Bunun içindir ki, hangi soruyla karşına çıkarlarsa çıksınlar, ²⁸ Biz sana mutlaka asıl doğru olan neyse onu ve en güzel açıklamayı getirmekteyiz. ²⁹
28 Lafzen, “sana bir misal (mesel) vermezler ki, Biz (o konuda) sana gerçeği getirmeyelim ... ilh.” -Burada meselden ya da misalden kasıt, Muhammed (s)in rasûl olduğu tezine ve dolayısıyla Kur’an’ın vahyî niteliğine gölge düşürmek amacıyla ortaya sürülen, sözde akla hitab eden teşbîh türünden itirazlardır (ki, bunlar, Kur’an’ın başka pek çok yerinde olduğu gibi, bu surenin 7-8, 21 ve 32. ayetlerinde örneklendirilmiştir).29 Kur’an’ın kendi kendini tefsir edici, açıklayıcı keyfiyetine ilişkin bir îma. Bütün bu bölüm boyunca (30-34. ayetler) “sen” kişi zamiriyle hitab edilen kişi yalnızca Peygamber değil, aynı zamanda, bütün çağlarda o’nun ulaştırdığı mesajı benimseyen herkestir.