Peki (o yeniden dirilmeyi inkâr edenler) ibilin (yağmur yüklü bulutların) nasıl yaratıldığına (ibret gözü ile) bakmazlar mı? *
(*) İbil, yağmur yüklü bulut anlamına da gelir. Bkz: (el-Kâmûs c.3 s.47) (الإِبِلُ، بكَسْرَتَيْنِ وتُسَكَّنُ الباء ...والسحابُ الذي يَحْمِلُ ماءَ المَطَرِ،( القاموس المحيط) ُ Arap dili bilginlerinden Müberred ve Ebu-l Abbas “Hiç bakmazlar mı, ibil nasıl yaratılmış?” (Ğaşiye 88/17) âyetindeki ibil’e “büyük bulut kütleleri” anlamı vermiştir (Şevkânî, Feth’ul-Kadîr c.5 s.575). Asma’i de (الابل)’’ el ibil’’ kelimesinin sonundaki lam harfını şeddeli okuyanlar da bunun bulut kümeleri olduğunu kast ediyorlar. Hz. Ali ve İbn Abbas da (الابل) ‘’el İbil’’ kelimesinin sonundaki lam harfını şeddeli, yani ‘’ilel ibilli’’ şeklinde okuyup, bununla yağmur yüklü bulutları kast etmişlerdir, deniliyor. Bize göre de ibil’in bu şekildeki anlamı ayetin siyak ve sibakıyla daha uyumludur…Yeniden dirilmeyi ve öteki dünyadaki hayatı inkâr etmenin bilinçli Yaratıcı kavramını tamamiyle anlamsız hale getireceğine işaret; ayetin birinci bölümünde “yeniden dirilmeyi inkâr edenler” sözlerini eklememin sebebi budur -İbil ismi ise, öncelikle, “develer” anlamına gelir. Ki, tekil şekli olmayan ve sadece çoğul şekilde kullanılan bir cins ismidir (generic plural). Ama bu isim, aynı zamanda “yağmur taşıyan bulutlar” için de kullanılmaktadır (Lisânu’l-‘Arab, Kâmûs, Tâcu’l-‘Arûs): Ki bu karşılık, yukarıdaki anlam örgüsü içinde daha tercihe şayan olan bir karşılıktır. Eğer bu terim “develer” anlamında kullanılmış olsaydı, yukarıdaki ayette ona yapılan atıf, sadece, Hz. Peygamber’in çağdaşı olan Araplara hitap etmiş olurdu. Çünkü dikkat çekici dayanıklılığı, çok çeşitli işlerde (binme, yük taşıma, süt ve et verme, yün kaynağı olma gibi) kullanılabilmesi ve çöl ortasında yaşayan insanlar için adeta vazgeçilmez bir değer taşıması gibi sebeplerden dolayı deve, Araplar arasında daima hayranlık ve bağlılık duyulan bir hayvan olmuştu. Ayrıca, “develer”in kasdedilmiş olması, anlamı belirli bir çevrenin ve belirli bir zamanın insanları ile (geçmiş olaylara tarihî atıfların faydasından bile yoksun şekilde) sınırlamış olacağından, burada hiç dikkate alınmamalıdır. Çünkü Kur’an’da, Allah’ın yarattığı evrenin olağanüstülüklerini gözlemlemek için yapılan çağrı, bütün zamanların ve bütün toplumların insanlarına yöneliktir. Bu nedenle, İbil teriminin burada “develer” için değil, ama “yağmur yüklü bulutlar” için kullanıldığını varsaymak için birçok neden vardır: Ayrıca, burada suyun buharlaşması, buharın göğe yükselmesi, yoğunlaşması ve sonunda yere düşmesi şeklindeki olağanüstü dönüşümlü sürece yapılan işaret, ne kadar hayranlık verici ve faydalı olsalar da “develer”e yapılan atıftan çok, sonraki ayetlerde (18-20. ayetler) gökyüzüne, dağlara ve yeryüzüne yapılan atıf ile daha uyumlu görünmektedir. (M. Esed. Ayet Açıklaması) Allah’ın varlığını ispat konusunda “kozmolojik delil” bulması için insanı tabiata bakmaya ve araştırmaya, yaratılanlardan yaratana doğru düşünmeye sevk ediyor. Nitekim burada canlı cansız nesnelere, dağlara, yer ve göğe bakarak insanoğlu; bunların nasıl meydana geldiğini sorgulayıp, onları var eden yasaları keşfedip, sonunda hepsinin bir hikmet üzere var edildiğini ve bunların Allah’ın varlığı ve birliğine delalet ettiğini görür. İbil, genellikle “deve” anlamındadır ama bazı kıraatlarda son harf şeddeli okunuyor “ibilli” gibi. O zaman da “yağmur yüklü bulutlar” anlamına geliyor. Ayette her iki anlam da kastedilmiş olabilir. (İ.Yakıt. Meal Açıklaması) Ayrıca Ebu Amır ve Müberred’e göre herhâlükârda burada ibil, bulut kümeleridir. Arapça bilenler aşağıdaki Arapça metinlerine bakabilirler:
إِبِلُ، وإِبْلُ: معروف، واحدٌ يَقَعُ على الجمعِ، ليس بجَمْعٍ ولا اسمِ جمعٍ، ج: آبالٌ وتَصغيرُهَا أُبَيْلَةٌ، والسحابُ الذي يَحْمِلُ ماءَ المَطَرِ، (تعريف و معنى الإبل في قاموس القاموس المحيط. قاموس عربي عربي - تعريف و معنى الإبل في قاموس الكل. قاموس عربي عربي) وقوله تعالى: أفلا ينظرون إلى الإبل كيف خلقت [الغاشية/17] قيل: أريد بها السحاب (التفسير الاشتقاقي لجذر الكلمة ""أبل"") و قال المبرد إنّ المراد بها هنا القطع العظيمة من السّحاب. (المعجم فى فقه لغه القرآن و سر بلاغته، ج 1، ص 145) الإِبِلُ، بكَسْرَتَيْنِ وتُسَكَّنُ الباءُ: واحدٌ يَقَعُ على الجمعِ، ليس بجَمْعٍ ولا اسمِ جمعٍ، ج: آبالٌ وتَصغيرُهَا أُبَيْلَةٌ، والسحابُ الذي يَحْمِلُ ماءَ المَطَرِ،( القاموس المحيط) وقال المبرد : الإبل هنا هي القطع العظيمة من السحاب ، وهو خلاف ما ذكره أهل التفسير واللغة ...وقال أبو العباس المبرد: الإبل هنا السحاب؛ لأن العرب قد تسميها بذلك إذ تأتي أرسالا كالإبل وتزجى كما تزجى الإبل وهي في هيئاتها أحيانا تشبه الإبل؛ يعني أن إرادته منها هنا على طريق التشبيه والمجاز.( المحرر الوجيز في تفسير الكتاب العزيز)... ، ورويت عن أبي عمرو وأبي جعفر والكسائي وقالوا: إنها السحاب عن قوم من أهل اللغة..( تفسير الألوسي ) وقيل: المراد بها السحاب على الاستعارة (تفسير البيضاوي) وفي "" الإبل"" ها هنا وجهان:... الثاني: أنها السحاب، فإن كان المراد بها السحاب فلما فيها من الآيات الدالة على قدرة الله والمنافع العامة لجميع خلقه (.النكت والعيون – الماوردي) وقالوا: إنها السحاب، عن قوم من أهل اللغة.(تفسيرالبحر المحيط) ومنها أن المراد بالإبل السحاب على طريق التشبيه والمجازفان العرب كثيراً تشبه السحاب بالإبل في أشعارهم.( غرائب القرآن و رغائب الفرقان) وقال أبو عمرٍ: (الإبلُ هِيَ السَّحَابُ، وَهِيَ ألْيَقُ بما بَعْدُ مِنْ ذِكْرِ السَّمَاءِ وَالْجِبَال (التفسير الكبير) المقام الثاني: في بيان ما بين هذه الأشياء من المناسبة اعلم أن من الناس من فسر الإبل بالسحاب. قال صاحب «الكشاف»: ولعله لم يرد أن الإبل من أسماء السحاب، كالغمام والمزن والرباب والغيم والغين وغير ذلك، وإنما رأى السحاب مشبهاً بالإبل في كثير من أشعارهم، فجوز أن يراد بها السحاب على طريق التشبيه والمجاز، وعلى هذا التقدير فالمناسبة ظاهرة.( مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير)