close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Furkân Sûresi 42. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İn kâde leyudillunâ ‘an âlihetinâ levlâ en sabernâ ‘aleyhâ(c) vesevfe ya’lemûne hîne yeravne-l’ażâbe men edallu sebîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kulluklarında sebat etmeseydik neredeyse bizi de mabutlarımızdan saptıracaktı derler ve yakında, azabı gördüler mi, bilecekler onlar, kimin yolu, daha yabanda.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(İnkârcılar ve münafıklar) Diyorlar ki: "Eğer bunların (bâtıl yollarımızın ve putlarımızın) üzerinde (inadımızla sabır ve) kararlılık göstermeseydik, (bu Peygamber) neredeyse bizi ilahlarımızdan (kapıldığımız zulüm ve günah ortamından) saptıracaktı." Oysa azabı görecekleri zaman, kim yol bakımından daha sapıkmış, yakın bir gelecekte bilip öğreneceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
“Eğer putlarınıza inanmakta ısrar edip dirençli davranmasaydık neredeyse bizi ilahlarımızdan uzaklaştıracaktı” diyorlar. Fakat kendilerini bekleyen azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu öğreneceklerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Şâyet tanrılarımıza inanmakta sebat göstermeseydik, neredeyse, bizi tanrılarımızdan uzaklaştırıp, dalâleti tercihimize sebep olacaktı” diyorlar. Azâbı gördükleri zaman kimin, kendilerinin mi, mü'minlerin mi hak yoldan daha uzak, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmiş olduklarını öğrenecekler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer biz onların üzerinde kararlılık göstermeseydik neredeyse bizi ilahlarımızdan saptıracaktı." Yakında azabı gördüklerinde kimin yolca daha sapık olduğunu bilecekler.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Eğer onlara karşı kararlılık göstermeseydik, neredeyse bizi ilahlarımızdan saptıracaktı.' Azabı görecekleri zaman, kim yol bakımından daha sapıkmış, öğreneceklerdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Senin için diyorlar ki) “- Az kalsın bizi, putlarımıza ibadet etmekten çevirecekti, eğer üzerlerine sebat (la ibadet) etmeseydik...” Fakat, ileride azabı görecekleri gün, yolca daha sapık kimdir, bilecekler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Eğer ilahlarımızın yanında sebat etmeseydik, nerede ise bizi onlardan saptıracak idi” dediler. Onlar azabı gördükleri zaman, kimin çok daha sapık olduğunu bileceklerdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Şâyet tanrılarımıza inanmakta direnmeseydik, az kalsın bizi ilâhlarımızdan saptıracaktı.” Azabı gördükleri zaman, asıl kimin yolunun sapık olduğunu bileceklerdir!
Besim Atalay
swap_vert close
«Biz buna katlansaydık, taptığımız şeylerden bizi ayıracaktı» demektedirler, azabı görürlerse yolca sapkın kimdir? Anlayacaklar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
41-42. Seni gördükleri zaman, seninle yalnızca alay ediyorlar ve “Allah'ın, resul olarak gönderdiği bu mudur? Eğer onlara (putlarımıza) sıkıca sarılmasaydık, bizi neredeyse tanrılarımızdan uzaklaştıracaktı!” (diyorlar.) Fakat azabı gördükleri zaman (doğru) yoldan uzaklaşan kişinin kim olduğunu bilecekler!
Cemil Said
swap_vert close
41, 42. Seni gördükleri vakit istihzâlarına hedef idiyorlar: "Allâh’ın rasûl olmak üzere gönderdiği bu âdem mi idi? Eğer sebât itmeye idik az kaldı bize ma’bûdlarımızı terk itdirecek idi" diyorlar. ’Azâbın yaklaşdığını gördükleri vakit hangi yolun dalâlet oldığını anlayacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Tanrılarımız üzerinde direnmeseydik, doğrusu neredeyse bizi onlardan uzaklaştıracaktı" derler. Azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bileceklerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
41,42. Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. “Allah’ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilâhlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilâhlarımızdan uzaklaştıracaktı” (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Eğer tanrılarımıza kararlılıkla bağlı kalmasaydık neredeyse bizi onlardan koparacaktı” derler. Ama azabı gördüklerinde yolunu büsbütün şaşırmışların kimler olduğunu anlayacaklar!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Şayet tanrılarımıza inanmakta sebat göstermeseydik, gerçekten bizi neredeyse tanrılarımızdan saptıracaktı» diyorlar. Azabı gördükleri zaman, asıl kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler!
Edip Yüksel
swap_vert close
"Direnmeseydik, neredeyse bizi tanrılarımızdan saptırıp ayıracaktı." Azabı gördüklerinde kimin gerçekten sapık yolda olduğunu öğreneceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Şayet tanrılarımıza inanmakta sebat göstermeseydik, gerçekten de bizi neredeyse tanrılarımızdan saptıracaktı" diyorlar. Azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sahih be! Az kaldı bizi ma'budlarımdan sapıtacaktı, eğer üzerlerine sebat etmesekti! diyorlar, fakat ileride bilecekler, azâbı görecekleri gün: kimmiş o yolu daha sapık olan?
Emrah Demiryent
swap_vert close
“Eğer (tanrılarımıza inanmakta) sebat göstermeseydik, neredeyse bizi ilâhlarımızdan uzaklaştıracaktı!” derler. Yakında azabı gördüklerinde, (asıl) kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler!
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Şayet ilahlarımıza bağlılıkta kararlı olmasaydık, neredeyse bizi saptırıyordu.” diyorlar. Azabı gördükleri zaman kimin sapkın olduğunu bileceklerdir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Şöyle derler): «Hakıykat, eğer üzerlerine (düşüb) sebat göstermeseydik bizi az kaldı Tanrılarımızdan sapdıracakdı o». Onlar azâbı görecekleri vakit kim yolca daha sapıkdır, yakında bilecekler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Eğer (onlara tapmakta) üzerlerine sebât etmeseydik, nerede ise bizi ilâhlarımızdan saptıracaktı!” (derler.) Fakat azâbı gördükleri zaman, yolca daha sapıkolanın kim olduğunu ileride bilecekler!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm! Senin için diyorlar ki:) Eğer biz, (ilahlarımız) üzerine dirençli olmasaydık neredeyse bizi ilâhlarımızdan uzaklaştıracaktı. Oysa onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler. *
(*) Putperestlerin ileri gelenleri, bâtıl inançlarını sürdürmekle yetinmeyip bütün cahiller, cahil oldukları kadar küstah da olan kötü karakterli insanlar gibi onlar da Hz. Peygamber’in kendilerine yönelttiği davetin, ortaya koyduğu inanç ilkelerinin ve hayat sisteminin içeriği, anlamı ve değeri üzerine düşünecekleri yerde, sırf ilkellik ve bağnazlıklarından, inat ve inkârlarından dolayı güya onu önder ve rehber olacak nitelikte görmediklerini ileri sürerek alaya alırlardı… (Râzî, XXIV, 85). Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 127  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İlahlarımıza sahip çıkmasaydık nerdeyse bizi onlardan saptıracaktı. Daha sonra azabı gördüklerinde, yolca daha sapık kimmiş öğrenecekler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"Gerçekten eğer dayatmamış olsaydık az kalsın bizi tanrılarımızdan ayırtacaklardı" derler. Onlar azabı görünce kimin daha çok yoldan çıkmış olduğunu göreceklerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
41, 42. Onlar seni görünce eğlenceye almaktan başka bir şey yapmazlardı: «— Allah/ın gönderdiği peygamber bu mu? Mâbutlarımızın ibadetinde sabır ve sebat göstermeseydik az kaldı bizi onların ibadetinden saptıracaktı» derlerdi. Onlar yakında azabı görecekleri zaman yoldan sapanların kim olduğunu anlayacaklardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Eğer biz üzerinde direnmeseydik [sabernâ], az daha bizi tanrılarımızdan kesinlikle uzaklaştıracaktı” (derler). Onlar yakında azabı gördükleri zaman, kimin yolunun daha sapık olduğunu bileceklerdir.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Eğer biz onlara karşı kararlılık göstermeseydik, neredeyse bizi ilahlarımızdan saptırmış olacaktı (derler).” Azabı görecekleri zaman, kim yol bakımından daha sapıkmış, onlar öğreneceklerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve “Eğer putlarımıza bağlılık konusunda tam bir kararlılık göstermemiş olsaydık, az kalsın bizi tanrılarımızdan uzaklaştırıp saptıracaktı!” diyorlar.Ama sen üzülme, yakında azâbı gördüklerinde, kimin doğru yoldan sapmış olduğunu anlayacaklar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Üzerinde sabırla dayanmasaydık, az kalsın bizi ilahlarımızdan saptırıyordu”. Azab’ı görecekleri sırada, yol bakımından en sapkın kimdir, bilecekler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
eğer diretmeseydik neredeyse bizi tanrılarımızdan edecekti " demek oluyor. Ama acıyı gördüklerinde şaşkın kim imiş pek yakında öğrenecekler...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Utanmadan diyorlar ki; “Şayet ilahlarımıza inanmakta sebat göstermeseydik neredeyse bizi ilahlarımızdan saptıracaktı!” Azabı gördükleri zaman kimin sapık olduğunu bilecekler! Onların herhangi bir insanı ilahlaştırarak koruyucu, kurtarıcı, yasa koyucu, düzen kurucu kabul etmelerini başlarına bela ederiz. Onları da ilahlaştırdıklarını da cehenneme atarız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Müşrikler) “Onları (savunmakta) kararlılık göstermemiş olsaydık, neredeyse bizi ilahlarımızın (yolundan) saptıracaktı!” (diyorlar). [*] Azabı gördüklerinde kimin yolu şaşırdığını ileride bilecekler!
Benzer mesaj: Sâd 38:6; Mutaffifîn 83:32.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve devamla): “Eğer ilâhlarımıza (îmanda) direnmeseydik, neredeyse bizi ilâhlarımızdan uzaklaştıracaktı” diyorlar. Onlar, azabı görünce kimin yolunun daha sapkın olduğunu (esas o zaman) anlayacaklar.
Muhammed Esed
swap_vert close
“Eğer onlara sıkıca sarılmasaydık, bizi neredeyse tanrılarımızdan uzaklaştıracaktı!” (diyorlar.) Fakat [kendilerini bekleyen] azabı gördükleri zaman [doğru] yoldan uzaklaşan kişilerin kim olduğunu öğrenecekler!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Eğer biz inancımızda direnip sabretmeseydik az kalsın bu bizi doğru yoldan saptıracak ve ilahlarımızdan vazgeçirecekti” diyorlar. Fakat onlar azabı gördüklerinde gerçekte yoldan sapanın kim olduğunu öğrenecekler. 2/165, 36/74-75, 38/5-6, 39/3, 46/28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sahiden, şayet onlar üzerinde ısrar etmeseymişiz bizi ilâhlarımız(ın yolun)dan saptıracakmış!” (diyorlar). Ama zaman gelecek, azabı gördüklerinde kimin daha çok yoldan sapmış olduğunu öğrenecekler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve "Eğer biz, ilahlarımızı savunup direnmiş olmasaydık, (Muhammed) az kalsın ki bizi dinimizden saptıracaktı" derler. (Böylece kendilerinin doğru yolda olduklarını zannederler) Oysa onlar yakında azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu anlayacaklardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer biz ilahlarımıza tapmakta sabırlı olmasaydık nerdeyse bizi ilahlarımızdan saptıracaktı. Azâbı gördükleri zaman kimin yolunun sapık olduğunu göreceklerdir
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Az kaldı ki bizi mabutlarımızan sapıtıversin, eğer biz onun üzerine sabreder olmasa idik,» (diyorlar). Ve yakında azabı gördükleri zaman yolca kimin daha sapık olduğunu bileceklerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Eğer biz sebat etmeseydik, nerdeyse bizi tanrılarımızdan vazgeçirecekti. ” derler. Ama kendilerini bekleyen azabı gördükleri vakit, asıl sapanın kim olduğunu işte o zaman anlayacaklardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer biz tanrılarımıza tapmakta ısrar etmeseydik, nerdeyse bizi tanrılarımızdan saptıracaktı. (diyorlar). Azabı gördükleri zaman kimin yolunun sapık olduğunu bileceklerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Eğer biz kendi dînimizde sabır ve sebât itmeye idik az kaldı bizi ilâhlarımızdan şaşırdacak idi" dirler. Onlar, 'azâbı gördükleri zamân yolı şaşmışın kim oldığını bilirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Eğer direnmeseydik az kalsın bizi ilahlarımızın yolundan saptıracaktı.” diyorlar. Azabı görünce yolu yanlış olanın kim olduğunu öğrenirler.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Eğer dayanmasaydık az kalsın bizi ilahlarımızdan saptıracaktı, derler. Onlar azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Sebat etmeseydik, neredeyse bizi tanrılarımızdan saptıracaktı.” Fakat azabı gördüklerinde, yoldan sapanın kim olduğunu öğrenecekler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Eğer biz kendilerine bağlılıkta sabırlı olmasaydık, bu bizi ilahlarımızdan saptıracaktı." Azabı gördüklerinde, yolca kimin daha sapık olduğunu bilecekler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“bayıķ yaķın oldı-y-ıdı muḥammed azdura bizi Tañrılarumuzdan. eger degül misse śabr eyleye-y-idük anuñ üzere.” daħı tįz ola kim bileler ol vaķt kim göreler 'aźābı kimdür azġunıraķ yoldın yaña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Az ḳaldı ki bizi azdura ma‘būdlarumuzdan, eger ṣabr eylemese‐y‐dükanlaruñ ‘ibādetine. Daḫı anlar bilecekdür ‘aẕābı gördükde kim azmışdurdoġru yoldan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər biz (bütpərəstliyimizdə) səbir (səbat) göstərməsəydik, az qala bizi tanrılarımıza tapınmaqdan sapdırmışdı”. Onlar əzabı (qiyamət əzabını) gördükdə haqq yoldan kimin daha çox azdığını biləcəklər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He would have led us far away from our gods if we had not been staunch to them. They will know, when they behold the doom, who is more astray as to the road.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"He indeed would well-nigh have misled us from our gods, had it not been that we were constant to them!" - Soon will they know, when they see the Penalty, who it is that is most misled in Path!(3096)
3096 "Path" (Sabil) is almost equivalent here to conduct or way of life.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنْ
şüp-hesiz
كَادَ
nerede ise
لَيُضِلُّنَا
gerçekten bizi saptıracaktı
عَنْ اٰلِهَتِنَا
ilâhlarımızdan
لَوْلَٓا
olma-saydı
اَنْ صَبَرْنَا
sebât etmemiz
عَلَيْهَاۜ
üzerlerine
وَسَوْفَ
ve yakında
يَعْلَمُونَ
bilecekler
ح۪ينَ
o za- man ki
يَرَوْنَ
görürler
الْعَذَابَ
azabı
مَنْ
kimdir
اَضَلُّ
asıl sapan
سَب۪يلاً
yolca
(Ve onlar) "Eğer biz ilâhlarımız üzerinde sebât etmeseydik (ısrarla bağlılığımızı sürdürmeseydik), neredeyse bizi onlardan saptıracaktı" (derler). Onlar yakında azabı gördükleri zaman yolca (haktan) asıl sapanın kim olduğunu bilecekler.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَادَ
Fiil-I
ك و د
(Bir şey yapmak üzere olmak ama onu yapmamak) Nerede ise, neredeyse
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
لَوْلَا
Tahdid edatı + Şart edatı
لَوْلَا
olmamış olsa, olmasa, keşke, eğer olmasaydı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
صَبَرَ
Fiil-I
ص ب ر
Sabretti, sebât etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
سَوْف
Fiil
سَوْف
Yakında, -ecek, -acak, olacak
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
حِين
İsim
ح ي ن
Süre, vakit, an
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَضَلُّ
İsim
ض ل ل
Daha sapmış, daha şaşırmış, daha dalâlette
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol