close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Furkân Sûresi 33. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ ye/tûneke bimeśelin illâ ci/nâke bilhakki veahsene tefsîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, sana bir örnek getirdiler mi biz, gerçek olarak ve daha da güzel bir açıklıkla bir örnek veririz sana.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Onların (inkârcıların ve münafıkların) Sana getirdikleri hiçbir örnek (temsil) yoktur ki, Biz (ona karşı) Sana Hakkı ve en güzel açıklama tarzını (tefsirini yapmayı) getirmiş olmayalım. (Bu nedenle gönlünü ferah tutman lazımdır ve Sana bu yaraşır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunun içindir ki, hangi soruyla karşına çıkarlarsa çıksınlar, biz sana mutlaka asıl doğru olan neyse, onu ve en güzel açıklamayı getirmekteyiz ve böylelikle de Kur'ân, parça parça indirilmiş olmaktadır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Senin İslâm'a davetini baltalamak için, hangi sual ve değerlendirmelerle karşına çıkarlarsa çıksınlar, biz onların bütün safsatalarını çürütecek dini hakikatların delillerini, gerekçelerini, insani ve ahlaki değerlerin zaruretini; bunların en güzel izahını kesinlikle sana bildireceğiz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sana her ne örnek getirseler mutlaka biz de (ona karşı) sana hakkı ve daha güzel açıklamayı getiririz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onların sana getirdikleri hiç bir örnek yoktur ki, biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm, müşriklerin) Sana getirdikleri tuhaf ve bâtıl bir soruları yoktur ki, hak olan cevabını ve en güzel tefsirini getirmiş olmıyalım.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar sana hiçbir benzetmede bulunmazlar ki, Biz onun gerçek bir cevabını ve daha güzel bir yorumunu sana getirmiş olmayalım.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki, sana doğrusunu ve daha açığını getirmeyelim.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar sana bir söz söylediğinde, sana hakla birlikte, en güzel yorumu getirmekteyiz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki, biz (ona karşı) sana hakkı/doğruyu ve çok daha güzel olan açıklamayı getirmiş olmayalım.
Cemil Said
swap_vert close
Kur’ân içün ne vakit mesel îrâd iderler ise biz hakîkati sana bildiririz ve ahsen sûretle tefsîr ideriz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sana bir misal vermezler ki, Biz onun gerçeğini ve en iyi anlaşılanını sana vermemiş olalım.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar sana hiçbir misal getirmezler ki (buna karşılık) sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar ne zaman bir talep ileri sürseler biz sana mutlaka kesin gerçeği ve en güzel açıklamayı bildiririz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki, (onun karşılığında) sana doğrusunu ve daha açığını getirmeyelim.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onların sana yönelttikleri her teze karşı, biz sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getiririz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hem onlar sana karşı herhangi bir mesel ile gelmezler ki, biz sana (onun karşılığında) doğrusunu ve tefsirin daha güzelini getirmiş olmayalım.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem onlar sana her hangi bir mesel ile gelmezler ki mutlak biz sana hakkı ve tefsirin daha güzelini getirmiş olmıyalım
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O kâfirler) sana (her) ne zaman (Kur’ân’ı inkâr etmek amacıyla) bir örnek getirseler (bâtıl bir soru sorsalar), biz mutlaka (o meselenin iç yüzünü/hakikatini ortaya koyarak) o konuda yapılması gereken en güzel açıklamayı yapıyoruz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların sana verecekleri her örneğe karşılık, biz sana hakkı en iyi şekilde açıklarız.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar sana bir misâl getirmeye dursunlar, biz sana hakkı ve tefsirin daha güzelini getirdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem sana (da'vânı ibtâl için) getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki, (biz) sana hakkı(onun doğru cevâbını) ve açıklama cihetiyle daha güzelini getirmiş olmayalım.(1)
(1)“(Kur’ân) ehl-i dalâletin (haktan sapanların) bütün aksâmını (kısımlarını) susturur ve şübehâtın(şübhelerin) bütün menşe’lerini (kaynaklarını) kapatır. Ehl-i dalâlet için, içine girip saklanacak şeytânî bir delik bırakmıyor, kapatıyor. Altına girip gizlenecek bir perde-i dalâlet bırakmıyor, yırtıyor. Yalanlarından hiçbir yalanı bırakmıyor, başını eziyor.” (Zülfikār, 25. Söz, 19)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onların sana getirdikleri hiçbir mesel (batıl ve saçma bir örnek) yoktur ki biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım. *
(*) Burada meselden ya da misalden kasıt, Muhammed (s)in rasûl olduğu tezine ve dolayısıyla Kur’an’ın vahyî niteliğine gölge düşürmek amacıyla ortaya sürülen, sözde akla hitap eden teşbîh türünden itirazlardır… Ayrıca Kur’an’ın kendi kendini tefsir edici, açıklayıcı keyfiyetine ilişkin bir îma. Bütün bu bölüm boyunca (30-34. ayetler) “sen” kişi zamiriyle hitap edilen kişi yalnızca Peygamber değil, aynı zamanda, bütün çağlarda onun ulaştırdığı mesajı benimseyen herkestir. (M. Esed. Meali Furkan-33. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar sana doğru misalleri getiremezler, ancak en doğru misalleri ve en güzel sonuçları sana biz getiririz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki Biz ona karşı doğruyu, yorumun da en güzelini getirmiş olmıyalım.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar, hakkında hiçbir misal ve itiraz ortaya koymadılar ki biz ona doğru bir cevap vermiş, en güzel bir surette tefsir ve izah etmiş olmayalım.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar sana bir misal getirmemiş olsunlar ki, Biz gerçeğini ve daha güzel yorumunu getirmemiş olalım.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onların sana getirdikleri hiç bir örnek yoktur ki biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar Kur’an’ı inkâr etmek amacıyla sana ne zaman bir örnek getirseler, Biz mutlaka o meselenin içyüzünü ifâde ederek gerçeği ortaya koyuyor ve o konuda yapılması gereken en güzel açıklamayı yapıyoruz. O hâlde, başka yerlerde hikmet arayışlarına gitmemeli, her konuda olduğu gibi, tebliğ ve irşâd konusunda da kendine Kur’an’ı esas almalısın.Bütün bu açıklamalara rağmen, yine de inat edip yüz çevirirlerse, o zaman şunu iyi bilsinler ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sana bir misâl getirmezler ki, biz de sana Hakk ile ve hem de tefsir olarak en güzeli ile gelmiş olmayalım!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onların bir örneğine mukabil biz sana, sözün en güzelini en güzel yorumuyla sunuyorduk.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Unutma ki inkârcıların sana getirdiği her örneğe, her soruya, her muhakemeye karşılık, biz sana daha güzelini, daha gerçeğini, en açık delilleriyle getiririz. Onları tahmin edemeyecekleri şekilde sorgularız. Onların verdikleri örnekler karşılığında daha güzel örnekler veririz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar sana örnek getirdiklerinde biz de sana gerçeği ve en güzel tefsiri (açıklamayı) mutlaka getirmişizdir. [*]
Bu ayet en güzel tefsirin Yüce Allah’a ait olduğunun delilidir. Kur’an’ın Yüce Allah tarafından açıklanmış oluşuyla ilgili benzer mesajlar: İsrâ 17:41, 89; Kehf 18:54; ‘Ankebût 29:43; Rûm 30:58; Zümer 39:27; Haşr 59:21.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz, sana onların getirdikleri bütün temsillerin,¹ hemen en doğrusunu ve en güzel açıklamasını getirdik.
1 Mesel: Bir şeyin benzeri, bir olay veya tecrübe sebebiyle söylenmiş dilden dile dolaşan sözler, atasözleri demektir. Bunlara “darb-ı mesel” denilir. Ayrıca; hayret edilecek tuhaf ve ibretli bir hikâyeye de mesel denilir. Birşey üzerine mesel söylemeye de temsil denilir. Bk. (Bakara: 17)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bunun içindir ki, hangi soruyla karşına çıkarlarsa çıksınlar, ²⁸ Biz sana mutlaka asıl doğru olan neyse onu ve en güzel açıklamayı getirmekteyiz. ²⁹
28 Lafzen, “sana bir misal (mesel) vermezler ki, Biz (o konuda) sana gerçeği getirmeyelim ... ilh.” -Burada meselden ya da misalden kasıt, Muhammed (s)in rasûl olduğu tezine ve dolayısıyla Kur’an’ın vahyî niteliğine gölge düşürmek amacıyla ortaya sürülen, sözde akla hitab eden teşbîh türünden itirazlardır (ki, bunlar, Kur’an’ın başka pek çok yerinde olduğu gibi, bu surenin 7-8, 21 ve 32. ayetlerinde örneklendirilmiştir).29 Kur’an’ın kendi kendini tefsir edici, açıklayıcı keyfiyetine ilişkin bir îma. Bütün bu bölüm boyunca (30-34. ayetler) “sen” kişi zamiriyle hitab edilen kişi yalnızca Peygamber değil, aynı zamanda, bütün çağlarda o’nun ulaştırdığı mesajı benimseyen herkestir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şimdi onlar seni zora sokmak için hangi örneği getirirse getirsin, biz o konuda sana hem hakkı/gerçeği hem de en güzel tefsiri getiririz. 2/176- 213, 10/94, 22/54
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ayrıca onlar senin karşına hangi masalla[³¹¹⁹] çıkarlarsa çıksınlar, kesinlikle Biz sana o konudaki gerçeği ve en doğru açıklamayı getiririz.[³¹²⁰]
[3119] Lafzen: “mesel” (Bkz: 18:54, not 65) [3120] Kur’an’ın 23 yıllık süreçte hayatın içine inişinin hikmeti ilâhî maksadın doğru anlaşılmasını temindir. Bu amaçla Medenî âyetler Mekkî âyetlerin, muhkemler müteşabihin, vahyin kendisi varlığın hakikatinin tefsiridir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar sana (itiraz için hikmete aykırı) bir örnek getirmeyedursunlar (Kur'an ona toplu halde indirilmeli değil miydi?" desinler) Biz sana onun gerçeğini ve tefsirin en güzelini bildiririz.
(Böylece sen hasımlarını susturur, en mükemmel cevabları vererek onları uyarıp aydınlatırsın yine de onların bir çoğu, şirk ve küfürlerinde direnirler)  
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar sana hiçbir misal getirmiyorlar ki (buna karşılık) sana hakkı ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlar sana herhangi bir mesel ile gelmezler ki, illâ Biz sana hakkı ve tefsirce daha güzelini getirmiş oluruz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onların sana itiraz için getirdikleri hiç bir temsil, hiç bir soru olmaz ki, ona karşı Biz sana gerçek durumu bildirmeyelim ve en güzel açıklamayı yapmayalım.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onların sana getirdiği her misale (her batıl soruya) karşı mutlaka biz sana, (o batılı yok edecek) gerçeği ve en güzel açıklamayı getiririz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O müşrikler her ne zamânki sana ta'n ve kadh içün bir mesel getirseler biz onı hakk-ı cevâb ve en güzel bir beyân ile red iyleriz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sana hangi örnekle gelseler, biz sana onun gerçeğini ve konuyu daha iyi açıklayanını getiririz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sana bir örnek getirmeye görsünler, biz onun gerçeğini ve en iyi anlaşılanını getiririz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar sana ne zaman bir misal getirecek olsalar, Biz sana gerçeği getirir ve en güzel açıklamayı yaparız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar sana bir mesel getirdikçe, biz sana hakkı ve en güzel yorumu getiririz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı getürmeyeler illā kim bir meŝel illā kim getürdük saña ḥaķķı daħı görklürek beyān eylemekdin yaña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı saña nice ki bir meẟel getürseler, biz saña ḥaḳḳı getüren‐biz andanyaḫşı beyān bile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum! Müşriklər) sənin yanına gəlib elə bir məsəl çəkməzlər ki, Biz sənə (onun) doğrusunu və (onların gətirdikləri misallardan) izahatca daha yaxşısını gətirməyək.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they bring thee no similitude but We bring thee the Truth (as against it), and better (than their similitude) as argument.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And no question do they bring to thee but We reveal to thee the truth and the best explanation (thereof).(3089)
3089 Divine knowledge is a fathomless ocean. But glimpses of it can be obtained by any individuals sincerely searching for the Truth. Their progress will be in grades. If they ask questions, and answers are then furnished to them, they are more likely to apprehend the Truth, as they have already explored the part of the territory in which they are interested. In the same way, when concrete questions arise by the logic of events, and they are answered not only for the occasion, but from a general stand-point, the teaching has a far greater chance of penetrating the human intelligence and taking shape in practical conduct. And this is the usual way of instruction in the Qur'an.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا يَاْتُونَكَ
ve sana getirmezler
بِمَثَلٍ
bir misal
اِلَّا
an- cak
جِئْنَاكَ
sana getirdik
بِالْحَقِّ
hakkı
وَاَحْسَنَ
ve en güzelini
تَفْس۪يراًۜ
bir açıklamayla
Onlar sana hiçbir misal getirmezler ki (buna karşılık) Biz sana hak olan ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
مَثَل
İsim
م ث ل
Misal, örnek, benzetme, benzer
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
اَحْسَن
İsim
ح س ن
Daha güzel, en güzel
تَفْسِير
Fiilimsi-II
ف س ر
Açıklama, beyan etme