close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Furkân Sûresi 37. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekavme nûhin lemmâ keżżebû-rrusule aġraknâhum vece’alnâhum linnâsi âye(ten)(s) vea’tednâ lizzâlimîne ‘ażâben elîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Nuh kavmini de, peygamberleri yalanladıkları zaman, sulara boğduk ve insanlara ibret olacak bir hale getirdik ve zalimlere, elemli bir azap hazırladık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Nuh’un kavmi de, elçileri yalanladıklarında onları suda boğduk ve (hikâyelerini) insanlar için bir ayet-ibret kıldık. Biz zulmedenlere (işte böyle) acıklı bir azap hazırladık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Nuh kavmini de, peygamberlerini yalanladıkları vakit, onları da suda boğduk. Onları inananlara bir ibret yaptık ve tüm yaratılış gayesi dışında hareket edenler için, can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nuh kavmini de, Nûh'u yalanlayarak bütün peygamberleri inkâr ettikleri zaman tûfanda boğduk. Onların başına gelenleri, insanlar için bir ibret, bir uyarı haline getirdik. İnkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riâyet etmeyen zâlimlere can yakıp inleten müthiş bir azap hazırladık.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/184; 69/11-12; Tefsîru Ebüs-suûd 6/218. Bu âyette “rasûl” yerine “rusul” olarak çoğul kullanılmasının sebebi, peygamberlerden herhangi birisini yalanlayıp iman etmeyenlerin peygamberlerin tamamını yalanlayıp iman etmemiş sayıldığı içindir. Çünkü bütün peygamberler, tevhidi ve İslâm’ı tebliğde, ittifak halinde müştereken hareket etmişlerdir. Peygamberleri inkâr, tevhidi inkârdır. Bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/36, 150; 10/100.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Nuh kavmi de peygamberleri yalanlayınca onları suda boğduk ve onları insanlar için bir ibret kıldık. Zalimler için acıklı bir azap hazırladık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Nuh'un kavmi de, elçileri yalanlandıklarında onları suda boğduk ve insanlar için bir ayet kıldık. Biz zulmedenlere acıklı bir azab hazırladık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nûh kavmini de, peygamberleri tekzib ettikleri zaman, boğduk ve kendilerini insanlara bir ibret yaptık. Biz, zalimlere çok acıklı bir azab hazırladık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Nuh kavmini de, peygamberleri yalanladıklarında, onları suda boğduk, onları insanlara bir ibret yaptık. Ve Ahirette zalimler için, elem verici bir azap hazırladık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Nûh'un toplumunu da hatırla! Onlar peygamberlerini yalanladıklarında onları suda boğduk ve kendilerini insanlara ders yaptık. Zâlimlere acıklı bir azap hazırladık.
Besim Atalay
swap_vert close
Yok ettik biz Nuh'un ulusunu da, onlar peygamberi yalanlayınca, suda batırdık, insanlara belge kıldık onları, hazırladık zalimlere ağrıtıcı bir azap
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nuh kavmini de resullerini yalanladıkları zaman suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Biz zalimlere acı veren bir azap hazırlamışızdır.
Cemil Said
swap_vert close
Rasûllerini yalancılıkla ithâm iden Nûh kavmini gark itdik ve bütün insânlara bir ders-i ’ibret virdik. Zâlimlere elîm ’azâb ihzâr iyledik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Nuh milletini de, peygamberleri yalanladıkları zaman suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret kıldık. Zalimlere can yakıcı azap hazırlamışızdır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Nûh kavmini de, Peygamberleri yalanladıkları vakit suda boğduk. Onları insanlara bir ibret yaptık ve zalimlere elem dolu bir azap hazırladık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Peygamberleri yalancı saymaları üzerine Nûh kavmini de sulara gömdük ve böylece onları insanlık için bir ibret yaptık. Biz, zalimler için çok acı bir azap hazırladık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nuh kavmine gelince, peygamberleri yalancılıkla itham ettiklerinde onları, suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Zalimler için acıklı bir azap hazırladık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Benzer şekilde, Nuh'un toplumu da elçileri yalanlayınca, halk için bir ders olsun diye onları boğduk. Zalimler için acı bir ceza hazırlamışızdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Nuh kavmine gelince, Peygamberleri yalancılıkla itham ettiklerinde, onları suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Biz zalimler için acıklı bir azab hazırlamışızdır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Nuh kavmini de Resulleri tekzib ettikleri vakıt gark edib kendilerini insanlara bir ıbret kıldık: hazırladık da zâlimlere elîm bir azâb
Emrah Demiryent
swap_vert close
Nûh kavmini de, peygamberleri yalanlandıkları için suda boğduk ve insanlar için bir ibret (vesilesi) yaptık. (Biz) zâlimlere (kâfirlere, dünyada başlarına gelenlerin dışında, âhirette de) elem dolu bir azap hazırladık.
Nûh kavmine gelen peygamber sayısı “bir” olduğu hâlde, çoğul bir ifade ile “peygamberleri” ifadesi kullanılmasının sebebi, bütün peygamberlerin ümmetlerine itikâden yapmış oldukları tebliğlerin, istisnasız aynı olmasıdır. Bir peygamberi yapmış olduğu tebliğden dolayı yalanlayan, bütün peygamberleri yalanlamış gibidir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Nuh'un halkı, resûlleri yalanladıklarında suda boğduk ve onları insanlar için bir âyet¹ yaptık. Ve zalimler için acı veren bir azap hazırladık.
1- İbret.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Nuuh kavmini de, (evet) peygamberleri tekzîb etdikleri vakit biz onları da (tufan ile) boğduk ve kendilerini insanlara bir ibret yapdık. Biz zaalimler için (dâima) acıklı bir azâb hazırladık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nûh kavmini de (helâk ettik); peygamberleri yalanladıkları vakit, onları suda boğduk ve onları insanlar için bir ibret kıldık. Ve o zâlimler için (pek) elemli bir azab hazırladık!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (daha önce inkâr edip azgınlaşan) Nuh kavmi de elçileri (önceki elçileri ve özellikle Nuh’u inadına) yalanlayınca, onları (suda) boğmuş ve onları insanlara bir ibret yapmıştık. (Ahiret günü geldiğinde ise) Biz (o) zalimler için acıklı bir azap da hazırlamış (olacağ)ız.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Nuh kavmi de elçileri yalanlayınca, onları suda boğmuş ve onları insanlara bir ibret yapmıştık. Biz haksızlık yapanlara acıklı bir azap hazırlamışızdır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Nuh’un ulusunu da Bizim elçilerimizi yalancı saydıkları bir sırada suda boğduk. Onları insanlar için bir belge yaptık. Kıyıcılar için de acıklı bir azap düzdük.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nuh kavmini de paygamberlerini yalancı çıkardıkları zaman suda boğduk, onları nâs/a ibret kıldık. Zalimlere de acıklı bir azap hazırladık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Nûh kavmini de elçilerini yalanladıkları zaman suda boğduk ve onları insanlar için bir ibret [âyet] yaptık. Zalimler için can yakıcı bir azap hazırladık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Nuh'un kavmi de peygamberleri yalanladıklarında onları suda boğduk ve insanlar için bir ayet kıldık. Biz zulme sapanlara acıklı bir azap hazırlamışızdır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Nûh kavmini de, Nûh’un şahsında bütün Peygamberleri inkâr ettikleri için müthiş bir tufanın sularına batırıp boğduk ve onları,bütün insanlık için ibret alınacak bir örnek yaptık. O zâlimlere,âhirette de can yakıcı bir azap hazırladık!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Rasûller’i yalanladıkları anda Nûh’un kavmini suda boğduk. Onları İnsanlar için âyet yaptık. Zâlimler için acıveren bir azap hazırladık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Tanrı elçilerini yalanlayan Nuhkavmini de sulara gömdük. Onların helâkini âleme ibret ettik. Tüm zalimler için kıvrandıran acılar hazırladık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Aynı şekilde Nuh da toplumu tarafından yalanladı. Yalanlayanları suda boğduk. Onlara acı bir azap hazırladık. Kalıntılarını insanlara ibret yaptık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Nuh kavmi de elçileri [*] yalanladıklarında onları (suda) boğmuş ve kendilerini insanlar için bir ders kılmıştık. (Ahirette de) zalimler için acıklı bir azap hazırladık.
Buradaki “elçiler”in kim olduğu önemli bir sorudur. Bazı âlimler, tercümeyi “elçiler(den birin)i yalanladıklarında” şeklinde yaparak, kastedilenin sadece Hz. Nuh olduğunu düşünmüşlerdir. Hâlbuki sadece burada değil, Şu‘arâ 26:105’te de o kavmin yalanladığı “elçiler” için [el-murselîne] kelimesi kullanılmaktadır. Hz. Nuh şeriat sahibi ilk peygamber olarak kabul edildiği için, bu tür yorumların yapıldığı kanaatindeyiz. Oysa Hz. Âdem ve ondan sonra pek çok peygamber gönderilmiş olmalıdır. “Hz. Nuh’un kavminin yalanladığı elçiler”, Hz. Nuh da dâhil olmak üzere “önceki bütün peygamberler” olabilir. Hatta bu ifadenin Hz. Nuh’tan “sonra gelen peygamberler”i içermesi de mümkündür.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Nûh toplumu da (öyle); onlar Peygamberleri¹ yalanlayınca (Biz de) onları suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Ve Biz, zâlimler için (âhirette de) acıklı bir azap hazırladık.
1 Peygamberlerin çoğul kullanılmasının sebepleri; 1- Nûh (a.s) ve ondan evvelki Peygamberleri inkâr etmeleri, 2- Yalnız Nûh’u (a.s) inkâr, bütün Peygamberleri inkâr anlamına geldiği, 3- Peygamberlik müessesesini toptan inkâr etmeleri, 4- Nûh’un (a.s) gönderdiği elçileri inkâr etmeleri, olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve Nûh toplumunu da, rasûller[den birin]i yalanladıklarında sulara gömüverdik; böylece onları bütün insanlık için ibret yaptık; çünkü Biz bütün zalimler için çok can yakıcı bir azap hazırlamışızdır!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Elçileri yalanlayan Nuh kavmini de suda boğduk ve insanlık için bu olayı bir ibret yaptık zira biz haddi aşan her zalim toplum için can yakıcı bir azap hazırlamışızdır. 7/59...64, 10/71...73, 11/25...49
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nûh kavmi de (öyle oldu): tam da elçileri(ni)[³¹²³] yalanladıklarında onları suya garkettik. Böylece kendilerini insanlığa ibret kıldık: zira Biz, haddi aşan herkes için[³¹²⁴] elem verici bir ceza hazırlamışızdır.
[3123] Çoğul gelen “elçiler” ile Hz. Nûh’un görevlendirdiği elçiler kastedilmiş olabilir. “Bir elçiyi yalanlamak tüm elçileri yalanlamaktır” anlamına da gelebilir (Krş: 26:105). [3124] Zulmün bu şekildeki çevirisi için bkz: 21:29, not 37.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Nuh kavmini de, peygamberlerini yalanladıkları için, suya gark ettik ve insanlara, -hatırlayıp anacakları- bir ibret kıldık. Biz, zalimlere (Peygamberlerimiz vasıtasıyle yaptığımız hak daveti kabul etmeyip, şirk ve küfürde direnen kavimlere) işte böyle helak edici azap hazırladık
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Nûh kavmi de ne zaman ki Resullerini yalanladılar onları da (su’da)boğduk ve onları insanlara bir ibret yaptık Zâlimlere acı bir azâb hazırladık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Nûh kavmini de, (helâk ettik) peygamberleri tekzîp ettikleri vakit onları gark ettik ve onları nâsa bir ibret kıldık ve zalimler için bir acıklı azap hazırladık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Nûh'un halkına gelince, onlar Peygamberlerini yalancılıkla suçladıklarında onları suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret vesilesi yaptık. Zalimlere gayet acı bir azap hazırladık. [69, 11-12]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Nuh kavmi de peygamberleri yalanladıkları vakit- onları da boğduk ve onları insanlara bir ibret yaptık. Zalimlere acı bir azab hazırladık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve kavm-i Nûh'ı da, rasûli tekzîb iyledikleri zamân suya gark ile boğduk ve onları nâsa 'ibret kıldık ve zâlimlere elemli 'azâb haazırladık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Elçilerini yalanlayınca Nuh’un toplumunu da yok ettik. İnsanlara ibret olacak şekilde onları boğduk. Biz, yanlış yapanlar için acıklı bir azap hazırlamışızdır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Nuh Kavmi de peygamberleri yalanlamıştı da onları suda boğarak, insanlara bir ibret kılmıştık. Zalimlere acıklı bir azap hazırladık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Peygamberlerini yalanladıklarında, Nuh kavmini de boğduk ve insanlara ibret yaptık. Ve zalimler için acı bir azap hazırladık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve Nûh kavmi... Resulleri yalanladıklarında hepsini boğup, insanlara bir ibret yaptık. Zalimler için acıklı bir azap hazırladık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı nūḥ ķavmın ol vaķt kim yalan duttılar yalavaçları boġduķ śuda anları daħı eyledük anları ādemįlere nişān. daħı yaraķladuķ žālimlere 'aźāb aġrıdıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Nūḥ ḳavmi daḫı ol vaḳt ki yalanladılar peyġamberleri. Ġarḳ itdük anları. Daḫı anları ḫalḳa ‘ibret ḳılduḳ. Daḫı ẓālimlere ‘aẕābı yaraḳladuḳ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz Nuh qövmünü də peyğəmbərlərimizi təkzib etdikləri vaxt suda boğduq və onları insanlar üçün bir ibrət dərsi etdik. Biz zalımlar üçün də şiddətli bir əzab hazırlamışıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And Noah's folk, when they denied the messengers, We drowned them and made of them a portent for mankind We have prepared a painful doom for evil doers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And the people of Noah,- when they rejected the messengers, We drowned them, and We made them as a Sign for mankind;(3093) and We have prepared for (all) wrong-doers a grievous Penalty;-
3093 The stories of Noah, of the prophets of 'Ad and Thamud (and of other prophets), in the reactions of their communities to their teaching are told in 26:105-159, below. Here they are just mentioned to illustrate how little respect past ages had for their prophets and teachers of Truth. But Allah's Truth did not suffer: it was the blind rejecters of spiritual Truth who were wiped out.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَوْمَ
ve kavmini
نُوحٍ
Nûh'un
لَمَّا
ne va-kit ki
كَذَّبُوا
yalanladılar
الرُّسُلَ
resulleri
اَغْرَقْنَاهُمْ
onları boğduk
وَجَعَلْنَاهُمْ
ve onları kıldık
لِلنَّاسِ
insanlar için
اٰيَةًۜ
bir ibret
وَاَعْتَدْنَا
ve Biz
hazırladık
لِلظَّالِم۪ينَ
zalimler için
عَـذَاباً
bir azap
اَل۪يماًۚ
elem verici
Nûh'un kavmini de (helâk ettik), resulleri(ni) yalanladıkları vakit onları (suda) boğduk ve onları insanlar için bir ibret kıldık. Biz, (âyetlerimize ve resullerimize zulmeden) zalimler için (kıyamet günü) elem verici (iç yakan) bir azap hazırlamışızdır.
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
نُوح
Özel isim
نُوح
Hz. Nuh (a.s.)
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اَغْرَقَ
Fiil-IV
غ ر ق
Boğdu
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اَعْتَدَ
Fiil-IV
ع ت د
Hazırladı
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَلِيم
Sıfat
ا ل م
Elem verici