close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Furkân Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ ulkû minhâ mekânen dayyikan mukarranîne de’av hunâlike śubûrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Elleri, boyunlarına zincirlerle bağlanarak ateşin dar bir yerine atıldıkları zaman da helak olduk, bittik diye bağrışacaklar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlı olarak, (cehennemin) en sıkışık (ve bunaltıcı) bir yerine atıldıkları zaman (ise) orada (ebedi) yok oluşu (ölüp kurtuluşu) isteyip-kıvranacaklar (ama bu da ellerine geçmeyecektir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Elleri boyunlarına zincirlerle bağlanarak, cehennemin dar bir yerine atıldıkları zaman, oracıkta yok olmayı isteyecekler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlı olarak cehennemin dar bir yerine atıldıkları zaman oracıkta yok olmayı isterler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıkları zaman orada yokoluşu (ölümü) çağırırlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlı olarak, sıkışık bir yerine atıldıkları zaman, orada yok oluşu isteyip-çağırırlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlı olarak, o ateşin dar bir yerine atıldıkları vakit, orada: “-Ey helâk, neredesin, yetiş!” diye bağırırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Elleri bağlı olarak o ateşin dar bir yerine atıldıkları zaman, orada yok olmak için yalvarırlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlı olduğu halde orada dar bir yere atıldıklarında, ölümü çağırırlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Cehennemde bağlanarak dar bir yere atılınca, yok olmak isterler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlanmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada, yok olup gitmeyi isteyecekler.
Cemil Said
swap_vert close
Murdâr bir mahalle atılub da üst üste yıkıldıkları vakit ölümden imdâd bekleyeceklerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlanarak, dar bir yerden atıldıkları zaman, orada, yok olup gitmeyi isterler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlanmış, çatılmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada, yok olup gitmeyi isterler
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Zincirlerle sımsıkı bağlı olarak onun dar bir yerine atılınca oracıkta yok olmayı isterler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun (cehennemin) dar bir yerine atıldıkları zaman, oracıkta yokoluvermeyi isterler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Zincirlenmiş olarak onun dar bir yerinden atıldıkları zaman ölümü çağırırlar
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıkları zaman da, oracıkta yok olmayı isterler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve çatılıp çatılıp onun dar bir yerine atıldıkları vakıt de orada helâke haykırırlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Elleri (boyunlarına) bağlı olarak onun (cehennemin) dar bir yerine atıldıkları zaman, oracıkta yok olup gitmeyi isterler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Çaresizlik içinde, dar bir yere atıldıkları zaman orada yok olmayı istediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun en dar yerine atıldıkları vakit orada (Yetiş ey) helak (diye) bağırırlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlı kimseler olarak onun (o Cehennemin) dar bir yerine atıldıkları zaman, oracıkta (ölsek de kurtulsak diyerek) helâki çağırırlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (kıyameti inkâr etmiş olan zalimler) birbirlerine bağlı olarak daracık bir yerden onun içine bırakıldıkları zaman, orada o an yok olup gitmek için yakaracaklar!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Cehenneme en yakın, girilecek olan dar yerine geldiklerinde, oradan azabın dehşetini görüp acı ile bağıracaklar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ateşin dar yerine, biribiri üstüne atılınca da " Ölüm neredesin?" diye bağıracaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar, elleri boyunlarına bağlı olarak ateşin dar bir yerine atıldıkları zaman orada kendilerine beddua ederek helaklerini temenni edeceklerdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Birbirlerine bağlı olarak daracık bir yerden onun içine atıldıkları zaman, o anda yok olup gitmek [subûran] için yakaracaklar.⁴
4 Kur’an’ın birçok yerinde temsili mahiyette birçok tasvirlere rastlarız. Nesneler kişileştirilerek anlatılır. Burada dehşetin göz önünde canlanması için müthiş bir belâgat yolu seçilmiştir. Zamahşerî buna “ala sebili’l-mecâz” (mecaz yoluyla) anlatım demektedir. Günahkârların çekeceği ruhi sıkıntı ve ıstıraplar sembolik bir anlatım içinde canlandırılmaktadır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Birbirine zincirlerle bağlı olarak onun sıkışık bir yerine atıldıkları zaman, orada yok oluşu dileyip çağırırlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve orada, elleri boyunlarına zincirlerle kelepçelenmiş bir hâlde cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman, işte o anda tek çâre olarak ölümü çağıracak ve “Yetiş ey ölüm, kurtar bizi bu azaptan!” diye yalvarıp yakaracaklar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İyice yakınlaşmış olarak onunla dar bir yerde karşılaştıkları / yüzyüze geldikleri zaman orada yok olmak üzere yalvardılar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlı olarak dar bir yere atıldıklarında ise ölümden medet umup feryat edecekler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar bağlanmış olarak ateşin dar yerine atıldıkları zaman, yok olup gitmek için ölümü çağırırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bağlı olarak oradan (cehennemin) dar bir yerine atıldıkları zaman oracıkta yok olmayı isteyecekler. [*]
İnşikâk 84:11’de de geçen [subûr] kelimesi [Mevt] kelimesinden farklıdır ve “zerre kalmayacak şekilde tamamen yok olmak” demektir. [Mevt] kelimesinin yeniden diriltilmeye yönelik bir anlam boyutu varken, [sübûr] kelimesinde böyle bir içerik yoktur.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve (cehennemin) dar bir yerine, birbirlerine bağlı olarak atıldıkları zaman da oracıkta yok oluvermeyi isterler.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve birbirlerine bağlı olarak daracık bir yerden onun içine atıldıkları zaman, orada o an yok olup gitmek için yakaracaklar! ¹⁰
10 Günahkarların birbirlerine bağlanmış ya da kenetlenmiş olarak cehenneme atılmaları yolundaki temsîl hakkında bir açıklama denemesi için bkz. 14:49 hk. 64. notumuz. Yine günahkarların ateşe sokulacakları ya da atılacakları “daracık yere” gelince, Zemahşerî bunun günahkarların çekeceği ruhî sıkıntı ve ızdırabın bir mecazı olduğunu, çünkü “elem ve ızdırabın her zaman bir darlık ve sıkışıklık duygusuyla, sevinç ve mutluluğunsa bir genişlik duygusuyla elele gittiğini; nitekim, Allah’ın cenneti gökler ve yer kadar geniş bir yer olarak tasvir ettiğini (3:133)” belirtmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlı olarak oranın dar bir yerine atıldıkları zaman, orada ölüp yok olmak için yalvaracaklar. 14/17, 20/74, 43/74...77, 69/25...27
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken, birbirlerine kelepçeli olarak oranın oldukça dar bir yerine fırlatıldıklarında.. işte o anda, tam orada yok oluş için yalvaracaklar.[³⁰⁹⁵]
[3095] Subûr, “tekrar dirilişi olan ölüm” anlamındaki mevt’ten farklı olarak “tekrar dirilişi olmayan ölüm, yok olup gitmek” anlamına gelir (Mekâyîs). Yok olmak için yalvaracaklar, zira var olmak ellerinde olmadığı gibi yok olmak da ellerinde olmayacak. Bu zımnen; “kendilerini var edenin Allah olduğunu itiraf edecekler” demektir. Nihilizmin sonunu beyan eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlı olarak, onun en kızgın yerine atıldıkları zaman ise, orada yok olup gitmeyi dileyeceklerdir. (Feryad edip yalvaracaklardır)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve birbirlerine bağlı olarak (cehennemin) daracık bir yerine atıldıkları zaman, orada yok olup gitmek için yakaracaklar!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o ateşten dar bir yere etleri boyunlarına bağlı bir halde atıldıkları zaman orada helâki davet eder dururlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Elleri boyunlarına kelepçelenmiş, ayakları bukağılı olarak cehennemin daracık bir yerine tıkılınca, orada yok olmak için can atarlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Elleri boyunlarına zincirlerle) Bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıkları zaman orada ölümü çağırırlar (yetiş ey ölüm, nerdesin, gel bizi bu azabdan kurtar! derler).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar zincirlere bağlı olarak cehennemin dar mahalline atıldıkları zamân vâveylâ çıkarırlar ve helâklerine du'â iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Birbirlerine iyice sokulmuş halde, onun dar bir yerine atılınca da orada yok olup gitmek isterler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlı olarak dar bir yere atıldıkları zaman, orada yok olup gitmek için yalvarırlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bağlı olarak Cehennemin dar bir yerine tıkıldıkları zaman yok olup gitmek isterler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıklarında, orada haykırırlar: "Nerdesin ey ölüm!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan kim bıraġınalar andan bir yire ŧar baġlanmışlarken ķıġıralar anda helāklıķ! diyü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan bıraġılsa anlar andan ṭar yire, elleri ayaḳları boġazlarına baġlanupdu‘ā idüp ol vaḳtda helāklıḳ diyeler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar əlləri boyunlarına bağlı vəziyyətdə o atəşdən dar bir yerə atıldıqları zaman (Dünyada Allaha asi olduqlarına görə özlərinə bəd dua edib) ölüm diləyərlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when they are Sung into a narrow place thereof, chained together, they pray for destruction there.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And when they are cast, bound together into a constricted place therein, they will pLead for destruction there and then!(3068)
3068 Anything—total annihilation—would be better than the anguish they will suffer. But no annihilation will be granted to them. One destruction will not be enough to wipe out the intensity of their anguish. They will have to ask for many destructions, but they will not get them!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَٓا
ve o za- man ki
اُلْقُوا
atıldılar
مِنْهَا
ondan
مَكَاناً
bir yere
ضَيِّقاً
dar
مُقَرَّن۪ينَ
birbirlerine bağlı olarak
دَعَوْا
yalva-rırlar
هُنَالِكَ
orada
ثُبُوراًۜ
yok olmayı
(O gün mücrimler, nefsinin hevâsına uyan suçlular zincirlerle) Birbirlerine bağlı olarak o (cehennem)in dar bir yerine atıldıkları zaman orada yok olmak için yalvarırlar.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَكَان
İsim
ك و ن
Yer, mekân, makam
ضَيِّق
İsim
ض ي ق
Dar
مُقَرَّنِين
Edilgen fiil-II
ق ر ن
Birbirlerine bağlı kimseler
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
هُنَالِك
Zaman zarfı
هُنَالِك
Orada, şurada, işte orada, işte o durumda
ثُبُور
İsim
ث ب ر
Yok olmak