close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Furkân Sûresi 23. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekadimnâ ilâ mâ ‘amilû min ‘amelin fece’alnâhu hebâen menśûrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ne yaptılarsa hepsini ele aldık da zerreler haline getirip dağıttık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Zahiren iyi de sanılsa) Onların yaptıkları her işin önüne geçeriz (boş ve geçersiz hale getiririz), böylece onu (imansız ve ihlassız amelleri) savrulmuş toz zerreleri kılıveririz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Çünkü biz, o gün kâfirlerin bütün yapıp ettikleri işlerin üzerine varacak ve onları toza toprağa çevireceğiz. İman etmediklerinden dolayı tüm yaptıklarını boşa çıkaracağız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların işledikleri amel denilebilecek şeylerin her birini ele alırız. Onları saçılmış zerreler haline getirir, değersiz kılarız.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/264; 14/18; 24/39.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların işlediği her ameli ele alıp savrulmuş toz haline getiririz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yaptıkları her işin önüne geçtik, böylece onu savurulmuş toz zerreleri kılıverdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hem biz, onlar (hayır diye dünyada) ne amel işledilerse, onu kasd edib saçılmış zerre haline getirmişizdir, (artık hiç bir kıymeti kalmamıştır).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onların yaptıkları her şeyi ele alırız. O yaptıklarını tozduman haline getiririz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yaptıkları her işi ele alıp, hepsini değersizleştireceğiz.
Besim Atalay
swap_vert close
Yaptıkları işi ele alarak, onları dağılır toz yapacağız!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onların (dünyada hayır namına) yaptıkları her işin üzerine varıp, hepsini toz duman edeceğiz (çünkü iman olmadan hiçbir şeyin değeri yoktur).
Bkz. 2/264, 14/18, 24/39  
Cemil Said
swap_vert close
O vakit her birinin a’mâlini meydâna çıkarub hâk ile yeksân ideceğiz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yaptıkları her işi ele alır, onu toz duman ederiz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onların yaptıkları bütün amellerine yöneldik ve onları dağılmış zerreciklere çevirdik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onların yaptığı her işi ele almış ve onu savrulup giden toz toprak haline getirmiş olacağız.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onların yaptıkları her bir (iyi) işi ele alırız, onu saçılmış zerreler haline getiririz (değersiz kılarız).  
 Kâfirlerin, misafire ikram, akrabayı ziyaret gibi güzel davranışlarının, iman etmemiş olmaları sebebiyle boşa gideceği, işe yaramaz telakki edileceği anlatılmaktadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Yapmış oldukları işlere bakar ve onları tamamıyla etkisiz hale getiririz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onların yaptıkları her bir iyi işi dikkate alırız, fakat onu saçılmış zerreler haline getiririz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem varmışızdır da her ne amel işledilerse onu bir hebâi mensûre çevirmişizdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz, onların (kâfirlerin, dünyada iken) işledikleri her (iyi) ameli, (hükmümüzle geçersiz kılarak, etrafa) saçılmış toz zerreleri haline getiririz.
Âyet-i kerîme, kâfirler hakkındadır. Îmân olmaksızın yapılan hiçbir iyi amelin Allah nezdinde bir değeri yoktur.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve onların yaptıklarının tamamını savrulmuş toz zerresi gibi boşa çıkaracağız.¹
1- Yaptıkları, toz gibi savrulup gidecek ve onları kurtaramayacak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz onların herhangi bir amel (ve hareket) yapdılarsa (hepsinin) önüne geçdik de bunları saçılmış (ve hiçbir değeri olmayan) zerreler yapdık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(O vakit artık) her ne amel işlemişlerse ele almışız da, onu (etrâfa) yayılmış toz zerreleri hâline getirmişizdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (o vakit) onların (Allah rızası için değil de çıkar, menfaat, şöhret veya sırf övülsünler diye riya ve gösteriş için) yapmış oldukları ne varsa hepsini alır, toz edip (değersiz kılıp) savurmuş olacağız. *
(*) Kötülerin yaptığı iyiliklerin ele alınması aslında onların değerlendirilmesidir. Şöyle ki yapılan iyilikte riya, gösteriş, kibir, dünyevî çıkarın olduğu bu suçluya gösterilerek aslında yaptığının iyilik olmadığı, bir katma değer üretmediği ispatlanır. Bu ispatın üzerine mücrim yaptığı amelin savrulmuş bir toz kadar değersiz olduğunu anlayacaktır, ancak iş işten geçmiş olacaktır. Dünya imtihanını kaybedenlerin iyilikleri imtihana girip barajı geçememiş bir öğrencinin doğru cevapladığı sorulara benzer. Amaç mizanda iyiliğin ağır basmasıdır. Hafif gelen iyilik kefesi içindekiler, bir değer ifade etmeyecektir. Bu bağlamda Allah’ın katında değer ifade etmeyen bir yolla kazanılan para ile yapılanların hiçbir geçerliliğinin olmaması gibi. Faiz, hırsızlık veya kumarla elde ettikleri kara para ile yapılan yardımlar Allah katında savrulmuş toz gibi değersiz ve önemsizdir. (Kurandan Hayata) Yani bunların yaptıkları işler, eğer Allah rızası için değil de, çıkar, menfaat, şöhret veya sırf övülsünler diye riya ve gösteriş için ise, o zaman hepsi boşa gider. Ama yapmış oldukları o iyi işler çıkar, menfaat, şöhret, riya ve gösteriş için değilse, o zaman ondan yararlanabilirler, ama iman etmedikleri için yine de kurtulmazlar, fakat azapları hafifletilebilir. İşte bu konudaki bütün ayetlerin verdiği mesajın bu şekilde algılanıp değerlendirilmesi gerekir. Aşağıdaki tefsirlere bkz: e..الثاني: من عمل صالحاً لا يراد به وجه الله، قاله ابن المبارك (النكت والعيون – لللامام الماتريدي) {وَقَدِمْنَا إِلَى مَا عَمِلُوا مِنْ عَمَلٍ} أي: مما كانوا يراءون به ابتغاء السمعة والشهرة، ويرونه من مكارمهم (محاسن التأويل  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların yaptıkları amelleri onların önlerine koyduğumuzda, yapmış oldukları amellerini darma dağın ederek işe yaramaz hale getiririz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz onların bütün iyiliklerini önledik, hepsini de kül gibi savurduk.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onların yaptıkları iyi işleri ele alarak zerre gibi dağılmış toza çevireceğiz [²].
[2] Yani misafirlere ikram eylemek, akrabayı gözetmek, mazlumlara yardım etmek gibi iyilikleri kabul etmeyeceğiz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O gün Biz yaptıkları bütün amellerin üzerine yönelir ve onları savrulmuş küle/toza dumana çeviririz [hebâ’en mensûra].
Kadri Çelik
swap_vert close
Onların yapmakta oldukları her işin önüne geçtik, böylece onu savrulmuş toz zerreleri kılıverdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Biz, yaptıkları her işin önüne geçmiş, hepsini toz duman etmişizdir! İman edip salih amel işleyenlere gelince:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşledikleri her bir işin önünü aldık. Onları toz duman ettik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz de onların yaptıkları her işi ele alıp didik didik edeceğiz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların yaptıkları her işi atarız. Yaptıkları işleri toz zerreleri haline getirerek etrafa dağıtırız. Artık yaptıklarının içinde güzel şeyler varsa da kendilerine bir yarar sağlamaz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yaptıkları her bir işi ele alacağız ve onu saçılmış zerreler hâline getireceğiz.
Mehmet Türk
swap_vert close
Onların (dünyada) yaptıkları bütün işleri ele alırız ve onu havada uçuşan toza dönüştürürüz.¹
1 Heba: Pencereden güneş ışığı vurunca uçuşan toz, Mensur: saçılmış demektir. Burada bir istiâre-i temsiliyye vardır. Yani; kâfirlerin âhiretteki durumları, isyan etmiş ve hükümetleri tarafından bütün tutamakları parçalanarak, dağıtılıp yok edilmiş bir toplumun haline benzetilmiştir. Yani o kâfirlerin akrabayı gözetmek, fakirlere yardım etmek, insanlığa yararlı bir iş yapmak gibi bazı iyilikleri varsa bile, kâfirlikleri yüzünden hepsi boşa gitmiştir ve hiç birinin faydasını göremeyecekler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Çünkü, Biz (o Gün) bütün o edip-eyledikleri işlerin üzerine varacak ve onları toza toprağa çevireceğiz;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O gün biz onların yaptıklarının hepsini toz duman edip boşa çıkaracağız. 18/103...106, 47/1- 28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zira Biz (o gün) yapıp ettikleri ne varsa hepsinin üzerini çiğneyeceğiz; ve onu yel savurmuş küle çevireceğiz.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yaptıkları her ameli tek tek ele alırız ve o amelleri -içlerinde iyileri de olsa- değersiz kılarız.
(Çünkü iman en büyük sevabdır, kişinin ameli iman ile değer kazanır. Kafir, yaptığı iyilikleri Rabbinin rızasını elde etmek için değil, dünya menfaati için yapmıştır ve onların karşılığını da, dünyadayken almıştır.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Yaptıkları bütün amellerini öne çıkardık ve onu heba olan saçılmış toz zerreleri kıldık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlar amelden ne işlemiş bulundular ise, o güne geçtik de onu bir saçılmış ince zerreler kıldık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onların yaptıkları her işin üzerine varıp, hepsini toz duman edeceğiz. [14, 18; 2, 264; 24, 39]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yaptıkları her işin önüne geçmişiz de onu (etrafa) saçılmış toz zerreleri haline getirmişizdir.
İnanmadıklarından dolayı kendilerinin yaptıkları bazı güzel işleri de sildik, boşa çıkardık. Çünkü güzel iş, ancak imanla makbuldür.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kâfirlerin işledikleri a'mal-i hayriyeyi biz kasden hebâen mensûr, hevâya uçan toz gibi iyleriz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onların bütün yaptıklarını ele almış, kül gibi savurmuş olacağız.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onların yaptıklarının hepsini ele aldık ve onları kül gibi savurduk.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sonra onların yaptıkları ne iş varsa hepsini alır, toz edip savururuz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yaptıkları her işin önüne geçmiş, onu un-ufak hale getirip silmişizdir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaśd eyledük işledüklerindin yaña işden pes eyledük anı ŧoz ŧaġılmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaṣd eyledük anlaruñ işledügi ‘amelleri, ṭaġılmış toz eyledük.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların etdikləri hər hansı bir (yaxşı) əməli Biz qəsdən (havadan uçan) dağınıq zərrələrə (toz dənələrinə) döndərərik! (Onların qohum-əqrabaya, yoxsullara göstərdikləri köməyin, qonağa, qəribə etdikləri hörmətin və dünyada gördükləri digər yaxşı işlərin zərrə qədər qiyməti olmaz!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We shall turn unto the work they did and make it scattered motes.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We shall turn to whatever deeds they did (in this life), and We shall make such deeds as floating dust scattered about.(3080)
3080 The false hopes they built on in this life, and the deeds they did under the shadow of such false hopes will be dissipated as if they were dust flying about in the wind. They will have no value whatever (j. 2:167).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَدِمْنَٓا
ve takdim ederiz
اِلٰى مَا
o şeyleri ki
عَمِلُوا
yaptılar
مِنْ عَمَلٍ
bir amelden
فَجَعَلْنَاهُ
sonra onu kıldık
هَبَٓاءً
toz zer-releri
مَنْثُوراً
saçılmış
Biz (o gün), onların yaptıkları her bir ameli (onlara) takdim ederiz sonra da onu savurarak (dağıtıp) toz duman ederiz.
قَدِمَ
Fiil-I
ق د م
Önüne düştü, öncülük etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَمَل
İsim
ع م ل
Amel, iş
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
هَبَاء
İsim
ه ب و
Toz zerreleri, toz duman
مَنْثُور
Edilgen fiil
ن ث ر
Saçılmış