close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hacc Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yed’û min dûni(A)llâhi mâ lâ yedurruhu vemâ lâ yenfe’uh(u)(c) żâlike huve-ddalâlu-lbe’îd(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ı bırakır da kendisine ne bir zarar verebilen, ne bir fayda verebilen şeyi çağırır. Budur işte doğruluktan tamamıyla uzak bir sapıklık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Böylesi gafiller) Allah’tan başka, (bir de) kendilerine ne zararı ne de yararı dokunmayacak şeylere (kendileri gibi aciz ve çaresiz kimselere) yalvarıp dua etmektedirler. İşte bu, çok derin (ve çirkin) bir sapkınlık (halidir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Böyle yaparken Allah yerine, kendisine ne zarar, ne de yarar sağlayabilen şeylere yalvarıp yakarır. İşte budur, doğruluktan tamamıyla uzak bir sapıklık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ı bırakıp, kulları durumundaki, kendilerine zarar veremeyecek, fayda sağlamayacak şeylere taparlar ve yalvarırlar. İşte bu, hak yoldan büsbütün uzak, başına buyruk bir hayatın, dalâletin, bozuk düzenin, ahmaklığın, cehaletin ta kendisidir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'ı bırakıp kendisine ne zarar ne de yarar veremeyen şeylere yalvarır. İşte bu uzak bir sapıklıktır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah'tan başka, kendisine ne zararı dokunan, ne yararı olan şeylere yakarır. İşte bu, en uzak bir sapıklıktır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah'ı bırakır da kendine ne zarar, ne fayda vermiyecek olan şeylere ibadet eder, yalvarır. İşte, hidayetten uzak olan sapıklık budur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın dışında, ona ne zarar ne de yarar vermeyen şeyleri çağırır. İşte en derin sapıklık da budur.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O, Allah'ı bırakıp, kendisine faydası da zararı da dokunamayacak olan şeylere yalvarır. Bu, büsbütün uzak olan sapıklığın ta kendisidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Kendözüne ne kârı, ne de zararı olan Allahtan özge bir şeye tapınan nice kimseler vardır, bu en uzak sapkınlıktır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O kimse, Allah dışında, kendisine ne zarar veren ne de yarar sağlayan şeylere yalvarır durur. Kişiyi (haktan) uzaklaştıran en vahim sapıklık da işte budur.
Bu ayetleri gördükten sonra hâlâ türbelere, yatırlara gidip oralardan medet umanlara, ağaçlara çaput bağlayıp beklenti içine girenlere ne demek lazım? Allah’ın bizim dualarımıza icabet etmesi için birilerinin araya girmesine, referans olmasına, hatır göstermesine ihtiyacı yok. O kararında da takdirinde de yalnızdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın yerine kendisine hiç fâidesi veyâ zararı dokunmayacak bir şeye ’ibâdet ider, bu ne derin bir dalâletdir!
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ı bırakıp, kendisine fayda da zarar da veremeyen şeylere yalvarır. İşte derin sapıklık budur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, Allah’ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere tapar. Bu da derin sapıklığın ta kendisidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ı bırakıp kendisine ne zarar ne de yarar sağlayabilen şeylere yalvarıp yakarır. Sapkınlığın en uç noktası da işte budur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O, Allah'ı bırakıp, kendisine ne faydası, ne de zararı dokunacak olan şeylere yalvarır. Bu, (haktan) büsbütün uzak olan sapıklığın ta kendisidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'tan ayrı olarak, kendisine yarar ve zarar veremiyenlere yalvarır. Sapıklığın en aşırı noktası budur.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'ı bırakır da kendine ne zarar, ne menfaat veremeyecek şeylere yalvarır. İşte derin sapıklık budur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allahı bırakır da kendine ne zarar ne menfeat vermiyecek şeylere yalvarır, işte dalâli baîd odur
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O mürted kimse) kendisine hiçbir zarar veya fayda veremeyen, Allah’tan başka şeylere (putlara tapıp) yalvarır. İşte bu, (haktan/hakikatten) uzak olan sapkınlığın ta kendisidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'ın yanı sıra kendilerine zarar da fayda da veremeyecek olan şeylere dua ediyorlar. İşte bu derin bir sapkınlıktır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, Allahı bırakır da kendisine ne zarar, ne fâide vermeyecek olan şeylere tapar. Bu ise (Hakdan) en uzak sapıklığın ta kendisidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah'ı bırakıp, kendisine ne bir zararı dokunan, ne de kendisine bir fayda veren şeylere yalvarır. İşte o (haktan) uzak olan dalâlet, budur!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Böyle yaparken Allah’ın yanı sıra, kendisine ne zarar ne de yarar sağlayabilen şeylere (putlara, türbelere, yatırlara veya ölmüş bazı kimselerin ruhlarına) yalvarıp yakarır (veya bunları Allah ile kendi arasında aracı yapar). İşte budur, doğruluktan tamamıyla uzak bir sapıklık.*
(*) Bu vb. nice ayetlere rağmen hâlâ türbelere, yatırlara veya kutsal olarak inandıkları mekânlara gidip oralardan medet umanlara, ağaçlara çaput bağlayıp beklenti içine girenlere ne demek lazım? Evreni ve her şeyi yaratan ve sınırsız rahmet sahibi olan yüce Allah’ın bizim dualarımıza icabet etmesi için birilerinin araya girmesine, referans olmasına, hatır göstermesine ihtiyacı yok. Zira o her şeye hâkim olup kararında da takdirinde de yalnızdır. Zira İslam’da Allah ile kul arasında aracı yoktur. Bir Müslüman Allah’a ibadet etmek için aracıya ihtiyaç duymayacağı gibi Allah’a dua ederken de aracıya ihtiyaç duymaz. Bu, İslam’ı Hristiyanlık ve Musevilik’ten ayıran en önemli farklardan birisidir. Kur’an’’da Allah’la kul arasında aracı olmadığına dair çok sayıda ayet vardır. Bunlardan iki ayet şöyledir: 1. Fatiha suresi 5. Ayettir. Fatiha Suresi 5. Ayet: (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz...’’ 2. Bakara Suresi 186. Ayet: Ve (Resulüm!) Eğer kullarım sana beni sorarlarsa (şunu bilsinler ki), şüphesiz ben (her zaman kullarıma ilim ve kudretimle çok) yakınım. (O hâlde, hiçbir aracıya başvurmadan, benimle kendisi arasına bir vasıta koymadan doğrudan bana yalvarıp benden istesinler!) Bana (samimiyetle) dua ettiği zaman dua edenin yakarışlarına karşılık veririm; öyleyse onlar da (samimiyetle) benim davetime icabet etsinler ve bana (güvenip) inansınlar ki doğru yola ulaşabilsinler.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kendisine ne bir zarar ve nede fayda vermeyen, Allah’dan başkalarını yardıma çağırsınlar. Böyle yapmak çok uzak bir sapıklıktır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimse Allah’ı bırakıp da kendilerine ne yararı ne de zararı dokunmıyanlara tapar. Bu da sapkınlığın en büyüğüdür.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O, Tanrı/dan başka, kendisine hiçbir mazarrat ve menfaat vermeyen şeylere ibadet eder. İşte haktan uzak bir sapıklık budur.
İsmail Yakıt
swap_vert close
O, Allah’ın dışında, kendisine bir zarar ve bir fayda vermeyen şeylere yalvarır durur. İşte bu derin [ba’îd] sapıklığın tâ kendisidir.⁵
5 Krş. En’âm, 6/71; İbrâhim, 14/18  
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah'tan başka, kendisine ne zararı dokunan, ne yararı olan şeylere yakarır. İşte bu, en derin bir sapıklıktır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah yerine, kendisine hiçbir fayda veya zarar veremeyen âciz varlıklara kulluk edip yalvarır; işte doğru yoldan uzaklara sapma ve gerçek anlamda yoldan çıkma, budur!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’ı bırakıp, ona zarar vermez ve yarar sağlamaz şeylere yalvarıyor. İşte Uzaklaştıran Sapkınlık budur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şu işe bakın. Allah’ı bırakıp kendisine fayda ve zararı olmayan putlara el açıyor. Şaşkınlığın bu kadarına da pes doğrusu:
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr eden Allah’ı bırakıp kendine zarar ve fayda vermeyecek olan şeylere tapar. Taptığı şeylerin hiçbir anlamı da yoktur. Üstelik taptıklarından bazıları vardır ki; kendisi gibi cahil, kendini bilmez, kibirli insanlardır. Arkalarından giderek, uydukları insanlar azgınlıklarından dolayı cehennemle cezalandırılacak olan kişilerdir. İnkâr edenler öyle çelişkilidir ki; kullara kulluk etmeyiz diye yola çıkar, sonra kendileri gibi insanların yasalarına uyarak insanlara kulluk yaparlar. İşte bu sapkınlığın en derinidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O, Allah’ın peşi sıra kendisine yararı da zararı da dokunamayacak şeylere yalvarır. Asıl uzak sapkınlık işte budur.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Bunlar,) Allah’ı bırakır da kendisine zararı da faydası da olmayan şeylere ibâdet ederler. İşte (haktan) uzak(lara) sapmak böyledir!
Muhammed Esed
swap_vert close
[Böyle yaparken,] Allah yerine, kendisine ne zarar ne de yarar sağlayabilen şeylere yalvarıp yakarır; ¹¹ düşülebilecek en vahim sapıklık da zaten budur. ¹²
11 Benimsediği inanca kayıtsız şartsız bağlı kalmakta acze düşen insan, çoğu zaman, gerçek ya da hayalî, birtakım haricî güçlere kendi kaderi üzerinde belirleyici bir “etki” ya da rol yakıştırmaya ve böylece onlara tanrısal nitelikler isnat etmeye eğilimlidir.12 Lafzen, “(en) uzak sapma budur işte (zâlike huve).” Bizim açıklayıcı çevirimiz hk. bir açıklama için bkz. 14:18’in son cümlesi hk. 25. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonra da Allah’tan önce kendisine zarar da yarar da sağlayamayacak cansızlara dua ile yalvarıp yakarır. İşte en derin sapıklık budur. 10/18, 26/70...103, 72/21
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O kimse, Allah dışında, kendisine ne zarar veren ne de yarar sağlayan nesnelere yalvarıp durur: kişiyi (haktan) uzaklaştıran en vahim sapıklık da zaten budur.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Çünkü Rabbine; böyle -yar kenarındaymış gibi, gönülsüz ve menfaat için- ibadet eden bir kişi; elbette Eyyub a.s. gibi sabredemez, imtihan başlamadan evvel imtihanı kaybeder ve) Allah'ı bırakıp da, kendisine ne yarar ne de zarar sağlamayacak şeylere yalvarır! (Onlardan medet umar; taştan heykellere, putlara tapınır!) Bu ise en büyük sapıklığın ta kendisidir!
Osman Fırat
swap_vert close
Allah’tan ayrı olarak kendisine ne zarar, ne de yarar veremeyen şeylere duada bulunur. İşte bu (haktan) uzak bir sapmadır!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allâh'tan başka kendisine ne zarar ve ne de menfaat veremiyecek olan şeye ibadet eder. İşte bu, en uzak sapıklıktır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'tan başka, kendisine ne zarar ne de yarar sağlamayacak şeylere yalvarır. İşte besbelli sapıklık budur.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'tan ayrı olarak kendisine ne zarar, ne de yarar veremeyen şeylere yalvarır. İşte (doğru yoldan) uzak(lara) sapma budur!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh'dan gayrı olarak kendine zararı ve fâidesi olmayan şeylere 'ibâdet ider. Bu hal, hidâyetden uzak dalâletdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah ile araya, kendisine zarar vermeyecek ve bir yararı da olmayacak şeyi koyarak yardıma çağırır. İşte bu, pek derin bir sapıklıktır.
Şaban Piriş
swap_vert close
O, Allah'ın dışında kendisine zararı da faydası da dokunmayacak şeylere yalvarır. İşte en uzak sapıklık budur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'ı bırakıp da kendisine ne bir yarar, ne de bir zarar veremeyen şeylere dua eder. Şaşkınlığın en koyusu da işte budur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın berisinden, kendisine zarar veremeyecek, yarar sağlamayacak şeye dua/davet eder. Dönüşü olmayan sapıklığın ta kendisidir bu.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ŧapar Tañrı’dan ayruġa aña kim ziyān degürmez aña daħı aña kim aśśı degürmez aña. şol oldur azġunlıķ ıraķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ṭapar Tañrı Ta‘ālādan özge kimseye, aña ziyān degürmez, aṣṣı daḫı ide‐mez. Ḥaḳdan ıraḳ azġunluḳ oldur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O, Allahı buraxıb özünə nə zərər, nə də xeyir verən bütlərə tapınar. Haqq yoldan azıb uzaq düşmək də budur!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He calleth, beside Allah, unto that which hurteth him not nor benefiteth him. That is the far error.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They call on such deities,(2783) besides Allah, as can neither hurt nor profit them: that is straying far indeed (from the Way)!
2783 To such minds religion does not mean high endeavour, self-sacrifice for noble ends, the recognition of Allah's infinite world, but just a small concession to formalism, perhaps a present to an idol (literal or figurative), perhaps attendance at worship if it can be done without trouble! It is false gods they worship, and the more they worship, the more they stray.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَدْعُوا
yalvarır
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِ
Allah'
tan
مَا
o şe- ye ki
لَا يَضُرُّهُ
ona zarar veremez
وَمَا
ve o şeye ki
لَا يَنْفَعُهُۜ
ona bir fayda veremez
ذٰلِكَ
işte bu
هُوَ
odur
الضَّلَالُ
dalâlet
الْبَع۪يدُ
uzak olan
O, Allah'ı bırakıp kendisine zararı da faydası da dokunmayan şeylere (dua edip) yalvarır. (Haktan) Uzak olan (asıl) dalâlet de işte budur.
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ضَرَّ
Fiil-I
ض ر ر
Zarar verdi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَفَعَ
Fiil-I
ن ف ع
Fayda verdi, fayda sağladı, faydası dokundu
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
ضَلَال
İsim
ض ل ل
Dalâlet, sapma, şaşkınlık, boşa çıkma, boşa gitme
بَعِيد
İsim
ب ع د
Uzak