close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Gâşiye Sûresi 22. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Leste ‘aleyhim bimusaytir(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlara musallat olmuş biri değilsin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sen, onlar üzerine (tahakküm ve baskı kullanacak) bir zorlayıcı değilsin. (Çünkü dinde zorlama olmayacaktır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sen onları inanmaya zorlayıp zorla imana getirebilecek de değilsin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sen onları zorlamaya, onlardan zorla İslâm'ı kabul taahhüdü almaya memur değilsin.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sen onların üzerinde zorlayıcı değilsin.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara 'zor ve baskı' kullanacak değilsin.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sen, onlar üzerine bir zorlayıcı değilsin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sen onları asla zorlayamazsın. (Onları doğru yola getiren ancak Allah olacaktır.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onların üzerinde zorlayıcı değilsin.
Besim Atalay
swap_vert close
Sen onlara bir sataşkan değilsin
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sen, onlar üzerinde bir zorba değilsin.
“Zorba değilsin” ifâdesi, Hz. Peygamberin dayatma ve iradeye baskı yapma gibi bir görevinin olmadığını, zorla kimseye Allah’ın dinini anlatma gibi bir sorumluluğunun bulunmadığını gösteriyor. Kur’an’ın bu fermanı karşısında Hz. Peygamberin zorba olduğunu düşünmek ya peygamberlik sorumluluğunu bilmemektir ya da maksatlı bir çıkıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
Ânların üzerine senin nüfûzun gayr-i mahdûd değildir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sen, onlara zor kullanacak değilsin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sen, onlar üzerinde bir zorba değilsin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onların üstünde egemen bir zorba değilsin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
21, 22, 23, 24, 25, 26. O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin. Onların üzerinde bir zorba değilsin. Ancak yüz çevirip inkâr edene gelince, işte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sen onları zorlayacak değilsin.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onların üzerinde bir zorba değilsin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Üzerlerine musallat değilsin
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sen onların üzerlerinde bir zorlayıcı değilsin. (Hakkı kabul ettirmek için zor kullanacak değilsin.)
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kimseyi zorla inandıracak değilsin.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onların üzerine musallat (bir adam) değilsin.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onların üzerine (musallat olmuş) bir zorlayıcı değilsin!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sen, onlar üzerine (tahakküm ve baskı kullanacak) bir zorlayıcı değilsin (senin görevin sadece tebliğ etmektir).*
(*) Sen onların kalplerini (gönül, duygu ve düşüncelerini) etkileyecek hiçbir otoriteye sahip değilsin ki zorla ve baskı ile kalplerini (gönüllerini) imana yöneltesin. Bundan sonra farz kılınmış cihad ise, insanları zorla imana sokmak için değil, islam davası insanlara ulaşsın diye, davanın önünde dikilen engelleri kaldırmak içindir. İnsanlar davayı duymaktan engellenmesinler, çağrıyı işittikleri ve kabul ettikleri zaman, dinlerinden döndürülmesinler diyedir. Cihad, Resulullah’ın yapabileceği biricik rol olan öğüt verme yolunun önüne dikilen engelleri ortadan kaldırmak içindir… Ayrıca Peygamberin bu davada ancak bir öğütçü ve bir açıklayıcı olduğunun belirtilmesi Kur’an-ı Kerim’de birçok nedenden dolayı tekrarlanır. Bu nedenlerin başında, görevini yerine getirdikten sonra, Resulullah’ın sinirlerini davanın tasasından kurtarmak ve işi dilediğini yapmak üzere Allah’ın takdirine bırakmaktır. İslam davasının başarıya ulaşması ve insanların bunu kabullenmeleri için aşırı düşkünlük göstermek ve bu duygunun insana yaptığı baskı (stres) son derece ağır, dayanılmaz bir baskıdır. Dolayısıyla bu baskı dava adamının kendisini ve arzularını dava alanının dışına çekip çıkarmak için böylesine ard arda telkinleri gerekli kılmaktadır. Davaya katılım nasıl olursa olsun, sonuç ne olursa olsun dava adamı ancak böylece görevine koşabilir. (Fizilal’il Kur’an) “Zorba değilsin” ifâdesi, elçinin dayatma ve iradeye baskı yapma gibi bir görevinin olmadığını, zorla kimseye Allah’ın dinini anlatma gibi bir sorumluluğunun bulunmadığını gösteriyor…  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onları (Allah’ın mesajlarını kabul ettirmek için) zorlayıcı da değilsin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
yoksa üzerlerine çullanacak bir kimse değilsin.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yoksa üzerlerinde murakıp değilsin.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sen onların üzerinde bir zorba [musaytır] değilsin.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onların üzerinde zorlayıcı değilsin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onların başında dikilip inanmaları için baskı yapan bir zorba değil!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar üzerinde baskıcı / zorba değilsin.
Mehmet Çakır
swap_vert close
21,22. Resulüm! sen sadece hatırlat, senin görevin bu. // Sen onların başında bir zorba değilsin.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara baskı yapan, ayetlerimizi zorla kabul ettirecek bir zorba değilsin.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onların üzerinde bir zorba değilsin. [*]
Benzer mesajlar: Şûrâ 42:48; Kâf 50:45.  
Mehmet Türk
swap_vert close
21,22. (Ey Muhammed!) Sen öğüt ver. Zîrâ senin görevin, sadece öğüt vermektir. Çünkü sen, onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin.
Muhammed Esed
swap_vert close
sen onları [inanmaya] zorlayamazsın. ⁶
6 Lafzen, “sen onlar üzerinde bir güç sahibi değilsin”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yoksa sen onları zorla imana getirme durumunda değilsin. 16/37, 28/56
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
onlara inanç dayatan bir zorba değilsin![⁵⁷⁰¹]
[5701] Bu âyetler, yıllar sonra inecek olan “Zorlama dinde yoktur” (2:256) âyetiyle de teyit edilecektir. Dolayısıyla bu âyetlerin neshedilerek hükmünün yürürlükten kaldırıldığı yorumu isabetsizdir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sen onların üzerinde bir zorba değilsin!
Osman Fırat
swap_vert close
Sen, onlar üzerine bir zorba değilsin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onların üzerlerinde bir musallat (cebbâr) değilsin.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yoksa sen kimseyi zorlayacak değilsin.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onların üzerinde zorlayıcı değilsin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar üzerine cebr idici değilsin.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yoksa tepelerine dikilecek değilsin.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar üzerinde bir zorba değilsin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yoksa onları zorlayacak değilsin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Üzerlerine musallat bir despot değilsin.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
degülsin anlaruñ üzere musallaŧ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar üstine musallaṭ degülsin.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sən onların üzərində hakim deyilsən!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thou art not at all a warder over them.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thou art not one to manage (men´s) affairs.(6107)
6107 The Prophet of Allah is sent to teach and direct people on the way. He is not sent to force their will, or to punish them, except insofar as he may receive authority to do so. Punishment belongs to Allah alone. And Punishment is certain in the Hereafter, when true values will be restored.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَسْتَ
sen değilsin
عَلَيْهِمْ
üzerlerinde
بِمُصَيْطِرٍۙ
bir zorlayıcı
Sen, onlara (imanı dayatan) bir zorba değilsin.
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مُصَيْطِر
Etken fiil-II
س ط ر
Hükmü altında tutan, zorlayıcı