6,7. Onların orada, asla beslemeyen ve doyurmayan, kuru ve zehir gibi bir dikenden¹ başka, yiyecekleri de olmayacaktır.
1 (ضَر۪يعٌ), “mudarriun”, manasına, “yenilmesindeki sertliği, acılığı, yakıcılığı ile onları zillete ve alçalmaya mecbur eden bir şeyden başka bir yiyecek” yok demektir. Araplar arasında “dari”, “şibrık” denilen zehirli bir bitkidir ki kuruduğu zaman Hicazlılar buna dari’ derler. Dari’ kötü bir otlaktır ki, üzerinde yayılan hayvan ne yağ bağlar, ne et. Demek ki Arapçada darî’, insanın değil hayvanın bile yemesi mümkün olmayan dikenli, sert, yumuşak olsa da gayet fena kokulu, zehirli dikene ve bitkiye denir. Şu halde burada bu bitkinin herhangi bir özelliği değil, yenilip yutulma ihtimali olmayan elem verici bir şey olma niteliği kastedilmiştir.