; A‘râf 7:187; Yûsuf 12:107; Enbiyâ 21:40; Şu‘arâ 26:202; ‘Ankebût 29:53; Zümer 39:55; Zuhruf 43:66; Muhammed 47:18.,Burada sözü edilen “kısır gün”, mahşerin inkarcılar için hiçbir iyilik ve huzur içermemesi anlamında mecazi bir ifadedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kâfirler ise, kıyamet ansızın gelinceye ya da verimsiz bir gün (olan kıyametin) azabı onlara yetişinceye kadar o (Kur’an) hakkında şüphe edip duracaklardır.¹
1 Yani ona hiç inanmayacaklardır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Hakkı inkara şartlanmış olanlar ise, Son Saat kendilerini apansız yakalayıncaya ve bütün ümitlerin boş olduğu o Gün’ün azabı başlarına çökünceye kadar ⁷⁰ O’nun hakkında kapıldıkları şüpheden sıyrılmayacaklardır.
70 Lafzen, “yahut o çorak günün azabı onlara ulaşıncaya kadar”; yani, öldükleri güne kadar Allah’ın varlığını tanıyıp O’nun yol gösterici mesajlarına uymaya yanaşmayan kimseler için hiç de umut verici şeyler vaad etmeyen bir günün azabı kendilerine ulaşıncaya kadar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerçekleri örtbas eden kâfirler ise ansızın o saat bu dünyanın sonu gelinceye kadar veya kurtuluşu olmayan günün azabı kendilerine gelinceye kadar bu Kuran hakkında şüphe içinde olmaya devam eder dururlar. 7/187, 22/1- 2, 10/94, 43/66
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İnkârda direnen kimseler ise, Son Saat kendilerini ansızın gelip buluncaya ya da (yaşama sevincinin) kökünü kurutan bir günün[²⁸⁶⁶] tarifsiz azabı kendilerine kavuşuncaya kadar, bu mesajın kaynağı hakkında[²⁸⁶⁷] kuşku duymaya devam edecekler.
[2866] Akîm, hem fail olarak “soy kurutan” hem de mef’ul olarak “soyu kurumuş” anlamına gelir. Yevmin akîm, “içerisinde mutluluk ve sevinçten eser kalmamış zaman” demektir (Râğıb). [2867] Minhudaki zamir Allah’a ait olabileceği gibi, bir önceki âyetteki ennehudaki zamirin merciine de ait olabilir. İki tarafı da görecek şekilde gelmesi şöyle bir nükte içerir: mesajını inkâr Allah’ı inkâr anlamına gelir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kafirler (ne kadar uyarılsalar, yine de) kendilerine o saat (Kıyamet) gelinceye veya gecesi olmayan günün azabı gelip çatıncaya kadar, ondan yana bir kuşku içinde kalırlar!
Osman Fırat
swap_vert close
O kafirlerin Kur’an’a karşı şüpheleri yok olmaz ta ki kendilerine ansızın gelecek olan kıyamet veya (onların ümitlerini) boşa çıkaran günün azabı gelinceye kadar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve kâfir olanlar ise kendilerine Kıyamet ansızın gelinceye veya onlara kısır bir günün azabı gelinceye kadar ondan (Kur'an'dan) bir şekk içinde bulunur dururlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Dini inkâr edenler ise, son saat ansızın gelip çatıncaya veya o kısır gün kendilerine gelinceye kadar, Kur'ân hakkında şüphe içinde kalır giderler.
Kısır gün: Ardından başka gün doğmayan gün demektir. Âdeta her gün, kendinden sonra gelen günü doğuran bir ana durumundadır. Arkası gelmeyen gün ise “kısır gün” anlamındadır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnkar edenler ise ansızın o sa'at (kıyamet veya ölüm) kendilerine gelinceye yahut o kısır (hayırsız) günün azabı kendilerine gelinceye kadar o(Kur'a)ndan yana, kuşku içinde olacaklardır.
Bu âyette ansızın geleceği bildirilen sâ'atin ve azâbın, kıyâmet sâati ve azâbı olma ihtimali varsa da zayıftır. Çünkü Kur'ân'ın tehdîdettiği müşrikler, kıyâmeti görmemişlerdi, görmeleri de mümkün değildi. Büyük ihtimalle bu sâ'at ve kısır günün azâbı, müşriklerin başına gelecek Bedir olayıdır. Bu âyet de Bedir zaferine işâret eden bir Kur'ân mu'cizesidir. Yahut kasıt, ölümden sonra başlayacak olan sorgulama duruşmasıdır. Zaten kıyâmetin asıl mânâsı da dikilip durmak demektir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kâfirler dâimâ şek ve şübhededirler. Onlar bu haldeler iken kıyâmet (veyâ Bedir gününün) 'azâbı bağteten gelir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ama O’nun tebliğini görmezlikten gelenler, beklemedikleri bir anda kıyamet saati kendilerine gelinceye ya da kısır bir günün azabı ulaşıncaya kadar şüphe içinde olmaya devam edeceklerdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kafirler ise, kendilerine o saat, ansızın gelinceye veya sonsuz bir günün azabı çatıncaya kadar ondan şüphe etmeye devam ederler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnkâr edenler ise, ölüm ânı ansızın gelip çatıncaya, yahut kısır günün(17) azabı başlarına gelinceye kadar ondan şüphe etmekten geri durmazlar.
(17) Kendisinden sonra başka bir gün olmayan gün, kıyamet günü.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnkâr edenler ise kıyamet ansızın başlarına patlayıncaya kadar, yahut kısır bir günün azabı kendilerine gelip çatıncaya kadar, o Kur'an'dan yana kuşku içinde olmaya devam edecekler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı hemįşe ola anlar kim kāfir oldılar şek içinde andan ya'nį ķur’ān’dan tā gele anlara ķıyāmet añsuzda nāgeh yā gele anlara 'aźābı ķısır günüñ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Lem yezel ḳalurlar kāfirler şek içinde Ḳur’āndan, ḥattā kendülere ḳıyāmetgelince añsuzın, yā gelince özlerine ‘aẕābı ḳısır günüñ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Kafir olanlar isə qiyamət günü qəflətən başlarının üstünü alanadək, yaxud heç bir xeyri olmayan (səmərəsiz) bir günün (onların kökünü kəsəcək Bədr vuruşunun) əzabı onlara gəlib yetişənədək (Qur’an barəsində) şəkk-şübhədə olmaqda davam edəcəklər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who disbelieve will not cease to be in doubt thereof until the Hour come upon them unawares, or there come unto them the doom of a disastrous day.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who reject Faith will not cease to be(2836) in doubt concerning (Revelation) until the Hour (of Judgment) comes suddenly upon them, or there comes to them the Penalty of a Day of Disaster.
2836 The penalty of deliberately rejecting Faith is that the person doing so closes the channels of Mercy that flow from Allah. He will always be subject to doubts and superstitions, until the time comes when all earthly scales fall from his spiritual eyes. But then there will be no time for Repentance: it will be too late to profit by the guidance of Allah given through Revelation.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا يَزَالُ
ve geri durmaz
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
ف۪ي مِرْيَةٍ
bir şüphe içindedir
مِنْهُ
ondan
حَتّٰى
ta ki
تَاْتِيَهُمُ
kendilerine ge- linceye kadar
السَّاعَةُ
o saat
بَغْتَةً
ansızın
اَوْ
ve- ya
يَاْتِيَهُمْ
kendilerine ge- linceye kadar
عَذَابُ
azabı
يَوْمٍ
bir günün
عَق۪يمٍ
kısır
İnkâr edenler ise kendilerine o (kıyamet) saat(i) ansızın gelinceye yahut da (kendileri için hayır yönünden) kısır bir günün azabı gelinceye kadar o (Kur'ân)dan hep şüphe içindedirler.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
زَالَ
Fiil-I
ز ي ل
Geri durdu, yok oldu, devam etti
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مِرْيَة
İsim
م ر ي
Şüphe
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
سَاعَة
İsim
س و ع
Saat, zaman
بَغْتَة
İsim
ب غ ت
Ansızın
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
عَقِيم
İsim
ع ق م
Kısır