close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Gâşiye Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lâ tesme’u fîhâ lâġiye(ten)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Orada boş söz duymazlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Orada anlamsız (ve huzur kaçırıcı) bir söz duymayacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Orada hoşa gitmeyen anlamsız sözler işitmezler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Orada boş işlerle meşgul olan bir topluluk gürültüsü, boş bir söz işitmezler.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 19/62; 52/23; 56/25-26.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Orada boş bir söz duymazlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Orda anlamsız bir söz işitmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Öyle ki, orada boş bir söz işitmezsin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onda, boş fuzuli bir şey işitmezler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
8,9,10,11. O gün birtakım yüzler de şen olacaklar; çalıştığından dolayı yüksek bir cennette hoşnuttur; orada boş söz işitmeyecekler.
Besim Atalay
swap_vert close
Orda akan pınar var!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve orada asla boş (ve kötü) bir söz işitmeyecekler.
Cemil Said
swap_vert close
11,16. Orada hiç bir fenâ söz dinlemeyecekler ve miyâh-ı câriye, mürtefi’ serîrler, dolmuş kâseler, dizilmiş yasdıklar, fâhur döşemeler bulacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Orada boş söz işitmezler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Orada hiçbir boş söz işitmezler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Orada boş söz işitmezler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
8, 9, 10, 11. O gün bir takım yüzler de vardır ki, mutludurlar; (dünyadaki) çabalarından hoşnut olmuşlardır, yüce bir cennettedirler. Orada boş bir söz işitmezler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Orada bir saçmalık işitmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Orada boş bir söz işitmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ki onda lağviyyattan bir kelime işidilmez
Emrah Demiryent
swap_vert close
Orada (hoşlanmayacakları) hiçbir boş söz işitmezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Orada boş söz duymazlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Orada boş bir lâf işitmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Orada boş bir söz işitmezler!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Orada hoşa gitmeyen anlamsız bir söz işitmezler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Orada boş ve faydasız sözler işitmezler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Orada boş bir söz işitmezler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Orada boş söz işitmeyecek,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Orada boş bir söz işitmezler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Orda anlamsız ve saçma bir söz işitmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve orada, hikmet ve nezaketten yoksun boş bir lakırdı veya üzüntü verici, kalp kırıcı bir söz işitmeyecekler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Orada boş bir söz işitmezsin.
Mehmet Çakır
swap_vert close
10,11. Yüksek bahçelerde // boş laflardan uzak,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Orada boş gereksiz söz işitmezler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Orada boş söz duymaz.
Mehmet Türk
swap_vert close
9,10,11. Onlar da yaptıklarından memnun bir halde, içerisinde asla boş söz¹ işitilmeyen, harika bir cennettedirler.
1 Lâğıye: “Boş söz” veya “boş şeyle meşgul olan topluluk” yahut lüzumsuzluk mânâsına “akibet” gibi mastardır. Lâğıye, geçersiz kılınması ve düşürülmesi gerekli olan, önem verilecek bir faydası olmayan, boş, manasız, saçma şeylere denir. “Lâğıye söz” ise, özellikle hata ve sövme gibi “fâhiş söz” demektir. Bk. (Nebe’: 35)  
Muhammed Esed
swap_vert close
boş lakırdı işitmeyecekleri (bir bahçede).
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Orada hiç bir kötü söz duymayacak. 7/43, 25/24
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Orada boş bir lakırdı işitmeyecek,[⁵⁶⁹⁸]
[5698] Cenneti anlamdan ve amaçtan yoksun tasavvur edenleri red. Krş: “Elbet cennet ehli o gün, keyif veren bir meşguliyet içinde olacak” (36:55).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
9,10,11. (Dünyada, ibadet ve sâlih ameller) Yaptıklarından ( amellerinin mükâfatını elde etmiş) hoşnud olmuşlardır, yüksek bir cennettedirler, orada boş bir laf işitmezler.
Osman Fırat
swap_vert close
Orada hiçbir boş söz işitmezler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Orada boş bir lâkırdı işitmezsin.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Orada hiç boş söz işitmezler. [19, 62; 52, 23; 56-25-26]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Orada boş söz işitmezler.
Veya: "Sen orada boş söz işitmezsin.." Bir kırâate göre de: "Orada boş söz işitilmez" anlamı vardır. Fakat daha önce "yüzler" geçtiğinden, işitenlerin, bu yüzlerin sâhibi insanlar olması daha uygundur.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Orada beyhûde kelâm işitmezler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
orada boş bir söz duymayacaklar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Orada boş söz işitmezler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Orada boş söz işitmez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hiçbir boş söz işitmez orada,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
işitmeye anuñ içinde, herze söz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
işidilmez anda herze sözler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və orada heç bir boş söz (lağlağı) eşitməyəcəkdir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Where they hear no idle speech,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Where they shall hear no (word) of vanity:
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَا تَسْمَعُ
işitmezler
ف۪يهَا
orada
لَاغِيَةًۜ
boş bir söz
Orada boş bir söz işitmezler.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
سَمِعَ
Fiil-I
س م ع
İşitti, dinledi, duydu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
لَاغِيَة
Etken fiil
ل غ و
Boş söz, lakırdı