close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hacc Sûresi 42. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-in yukeżżibûke fekad keżżebet kablehum kavmu nûhin ve’âdun veśemûd(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Seni yalanlarlarsa onlardan önce gelip geçen Nuh, Âd ve Semud kavimleri de yalanlamışlardı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Eğer Seni yalanlıyorlarsa (üzülme ve sonlarını gözle. Zira), onlardan önceki Nuh, Ad, Semud kavmi de (elçilerini) yalanlamışlardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! Eğer o kimseler seni yalanlıyorlarsa, unutma ki onlardan çok önce Nuh toplumu, Âd ve Semûd toplumu kendilerine gönderilen peygamberleri yalanlamışlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Seni yalanlıyorlarsa eğer, bil ki, onlardan önceki Nûh kavmi, Âd ve Semûd da peygamberlerini yalanlamışlardı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce Nuh kavmi, Ad ve Semud da yalanlamıştı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce Nuh, Ad, Semud kavmi de yalanlamıştı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), eğer seni (müşrikler) tekzib ediyorlarsa, bil ki, onlardan önce Nûh'un, Âd'ın ve Semûd'un kavimleri de (kendi peygamberlerini) tekzib ettiler;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa, işte onlardan önce Nuh, Ad ve Semud kavimleri de yalanladı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer seni yalanlarlarsa, bilesin ki senden önce Nûh, ‘Âd ve Semûd kavimleri de peygamberlerini yalanlamışlardı.
Besim Atalay
swap_vert close
Seni yalanladılarsa, daha önce Nuh'un, Âd'ın, Semud'un
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
42-43-44. (Ey Resul!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh, Ad ve Semûd kavimleri, İbrahim kavmi, Lût kavmi ve (Şuayip'in kavmi olan) Medyen halkı da (nebilerini) yalanlamışlardı. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o inkârcılara süre tanıdım ve sonra onları yakaladım. Beni inkâr etmek (inadına hakka karşı direnmek) nasıl oluyormuş görsünler bakalım!
Cemil Said
swap_vert close
42,43,44. Seni tekzîb iderler ise tahattur it ki ânlardan evvel Nûh’ın kavmi, ’Âd ve Semûd kavimleri, İbrâhîm’in ve Lût’un kavimleri dahî rasûllerini tekzîb itmişlerdi. Mûsâ da tekzîb olundı. Kâfirlere uzun bir mühlet virdim, sonra ’azâb itdim, ’azâbım pek şedîd oldı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
42,43,44. Seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh milleti, Ad, Semud, İbrahim milleti, Lut milleti ve Medyen halkı da peygamberlerini yalancı saymış ve Musa da yalanlanmıştı. Ama Ben, kafirlere önce mehil verdim, sonra da onları yakalayıverdim; Beni tanımamak nasılmış görsünler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey Muhammed! Eğer seni yalanlarlarsa bil ki, onlardan önce Nûh, Âd ve Semûd kavimleri de (peygamberlerini) yalanlamışlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
42-44. Şayet seni yalancılıkla itham ediyorlarsa bilesin ki senden önce Nûh, Âd ve Semûd kavimleri, İbrâhim’in kavmi, Lût’un kavmi ve Medyen halkı da (peygamberlerinin bildirdiklerini) yalan saymışlardı. Aynı şekilde Mûsâ da yalancılıkla itham edilmişti. Ben ise o inkârcılara biraz süre tanıdım ve sonra onları kıskıvrak yakaladım. Hadlerini bildirişim nasıldı bir bilsen!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
42, 43, 44. (Resûlüm!) Eğer onlar (inkârcılar) seni yalanlıyorlarsa, (şunu bil ki) onlardan önce Nuh'un kavmi, Âd, Semûd, İbrahim'in kavmi, Lût'un kavmi ve Medyen halkı da (peygamberlerini) yalanladılar. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o kâfirlere süre tanıdım, sonra onları yakaladım. Nasıl oldu benim onları reddim (cezalandırmam)!
 Meâlde «benim reddim» şeklinde tercüme edilen «nekîri» terkibine tefsirciler tarafından şu mana verilmiştir: «Nimeti külfete, hayatı helâke ve mâmurluğu yıkıma çevirişim.»  
Edip Yüksel
swap_vert close
Seni yalanlarlarsa, onlardan önce Nuh, Ad ve Semud halkları da yalanlamışlardı
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Eğer seni (müşrikler) yalanlıyorlarsa bil ki onlardan önce Nûh kavmi, Âd ve Semûd (kavimleri de kendi peygamberlerini) yalancı saydılar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve eğer seni tekzib ederlerse emin ol onlardan evvel kavmi Nuh da tekzib etti, Ad da, Semûd da,
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Eğer (müşrikler) seni yalanlarlarsa (üzülme, bil ki sen, kavmi tarafından yalanlanan ilk peygamber değilsin), onlardan önce Nûh’un kavmi, Âd ve Semûd kavimleri de (peygamberlerini) yalanlamışlardı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa, bil ki onlardan önce; Nûh, Âd ve Semûd halkları da nebilerini yalanlamışlardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
42,43,44. Eğer (kâfirler) seni tekzîb ediyorlarsa onlardan evvel Nuuh kavmi, Aad, Semuud (kavmleri), İbrâhîm kavmi, Lût kavmi ve Medyen Yârânı da (peygamberlerini) tekzîb etmişlerdir. Muusâ dahi tekzîb edilmiştir. Nihayet ben o kâfirlere (ukuubet hususunda) bir mühlet verdim de sonra onları yakaladım. (Bak) benim inkârım (inkılâbım) nasıl imiş!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
42,43,44. (Habîbim, yâ Muhammed!) Seni yalanlıyorlarsa artık (bil ki) onlardan önce Nûh'un kavmi, Âd ve Semûd (kavimleri), İbrâhîm'in kavmi ve Lût'un kavmi, hem Medyen halkı da (peygamberlerini) yalanlamıştı. Mûsâ da yalanlandı. Fakat o kâfirlere mühlet verdim; sonra onları (azâbımla) yakaladım.(2) Artık (bak) benim (onları) inkârım(cezâlandırmam) nasıl oldu!
(2)“Kurûn-ı sâlifede (önceki asırlarda) cereyân eden, âsî ve mütemerrid (inadcı) kavimlere gelen azablar gösteriyor ki: İnsan başıboş değil, bir celâl ve gayret sillesine (tokadına) her vakit ma‘ruzdur. Evet hiç mümkün müdür ki, insan umum mevcûdât (varlıklar) içinde ehemmiyetli bir vazîfesi, ehemmiyetli bir isti‘dâdı (kābiliyeti) olsun da, insanın Rabbi de insana bu kadar muntazam masnûâtıyla(intizamlı san‘atlı mahlûklarıyla) kendini tanıttırsa, mukābilinde (karşılığında) insan îmân ile onu tanımazsa, hem bu kadar rahmetin süslü meyveleriyle kendini sevdirse, mukābilinde insan ibâdetle kendini ona sevdirmese, hem bu kadar bu türlü ni‘metleriyle muhabbet (sevgi) ve rahmetini ona gösterse, mukābilinde insan şükür ve hamdle ona hürmet etmese, cezâsız kalsın, başıboş bırakılsın.” (Zülfikār, 10. Söz, 18)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) onlar seni yalanlıyorlarsa, (bil ki,) onlardan çok önce, Nuh toplumu, Ad ve Semud toplumu da (kendilerine gönderilen elçileri) yalanlamışlardı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer kavmin seni yalanlarlarsa, onlardan önceki Nuh, Ad ve Semud kavimleri de kendilerine gelen elçileri yalanlamışlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer onlar seni yalancı sayarlarsa senden önce Nuh ulusu, Ad, Semut,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
42, 44. Onlar seni yalan sayarlarsa üzülme. Çünkü onlardan evvel Nuh, Âd, Semud kavimleri, İbrahim kavmi, Lût kavmi, Medyenliler de peygamberlerini yalancı çıkarmışlardı. Musa da kiptiler tarafından yalancı çıkarıldı. Kâfirlere mühlet verdim, sonra onları azaba çarptım. Benim ukubetim [³] ne şiddetlidir!
[3] Veya mâmuriyeti harabe, hayatı helâke çevirmekliğim nasıl oldu!  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Eğer onlar seni yalanlarlarsa bil ki, daha önce Nûh kavmi, Ad ve Semûd da (elçilerini) yalanlamıştı.
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce Nuh, Ad ve Semud kavmi de yalanlamıştı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed! Eğer bu inkârcılar seni yalanlıyorlarsa, şunu iyi bilsinler ki, kendilerinden önce gelip geçen Nûh kavmi ile Âd ve Semud kavimleri de ayetlerimizi yalanlamış, fakat belâlarını bulmuşlardı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce Nûh’un kavmi de, Âd de, Semûd de yalanladı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Sana yalancı derlerse, şunu bil ki senden önce Nuh, Âd ve Semûd kavimleri de elçilerini yalanlamışlardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer senin Risalet’ini yalanlıyorlarsa bil ki onlardan önce Nuh, Ad ve Semud kavimleri de yalanlamıştı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar (inkârcılar) seni yalanlarsa, elbette onlardan önce Nuh’un kavmi, Âd ve Semûd (kavimleri de) yalanlamıştı.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) O (kâfirler) eğer seni yalanlıyorlarsa (üzülme.) Onlardan önce Nûh, Âd ve Semûd toplumları da (Peygamberlerini) yalanlamıştı.
Muhammed Esed
swap_vert close
İMDİ, o [hakkı inkara şartlanmış olan] kimseler seni yalanlıyorlarsa, [ey Muhammed, unutma ki,] onlardan çok önce, Nûh toplumu, ‘Âd ve Semûd toplumu da [kendilerine gönderilen elçileri] yalanlamışlardı;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer onlar seni yalanlıyorlarsa bil ki, daha önce Nuh kavmi, Ad ve Semud da yalancılıkla suçlanmışlardı. 14/44- 45, 22/43- 44, 24/34, 38/12...14, 14/12...14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İMDİ, eğer seni yalanlıyorlarsa, unutma ki onlardan çok daha önce Nûh, ‘Âd ve Semud kavmi de (kendi rasullerini) yalanlamışlardı.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) kavmin seni yalanlıyor diye üzülme, bil ki, onlardan önce Nuh kavmi, Ad ve Semud kavmi,
Osman Fırat
swap_vert close
Ve eğer seni yalanlıyorlarsa (bil ki) bunlardan önce Nûh, Âd ve Semûd kavmi de (kendilerine gönderilen resulleri) yalanlamıştı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer seni tekzîp ederlerse (üzülme). Muhakkak ki onlardan evvel Nûh, Âd ve Semûd kavmi de (peygamberlerini) tekzîp etmişti.
Suat Yıldırım
swap_vert close
42, 43, 44. Eğer onlar seni yalancı sayıyorlarsa sen bil ki onlardan önce Nuh, Âd ve Semûd halkı da, İbrâhim'in halkı da, Lut'un halkı da, Medyen ahalisi de resulleri yalanlamışlardı. Mûsâ da yalancı sayılmıştı. Ben de şöyle yaptım: Her seferinde inkârcılara mühlet verdim. Sonra da tuttuğum gibi işlerini bitirdim. Onların inkârına mukabil nasıl olurmuş Benim inkârım, cümle âlem görüp bildi!
Yalnız Hz. Mûsâ (a.s.) hakkında meçhul (edilgen) fiil kullanılması, yalancı sayanların kendi milleti değil de, başkaları olduğu içindir. Onu kıbtiler tekzip etmişlerdi. “Benim inkârım, yani nimeti mihnete, hayatı helâke, imar ve bayındırlığı harabeye dönüştürmem nasıl olurmuş!” anlamınadır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Ey Muhammed), eğer (bunlar) seni yalanlıyorlarsa (bil ki) bunlardan önce Nuh, 'Ad ve Semud kavmi de yalanlamıştı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
42,43,44- (Yâ Muhammed) Eğer kavmin seni tekzîb iderler ise (mahzûn) olma, onlardan evvel Nûh, 'Âd, Semûd, İbrâhîm, Lût kaavimleri ile Medyen ehli de rasûllerini tekzîb itdiler. Mûsâ da tekzîb olundı. Ben o kâfirleri imhâl ve sonra onları helâk iyledim. İnkârın 'âkıbeti nasıl olur gördiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eğer bunlar seni yalanlarlarsa bil ki daha önce Nuh halkı, Ad ve Semud da (kendilerine gelen elçileri) yalanlamışlardı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce de Nuh, Ad ve Semud kavmi de yalanlamıştı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce Nuh kavmi ile Âd ve Semud da peygamberlerini yalanlamıştı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer seni yalanlıyorlarsa bilesin ki, senden önce Nûh kavmi de Âd da, Semûd da yalanladı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
42-44. daħı eger yalan dutalar seni bayıķ yalan duttı anlardan ilerü nūḥ ķavmı daħı 'ād daħı ŝemūd daħı ibrāhįm ķavmı daħı lūŧ ķavım [178b] daħı isleri medyen'üñ daħı yalan dutıldı mūsā. pes geçürü virdüm kāfirlere andan duttum anları. pes nite oldı inkār eylemegüm?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger seni yalanlasalar yā Muḥammed, pes yalanlayupdur peyġamberleri,bu senüñ ḳavmüñden burun Nūḥ ḳavmi daḫı, ẞemūd ḳavmi daḫı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Əgər (bu müşriklər) səni təkzib edərlərsə (ürəyini qısma). Səndən əvvəl Nuh, Ad və Səmud tayfası da (peyğəmbərlərini) təkzib etmişdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
If they deny thee (Muhammad), even so the folk of Noah, and (the tribes of) Aad and Thamud, before thee, denied (Our messengers);
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If they treat thy (mission) as false, so did the peoples before them (with their prophets),-(2820) the People of Noah, and ´Ad and Thamud;
2820 It is nothing new if the Prophet of Allah is accused of imposture. This was done in all ages: e.g., Noah (7:64); Hud the prophet of the 'Ad people (7:66); Salih prophet of Thamud (7:76); Abraham (21:55); Lut (7:82); Shu'aib the prophet of the Madyan people (7:85) and also of the Companions of the Wood (15:78). The case of Moses is mentioned apart, as his people survived to the time of our Prophet and survive to the present, and they frequently rebelled against Moses (2:49-61).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنْ
ve eğer
يُكَذِّبُوكَ
seni yalanlı- yorlarsa
فَقَدْ
andolsun ki
كَذَّبَتْ
yalanlamıştı
قَبْلَهُمْ
onlardan önce
قَوْمُ
kavmi
نُوحٍ
Nûh'un
وَعَادٌ
ve Âd
وَثَمُودُۙ
ve Semûd
(Resulüm!) Eğer o (kâfir)ler seni yalanlıyorlarsa (üzülme), andolsun onlardan önce(ki bazı kavimler de kendilerine gelen resullerini) yalanlamıştı; Nûh'un kavmi, Âd ve Semûd (kavimleri),
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
نُوح
Özel isim
نُوح
Hz. Nuh (a.s.)
عَاد
Özel isim
ع و د
Âd (Hûd (a.s.)'ın kavmi)
ثَمُود
Özel isim
ثَمُود
Semûd (Hz. Salih (a.s.)'ın kavmi)