close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Furkân Sûresi 73. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne iżâ żukkirû bi-âyâti rabbihim lem yeḣirrû ‘aleyhâ summen ve’umyânâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve öyle kişilerdir onlar ki Rablerinin delilleri anıldığı ve Kur'an okunduğu zaman, sağır bir halde ve körü körüne yerlere kapanmazlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatılıp anlatıldığında, bunlara karşı sağır ve kör (gibi ilgisiz ve isteksiz) davranmayan (hemen kendilerini toparlayıp Kur’an’ı anlamaya ve uygulamaya çalışan mü’min) kimselerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar ki, kendilerine Rablerinin mesajları hatırlatıldığı zaman, körlerin ve sağırların yaptığı gibi, düşünüp anlamadan, körü körüne, bilinçsizce kapanıp kalmazlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar, kendilerine, Rablerinin âyetleri tebliğ edilerek hatırlatıldığında, âyetlerle öğüt verilip uyarıldıklarında, sağır ve kör kesilenlerin yere yıkıldıkları gibi kulluk secdesine kapanmazlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığında onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar ki, Rablerinin ayetleriyle kendilerine öğüt verilince, sağır ve kör olarak bunların üzerine düşmezler (hakkı işiterek ve doğruyu görerek Allah'ın ayetlerine bağlanırlar);
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar ki; Rablerinin ayetleriyle uyarıldıkları zaman, sağır ve körler olarak onların üstüne düşmezler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Rabblerinin âyetleri kendilerine hatırlatıldığında, kulaklarını kapatarak ve gözlerini yumarak onları görmezlikten gelmezler.
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrının âyetleri anılacak olursa, sağır gibi, kör gibi üstüne kapanmazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara sağır ve kör kesilmezler (onları duymazlıktan ve görmezlikten gelmezler, onlara ilgisiz kalmazlar).
Bkz. 2/18  
Cemil Said
swap_vert close
72-76. Yalancı şâhidlikde bulunmayanlar, çirkin musâhabâtda edebini muhâfaza idenler ve rabbin âyâtı okundığı vakit sağır ve kör imiş gibi sâkit yatmayanlar, "Yâ rabbî bize yüzümüzü güldürecek zevceler ve çocuklar ihsân it ve bizi muttakîlerin imamı olmağa şâyân kıl" diyenler sabır ve sebâtlarından dolayı cennetin yüksek yerlerine nâil olacaklar ve orada sulh ve selâmet bulacaklar ve ilelebed kalacaklardır. Ne âlî makâm, ne güzel ikâmetgâh.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, kendilerine Rabblerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendilerine rablerinin âyetleri hatırlatıldığında o âyetler karşısında körler ve sağırlar gibi bilinçsizce davranmazlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar;
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine Rab'lerinin ayetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve onlar ki rablarının âyetleriyle va'z-u nasıhat edildikleri zaman üstüne kör, sağır yıkılıp yatmazlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında (âyetler ile öğüt verildiğinde) onlara karşı kör ve sağır gibi davranmazlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlara, Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağırmış gibi görmezden gelmezler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar ki kendilerine Rabbinin âyetleri okunduğu (yahud onlara va'z ve nasıyhat edildiği) zaman bunlara karşı (münafıklar gibi) kör ve sağır (yıkılıb) düşmezler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem onlar ki, Rablerinin âyetleri (kendilerine) hatırlatıldığında, onlara karşı sağır ve kör kimseler olarak (münkirler gibi, anlamadan) yüzleri üzere kapanmazlar. (Bil'akis o hakikati hakkıyla idrâk ederek secdeye kapanırlar.)
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlar ki, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman; onlara karşı kör ve sağır (ilgisiz) davranmazlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O Rahmanın kulları Rablerinin ayetleri onlara hatırlatıldığında, Rabbinin ayetlerine duymamazlık yapıp, görmezlikten gelemezler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
o kimseler ki kendilerine çalaplarının ayetleri okununca bunlara karşı sağırlar, körler gibi duygusuz kalamazlar,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara Rablerinin âyetleri yâdedildiği vakit ona sağırlar, körler gibi kapanmazlar, bilâkis can kulağıyle dinlerler, kalb gözü ile görürler de öyle kapanırlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, kör ve sağırmış gibi davranmazlar.²⁹
29 Krş. Enfâl, 8/2; Meryem, 18/58  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, kendilerine rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstüne sağırlar ve körler olarak yıkılıp kalmayan (tam aksine işitip gören) kimselerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar ki, Rab’lerinin ayetleri kendilerine hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır kesilmezler. Bâtıl önyargıları, anlamsız gurur ve kibri bir tarafa bırakır ve Kur’an’ı doğru değerlendirmeye çalışırlar. Allah’ın ayetlerini okurken veya bir başkasından dinlerken onu anlamaya çalışır, üzerinde düşünüp öğüt ve ibret alırlar. Kör veya sağırmış gibi, ayetlerin anlamı üzerinde hiç durmadan, öylesine okuyup geçmezler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Rabb’lerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı sağır ve kör davranmadılar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kendilerine Allah kelâmından söz edildiği zaman bunlara karşı ilgisiz ve duyarsız kalmazlar:
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnananlara ayetlerimiz hatırlatıldığı zaman ayetlerimize karşı kör sağır davranmazlar. Ayetlerimizi anlayarak hayatlarına ölçü yaparlar. Yasalarımızı öğrenir yasalarımıza göre yaşarlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığında ise onlara karşı sağır ve kör davranmazlar. [*]
Gerçek müminler Yüce Allah’tan gelen mesajlara karşı duyarlı ve bilinçli davranırlar; onu anlamak için derin bir istek ve arzu gösterirler; onu can kulağıyla dinlerler; açık bir zihinle onu kavramaya çalışırlar. Genelde insanlar, ilâhî mesaja sadece yüzeysel bir heves ve heyecanla yaklaşır, görüntüyü kurtarmak için onun üzerine kapaklanır; ancak gerçekte mesajı anlamak için en küçük bir çaba sarf etmezler. Sonunda münafıklar veya onlara benzeyenler gibi Kur’an’ın mesajı hakkında kör ve sağır kalırlar.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(O kullar), kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatılınca, onlara sağır ve kör gibi (şuursuzca) üşüşmezler.¹
1 Yani dinlememezlik etmezler veya anlatılan mesajı körü körüne değil de can kulağıyla dinlerler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve onlar ki, kendilerine Rablerinin mesajları hatırlatıldığı zaman, körler(in) ve sağırlar(ın yaptığı) [gibi] (düşünüp anlamadan) onların üzerine üşüşmezler. ⁵⁵
55 Bu ayeti açıklarken, Zemahşerî, halkın taklitçi çoğunluğunun ilahî mesaja sadece yüzeyde kalan bir heves ve heyecanla yaklaştığını, adeta görünüşü kurtarmak için “onun üzerine üşüştüğünü”, ama gerçekte mesajı anlamak için en küçük bir çaba sarfetmediğini ve dolayısıyla onun muhtevası hakkında kör ve sağır kaldığını; oysa, Allah’tan yana gerçekten duyarlı ve bilinçli olan kimselerin mesajı anlamak için derin bir istek ve iştiyak gösterdiklerini ve bunun için de “onu can kulağıyla dinleyip açık bir zihinle kavramaya çalıştıklarını” belirtmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve kendilerine Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, bu ayetlere karşı kör ve sağır davranmazlar. 10/71, 19/58, 24/51, 32/15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine onlar: Rablerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman, sağırlar ve körler gibi (dinleyip anlamadan) üzerine üşüşmezler.[³¹⁶⁰]
[3160] Mücahid’in açıklamasına dayanarak (lâ yefkahûne ve lâ yesme‘ûn) (Taberî). Zımnen: İlâhî mesaja karşı olağanüstü bağlılık ve saygı gösterisi yaparlar, fakat onun ne dediğini anlamaya dinlemeye yanaşmazlar (Krş: Zemahşerî ve ondan iktibasla Râzî). Sahabe bu durumu Kur’an’ı yastık edinmek olarak nitelendirmişler ve lâ yutevessedu’l-Kur’an (Kur’an yastık edinilemez) demişlerdir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar ki; kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığında (kafirlerin aksine) onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlar ki, Rablerinin âyetleriyle kendilerine öğüt verildiği zaman ona karşı sağır ve kör olarak yıkılıp durmazlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kendilerine Rab'lerinin âyetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağırlar ve körler gibi davranmazlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve şunlar ki: "Kendilerine rablerinin âyetleriyle va'az ve nasîhat olundukda sağırlık ve körlük ile yüz üsti düşmezler. (Dinler ve görirler).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara Sahiplerinin âyetleri hatırlatılınca görmezlikten ve duymazlıktan gelerek üstüne yatmazlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Rab'lerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında kör ve sağır gibi davranmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rablerinin ayetleri kendilerine hatırlatıldığında, kör ve sağırlar gibi onlar üzerine kapanmazlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim ķaçan ögütlendiler çalabı’ları āyetleri-ile düşmediler anuñ üzere śaġırlarken daħı gözsüzlerken.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol kişiler ki ḳaçan ẕikr olsa özlerine Tañrıları āyetleri, yüz üstine düş‐mezler, ṣaġır olup ve gözsüz olup.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, Rəbbinin ayələri zikr olunduğu vaxt özünü onlara qarşı kar və kor kimi aparmaz (əksinə, onlara cani-dildən qulaq asar);
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who, when they are reminded of the revelations of their Lord, fall not deaf and blind thereat.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who, when they are admonished with the Signs of their Lord, droop not down(3133) at them as if they were deaf or blind;
3133 Kharra may mean: to fall down, to snore, to droop down as if the person were bored or inattentive, or did not wish to see or hear or pay attention.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve onlar ki
اِذَا
o za-man ki
ذُكِّرُوا
hatırlatıl- dılar
بِاٰيَاتِ
âyetleri ile
رَبِّهِمْ
Rabb-lerinin
لَمْ يَخِرُّوا
kapanmadılar
عَلَـيْـهَا
onlara karşı
صُـماًّ
sağırlar
وَعُمْيَـاناً
ve körler olarak
Yine kendilerine Rabblerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı kör ve sağır davranmazlar.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
ذُكِّرَ
Fiil-II
ذ ك ر
Hatırlatıldı, nasihat edildi, uyarıldı, öğüt verildi
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
خَرَّ
Fiil-I
خ ر ر
Düştü, kapandı, çöktü, yerle bir oldu, yıkıldı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَصَمٌّ
İsim
ص م م
Sağır
اَعْمٰى
İsim
ع م ي
Kör, âmâ