close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Furkân Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Tebârake-lleżî nezzele-lfurkâne ‘alâ ‘abdihi liyekûne lil’âlemîne neżîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ne yücedir şanı, Furkan'ı alemleri korkutmak üzere kuluna indirenin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Şuur sahibi ins ve cinn bütün mükelleflere ve tüm) Âlemlere (İlahi gerçekleri duyuran ve kötülüklerden sakındıran bir) uyarıcı olsun diye, (en seçkin) kuluna (Hz. Muhammed Aleyhisselam’a) Furkan’ı (Hakk’la Bâtıl’ı, doğru ile yanlışı, yararlı ile zararlıyı, dost ile düşmanı, mü’minle münafığı ayıran Kur’an’ı) indiren (Allah) ne Yücedir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bütün insanlığa bir uyarı olsun diye, kuluna hakkı batıldan ayırt edici ve fark ettirici bir ölçü olarak Kur'ân'ı indiren Allah yücelerin yücesidir.
Sûrenin ismi aynı zamanda sûrenin ana temasıdır. Yani ilâhî vahiy insanlara hakkı batıldan, iyiyi kötü-den ayırt etme  ölçüsünü vermektedir. Sûrede Allah’tan gelen vahiy ve peygamberlik müessesesine müşriklerce yapı-lan itirazlar ele alınmakta ve gereken cevaplar verilmekte ve müşrikler gerçeği reddetmenin sonuçları hakkında uya-rılmaktadır, Nûh, Âd ve Semûd kavimleri ile Ashab-ı Ress ve diğer inkârcılardan da bahsetmekte ve Allah’ın kudret ve birliğini gösteren kâinâttaki enteresan şeylerden de sahneler sunmaktadır. Ayrıca Rahmân’ın kullarının vasıflarını ve kendilerine lutfedilecek cennet ve güzel ahlâktan da bahsedilerek sûre bitirilmiş olur.  
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ı ilâh tanıyan, candan müslüman olarak Allah'a bağlanan, saygılı kuluna, Muhammed'e sorumluluklarını tevdi etmek üzere hakkı bâtıldan, helâli haramdan, imanı küfürden ayıran bilgileri içeren şeriatı, Kur'ân'ı bölüm bölüm indiren Allah hayır ve bereketi sonsuz yüceler yücesidir. Kulu Muhammedin bütün âlemlerin, insanların, cinlerin haklarının korunması, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcı olması için Kur'anı indirdi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/136; 7/158; 17/1; 18/1-2; 25/32; 41/42; 72/19.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Alemler için uyarıcı olması üzere kuluna furkanı [1] indiren (Allah) ne yücedir.
1.Hakkı batıldan ayıran Kur`an`ı.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Alemlere uyarıcı olsun diye, kuluna Furkan'ı indiren (Allah) ne yücedir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bütün âlemlere, (insan ve cinlere) bir korkutucu (peygamber) olsun diye kuluna Kur'an'ı indiren Allah'ın şanı ne yücedir!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Âlemlere (insanlık dünyasına) uyarıcı olsun diye, kulunun üzerine, hak ile batılı birbirinden ayıran Kur’anı indiren Allah, sonsuz mükemmellik sahibidir ve bütün eksiklik ve kusurlardan münezzehtir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bütün insanlara bir uyarı olsun diye kuluna, hakla bâtılı ayıran kitabı indiren Allah, yüceler yücesidir.[370][371]
[370] Furkân sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIII, 451.[371] Tebârake, mülk ve furkân kelimeleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIII, 454-460.  
Besim Atalay
swap_vert close
Âlemleri kocundurmak üzere, hakla bâtılı ayıran bir kitabı, kuluna indiren Allah yücedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Âlemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkan'ı (Hak ile Batılı birbirinden ayıran Kur'an'ı) indiren Allah ne yüce bir bereket kaynağıdır.
Cemil Said
swap_vert close
İnsânları îkâz itmesi içün el-Furkân’ı Kur’ân’ı inzâl iden Allâh’a hamd olsun.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
1,2. Göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin olan, çocuk edinmeyen, hükümranlıkta ortağı bulunmayan, herşeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyen ve dünyaları uyarmak üzere kuluna hakkı batıldan ayırdeden Kuran'ı indiren Allah yücelerin yücesidir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Âlemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkân’ı indiren Allah’ın şanı yücedir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Âlemlere uyarıcı olsun diye kuluna Furkān’ı indiren Allah aşkındır, cömerttir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2. Âlemlere uyarıcı olsun diye kulu Muhammed'e Furkan'ı indiren, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan, hiç çocuk edinmeyen, mülkünde ortağı bulunmayan, her şeyi yaratıp ona bir nizam veren ve mukadderatını tayin eden Allah, yüceler yücesidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Tüm dünyaya bir uyarı olarak, Yasalar Kitabını kuluna indiren çok Yücedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Tebareke" ne yüce feyyazdır o ki, dünyaları uyarmak üzere kulu Muhammed'e, hakkı batıldan ayırdeden Kur'ân'ı indirdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
«Tebarek» ne yüce (feyyaz)dır o ki bütün âlemine bir nezîr olsun diye kuluna fürkanı indirdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Âlemlere uyarıcı olsun diye, kuluna Furkân’ı (hakkı bâtıldan ayıran Kur’ân’ı) gönderen (Allah’ın şanı) ne yücedir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Âlemlere uyarıcı olması için, kuluna Furkan'ı¹ indiren ne mübarektir!²
1- Doğruyu yanlıştan ayıran. İyi ve kötünün kendisine göre belirlendiği yasa. 2- Cömert, nimeti bereketli kılan, çoğaltan, bol bol nimet veren.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Furkaanı, aalemlerin (ilâhî azâb ile) bir korkutucusu olsun diye, kuluna indiren (Allahın şânı) ne yücedir!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Âlemlere bir korkutucu (bir uyarıcı) olsun diye, Furkan'ı (hak ile bâtılı ayıran Kur'ân'ı) kuluna indiren (Allah) ne yücedir!(1)
(1)“Ma‘den-i kemâlât (fazîletler kaynağı) ve muallim-i ahlâk-ı âliye (yüksek ahlâkın muallimi) olan o dellâl-ı vahdâniyet ve saâdet (Allah’ın birliğinin ve ebedî saâdetin i‘lâncısı olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm) kendi kendine söylemiyor, belki söylettiriliyor. Evet, Hâlık-ı kâinât (kâinâtın yaratıcısı) tarafından söylettiriliyor. Üstâd-ı Ezelîsinden (Hakk Teâlâ’dan) ders alır, sonra ders veriyor. Çünki sâbık (geçen) işâretlerde kısmen beyân edilen binler delâil-i nübüvvetle (peygamberlik delilleriyle), Hâlık-ı kâinât bütün o mu‘cizâtı (mu‘cizeleri) onun elinde halk etmekle (yaratmakla) gösterdi ki; o, O’nun hesâbına konuşuyor, O’nun kelâmını teblîğ ediyor. Hem ona gelen Kur’ân ise içinde, dışında kırk vech-i i‘câz (mu‘cize yönü) ile gösterir ki o, Cenâb-ı Hakk’ın tercümânıdır. Hem o, kendi zâtında bütün ihlâsıyla ve takvâsıyla ve ciddiyetiyle ve emânetiyle ve sâir bütün ahvâl ve etvârıyla (hâlleriyle ve tavırlarıyla) gösterir ki, o kendi nâmına, kendi fikriyle demiyor. Belki Hâlık’ı (yaratıcısı) nâmına konuşuyor. Hem onu dinleyen bütün ehl-i hakīkatin (hakīkati araştıran âlimlerin) keşif ve tahkīkıyle tasdîk etmişler ve ilme’l-yakīn îmân etmişler ki: O, kendi kendine konuşmuyor! Belki Hâlık-ı kâinât onu konuşturuyor, ders veriyor, onunla ders verdiriyor.” (Zülfikār, 19. Mektûb, 90-91)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Âlemlere (tüm insanlara) bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkân’ı (hak ile bâtılı, doğru ile yanlışı birbirinden ayıran Kur’an’ı) indiren Allah’ın şanı yücedir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Tüm âlemlere[20] uyarı olması için, kuluna doğru ile yanlışları birbirinden ayıran (Furkan’ı) kitabı indiren Allah her şeyden yücedir.
[20] Âlemler çoğul isminin kullanılması, yer yüzünden başka âlemler olduğu anlamında değil, kıyamet gününe kadar farklı zaman ve mekânlar anlamında olup, dünyada yaşayan her insan için öğüt olduğunu ifade eder.  
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yücedir o Allah ki doğru ile iğriyi ayıran Kur’an’ı kuluna bildirdi, bütün insanları uyarsın diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bütün cihanı Allah azabıyle korkutmak üzere hak ve bâtılı ayıran Kur/an/ı kuluna indiren Tanrı her şeyden yücedir [⁴].
[3] Mekke'de nâzil olmuş (77) âyettir.[4] Yahut bereket ondandır ve bereketi çoktur, daim ve sabittir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Âlemlere bir uyarıcı olması için kuluna Furkân’ı/hakkı batıldan ayıran Kur’an’ı indiren Allah ne yücedir!
Kadri Çelik
swap_vert close
Furkan'ı (hakla batılı ayıran Kur'an'ı) âlemler için uyarıp korkutucu olsun diye kuluna indiren (Allah her zaman), bereket kaynağıdır!
(Mekke’de nazil olmuştur ve 77 ayettir. Sure, adını ilk ayetinde geçen “el-Furkan” kelimesinden alır. “Furkan”, hakkı batıldan ayırt eden demektir ve de Kur’an-ı Kerim’in isimlerindendir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bütün insanlığa bir uyarı olsun diye, kuluna Furkân’ı, yani hak ile batıl arasındaki farkı açıkça ortaya koyan ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu insana fark ettiren en mükemmel ölçüyü, Kur’an’ı gönderen Allah, gerçekten ne yüce, ne mübarektir!
Mekke döneminin ortalarında, Yasin sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, birinci ayette geçen “Furkân: Doğru ile yanlışı, hak ile bâtılı birbirinden ayıran, fark ettiren ilâhî ölçü” kelimesinden almıştır. 77 ayettir.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Âlemler’e uyarıcı olması için kendi kuluna FÜRKÂN’ı indirmiş olan ne mübarektir!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Tüm âleme bir uyarı olması için kuluna, kılı kırk yaran Kuran’ı indiren Allah, tüm iyiliklerin kaynağıdır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanları uyarmak için Resul’üne hakkı batıldan, gerçeği yalandan, adaleti zulümden ayıran yasayı gönderen Allah’tır. Rabbiniz tarafından size gönderilenler doğru yolun temel yasalarıdır. Ey insanlar! Bilin ki gönderilen ayetlerin her biri sizin için temel ölçülerdir. Size yaratılışı, hayatı öğretir. Sizi en güzel yola ulaştırır. Size yaşamınızın yasasını bildiren Allah çok yüce ve kutludur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Âlemler (insanlar) için uyarıcı olsun diye kuluna [Furkân]’ı (Kur’an’ı) indiren (Allah) yüceler yücesidir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Âlemlere uyarıcı olsun diye kulu (Muhammed’e) Furkan’ı¹ indiren,² Allah’ın şânı çok yücedir.³
1 Furkan: Ayırmak, ayırt etmek anlamında mastardır. Önemli davaları halleden kesin delil ve mûcizelere Furkan denilir. Bu manâ ile Kur’an’ın bir ismi de “el-Furkan” dır. “Hak ile bâtılı ayırt eden” demektir. 2 Tenzil: İndirmek demektir ve çokluk ifâde eder. Onun için toptan indirmeye inzal, birçok defalarda (tedricen) indirmeye tenzil denilir. 3 Tebareke (تَبَارَكَ): Tefâul babından di’li geçmiş zamandır, çekimi yoktur ve Allah’tan başkası için kullanılmaz. Yani hem zatı, hem sıfatı hem de fiillerinde mükemmel, ulu ve yüksek olan demektir. Türkçe karşılığı tam olmamakla beraber; “yüce, çok yüce, pek çok bereket sahibi veya ne kutlu” diye tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
BÜTÜN İNSANLIĞA bir uyarı olsun diye kuluna hakkı bâtıldan ayırıcı bir ölçü ¹ indiren (Allah) ne yüce, ne cömerttir!
1 Hemen bütün müfessirlerin el-Furkân terimine verdikleri anlam budur. Terim, yukarıdaki anlam akışı içinde hem Kur’an’a hem de umumî olarak vahiy olgusuna işaret etmek üzere kullanılmaktadır. (Terim hakkında Muhammed Abduh’dan iktibas edilen daha geniş bir açıklama için bkz. 2:53 hk. 38. not). Nezzele fiil formu her zaman yöntemde/usulde (“adım adım”/“yavaş yavaş” anlamında) bir tedricîlik nüansı taşımaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bütün toplumlara uyarı olsun diye kuluna, hak ile batılı ayıran Furkan olan Kuran’ı indiren Allah ne yücedir, ne cömerttir. 2/185, 5/48- 49, 42/13, 45/18
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bütün insanlığa bir uyarı olması için, kuluna iyi ile kötünün arasını kesin hatlarla ayıran vahyi[³⁰⁷⁶] indiren[³⁰⁷⁷] (Allah) ne yüce bir bereket kaynağıdır.[³⁰⁷⁸]
[3076] Furkân, hem özü itibarıyla iyiyi kötüyü fark eden (fârık) hem de iyi ile kötü kendi sayesinde fark edilen (mefruk) anlamına gelir. Duyularla değil akılla algılanan fark’a delâlet eder. İlk bakışta vahiyden ayrı olarak rasullere indirilmiş bir şey gibi anlaşılabilir (2:53; 2:185; 3:4). Fakat bu âyetlerdeki vavlar tefsiriyye olarak okunursa, vahyin bir sıfatı olduğu anlaşılır. Vahyin sıfatı olarak hem özne olan vahyin kendi içinde iyiyi kötüden ayıran muhtevasına, hem de inşâ ettiği akıllara seçip ayırma (temyiz) yeteneği kazandırmasına delâlet eder. Hz. Musa ve İsa’ya da vahiyle birlikte indirilmiştir (Msl: 2:185 ve 3:4). [3077] Tenzil vahyin kaynağına nisbetle, inzal ise hedefine nisbetle kullanılır. (Bkz: 12:2, not 3). Buradan yola çıkarak furkân vasfının vahyin cevherine ait olduğunu ve değişen zaman ve insanla birlikte değişmediği sonucuna varırız. Kelimenin Kur’an’daki kullanımları da bu sonucu doğrular. [3078] Yalnız Allah için kullanılan tebârake fiili için bkz: 7:54, not 42. Bu âyetten yola çıkarak ellezî ilgi zamirinin Türkçe’ye nasıl çevrilmesi gerektiğine dair Üstad Elmalılı’nın insana “aşk olsun” dedirten emeğini anmadan geçemeyeceğim.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Alemleri uyarmak üzere kuluna (Muhammed s.a.s'e) Furkan'ı (Kur'an'ı) indiren Allah’ın şanı ne kadar yücedir.
Osman Fırat
swap_vert close
Âlemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkân’ı indiren O mübarek olan Allah’dır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hayır ve bereketi nihayetsizdir o Zâtın ki, Furkân'ı kulu üzerine indirdi ki, bütün âlemlere bir sakındırıcı olsun(diye).
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hayır ve bereketi ne muazzamdır o Zatın ki bütün ins ve cinni uyarsın diye o has kuluna doğruyu eğriden ayıran Furkan'ı indirdi. [18, 1-2; 4, 136; 25, 32; 17, 1; 72, 19; 41, 42; 7, 158]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Alemlere uyarıcı olması için kuluna Furkanı (hakkı batıldan ayırma ölçüsünü) indiren (Allah) pek kutludur!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
'Âlemleri, onunla Allâh'ın 'azâb ve 'ikâbından korkudıcı olması içün kuluna Furkan'ı indiren Allâh Te'âlâ mübârek ve 'âlî oldı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Herkesin bir uyaranı olsun diye kuluna doğru ile eğriyi ayıran(furkan)[*] Kitabı indiren Allah pek yücedir.
[*] Furkan: doğru ile eğriyi ayıran demektir. Sure adı buradan gelmektedir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Toplumlara uyarıcı olması için kuluna Furkan'ı indiren ne yücedir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Şânı ne yücedir Onun ki, kuluna, bütün insanlara ve çağlara bir uyarıcı olsun diye, Furkan'ı(1) indirmiştir.
(1) Hak ile bâtılı ayıran; Kur’ân.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şanı yücedir o kudretin ki, hakla bâtılı ayıran o Furkan'ı, bütün âlemler için bir uyarıcı olsun diye kuluna indirdi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
çoķ oldı ħayrı anuñ kim indürdi ķur’ān’ı ķulı üzere tā ola 'ālemlere ķorķıdıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yüceldi ol Tañrı ki indürdi Ḳur’ānı ḳulı üstine, yā olmaġ‐ıçun ‘ālemlereḳorḳudıcı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Aləmləri (insanları və cinləri Allahın əzabı ilə) qorxutmaq üçün (haqqı batildən ayıran) Qur’anı Öz bəndəsinə (Muhəmmədə) nazil edən Allah nə qədər (uca, nə qədər) uludur! (Ucalardan ucadır; əzəli və əbədidir, xeyir-bərəkəti bol və daimidir!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Blessed is He Who hath revealed unto His slave the Criterion (of right and wrong), that he may be a warner to the peoples.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Blessed(3052) is He who sent down the Criterion(3053) to His servant, that it(3054) may be an admonition to all creatures;-
3052 Tabaraka: the root meaning is "increase" or "abundance." Here that aspect of Allah's dealing with His creatures is emphasised, which shows his abundant goodness to all His creatures, in that He sent the Revelation of His Will, not only in the unlimited Book of Nature, but in a definite Book in human language, which gives clear directions and admonitions to all. The English word "blessed" hardly conveys that meaning, but I can find no other without departing far from established usage. To emphasise the meaning I have explained, I have translated "Blessed is . ..", but "Blessed be . .." is also admissible, as it brings out another shade of meaning, that we praise and bless His Holy Name. 3053 That by which we can judge clearly between right and wrong. Here the reference is to the Qur'an, which has already been symbolised by Light This symbol is continued here, and many contrasts are shown, in the midst of which we can distinguish between the true and false by Allah's Light, especially the contrast between righteousness and sin. 3054 The pronoun in yakuna may refer to Furqan (the Criterion) or the 'Abd (the Holy Prophet). In either case the ultimate meaning is the same. The Qur'an is the standing Criterion for judgement between right and wrong.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
تَبَارَكَ
mübarektir
الَّذ۪ي
O ki
نَزَّلَ
indirdi
الْفُرْقَانَ
Furkân'ı
عَلٰى عَبْدِه۪
kuluna
لِيَكُونَ
olması için
لِلْعَالَم۪ينَ
âlemlere
نَذ۪يراًۙ
bir uyarıcı
Âlemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkân'ı (hakla bâtılı birbirinden ayıran Kur'ân'ı) indiren (Allah) odur ki mübarek (ve şanı yüce olan)dır.
تَبَارَكَ
Fiil-VI
ب ر ك
Mübarek (şanı yüce) oldu
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
فُرْقَان
İsim
ف ر ق
Furkân (hak ile bâtılı birbirinden ayıran)
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَالَم۪ين
İsim
ع ل م
Âlemler
نَذِير
İsim
ن ذ ر
Uyarıcı