close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fetih Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne yubâyi’ûneke innemâ yubâyi’ûna(A)llâhe yedu(A)llâhi fevka eydîhim(c) femen nekeśe fe-innemâ yenkuśu ‘alâ nefsih(i)(s) vemen evfâ bimâ ‘âhede ‘aleyhu(A)llâhe feseyu/tîhi ecran ‘azîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki seninle biatlaşanlar, ancak Allah'la biatlaşmışlardır, Allah'ın eli, onların ellerinin üstündedir; artık kim dönerse zararı kendi nefsinedir ve kim Allah'la ahitleştiği şeyde durursa ona, yakında büyük bir ecir verilecektir.
Hûdeybiyye'deki Râzılık Biatı anlatılmaktadır Hz. Muhammed (s.a.a)'i, Mekke'ye sokmayan ve haccetmesine mâni olan müşrikler, elçi olarak gönderilen Osman'ı da hapsetmişlerdi. Bunun üzerine Hz. Muhammed (s.a.a), bir ağaç altına oturmuş, Sahâbeye, canla malla kendisine yardım edeceklerine dair biat etmelerini buyurmuş, onlar da ellerini, Hz. Muhammed (s.a.a)'in elinin üstüne koyup biat etmişlerdi. Tasavvufu benimseyenler, bu âyete büyük bir önem verirler ve şeyhe intisap esnasında şeyh, bu âyeti okur. Adı olan âyetler arasındadır ve Biat Âyeti diye anılır. Hz. Muhammed (s.a.a)'in altına oturduğu ağaç, sonradan halk tarafından ziyaret edilmeye başlanmış, Ömer, putperestliğe yol açacağı düşüncesiyle bu ağacı kestirmiştir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Şüphesiz (Hakk ve adalet hâkim kılınsın, zulüm ve küfür düzenleri yıkılsın diye, imani ve insani bir mesuliyetle) Sana biat edenler, (bağlılık sözü verenler, aslında ve aynen) ancak Allah’a biat etmiş (gibi)dirler. (Sanki) Allah’ın eli (Seninle biat ve itaat sözleşmesi yapan) şahısların elleri üzerindedir. (Hakk ve hayır adına biat edip sadakat gösterenler Allah’ın özel inayeti ve hidayeti içindedirler.) Bu nedenle artık kim ahdini bozar (Hakk davadan ve sadakatten ayrılır)sa, o sadece kendi aleyhine ahdini bozmuş birisidir. Her kim de Allah’a verdiği ahdine vefa gösterir (sadakat, samimiyet ve gayretini devam ettirir)se, (Allah kesinlikle) ona da büyük bir ecir (şeref ve zafer) verecektir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! Sana bağlılıklarını bildirenler, Allah'a olan bağlılıklarını göstermiş olurlar. Allah'ın eli, onların elleri üzerindedir yani aslında onlar sana el uzatıp söz verirken Allah'a söz vermiş oluyorlar. Allah onlarla daima beraberdir. Artık kim Allah'a verdiği sözü bozarsa, zararı kendinedir ve kim de Allah'a karşı verdiği söze uyarsa, Allah ona büyük bir ödül verecektir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sana biat edenler, sosyal ve siyasî sözleşme yapanlar, reylerini açıkça belirtenler, sözleşmelerini yenileyenler, kesinlikle Allah'a biat ediyorlar. Onların bizzat sosyal ve siyasî sözleşmeye katılmaları ve sözleşmelerini yenilemeleri sebebiyle, Allah'ın eli de biat sırasında onların ellerinin üstündedir, onlarla beraberdir, onları sayısız imkânlara ve nimetlere, karşı konulmaz güce kavuşturacak ve koruyacaktır. Kim Allah'a ve Rasûlüne verdiği ahdi, sözü bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a olan ahdine, sözüne, taahhüdüne bağlı kalırsa, Allah ona büyük mükâfatlar verecektir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/80; 6/12; 9/111; 48/18.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sana bey'at edenler gerçekte Allah'a bey'at etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği sözün gereğini yerine getirirse ona (Allah) büyük bir ecir verecektir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah'a biat etmişlerdir. Allah'ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Şu halde, kim ahdini bozarsa, artık o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmuş olur. Kim Allah'a verdiği ahdine vefa gösterirse, artık O da, ona büyük bir ecir verecektir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm, Hudeybiye gününde Rıdvan biatı ile) gerçekten sana biat edenler, (ölünceye kadar emrine bağlılık ve teslimiyyet sözü verenler), ancak Allah'a biat etmiş olurlar. Allah'ın kuvvet ve yardımı, o biat edenlerin vefa ve sadakatlerinin üstündedir. Onun için kim (biatından, verdiği sözden) cayarsa, ancak kendi aleyhine caymış olur. (Bunun cezası kendine aittir). Kim de Allah'a söz verdiği şeyi yerine getirirse, Allah da ona (yarın kıyamette) büyük bir mükâfat verecektir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sana biat edenler, onlar Allah’a biat edenlerdir. Allah’ın eli onların elleri üstündedir. Kim sözünden dönerse (biatını bozarsa,) o kendi nefsine zarar vermiş olur. Kim de Allah’a verdiği sözde durursa, Allah ona büyük bir ecir verecektir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sana bağlılıklarını bildirenler aslında Allah'a bağlılıklarını bildirmektedirler. Allah'ın kudreti, onların kudretleri üzerindedir. O halde, kim ahdini bozarsa kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği sözü yerine getirirse, Allah ona büyük bir ödül verecektir.[565]
[565] Biat Allah’a söz vermek hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 108-110.  
Besim Atalay
swap_vert close
Sana biat edenler, Allaha biat etmiştir, Allahın eli, onların ellerinden üstün, caygınlık gösteren, kendilerine eder, Allaha karşı, vermiş olduğu sözü yerine getiren bir kimseye büyük sevap verilecek
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Hudeybiye gününde Rıdvan biati ile) sana (samimiyetle) biat edenler (hayatları boyunca sana bağlı kalacaklarına dair söz verenler), gerçekte Allah'a biat etmiş olurlar. Allah'ın kuvvet ve yardımı, o biat edenlerin vefa ve sadakatlerinin üstündedir. Artık kim (verdiği sözden) cayarsa, ancak kendi aleyhine caymış olur. Kim de Allah'a söz verdiği şeyi yerine getirirse, Allah da ona büyük bir mükâfat verecektir.
Bkz. 4/80Hicretin üzerinden mücadelelerle, sıkıntılarla, savaşlarla dolu yaklaşık altı yıl gibi bir zaman geçmişti. Müslümanlar hem yaşadıkları toprakları hem de Kâbe’yi özlemişti. Hendek Savaşı’nda Müslümanlar galip gelince, savaşın üzerinden henüz bir yıl geçmemişti ki Hz. Muhammed Mekke’yi ziyaret etme kararı aldı. Hicretin altıncı yılında (Mart 428) Hz. Muhammed yaklaşık 1400 Müslümanla birlikte umre yapmak için Hudeybiye ‘ye geldiler. Osman b. Affan Müslümanların umre yapabilmesi için Mekkeli müşriklere elçi olarak gönderildi. Ancak kısa bir süre sonra Hz. Osman’ı esir aldılar ve şehid edildiği haberi yayılınca Hz. Peygamber; sahabeleri toplayarak, kendisine biat edilmesini istedi. Müslümanlar da tereddüt etmeden biat ettiler. İşte böylece Rıdvan ağacının altında yapılan ve İslam tarihinde Rıdvan biati olarak adlandırılan biat gerçekleşmiş oldu.  
Cemil Said
swap_vert close
Sana el virerek sadâkât ideceklerine yemîn idenler bu yemîni Allâh’a karşu itmişlerdir. Ânların yed-i itâ’atleri fevkinde Allâh’ın yed-i kudreti vardır. Yemîninde halef iden kendi nefsine zarar virmiş olur. Yemîninde sadâkât idene Allâh büyük mükâfât virecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şüphesiz sana baş eğerek ellerini verenler (biat edenler), Allah'a baş eğip el vermiş sayılırlar. Allah'ın eli onların ellerinin üstündedir. Verdiği bu sözden dönen, ancak kendi aleyhine dönmüş olur. Allah'a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük ecir verecektir.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sana bîat edenler ancak Allah’a bîat etmiş olurlar.[496] Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Allah’a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükâfat verecektir.
“Bîat”, el tutuşup söz vermek demektir. Âyette, Hudeybiye’de müslümanların, Hz. Peygamber’e bağlılık göstereceklerine, gerektiğinde onunla birlikte savaşacaklarına dair söz vermeleri kastedilmektedir. Bu olay, İslâm tarihinde “Bey’atu’r-Rıdvan” diye anılır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sana yeminle bağlılık sözü verenler gerçekte bu sözü Allah’a vermiş oluyorlar, Allah’ın eli onların elleri üzerindedir. Bu sebeple kim Allah’a verdiği ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur, Allah’a verdiği sözün gereğini yerine getirene ise Allah yakında büyük ödül verecektir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah'a biat etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.  
 Âyet, Kureyş ile müslümanlar arasında yapılan on yıl süreli Hudeybiye antlaşmasına ve bu antlaşma sırasındaki biata işaret etmektedir. Şöyle ki, hicretin altıncı yılında Hz. Peygamber, umre yapmak için 1400 müslümanla Mekke’ye doğru yola çıkmıştı. Fakat Kureyş, müslümanları Mekke’ye sokmak istemediğinden önlerine bir birlik çıkarmış, Hz. Peygamber de vâdilerden sapıp Hudeybiye’ye gelmişti. Savaşmak niyetinde değildi. Anlaşmak için Hz. Osman’ı Kureyş’e elçi göndermiş, Hz. Osman’ın dönüşü gecikince, Peygamberimiz bir ağacın altına oturarak ashâbından, Osman öldürülmüş ise ölünceye kadar savaşacaklarına dair söz almıştı. Onlar da Hz. Peygamber’e biat edip bu sözü vermişler, sonunda Hz. Osman gelmişti.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Sana bağlılık sözü verenler, ALLAH'a bağlılık sözü vermişlerdir. ALLAH'ın eli onların elleri üzerindedir. Kim sözünü bozarsa, kendi aleyhine bozmuş olur. ALLAH'a verdiği sözü yerine getirene ise büyük bir ödül vereceğiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Herhalde sana bey'at edenler ancak Allah'a bey'at etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği ahde vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Her halde sana biy'at edenler mahzâ Allaha biy'at ederler, Allahın eli onların elinin üstündedir, onun için her kim cayarsa sırf kendi aleyhine cayar, her kim de Allaha ahid verdiği şeyi iyfâ ederse o da ona yarın bir ecri azîm verecektir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! Cihat etmek ve hayatları boyunca emirlerine tam bir teslimiyet ile bağlılık göstereceklerine dair, Hudeybiye’de, o ağacın altında) sana biat edenler, (hiç) şüphesiz, ancak Allah’a biat etmişlerdir. Allah’ın inâyeti/yardımı onların üzerindedir. O hâlde, (artık) kim, (biat) ahdini bozarsa, şüphesiz kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah’a verdiği sözde durursa, Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sana bi'at¹ edenler, aslında Allah'a bi'at etmişlerdir. Allah'ın eli² onların eli³ üzerindedir. Kim bağlılığını bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği söze bağlı kalırsa, Allah, ona büyük bir ödül verecektir.
1- Bağlılığını bildirmek, birlikte hareket edeceğine dair söz vermek. 2- Allah'ın gücü, yardımı. 3- Onların gücü.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Gerçek, sana bîat edenler ancak Allaha bîat etmiş olurlar. Allahın eli onların elleri üstündedir. Şu halde kim (bu bağı) çözerse kendi aleyhine çözmüş olur. Kim de Allah ile sözleşdiği şey'e vefa (onun hükmünü îfâ) ederse O da ona büyük bir ecir verecekdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki sana bîat edenler, ancak Allah'a bîat etmektedirler. Allah'ın (kudret)eli(1) onların (sana bîat eden) ellerinin üzerindedir. Artık kim (bîatını) bozarsa, o takdirde ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a, hakkında söz verdiği şeyi yerine getirirse, bunun üzerine (Allah) ona yakında (pek) büyük bir mükâfât verecektir.(2)
(1)“Müteşâbihâtta (ma‘nâsı açık olmayıp, îzâha muhtaç beyanlarda), ma‘nâ-yı mecâzînin (dolaylı olan ma‘nânın) ma‘nâ-yı hakīkīnin (gerçek ma‘nânın) lâfzıyla, üslûbuyla gösterilmesindeki hikmet, insanların me’lûf(alıştıkları) ve ma‘lûmları olmayan ma‘nâları ve hakīkatleri zihinlerine yakınlaştırıp kabûl ettirmekten ibârettir. Meselâ ‘yed’ (el)’in ma‘nâ-yı mecâzîsi insanlara me’nûs (tanıdık) olmadığından, ma‘nâ-yı hakīkīnin şekliyle, lâfzıyla gösterilmesi zarûreti vardır.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 13)(2)Bu âyette umre niyetiyle yola çıkan Müslümanlara, Kureyş müşriklerinin müsâade etmemesi üzerine gelişen hâdiseler çerçevesinde; on senelik müddet için yapılan Hudeybiye andlaşması esnâsında Ashâb-ı Kirâm (ra)’ın Resûl-i Kibriyâ Efendimiz (asm)’a olan bîatları mevzûbahis edilmektedir. Şöyle ki; Resûlullah (asm) umre yapmak maksadıyla 1400 kadar sahâbesiyle birlikte Mekke’ye doğru yola çıktılar. Mekke’ye yaklaştıklarında bir sahâbeyi elçi olarak, ziyâret maksadını beyân için önden gönderdi. Müşriklerin o sahâbeyi dinlememeleri üzerine bu kez Hz. Osman (ra) gönderildi. Onun da Mekke’de alıkonulmasıyla dönüşü gecikince, ashab arasında öldürüldüğü haberi yayıldı. Bunun üzerine hiçbir harb hazırlıkları olmayan sahâbeler, hemen orada Hz. Osman (ra)’ın intikāmını almak üzere ölünceye kadar harb edeceklerine dâir yemîn ederek Hz. Peygamber (asm)’a bîat ettiler. Öyle ki Peygamberimiz (asm) bu bîatta kendi mübârek elleri üzerine, diğer elini koyarak, “Bu da Osman’ın bîatıdır!” buyurdular. Bu kararlı bîatı duyan müşrikler korkarak, anlaşma taleb ettiler, bu arada Hz. Osman (ra) da geri geldi, harbe gerek kalmadı ve meşhur Hudeybiye anlaşması imzâlandı. (İbn-i Kesîr, c. 3, 342)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Şüphe yok ki, sana bağlılıklarını bildirenler aslında Allah’a bağlılıklarını bildirmektedirler. Allah’ın kudreti (gücü, yardımı), onların gücünün üzerindedir. Kim verdiği sözden dönerse kendi aleyhine dönmüş olur. Kim de Allah’a söz verdiği şeyi yerine getirirse Allah da ona (ahirette) büyük bir ödül verecektir. *
(*) “Bîat”, el tutuşup söz vermek demektir. Âyette, Hudeybiye’de müslümanların, Hz. Peygamber’e bağlılık göstereceklerine, her konuda destek vereceklerine dair söz vermeleri kastedilmektedir. Bu olay, İslâm tarihinde “Bey’atu’r-Rıdvan” diye anılır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sana inanıp bağlı kalacaklarını (biat edenler) bildirenler, Allah’a bağlı kalacaklarını bildirmiş olmaktadırlar. Allah’ın gücü ve kontrolü, onların gücünün üzerindir. Kim yaptığı antlaşmasını bozarsa, ancak kendi nefsini için bozmuştur. Kimde Allah ile yapmış olduğu ahitleşmeyi yerine getirirse, Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten o kimseler ki sana baş eğerler, işte onlar Allah’a baş eğmiş olurlar. Allah’ın gücü onların gücünden üstündür. Herkim sözünden cayarsa kendine karşı caymış olur. Herkim de Allah’a karşı olan sözünü yerine getirirse, Allah da ona pek büyük bir karşılık verecektir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sana Hüdeybiye/de bi/at edenler yok mu, onlar hakikat halde Allah/a bi/at etmişlerdir. Allah/ın eli onların üstündedir [¹]. Kim ki ahdini bozarsa ancak kendi zararına bozmuş olur. Her kim Allah/la ettiği ahdi yerine getirirse Allah ona büyük bir mükâfat verecek.
[1] Allah'ın eli peygambere bi'at edenlerin ellerinin üstündedir. Allah onların bi'at ettiklerine muttalidir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Muhakkak ki sana biat edenler³, ancak Allah’a biat etmiş olurlar. Allah’ın eli⁴ onların elinin üzerindedir. Kim sözünden cayarsa [nekese] kendi aleyhine caymış olur. Kim de verdiği sözü yerine getirirse [evfâ], Allah ona çok büyük bir mükâfat verecektir.
3 Biat veya bey’at etmek, her zaman ve her yerde Hz. Peygamber’in yanında olacağına, o ne derse yapacağına dair bağlılık yemini/sözü vermektir. El uzatılarak verilen bir sözdür. 4 “Allah’ın eli” tabiri, O’nun da bizim gibi elinin olacağı anlamında değildir. Elden kasıt; güç, kuvvettir. O’nun gücü hepsinin gücünün üzerindedir demektir. Onların Hz. Peygamber’e bağlılıklarına Allah’ın şahit olduğunun mecâzi bir ifadesidir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah'a biat etmişlerdir. Allah'ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Şu halde, kim ahdini bozarsa, artık o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmuş olur. Kim de Allah'a karşı verdiği ahdine vefa gösterirse, artık O (Allah) da ona büyük bir ecir verecektir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed! Hudeybiye’de, son nefeslerine kadar çarpışmak üzere sana bağlılık sözü verenler, gerçekte Allah ile sözleşmiş oluyorlardı. Nitekim, onlar söz vermek için elini tutup sana biat ederlerken, Rabb’iniz müminlerle birlikteydi ve Allah’ın eli, onların elleri üzerindeydi. Şu hâlde, her kim sözünü bozacak olursa, yalnızca kendi zararına bozmuş olur ve kim de Allah’a verdiği söze bağlılık gösterirse, Allah ona eşi benzeri olmayan muhteşem bir ödül verecektir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sana biat edenler, Allah’a biat ediyordur. Allah’ın eli onların elleri üzerindedir. Kim cayarsa, doğrusu kendi nefsi aleyhine cayar. Kim de Allah’a ahid (söz) verdiği şeye bağlı kalırsa, ona çok büyük bir ecir / ücret / ödül verecektir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Şimdi sana bağlılık sözü verenler, aslında Allah ile sözleşiyorlar demektir. Artık Allah'ın eli, onların üstündedir. Artık sözünde durmayan kendine eder. Allah'a verdiği söze sadık kalanlara ise, Allah'ın karşılığı muhteşem olacaktır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sana biat edenler gerçekte Allah’a biat etmiş olurlar. Sana olan bağlılıklarıyla Allah’a bağlanırlar. Allah’ın gücü, kuvveti, kudreti sana biat edenlerin üzerindedir. Sizler Allah’ın Resulüne katkı vermek, Allah’ın Resulüne yardım etmek için bütün gücünüzle söz verirken, ellerinizi Resulün ellerine uzatıp akitleşirken, Rabbiniz de elini sizin ellerinizin üstünüze tutarak sizinle birlikte biat etmiştir. Bundan sonra verdiği sözden dönen kendi aleyhine döner. Verdiği sözleri yerine getirene Allah büyük bir mükâfat verecektir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki sana biat edenler, [*] elbette Allah’a biat etmektedir. Allah’ın eli, onların ellerinin üzerindedir. [*] Kim (sözünden) dönerse ancak kendi aleyhine dönmüş olur. Kim de Allah’a olan sözüne vefa gösterirse, (Allah) ona ileride büyük bir ödül verecektir.
[Biat] kelimesi “bağlılık yemini yapmak üzere ellerin birbirinin üzerine konulması işlemi”dir. Ayrıca bkz. Mümtehine 60:12.,Bu mesaj biat edenlerin bu bağlılık yeminini Yüce Allah’ın onayladığını gösteren mecazi bir ifadedir. “Allah’ın eli” ifadesi, “Allah’ın onayı ve rızası” şeklinde yorumlanabilir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Şüphesiz sana biat edenler,¹ sadece Allah’a biat etmişlerdir. Allah da onların biatlerini kabul etmiştir.² Şu halde, her kim verdiği sözden cayarsa, yalnızca kendi aleyhine caymış olur. Her kim de Allah adına verdiği sözü yerine getirirse, O da ona ileride büyük bir mükâfat verecektir.³
1 Bu ifâde; Akabe ve Hudeybiye’de, “İslâm uğrunda ölünceye kadar savaşmak” üzere sana söz verenler demekse de buradan, “Allah’a ve Peygamberine îman ettik” diyerek “İslâm’a girenler” de anlaşılır.2 Âyetin bu bölümü şu şekillerde de anlaşılabilir: a- Biat yaparlarken Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Çünkü onlar, Allah’ın Peygamberine biat etmekle Allah’a biat etmişlerdir. (Yani burada Peygamber, Allah’ın bir eli gibi tasvir olunmuştur. Çünkü Allah uzuvdan münezzehtir.) b- Allah’ın gücü onların gücünün üzerindedir. c- Allah da onların biatlerini kabul etmiştir. (Yani biatin kabulü, Arap geleneğinde biati kabul edenin elini, biat edenin eli üzerine koyması şeklinde olur. Bu yüzden de bu ifâde, mecâzî bir ifâdedir.) Her ne kadar birçok müfessir ve usulcüler, bu âyetin müteşâbih olduğu kanaatinde iseler de buradaki mecâzın ya çok iyi anlaşılmadığından ya da savundukları fikre destek amacıyla buradan Allah’a uzuv isnadına kalkışmışlardır. Kanaatimizce bu âyet müteşâbih âyetlerden değildir. Bu sebeple yukarıdaki meâl tercih edilmiştir.3 (عَلَيْهُ) deki (ه) zamiri Hafs ve Zührî kıraatlerinde zammeli diğerlerinde kesreli okunmuştur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Sana bağlılıklarını bildirenler, Allah’a bağlılıklarını göstermiş olurlar: Allah’ın eli onların elleri üzerindedir. ⁸ O halde, kim ahdini bozarsa yalnızca kendi aleyhine bozmuş olur: ve kim Allah’a karşı taahhüdüne uyarsa [Allah] ona büyük bir ödül ihsan edecektir.
8 Bu, ilk bakışta, Hudeybiye’de toplanan Müslümanların Hz. Peygamber’e sundukları inanç ve bağlılıklarına (bey‘atu’r-rıdvân) (bkz. giriş notu) işaret etmektedir. Bu tarihsel delaleti dışında yukarıdaki cümle, aynı zamanda, kişinin Allah’ın elçilerine inanmasının, anlam ve amaç olarak bizzat Allah’a inanmakla eş anlamlı olduğunu ve böylece Allah’a itaat etme isteğinin O’nun Elçisi’ne de itaatı gerektirdiğini anlatır. “Allah’ın eli onların elleri üzerindedir” ifadesi, yalnızca, Hz. Peygamber’in bütün arkadaşlarının kendisine bağlılıklarını bildirmek için el sıkışmalarına işaret etmeyip aynı zamanda Allah’ın onların bağlılıklarına şahit olduğunun da mecazî bir ifadesidir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sana biat edenler aslında Allah’a biat etmişlerdir. Zira Allah’ın güç ve kudreti onların gücünün üstündedir. Artık kim bu ahdinden dönerse ancak kendi aleyhine dönmüş olur. Ama kim de verdiği ahde sadık kalırsa, Allah ona ileride muhteşem bir ödül verecektir. 3/172, 33/15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sana biat edenler gerçekte yalnız Allah’a biat etmişlerdir: Allah’ın (yardım) eli, onların (biat için kenetlenen) elleri üzerindedir:[⁴⁵⁹⁷] Bundan böyle kim ahdinden dönerse, iyi bilsin ki sadece kendi aleyhine dönmüş olur; kim de Allah’a verdiği ahde sadık kalırsa, O ona muhteşem bir ödül ihsan edecektir.
[4597] Zımnen: Onlar Allah dâvâsına yardım için söz verdiklerinde bilsinler ki, Allah da onlara yardım edeceğine söz vermiştir (Krş: 47:7 ve 22:38). Bu büyük müjdeye sebep olan biate “Rıdvan Biati” adı verildi. Hz. Osman’ın öldürüldüğü haberi gelince Rasulullah kanlarının son damlasına kadar çarpışacaklarına dair biat istedi. Vehb b. Muhsan adlı sahabi “Uzat elini biat edeyim ya Rasulallah!” dedi. “Ne üzerine edeceksin?” diye sordu Allah Rasûlü. Sahabinin cevabı kısa ve netti: “Kalbinde ne varsa onun üzerine!” O gün devesinin altına saklanan Cedd b. Kays dışında herkes biat etti. Allah da onların dostluklarını kabul etti (Taberî ve İbn Kesir).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Muhakkak ki sana biat edenler, ancak Allah'a biat etmiş olurlar. Allah’ın eli (Kudret ve azameti) onların elinin üstündedir. (Onları destekler, mükâfatlara kavuşturur) Onun için kim ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği sözü tutarsa, Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.
Osman Fırat
swap_vert close
Sana bîat edenler ancak Allah’a bîat etmiş olurlar. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Allah’a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükâfat verecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok, sana bîat edenler, muhakkak ki, Allah'a bîat ederler. Allah'ın yed'i onların ellerinin üstündedir. Artık kim (ahdini) bozarsa kendi aleyhine bozmuş olur ve her kim de Allah ile üzerine muâhedede bulunduğu şeyi yerine getirirse ona da (Allah Teâlâ) büyük bir mükâfaat verecektir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sana biat edenler, gerçekte Allah'a biat etmektedirler. Allah'ın eli, hepsinin ellerinin üstündedir. Kim sözünden dönerse, kendi aleyhine olarak döneklik eder. Ama kim Allah'a verdiği sözünde durursa, Allah ona pek büyük mükâfat verir. [4, 80; 9, 111]
Hz. Peygamber (a.s.)’ın Mekke müşriklerine elçi olarak gönderdiği Hz. Osman (r.a)’ın öldürüldüğü haberi gelince, Hz. Peygamber sefere katılan 1400 kadar sahâbîden, ölünceye kadar savaştan kaçmayacaklarına dair biat almıştı. Bu, “Bey’atu’r-rıdvan” adı ile tarihe geçmiştir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sana bi'at edenler (İslam uğrunda ölünceye kadar savaşmak üzere sana söz verenler), gerçekte Allah'a bi'at etmektedirler. Allah'ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa, kendi aleyhine bozmuş olur. Ve kim Allah'a verdiği sözü tutarsa Allah ona büyük bir mükafat verecektir.
Hicretin altıncı yılında Hz. peygamber (s.a.v.), ömre yapmak üzere 1400 müslüman ile birlikte Mekke'ye doğru yola çıktı. Fakat Kureyş, müslümanları Mekke'ye sokmamak için önlerine bir birlik çıkardı. Vâdîlerden sapıp Hudeybiye'ye gelen Hz. peygamber, savaşmak niyyetinde değildi. Anlaşmak için Hz. Osman'ı Kureyşe elçi gönderdi. Hz. Osman'ın dönüşü gecikince, bir ağacın altında oturarak arkadaşlarından, Osman öldürülmüş olduğu takdirde ölünceye dek savaşacaklarına dair söz aldı. Onlar da kendisine bî'at edip, ölünceye dek savaş sözü verdiler. Sonunda Hz. Osman geldi ve Kureyş ile müslümanlar arasında on yıl süreli bir andlaşma yapıldı. Âyet bu Andlaşma öncesindeki mübârek bî'ate işâret etmektedir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Seninle mübâya'a idenler (Hudeybiye'deki bey'at-ı rıdvânda sana bey'at idenler) Allâh ile bey'at itmişlerdir. Allâh'ın yedi onların yedi üzerindedir. Va'dinden dönen tahkîk kendi nefsine nakz-ı 'ahid itmişdir. Allâh ile 'ahid iylediği şeyi îfâ idene Allâh karîben büyük ecir ve mükâfât virecekdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sana bağlılık sözleşmesi yapanlar, o sözleşmeyi aslında Allah ile yapmış olurlar. Allah’ın eli onların elleri üstündedir. Kim sözünden cayarsa kendi aleyhine caymış olur. Kim de Allah’a karşı üstlendiği görevi yerine getirirse, Allah ona büyük bir ödül verecektir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sana be'yat edenler, ancak Allah'a bey'at etmişlerdir. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdinden dönerse kendi aleyhinedir. Kim de verdiği söze bağlı kalırsa, Allah ona büyük bir ödül verecektir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sana biat edenler(1) Allah'a biat etmiştir. Allah'ın eli onların eli üzerindedir. Ahdini bozan, kendi aleyhine bozmuş olur. Allah'a verdiği sözü tutan kimseye ise Allah büyük bir ödül verecektir.
(1) Bağlılık sözü verenler.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O seninle el tutuşup sözleşenler var ya, onlar gerçekte Allah ile bey'atleşiyorlar. Allah'ın eli onların ellerinin üstündedir. Kim ahdi bozar, döneklik ederse kendi aleyhine döneklik etmiş olur. Ve kim Allah'a verdiği sözde vefalı davranırsa, Allah ona büyük bir ödül verecektir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim bey'at eylerler saña ya'nį 'ahd eylerler bayıķ bey'at eylemezler illā Tañrı’ya. Tañrı eli elleri üstindedür pes her kim 'ahdı śırśa 'ahdı sımaz illā gendüzi üzere daħı her kim vefā eyledi aña kim ķavl eyledi anuñ üzere Tañrı’ya tįz virevüz aña müzd ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler ki bī‘at senüñle itdiler. Anlar bī‘at itmezler, illā Allāh ile. Allāhuñ elianlaruñ eli üstünedür. Kim ki ‘ahdini bozsa, vebāli kendine ‘āiddür ve kim ki ‘ah‐dini īfā itse, Allāhu Ta‘ālā bile ‘ahd itdigi şey’e çoḳ ecr ve müjde virecekdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər! Hüdeybiyyə səfəri zamanı bir ağacın altında bey’əti-rizvanla) sənə bey’ət edənlər, şübhəsiz ki, Allaha bey’ət etmiş olurlar. Allahın (qüdrət) əli onların əllərinin üstündədir. Kim (bey’əti) pozsa, ancaq öz əleyhinə pozmuş olar (bunun zərəri yalnız onun özünə dəyər). Kim Allahla etdiyi əhdi yerinə yetirsə, (Allah) ona böyük mükafat verər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! those who swear allegiance unto thee (Muhammad), swear allegiance only unto Allah. The Hand of Allah is above their hands. So whosoever breaketh his oath, breaketh it only to his soul's hurt; while whosoever keepeth his covenant with Allah, on him will He bestow immense reward.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Verily those who plight(4877) their fealty to thee do no less than plight their fealty to Allah. the Hand of Allah is over their hands: then any one who violates his oath, does so to the harm of his own soul, and any one who fulfils what he has covenanted with Allah,- Allah will soon grant him a great Reward.
4877 In the Hudaybiyah negotiations, when it was uncertain whether Quraysh would treat well or ill the Prophet's delegate to Makkah, there was a great wave of feeling in the Muslim camp of 1400 to 1500 men. They came with great enthusiasm and swore their fealty to the Prophet, by placing hand on hand according the Arab custom: see paragraph 3 of the Introduction to this Surah. This in itself was wonderful demonstration of moral and material strength, a true Victory; it is called Bay'at alRidzvan (Fealty of Allah's Good Pleasure) in Islamic History. They placed their hands on the Prophet's hand, but the Hand of Allah was above them, and He accepted their Fealty. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
muhak- kak
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
يُبَايِعُونَكَ
sana biat ediyorlar
اِنَّمَا
ancak
يُبَايِعُونَ
biat ediyorlar
اللّٰهَۜ
Allah'a
يَدُ
eli
اللّٰهِ
Allah'ın
فَوْقَ
üzerin- dedir
اَيْد۪يهِمْۚ
onların ellerinin
فَمَنْ
artık kim
نَكَثَ
bozmuşsa
فَاِنَّمَا
işte ancak
يَنْكُثُ
bozar
عَلٰى نَفْسِه۪ۚ
kendi aleyhine
وَمَنْ
ve kim
اَوْفٰى
vefa göstermişse
بِمَا
o şe- ye ki
عَاهَدَ
ahd etti
عَلَيْهُ
onun üzerine
اللّٰهَ
Allah'a
فَسَيُؤْت۪يهِ
artık ona yakında verecek
اَجْراً
bir mükâfat
عَظ۪يماً۟
büyük
(Resulüm!) Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah'a biat etmektedirler. Allah'ın (kudret) eli onların (sana biat eden) ellerinin üzerindedir. Artık kim (biatını) bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse, Allah ona yakında büyük bir mükâfat verecektir.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
بَايَع
Fiil-III
ب ي ع
Alışveriş yaptı, biat etti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
بَايَع
Fiil-III
ب ي ع
Alışveriş yaptı, biat etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
يَد
İsim
ي د ي
El
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
فَوْق
İsim
ف و ق
Üstünde, yukarıda
يَد
İsim
ي د ي
El
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
نَكَثَ
Fiil-I
ن ك ث
Yemini bozdu, sözü bozdu
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
نَكَثَ
Fiil-I
ن ك ث
Yemini bozdu, sözü bozdu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَوْفٰى
Fiil-IV
و ف ي
Yerine getirdi, tam yaptı, vefa gösterdi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَاهَدَ
Fiil-III
ع ه د
Antlaşma yaptı, söz verdi, ahd etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam