close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fussilet Sûresi 52. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul eraeytum in kâne min ‘indi(A)llâhi śümme kefertum bihi men edallu mimmen huve fî şikâkin ba’îd(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Kur'an'ın Allah katından geldiğini görmüşseniz, sonra da ona kafir olmuşsanız haber verin bana, gerçeğe tamamıyla aykırı kalandan daha sapık kimdir ki?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) De ki: "Gördünüz mü haber verin; eğer O (Kur’an) Allah katından ise, sonra siz Onu inkâr etmişseniz (bu durumda) uzak bir ayrılık (ve İslam’a aykırılık) içinde olandan daha sapkın ve şaşkın kimdir?"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki, düşündünüz mü? Eğer bu Kur'ân, Allah katından ise, sonra siz de O'nu gerçekleri örtbas etmek suretiyle inkâr etmişseniz, artık hak ve hakikatten büyük çapta uzaklaşmış olandan daha sapık kim olabilir?
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Hiç düşündünüz mü? Eğer bu Kur'ân Allah katından gelmişse, sonra, siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman büsbütün haktan uzak bir muhâlefet ve düşmanlık içinde olanlardan daha başına buyruk, hak yoldan daha uzak, dalâleti, bozuk düzeni, helâki daha çok tercih eden kim olabilir?" de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Ne düşünürsünüz; eğer o (Kur'an) Allah katından ise sonra siz onu inkar etmişseniz (bu durumda) uzak bir ayrılık içinde olandan daha sapık kim olabilir?"
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Gördünüz mü haber verin; eğer o (Kur'an) Allah katından ise, sonra siz onu inkâr etmişseniz (bu durumda) uzak bir ayrılık içinde olandan daha sapık kimdir?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), de ki: “- Söyleyin bakayım, (ey kâfirler), eğer o Kur'an, Allah tarafından olub da sonra siz onu inkâr etmişseniz, hakdan çok uzak bir ayrılığa düşenden daha şaşkın kim olur?”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Gördünüz mü? Eğer bu Kur’an Allah katından ise, sonra siz de onu inkâr etmişseniz, artık (haktan, doğruluktan) büyük çapta uzaklaşmış olandan daha sapık kim olabilir?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “İnkâr ettiğiniz Kur'ân, gerçekten Allah'tan ise, halinizin ne olacağını hiç düşündünüz mü? Doğrudan ayrılıp uzaklaşandan daha sapık kim olabilir?”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Kur'an Allah katından gelmiş olduğu halde, onu tanımazsınız, ayrışmaya düşen kimseden daha sapık kim olur?»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Söyleyin bana, eğer o (Kur an), Allah'tan gelmiş olup da (ki buna zerre kadar şüphe yoktur) siz de onu inkâr ediyorsanız (başınıza neler geleceğini) hiç düşünüyor musunuz? (Soruyorum size:) Haktan ayrılarak derin bir çıkmaza giren kimseden daha sapık kim olabilir?”
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara di ki: "Ne zan idiyorsunuz? Kur’ân Allâh’dan gelüb de siz âna îmân itmez iseniz böyle ayrılandan daha ziyâde dalâlete sapmış bir insân var mıdır? "
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Kuran Allah katından gelmiş olup da siz de onu inkar etmişseniz, söyleyin bana, derin bir çıkmazda bulunan kimseden daha sapık kim vardır?"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Ne dersiniz? Eğer o (Kur’an) Allah katından olup da siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman derin bir ayrılık içinde bulunan kimseden daha sapık kim olabilir?”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Hiç düşündünüz mü, ya bu (Kur’an) Allah katından gelmiş, siz de onu inkâr etmişseniz? Bu durumda böylesine kesin bir çatışma içine düşenden daha sapkın kim olabilir!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Ne dersiniz, eğer o (Kur'an), Allah tarafından ise siz de onu inkâr etmişseniz o zaman (haktan) uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim vardır?
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Ya o (mesaj) ALLAH'tan idiyse ve siz de onu yalanlamış iseniz? Buna karşı kesin bir tavır alandan daha sapık kim olabilir?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Muhammed! De ki: "Ne dersiniz? O Kur'ân Allah tarafından gelmiş olup da sonra siz onu inkâr etmişseniz, o takdirde Hak'tan uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir?"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki söyleyin bakayım, eğer o Kur'an Allah tarafından da sonra siz ona küfretmiş iseniz o uzak şikaka düşenden daha şaşkın kim olur?
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm o müşriklere) de ki: “(Akl-ı selîm) bir (şekilde) düşünsenize! Ya bu (Kur an), Allah tarafından (bana vahyedilmiş) olup da (ki bunda zerre kadar şüphe yoktur), siz de onu (inatla) inkâr etmişseniz, (işte bu durumda, haktan/hakikatten yana) çok uzak bir ayrılık içerisinde olandan daha sapkın kim olabilir?”
* Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] Efendimiz, müşriklere nasıl bir hâlde olduklarını dolaylı olarak bildirmiştir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Gördünüz mü?¹ Eğer Kur'an Allah katından olduğu halde, siz onu inkâr ediyor ve tanımıyorsanız; bu durumda, haktan uzak kalandan daha sapkın kim olabilir?”
1- Hiç düşündünüz mü?  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Habîbim) de ki: «Eğer o (Kur'an) Allah nezdinden (gelmiş) de sonra siz ona küfr etmişseniz, bana haber verin, (hakdan) uzak bir muhaalefetde bulunanın ta kendisi olan (siz) den daha sapkın kimdir»?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Söyleyin bana! Ya (Kur'ân) Allah tarafından (gelmiş) de sonra (siz) onu inkâr etmişseniz? (O zaman haktan) uzak bir ayrılık içinde olan o kimseden daha sapık kim olabilir?”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) De ki: Ne dersiniz, eğer o (Kur’an) Allah tarafından ise, siz de onu inkâr etmişseniz o zaman (sizin gibi haktan) uzak bir ayrılığa düşenden daha sapkın kim vardır?
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara deki “Başınıza gelenler Allah’ın katından ise, sonra siz Allah’dan geleni hep inkâr etmişseniz, Allah’ın indirdiği vahiyden ayrılarak uzak kalmış birisinden, daha sapık kim olabilir ki.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Kur’an Allah katından bildirilmiştir, böyleyken siz ona karşı tanımazlık ediyorsanız, şimdi söyleyin bana, doğrudan bu kerte ayrı kalan bir kimseden daha sapkın kim olabilir?"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki eğer Kur/an Allah tarafından gönderilmişken siz onu tanımıyorsanız sizin gibi hak/tan uzak bir ayrılık içinde bulunan kimseden daha sapık kim olabilir? Söyleyiniz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Anlamıyor musunuz²³ ki, eğer bu (Kur’an) Allah katından ise ve²⁴ siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman derin bir ayrılık içinde olan kimseden daha sapık kim olabilir?”
23 Lâfzen “eraeytum” (Görmüyor musunuz?) demektir. Bu fiil, cümlede en az iki mef’ûl/nesne alınca “anlamak, idrak etmek” anlamına gelen fiillerden olduğu için, onu burada “Anlamıyor musunuz?” diye çevirmenin daha uygun olacağını düşündük. 24 Genellikle “sonra” anlamında olan “summe” edatını burada “ve” olarak çevirdik.  
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Söyleyin bakayım; eğer o (Kur'an) Allah katından ise, sonra da siz ona (karşı) küfretmişseniz, (bu durumda) derin bir ayrılık içinde olandan daha sapık kimdir?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
O hâlde, ey Müslüman! İnkârcılara seslenerek de ki: “Bir düşünün; eğer bu kitap Allah tarafından gönderilmiş ise ve siz de aptalca bir inat uğruna onu inkâr ediyorsanız, o takdirde, apaçık gerçeklere sırt çevirerek derin bir çıkmaza saplanan sizin gibi inkârcılardan daha bedbaht ve daha sapık kim olabilir?”İşte bunun içindir ki;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Söyleyin bakalım, eğer Allah katından olduysa, yine onu inkâr ettiyseniz, kim uzaklaştıran bir ayrılık içindeki kimseden daha sapkın?”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm de ki: " Nimeti inkar etmeden önce, bari Allah'tan olup olmadığına baksaydınız! " Çünkü hiçkimse, telafisi imkansız bir yanılgıya düşenden daha çaresiz olamaz!?
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki: "Ne dersiniz? Bir düşünün bakalım! İnkâr ettiğiniz Kur’an Allah tarafından gönderilen kitap olarak hesap günü karşınıza çıkarılırsa ki çıkarılacak; o zaman sapık olarak hesaba çekilmeyecek misiniz? Üstelik Kur’an’ı inkâr ettiğiniz için, Allah’ın yasalarına karşı çıkarak yasalarına aykırı yaşadığınız için hesaba çekilmeyecek misiniz? Böyle bir durumda Allah’ın cezasından kurtulabilir misiniz?”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Bir düşünsenize, [*] o (Kur’an) Allah katından ise siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman uzak bir ayrılıkta olandan daha sapkın kim olabilir ki!” [*]
Kur’an’daki [eraeytüm] ifadeleri, “söyler misiniz!”, “gördünüz mü?”, “bir düşünsenize!”, “söyleyin bakalım!”, “ne dersiniz?”, “bana haber verin!” gibi anlamlar içermektedir.,Benzer mesaj: Ahkâf 46:10.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed! Onlara): “Siz Kur’an’ın gerçekten Allah tarafından gönderildiğini, sonra da sizin onu inkâr ettiğinizi hiç düşündünüz mü? (Haktan) çok uzak bir ayrılık içerisinde olandan daha sapkın kim olabilir?” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
DEKİ: Ya inkar ettiğiniz bu [vahiy], gerçekten Allah’tan ise [halinizin ne olacağını] hiç düşündünüz mü? Kendisini kötülüğe ve eğriliğe [bu kadar] çok kaptırandan daha sapık kim olabilir?” ⁴⁸
48 Râzî’ye göre bu, -bu surenin 4 ve 5. ayetlerinde de zikredildiği gibi- insanların, “[Ey Muhammed,] kalbimiz, bizi çağırdığın her şeye kapalıdır, kulaklarımız sağırdır ve bizimle senin aranda bir engel bulunmaktadır” diyerek Kur’an mesajından “yüz çevirmeleri” şeklindeki tavırlarına bir işarettir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – Ya bu Kuran Allah katından gelmiş ise; buna rağmen siz de buna inanmamışsanız, bu durumda haktan/Kuran’dan bu kadar uzaklaşan kimseden daha sapkın biri olabilir mi? 10/37, 11/13-14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DE Kİ: “Ya bu vahiy Allah katından gelmiş de, buna rağmen siz onu inkâr etmişseniz, (neler olacağını) hiç düşündünüz mü? Kim derin bir cepheleşme içine düşen birinden daha sapık olabilir?”[⁴²⁹²]
[4292] Fî şikâkin ba‘idi bu şekilde çevirimiz için bkz: 22:53, not 79.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, o kâfirlere) De ki: "Bana haber veriniz. Eğer Kur'an, Allah katından olduğu halde, siz onu inkâr etmişseniz, (haliniz nice olur) Böyle hakk'a karşı gelen, doğru yoldan uzak düşen bir kimseden daha sapık kim olabilir?
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Gördünüz mü, ya o (Kur’an) Allâh tarafından ise ve siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir?"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Bana haber veriniz! Eğer o, (Kur'an) Allah tarafından olmuş ise, sonra onu inkar etmiş iseniz, uzak bir muhalefette bulunan kimseden daha sapık kim vardır?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Artık söyleyin bakalım: Eğer bu Kur'ân Allah tarafından gönderilmiş de, siz bunu red ve inkâr etmişseniz, o takdirde haktan iyice uzaklaşmış olan sizlerden daha sapık kim olabilir?
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Gördünüz mü, ya o (Kur'an) Allah tarafından ise ve siz de onu inkar etmişseniz, o zaman uzak bir ayrılığa düşenden daha sapık kim olabilir?"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yâ Muhammed! Onlara di ki: "Eğer Kur'ân benim didiğim gibi Allâh tarafından ise ve siz de ona bilâ teemmül ve tefekkür küfür idiyor iseniz o zamân ne yapacaksınız? Bana haber viriniz. Dâimâ hidâyetden uzak şekâvetde bulunanlardan daha ziyâde dalâlete düşmüş kim vardır?"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Düşünsenize, o (Kur’an) Allah katındansa, siz de onu görmezlikten geliyorsanız; böyle derin bir ayrılık içinde olandan daha şaşkını kim olabilir.”
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Eğer bu (Kur'an) Allah katından gelmiş; sonra da siz onu inkar etmişseniz, gördünüz mü uzak bir ayrılık içinde olandan daha sapık kim vardır?
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Söyleyin bana, eğer bu Kur'ân Allah katından ise ve siz de onu yalanlamış iseniz, haktan böylesine uzak düşmüş kimseden daha şaşkın kim olabilir?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Söyleyin bakalım, o Kur'an Allah katından ise, siz de onu inkâr ettinizse/onun üstünü örttünüzse, dönüşü olmayan kopukluğa düşenden daha sapık kim vardır?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “ħaber virüñ eger olursa ya'nį ķur’ān Tañrı ķatından andan kāfir olursañuz aña kimdür azġunıraķ andan kim ol muħalefet içindedür ıraķ?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Eger ol Tañrı ḳatından olsa‐y‐dı, andan ṣoñra kāfirolsa‐y‐duñuz, kim azġunraḳdur ol kimseden, raḥmetden ıraḳdur?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər! O kafirlərə) de: “Bir söyləyin görək, əgər (bu Qur’an) Allah dərgahındandırsa və sonra siz də onu inkar edibsinizsə, (sizin kimi haqdan) uzaq bir nifaq (ədavət) içində olan kəsdən (haqq yolu) daha çox azmış kim ola bilər?!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Bethink you: If it is from Allah and ye reject it Who is further astray than one who is at open feud (with Allah)?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "See ye if(4524-A) the (Revelation) is (really) from Allah, and yet do ye reject it? Who is more astray than one who is in a schism(4524-B) far (from any purpose)?"
4524-A An argument is now addressed, of a most searching nature. Examine your own souls. See if you do not really find something unusual in Allah's Revelation! If you do, and yet you reject it, what a terrible responsibility fastens itself on you? Could anything be more foolish or more misguided than to reject a Message which is transforming the whole world? 4524-B "If you resist the convictions of the whole world, you are only forming a Cave or a narrow obscure sect or schism, which serves no purpose, and is unfit to live in the broad light of Universal Religion.' Cf. 2:176, n. 176.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اَرَاَيْتُمْ
gördü- nüz mü
اِنْ
eğer
كَانَ
ise
مِنْ عِنْدِ
katından
اللّٰهِ
Allah
ثُمَّ
sonra
كَفَرْتُمْ
inkâr ettiy- seniz
بِه۪
onu
مَنْ
kimdir
اَضَلُّ
daha dalâlette
مِمَّنْ
o kim- seden ki
هُوَ
o
ف۪ي شِقَاقٍ
bir ayrılık içindedir
بَع۪يدٍ
uzak
(Resulüm!) De ki: "Hiç düşündünüz mü? Eğer o (Kur'ân), Allah katındansa ve siz onu inkâr etmişseniz (o zaman haktan) uzak bir ayrılığa düşen o kimseden daha dalâlette kim vardır?"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَضَلُّ
İsim
ض ل ل
Daha sapmış, daha şaşırmış, daha dalâlette
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
شِقَاق
Fiilimsi-III
ش ق ق
Ayrılık
بَعِيد
İsim
ب ع د
Uzak