close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Furkân Sûresi 72. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne lâ yeşhedûne-zzûra ve-iżâ merrû billaġvi merrû kirâmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve öyle kişilerdir onlar ki yalan yere tanıklıkta bulunmazlar ve suç yapılan bir yere uğrarlarsa oradan, suç yapmadan ve yapılan suça razı olmadan geçip giderler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ve yine Rahman’ın makbul kulları) Onlar yalan yere şahitlik etmezler, (bildiklerini gizlemezler, ifadelerini eğip bükmezler.) Lağviyata (boş, yararsız ve hayâsız konuşmalara, tartışmalara, sataşmalara ve programlara) rastladıklarında ise vakarla (ve ağır başlılıkla) oradan uzaklaşarak geçip giderler.
[Not: Onurlu ve şuurlu mü’minler, televizyon dizilerinde, internet sitelerinde, gazete ve dergilerde rastladıkları; İslam’la alay eden, ahlâkı dejenere eden, şehveti körükleyen yayınlar ve programları derhal değiştiren ve ilgili mercilere gerekli tepkiyi gösterenlerdir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar ki, tevhid inancı dışındaki yalan ve asılsız olan şeylere tanıklıkta bulunmazlar, boş ve anlamsız şeylerle uğraşan kimselere rastladıkları zaman, yanlarından şeref ve vakarla geçip giderler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar, yalan yere şâhitlik etmeyenler, sataşmaya, eziyete, edep dışı konuşmaya, boş laflara muhatap olduklarında vakar ile oradan geçip gidenlerdir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar yalancı şahitlik etmezler ve yararsız bir şeye rastladıklarında onurlu bir şekilde (yüz çevirip) geçerler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar ki, yalana şahidlik etmezler ve boş söz konuşanlara rasgeldikleri zaman, bulaşmadan iyi bir şekilde yüz çevirir geçerler;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar ki; yalancı şahitlikte bulunmazlar, boş sözlerle karşılaştıklarında, kendilerini bulaştırmadan geçip giderler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar yalan yere şahitlik etmezler, lüzumsuz şeylere rastladıklarında katılmayıp, onurlu bir şekilde geçip giderler.
Besim Atalay
swap_vert close
Yalan yere, tanıklık da etmezler, yakışıksız bir şey gördüklerinde, iyilikle geçerler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar öyle kişilerdir ki, yalan yere şahitlik etmezler, boş ve anlamsız şeylerle (uğraşan kimselerle) karşılaştıkları zaman yanlarından vakarla geçip giderler.
Bkz. 28/55  
Cemil Said
swap_vert close
72-76. Yalancı şâhidlikde bulunmayanlar, çirkin musâhabâtda edebini muhâfaza idenler ve rabbin âyâtı okundığı vakit sağır ve kör imiş gibi sâkit yatmayanlar, "Yâ rabbî bize yüzümüzü güldürecek zevceler ve çocuklar ihsân it ve bizi muttakîlerin imamı olmağa şâyân kıl" diyenler sabır ve sebâtlarından dolayı cennetin yüksek yerlerine nâil olacaklar ve orada sulh ve selâmet bulacaklar ve ilelebed kalacaklardır. Ne âlî makâm, ne güzel ikâmetgâh.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar yalan yere şehadet etmezler; faydasız birşeye rastladıkları zaman yüz çevirip vakarla geçerler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, yalana şahitlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yine anılan o iyi kullar, asılsız şeylere şahitlik etmezler; boş ve mânasız davranışlarla karşılaştıklarında onurluca çekip giderler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(O kullar), yalan yere şahitlik etmezler, boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile (oradan) geçip giderler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar yalan tanıklıkta bulunmazlar. Boş sözlerle karşılaştıklarında önemsemeyip geçerler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve onlar ki, yalan şahitlik etmezler, boş bir şeye rastladıkları zaman vakar ile (oradan) geçip giderler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve onlar ki yalana şâhid olmazlar ve lâğve rastgeldikleri vakıt kerîmâne geçerler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve onlar ki, yalan ve boş söze şahitlik etmezler, boş bir söze rastladıkları zaman vakar ile (oradan) geçip giderler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, yalan yere tanıklık etmezler. Boş ve anlamsız bir şeyle karşılaştıkları zaman, onurlu ve erdemlice oradan uzaklaşırlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar ki yalan şâhidlik etmezler, boş ve kötü lâkırdıya rastladıkları vakit şerefli (insanlar) olarak (ondan yüz çevirib) geçerler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlar (o mü'minlerdir) ki, yalan yere şâhidlik etmezler; boş şeyler (söz ve hareketler) ile karşılaştıkları zaman, (yüz çevirerek) vakarla geçip giderler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlar ki, yalan ve asılsız olandan yana şehitlik etmezler; boş ve anlamsız şeylerle (uğraşan kimselere) rastladıkları zaman yanlarından vekarla geçip giderler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar Allah’ın yasakladığı kötülüklere şahitlik etmezler (günah işlenen yerde durmazlar) ve gereksiz ve faydasız davranışlar karşılarına çıktığında, güzel bir şekilde geçip giderler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki yalan yere tanıklık etmezler, uygunsuzluklarla karşılaşacak olurlarsa ağır başlılıkla kendilerini çekerler,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O kullar yalan yere şehadet etmezler, münasebetsiz şeylerin önünden geçince âlicenap davranırlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, yalan yere/asılsız söze [zûr] şahitlik etmezler. Boş ve anlamsız bir şeyle karşılaştıkları zaman, oradan vakarla [kirâmen] geçip giderler.²⁸
28 Krş. Kasas, 28/55  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, yalan şahitlikte bulunmayanlar ve de boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurluca geçenlerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar ki, yakın dost ve akrabalarının cezalandırılması söz konusu olsa bile, asla hem yalana şahit olmazlar hem de yalancı şahitlik yapmazlar; boş ve yararsız işlerle uğraşan kimselerle karşılaştıklarında, onları yararlı işlere yönlendirmeye çalışırlar; bunu yapamadıkları takdirde, Müslümana yakışan edepli ve onurlu bir tavırla oradan uzaklaşırlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
(Rahmân’ın kulları) Onlar ki Yalan-Yanlış’a şehadet etmezler. Lağv / Lağa-Luğa / Boş Sözler’e yakın geçtikleri zaman seviyeyi düşürmeden geçtiler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu gibiler, yalancı şahitlik yapmazlar, Nahoş bir durumla karşılaştıklarında saygınlıklarını korurlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnanan kimseler yalan söylemez! Boş sözler ile meşgul olmazlar. Boş sözlerin konuşulduğu ortamlardan uzak dururlar. Boş sözlere inanmazlar. Boş sözlerin peşine düşmezler. Onların yalancılarla, boş sözlerle, zamanını boşa harcayanlarla ilgisi yoktur. İnananlar onlarla karşılaştıklarında ilgilenmeyerek yanlarından vakarla geçip giderler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Rahmân’ın kulları), yalana şahitlik etmez; [*] boş şeylerle karşılaştıklarında onurlu bir şekilde geçip giderler. [*]
Ayette verilmek istenen mesaj “yalancı şahitlik”le ilgilidir. “Yalan şahitlik”, toplumların hayatında çok önemli bir yıkım nedenidir. Bu nedenle doğru şahitlik yapmak bir hassasiyet ve duyarlılık konusudur. Yalan şahitlik, adaletin yok olmasına veya adaletin gerçekleşmemesine sebep olmaktadır.,Benzer mesajlar: Yûnus 10:41; Furkân 25:63; Kasas 28:55; Şûrâ 42:15; kâfirûn 109:6.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(O kullar), yalana şahit olmazlar,¹ boş sözlerle² karşılaştıklarında ise vakar ile (oradan) geçip giderler.³
1 Yani; yalan yere şâhitlik etmedikleri gibi yalan söylenen yerlerde de durmazlar.2 Lâğv: faydasız, zararlı ve terk edilmesi mutlaka gereken boş şeyler demektir.3 Bunun uygulaması için Bk. (Kasas: 55)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar ki, yalan ve asılsız olandan yana şehadet etmezler; ⁵⁴ boş ve anlamsız şeylerle [uğraşan kimselere] rastladıkları zaman yanlarından vekarla geçip giderler.
54 Sözü geçen kimselerin ne kendilerinin yalancı şahitlik yaptıklarını (yani, ifadenin en geniş anlamıyla, ne yalan söylediklerini), ne de asılsız iddialara, yalana iftiraya dayanan herhangi bir işe, bir tertibe bilerek karıştıklarını dile getiren bir ifade (Râzî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve Rahman’ın iyi kulları yalan yere şahitlik etmezler. Çirkin söz ve davranışlara muhatap olduklarında olgunluk ve vakarla oradan geçip giderler. 28/55, 43/89, 73/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine onlar ki: yalan ve sahte olandan yana şahitlik etmezler; yararsız ve anlamsız olan şeylerle karşılaştıklarında da vakarla geçip giderler.[³¹⁵⁹]
[3159] Cümle başındaki vav harfi burada “dahi” anlamına gelen “da” işlevi görmektedir. Lağv, amacı gerçekleştirmede herhangi bir işlev üstlenmeyen her şey (Krş: 23:3, not 5).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar ki; yalan yere şehadet etmezler. Boş ve kötü bir lakırdıyla karşılaştıkları zaman vakar ile oradan geçip giderler.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar yalan ve boş sözün yanında bulunmazlar, boş söze rastladıklarında vekar ile (oradan) geçip giderler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlar ki, yalan yere şehâdette bulunmazlar ve faidesiz bir şeye uğradıkları vakit kerîmler olarak geçer giderler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O kullar, yalan şahitlik etmezler. Boş söz ve işlere rastladıklarında vakarla oradan geçip giderler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar yalan ve boş sözün yanında bulunmazlar, boş söze rastladıklarında vekar ile (oradan) geçip giderler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve şunlar ki yalan yere şâhidlik itmezler. Lağv ve 'abes şeylerin yanından geçdiklerinde ondan i'râz iderek ve kerîmâne bir sûretde geçüb giderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Rahmanın kulları, yalana şahitlik etmezler, boş sözlerin olduğu yerlerden hiç oralı olamadan geçerler,
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, yalancı şahitlik etmezler. Boş ve kötü bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakarla geçip giderler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Rahmân'ın o has kulları, yalan yere tanıklık etmezler; boş birşeye rastladıklarında, ağırbaşlılıkla oradan geçer, giderler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar yalana tanıklık etmezler/yalan söze kulak vermezler. Boş lakırdıya rastladıklarında soylu bir tavırla geçip giderler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim ḥāżır olmazlar şirke yā yalaña daħı ķaçan kim geçdiler ma'śįyetlere geçdiler ulular iken.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol kişiler kim yalan ṭanuḳ virmezler ve ḳaçan ma‘ṣiyete uġrasalarandan i‘rāż iderler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, yalan yerə şahidlik etməz, faydasız bir şeylə rastlaşdıqları (lağlağı bir söhbət eşitdikləri) zaman onlardan üz çevirib vüqarla keçər (özünü ləyaqətlə aparıb onlara əhəmiyyət verməz);
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who will not witness vanity, but when they pass near senseless play, pass by with dignity.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who witness no falsehood,(3131) and, if they pass by futility,(3132) they pass by it with honourable (avoidance);
3131 Witness no falsehood has two significations, both implied in this passage: (1) those who give no evidence that is false; and (2) those who do not assist in anything which implies fraud or falsehood. 3132 There is not only condemnation of positive falsehood or of being mixed up with things implying falsehood, but futilities-vain random talk, unedifying jokes, useless show, etc.-are all condemned. If a good man finds himself in such an affair, he must withdraw from it in an honourable, dignified way, not in a fussy arrogant way.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve onlar ki
لَا يَشْهَدُونَ
şahidlik etmezler
الزُّورَۙ
yalana
وَاِذَا
ve o va-kit ki
مَرُّوا
karşılaş-tılar
بِاللَّغْوِ
boş sözlerle
مَرُّوا
geçip giderler
كِرَاماً
bir vakarla
Ayrıca onlar, yalana şahidlik ed(ip onu dinle)mezler, boş sözlerle karşılaştıklarında ise vakarla (oradan) geçip giderler.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
شَهِدَ
Fiil-I
ش ه د
Şahidlik etti, erişti
زُور
İsim
ز و ر
Yalan
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
مَرَّ
Fiil-I
م ر ر
Uğradı, dolaştı, devam etti, geçti, karşılaştı, geçip gitti
لَغْو
İsim
ل غ و
boş söz, boş şeyler
مَرَّ
Fiil-I
م ر ر
Uğradı, dolaştı, devam etti, geçti, karşılaştı, geçip gitti
كَرِيم
İsim
ك ر م
Kerîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İkram eden demektir), kerim, verimli, bereketli, değerli, üstün, ikrama nail, vakarlı